İlişkilerde En Çok Tartışma Yaratan Konular

0
14
İlişkilerde En Çok Tartışma Yaratan Konular
İlişkilerde En Çok Tartışma Yaratan Konular

İlişkilerde tartışma konusu elbette bitmez ama bu tartışmaların en çok neden olduğu bazı konular var maalesef bu konular aslında çok basit şekilde aşılabilecekken gerek gururumuzdan gerek egomuzdan gerek anlayışsızlığımızdan veya karşı tarafa olan yitirilmiş saygımızdan kaynaklı olarak veyahutta karşı tarafın bizi bu davranışlara sürüklemesinden kaynaklı olarak bu basit meseleler bazen karşımıza koca bir duvar olarak çıkabiliyor şimdi birçok çifti ayrılığa kadar sürükleyen en sinir bozucu tartışma sebebine geçiyoruz.

 

KISKANÇLIK

Sevdiklerimizi sahiplenmemiz onu başkalarından sakınma isteğimiz çok doğaldır ancak doğal olmayan ortada bunu gerçekten gerektirecek bir durum yokken böyle bir durum oluşturup kıskançlık sergilememiz, burada problemi oluşturabilecek 3 neden vardır.

1 güven problemi
2 özgüven problemi
3 dozu kaçmış kıskançlık duygusu

1. Maddeyi ele alalım kıskançlık duygusunu oluşturan bir başka duyguda güven problemi öncelikle kıskançlığınızın bundan ötürü oluştuğunu düşünüyorsanız o zaman partnerinizin size zamanında yaşatmış olduğu güvensizliğe geri dönün çünkü siz oradan henüz çıkamamışsınız birine  güvenememek ya iyi tanıyamadığınızdan kaynaklı olabilir yada fazla tanımış olmanızdan size daha öncesinde yaşatılmış bir güvensizlik var ise geçmişe takılı kalıp paranoya olmanın lüzumu yok elbette ancak takılmanız gereken bir durum var ki oda yaşatılan güvensizliğin ardından birdaha yaşatılmayacağının güveni verilmişmi? Burada da karşı tarafa oldukça iş düşüyor güven çünkü kolay yıkılıp zor yerine gelen bir duygudur çiftler birbirine güvenmezse kıskançlık kaçınılmaz olur yaptığı her işin altında başka bir iş aranır.

2. maddeye geçtiğimiz zamanda bir insanın kolayca sahip olup bir o kadar da kolay kaybedeceği bir duygu olan özgüvenden bahsedeceğiz örneğin eşiniz veya sevgiliniz çok güzel/yakışıklı olduğu için kendinize olan özgüveniniz size şu şekilde fısıldayabilir “şimdi dışarı çıkıyor ya benden daha güzel birini görürse ben onun kadar güzel değilim yanına yakışmıyorum bile” simdi size bu veya benzeri sözler fısıldanıyorsa 1.maddeye geri dönüyoruz güven problemi çünkü eğer ki siz partnerinizin gözünün dışarıya kayabileceğinden şüphe ediyorsanız bu özgüven değil güven problemini işaret eder ve ilişkilerin en sağlam temeli güvene dayalıdır, size karşınızdaki kişi dünyanın en güzeli/yakışıklısı olduğunuzu hissettirmeli çünkü ortada gerçek bir sevgi var ise o kişi gözünde bu şekilde gözükmelisin zaten size olan sevgisinden dolayı.

Özgüven bazen maddi bir durumdan kaynaklı kültürel, kariyer, veya başarılı yada zeki olma durumlarından kaynaklı da olabilir tabiki,  örneğin eşi daha yüksek maaş alan bir erkeğin kendini kötü hissetmesi ve bu yüzden özgüvensizlik duygusuna dayalı olarak birtakım kıskançlıklar göstermesi kaçınılmaz bir durum haline gelebilir veya zeka başarı yönünden partnerleri daha ileride olanlarında yine hissetmiş oldukları duygunun adıdır özgüven eksikliği peki özgüvensizliği kıskançlığa götüren nedir? kişi kendini kötü hissedince aklına karşı taraftan beğenilmeme korkusu yerleşir içten içe ve bu korku zamanla terk edilme, kaybetme korkusuna dönüşür daha sonrada yerini kıskançlığa bırakabilir.

