İnsan Paylaştıkça İnsandır

0

İnsan Paylaştıkça İnsandır


İnsan acı çektikçe olgunlaşır. Kurt kışı geçirir ama yediği ayazı unutmaz.
Hayatımız öğrene öğrene geçer gider böyle. Bazı acılar olarak, bazı acılar yara olarak devam eder. Her dokunduğumuzda ağrısını hissederiz. Fiziksel şeyler değil bahsettiğim. İçsel şeyler… Bir bizim bildiğimiz, kimseye anlatamadığımız. Kimsenin anlayamayacağı… Derin acılar dilsizdir çünkü.

Bazen öyle yorulur ki . Kimseyi göresi de gelmez kimseyle konuşası da. Bazen bütün hayatını hiç tanımadığı birine anlatası gelir insanın. Çünkü seni tanımayan birine anlatmak daha kolaydır. Daha objektif tepkiler verir. Daha rahat paylaşırsın. Acını bölüşürsün. İçinden söküp atamadığını ona da pay edersin. Azaltır yükünü, yarıya indirir. Çözüm bulmak mesele değil. Asıl mesele paylaşabilmekte…

Karşısındakini hiç tanımadan dinleyebilmek de büyük bir hoşgörü. Herkes böyle bir fedakarlıkta bulunmaz. Zamanını bir insanın acısını için ayırmaz. Bencil bir çağ bu. Kimsenin kimsenin umrunda olmadığı… İnsan tüketiyor insanı bu çağda. İnsan insanda yara açıyor. Yine insan, insana derman olabilecekken… Ne acı…

Sevincini herkes paylaşır seninle ama acını bölüşecek insan bulamazsın… Canın yanar, tek başına kalırsın. Üstesinden tek başına gelmek için uğraşırsın. Sonra da bütün gücün tükenir ve acıların üzerine yıkılır, altında kalırsın.

Aradan zaman geçer. Zaman acılarını küçültür. Kalkacak gücü kendinde bulursun. Altında ezildiğin acıları cebine koyar gezersin. Kimi zaman yaralı halde kimi zaman kırıklarla… Kalktığında aklında kalan tek şeyse, bir başına acılarının, üzüntülerinin hepsine göğüs gerdiğin olur. Bölüşebilecekken bölüşemediğin acılarının…

Sevinç nasıl paylaştıkça iki kat oluyorsa içinde, acı da paylaştıkça azalıyor, yarılanıyor içinde. Bölüştüğünde taşımak daha kolay geliyor. Altında ezilmiyorsun hissettiklerinin…

Çok acı çeken insan çok gülümsüyorsa bilin ki sandığınızdan daha fazla acısı vardır. Zannettiğinizden daha fazla acı çekiyordur. Dediğim gibi; Derin acılar dilsizdir. Çeken bilir. İçinde taşıyan hisseder. Paylaşılarak da azalacak cinsten değildir her zaman. Ya da anlatılarak azalacak.

İnsan bazen kimsenin ona yardımı dokunamayacağını fark ettikçe daha çok yaralanıyor… Anlatmak istedikçe kelimeler boğazında düğüm oluyor. İçine kaçıyor kelimeler dudaklarından. Bir acıyı saklamak istercesine… Seni hüzne boğarak anlatamadıkların…
Ne varsa acıya dair paylaşmalı diye düşünüyorum ben de. Sorunların çözüme kavuşmaz belki, belki canın anlattıkça yanar, içinde fırtınaları kopar, boğulacak gibi olursun. Bu hüznün seni içinde yutacağını düşünürsün, kendi içinde kaybolmaktan korkarsın. Anlattıkça fark edersin sonra. Nasıl da acını paylaştıkça teselli olduğunu. Dinleyenin olduğuna inandığın sürece umudunun baki kalacağını…
   

Yorulunca vazgeçmeyi değil, kalkıp yola devam etmesini bilmeliyiz. Üzüldüğümüz şeylerin bizi nasıl yavaşlattığını görmeliyiz. Unutabilirsiniz demiyorum ama başka uğraşlara daldıkça, başkalarıyla paylaştıkça azaltabilirsiniz diyorum acılarınızı.
Her insan bu dünyada eşsizdir. Sizin parmak izinize sahip bir insan daha Yok yeryüzünde. Bu bile kendi değerinizi görmeniz için yeterli değil mi ?

Acılarınızı paylaşın, bölüşecek dostluklar edinin. Güveneceğiniz insanlar seçin ve yolunuza onlarla devam edin. Hayat durup güzel şeyler olmasını bekleyecek kadar uzun değil. Bu düşüncelerle hareket edince, kendi değerinizin farkına vardıkça yaşamın nasıl güzellikler getirdiğini göreceksiniz. Acılarınızın yerine sevinçlerinizi koymaya başlayacaksınız. Her şeyinizle mükemmel olamazsınız ama sahip olduklarınızın farkına vararak daha iyi bir insan olabilirsiniz . Siz mutluysanız, içinizde yaşama sevinci taşıyorsanız gökyüzü bile size gülümser…

Artık omuzumuzdaki acıları bir kenara bırakıp sevinçleri, mutlulukları yükleme vakti gelir… Sevinçleriniz sizin ellerinizde olur artık. Başka kimselere ihtiyaç duymadan. Başka kimseden anlayış, dilenmeden… Paylaşabileceğiniz sevgileri her yere götürebilirsiniz artık. Sizin yaşadıklarınızı, acılarınızı bir başkasının daha tek başına yaşamasına izin vermeyecek şekilde. Sevgi paylaştıkça nasıl çoğalıyorsa, acı da paylaştıkça öyle azalır.

İşe koyulma vakti gelmedi mi sizce de, taşıdığımız sevinçlerimizi paylaşma vakti ? İnsanların acılarını bölüşüp, onlardan acılarını alıp yerine sevgi koyma vakti gelmedi mi? Yaşadıklarımızı yalnız biz bilebiliriz. Diğer herkes yalnızca anlattığımız kadarını bilirler.

Kimsenin gülüşüne aldanmamayı iyi biliriz biz. Mutlu insanı es geçmeyeğimizi, onun da bir zamanlar acılarının üstesinden tek başına geldiğini… Her gördüğümüzle paylaşmamız gerektiğini sevgimizi. Biz iyi biliriz…
Bencil duygulara yer yok sevgide . Çünkü paylaştıkça azalmaz, artar aksine. “Paylaşılan bir sevgi iki kat olur, paylaşılan bir acı yarıya iner. “ Yani demem o ki; hala vaktimiz varken, birilerinin acılarını azaltıp, sevgimizi paylaşabilecekken… Ne dersin ?

Nazmiye

Nazmiye

Çayın da derdi var, dedi adam..
Ateşler içinde yandığına göre,
Unutulduğunda soğuduğuna göre,
Bekleye bekleye acıdığına göre
Var bir derdi.
Nazmiye

Bu Yazıyı Okuyanlar Bunları da Okudu . . .

Share
Web sitemizden yazı kopyalayıp, başka platformlarda yayınlamak telif suçu kapsamında cezalandırılacaktır. Web Sitemize Hoş Geldiniz.Twitter Takip Edilesi Hesaplar >> @tarihnedio , @SerhatOner24

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here