3.madde gerçekten dozu kaçırmışların maddesi bu kişiler genelde belli bir sebepten ziyade genel olarak hertürlü her Konuya kıskançlık gösterebilirler buna örnek olarak eşini cama çıkarmayanlar biliyorum ben siz böyle olmayın çıksın eşiniz cama beraber çıkın çok dert ediyorsanız da 🙂

 

3. KİŞİLER /ALDATMA

Bu sorun bazen evli çiftler için aile veya akrabalardan oluşan bir sorun olabiliyor aileler yüzünden oluşan veya dış müdahale sonucunda çiftlerin huzurlarının kaçış sebebi olup sıkça görülen 3. Kişiler tartışma sebeplerinden bir tanesi olabiliyor buna en iyi çözüm ayrı evde yaşamak, evi ayrı olup yine dış etkenlere maruz kalanlar ise bir diğer tarafı kırmadan çözümler üretmek zorundadırlar burada genelde erkekler arada kalan taraf olur eşinize hayat arkadaşınıza öncelik tanımalısınız elbette ancak bunu karşı tarafı ezip geçmeden yapmak gerekir.

 

Konu başlığımızın asıl muhatabı aldatan veya aldatılanlar için aslında aldatmak genelde tartışma konusu değil direk ilişkiyi bitiren vuruştur çoğunlukla ancak bazılarımız bu durum sonrasında ayrılığı değil devam etmeyi seçerler ve bu devam etme sonucunda sürekli olarak tartışmalar huzursuzluklar meydana gelebilir çünkü yıkılan şey ilişkinin temeli olan güvendir.
İlişkilerin yıllardır süren evliliklerin bitme sebebi olan bazı 3. Kişiler malesef ki var
Bunun önüne geçmek çoğu zaman zordur çünkü adatmak karşımızdakinin vicdanı, insanlığı, ve karakterinin yanı sıra eksikliklerinin gün yüzüne çıkması sonucunda da yapmış olduğu bir yanlıştır akıllarda hep şu soru oluşur aldatmaya benmi itiyorum partnerimi? bu sorunun yanıtı çoğu zaman hayır’dır bazı istisnalarla belki bunu hızlandırmış veya tetiklemiş olabilirsiniz sadece.

(Aldatma gerekçeleri)

1.İlgi eksikliği
2.heyecan yenilik arayışı
3. Çevrede buna sürükleyecek insanların var oluşu
4. ego ve isteklerin karşılanmaması
5. Eski alışkanlıklar
6.doyumsuz nefis

1.Madde ilgi eksikliği duygusal anlamda bazı Duyguların fazla İhmal edilişi sonucunda oluşabilen bir durumdur aldatmak, yani sevdiğiniz canınız ciğeriniz bildiğiniz insana bunu belli edin bu zor değil “seviyoruz işte illa söylemek mi lazım” yada “o söylemeden ben niye söyliyeyim” leri bırakın kenara aşkın düşmanı olan gurura yenilmeyin birbirinize tatlı şakalar yapmayı arada bir hediyeleşmeyi maneviyatı yüksek anılar biriktirmeye ihmal etmeyin.

2.madde heyecan ve yenilik arayışı uzun yıllar beraber olduğunuz kişiden birzaman sonra bıkkınlık hissi yaşamak normaldir ancak bu hiçbirzaman aldatma nedeni tabiki olamaz.
Bıkkınlık ilişkinin yıpranmış, sorunlarla karşılaşmış, mücadele edilmiş ve bu yorgunluk sonucunda bu konuma gelmiş halidir buna çözüm olarak iliskiyi canlı tutma yollarına ve yeniliklere başvurulabilir ancak ne yazık ki bazılarımız bunu çözmek, çabalamak yerine çareyi aldatmakta bulabiliyor.

3.madde çevrede aldatmaya sürükleyebilecek insanların olması en basit örnek ( gözü dışarıda bir arkadaş) yanlış örnek olma, bu durumu normalleştirme, çok basit masum birşey gibi gösterme konusunda ustadırlar onun dışında partnerinizin çevresinde onun aklını karıştırmak için dolanan birtakım yılanlar çıyanlarda bulunabilir tabi aman dikkat 🙂

4.madde ego ve isteklerin karşılanmaması şimdi yedi yirmidört kimseyi pohpohlayamayız ancak birazda olsa karşımızdaki kişide onda doğru bulduğumuz sevdiğimiz ve hoşumuza giden birçok şey vardır eminim ki bunları belli etmekten kendini ona özel hissettirmekten kaçınmayın
ilişkilerde çiftlerin birbirine hislerini olduğu gibi aktarılmaması büyük problemler oluşturur buda gururdan gelir siz siz olun sevdiğinizi söyleyin güler yüzünüzü eksik etmeyin bunlardan kaçmayın karşımızdaki kişide kendini ise yaramaz sevilmez bir varlık olarak hissetmesin yoksa başka şeylere yönelmesi arayış içinde bulunması kaçınılmaz olur.

5.madde eski alışkanlıklar kişinin hareketli geçmişini ardında bırakmayı becerememesi sonucu ve birine bağlı yaşamanın sorumluluğu ile bir zaman sonra yaşadığı bıkkınlık bu konuda yapılabilecek en iyi şey seçimlerimizi iyi yapmak yani sıra bu huylarından tamamen vazgeçtiğini görmeden ciddi bir adım atmamak.

6.madde doyumsuz nefis bazen biz masada kuş sütünü dahi eksik etmesek doyumsuz ve gözü açlar o masada bir kusur bulur ve maalesef başka şeylere yönelir.

(Bunlar her ne kadar aldatma gerekçesi olsa dahi hiçbir neden ardında gözü yaşlı veya gönlü kırık bir insan bırakmak için yeterli sebepler olamaz bu kişinin bir kusurudur bu kusuru karşısındakine türlü bahaneler bularak kapatamaz genelde aldatma sonucunda sen şöyle böyle yaptın o yüzden oldu gibi türlü yetersiz suçlamalarda bulunuluyor ancak bu o hatanın örtülmeye çalışma çabasından başka bir şey değildir.
Birçok yuvanın yıkılma sebebi olan aldatma kişilerin kendi ruhsal eksikliklerinden de kaynaklı olabiliyor elbette bu durumda bir psikiyatrın desteğine başvurulabilir.

 

GURUR

Şeytanın kulağımıza gelip gelip fısıldadığı şeyin adıdır gurur “önce o yapsın neden ben” yada “şimdi bunu söylersem ben küçük düşerim niye kendimi ezdireyim” kişinin suçlu olunduğu zamanlarda özellikle ”kabul edersem şimdi daha çok kendini bir şey sanacak” gibi durumlar tartışma konusu olmakla beraber karşı tarafı da çileden çıkartır aslında hissettiğimiz duygunun tam tersi şeklinde dışa vurmamız sırf gururumuzu düşündüğümüz için,  bu ilişkiye zarar veren şeylerden bir tanesidir. Kavga ettiniğinizi varsayalım ilk adımı her zaman karşı taraftan beklememelisiniz egolarınızı tatmin etmek için hayatınıza birilerini almadıysanız eğer ve sevdiğinizi iddia ediyorsanız sevgiye aşka düşman olan gururu bırakmayı öğrenmelisiniz o benden havalı oldu üstün oldu ben şimdi altta kaldım ezildim mantığını kenara koyup paylaştığınız bu hayatı birbirinize zehir etmemeyi öğrenmelisiniz o benden iyimiş kötüymüş siz bir yarış içinde değil, bir savaş içerisinde değilsiniz bu şekilde hem kendinize hem karşınızdaki kişiye zarar vermiş olursunuz.

 

EMPATİ

Sadece ikili ilişkilerde değil toplumumuzdaki en büyük problemlerden bir tanesi empati yapamamak evet çiftler birbirini anlayamadığı zaman en basit meseleler çığ olup çıkar karşımıza buna da örnek olarak bir gün rollerinizi değiştirmeyi deneyebilirsiniz siz onun yerine oda sizin yerinize geçsin ve gün içinde karşı taraf sizden neler bekliyormuş iyice gözlemleyin evli çiftler özellikle daha iyi sonuca ulaşırlar bu örnekte diye düşünüyorum beraber yaşadıkları için.
yaratılış olarak farklıyız elbette uyuşmadığımız bir çok nokta olacaktır birbirinizi anlamak içinde illa bu tarz örneklere ihtiyacınız yok gerçekten samimi bir şekilde kendinizi onun yerine koyup anlamaya calışın ve bunu sıkça tekrarlayın bir şey mi söylediniz “bunu o bana söylemiş olsaydı ben ne hissederdim?” bir şey mi yaptınız “aynısı bana yapılsa ne hissederdim?” demeyi bilmelisiniz.

 

EMRİ VAKİLER /KISITLAMALAR

Bu da yine empatiden geçen bir yoldur  bir şey isterken yap yapacaksın tabiri hiç hoş değildir ve istedigimiz şeyi yaptırmak yerine daha kötü sonuçlar doğurur herzaman. Ben sana buraya gitme demedim mi, ben sana bunu giyme demiştim, bana bir daha şöyle deme, şunla görüşme, şunu şöyle bunu böyle yap, onu yapma bunu etme.
Biraz tatlı dilin sevginin ve empatinin çözemeyeceği tartışma yok
tatlı dile bir örnek olarak da ben dili’ni kullanmalıyız burada sen şöylesin böylesin değil ben senin bu hareketinden rahatsız oluyorum şeklinde söylendiğinde hem karşı tarafı rencide etmemiş oluruz hemde rahatsız olduğumuz şeyi dile getirmiş oluruz aksi halde karşı taraf suçlu dahi olsa muhtemelen üslubunuzdan ötürü bunu kabul etmeyi tercih etmeyecektir.
Size yapılan bir hata var ise ben haklıyım algısından sıyrılın yoksa sizde karşı tarafa yanlış yapmış olursunuz farkında bile olmadan.

 

İLGİ

Özellikle kızlarımızın şikayeti,  hep ilgi ve sevgiyle var olan bir canlı olduğumuz için sürekli işte veya başka uğraşları olan beyleri devamlı sorgular ve sürekli kafalarını şişiririz bu konuda, çünkü biliriz ki zaman sadece ayırmak istediğimiz şeye vardır ve bahanelerin hayatımızda yeri yoktur bahane kabul etmiyoruz 🙂  Ancaaakk beylerin sanki buna ihtiyacı yokmuş gibi bir algı oluşur genel olarak, erkekler bunu çok belli etmeseler de sizi başından da savsalar o ilgiye açlar bir erkeğin gururunun okşanması kendini işe yarar hissetmesi birileri tarafından kale alınması veya birilerine fayda sağlaması işe yarar bir varlık olması kendilerini oldukça güçlü hissetmelerine yarar örneğin kavanozun kapağını açmaya gücünüz yetse dahi onu sahibine götürün ve açamadım senin güçlü kollarına ihtiyacım var deyin bu kadar ufak ve basit gözüken bir olayı aranızda ki iletişimi güçlendirmek için kullanın biz zeki ve detaycı varlıklarız hanımlar eminim ki istediğimiz bir şeyi yaptırmak için sarf ettigimiz çabayı, kullandığımız zekayı, aradaki iletişimin sağlamlığı için kullansak başarısız olma gibi bir ihtimalimiz yok 🙂

Bunların yanı sıra ilgiyi başka şeylere  fazla vererek partnerinizi ihmal etmeniz  tartışmaya davetiye çıkartabilir buna örnek olarak iş, çocuk, telefon, arakadas, aile, çevre partneriniz sizin ilginizin bu gibi şeylere kendisinden daha fazla olduğunu gözlemlediği an kendini değersiz hissetmeye başlayacak ve problemler oluşacaktır.

 

          KAPANMAYAN DEFTERLER

 Ve ömür törpüsü bir konuya değindik gerekse partnerimizin eski görüştükleri olsun gerekse ilişki geçmişimizde yaşanmış ve üstü örtülmüş problemlerimiz olsun gerekse bir türlü unutulamayan hatalarımız olsun bir şekilde eskiler günümüze taşınabiliyor. Kapanmayan defterler sürekli ısıtılıp ısıtılıp önünüze geliyorsa hatayı daha o defter açıldığını zamanda yapmışsınız iyi kapatamayarak, “ mesele uzamasın neyse yeterince uzadı zaten “ gibi diyaloglar geçmişse zamanında aranızda keşke o mesele o zaman uzasaymışda taaaa buralara kadar uzamasaymış çünkü içimizde söylemediğimiz her şey yerleşmiş yerleşmiş damlalar göl olmuş ve en ufak bu mevzuyu hatırlatacak bir durum veya tartışma esnasında sen zaten o olay, şu olay olduğunda da böyle demiştin böyle yapmıştınlar başlar ardı arkası da kesilmez bu meselenin en güzel çözümü içinizde ki bütün her şeyi söylemeden tamamen ferahlamadan defter kapatmamak veya kapattıysanız bir kere bir daha açmamak aksi sadece sizi yıpratır.

 

SIKILMA /MONOTONLUK

Özellikle uzun yıllar birliktelik sürdüren çiftlerin karşılaştığı en büyük problemlerden bir tanesi,  birtakım problemler aşılmış olsalar dahi verdiği yıpranma, yorgunluk duygusu, ve geçen zaman,  tabi  bunun da yani sıra alışılmışılık rutin ve yenilik olmayışı.
Bu duruma gelmemeye gayret etmek en güzeli buda ilişkiyi canlı tutarak olabilecek olan bi rşey tabi oda bir şeyleri olduğundan fazla büyütmemek, alçak gönüllü olmak ve sürekli aynı şeyleri tekrarlamamakla olabilecek olan bir şey.
Bunlar yapılsa da bazen çiftler arası monotonlaşma meydana gelebilir ve bunun sonucu yeni arayışlar doğurabilir ne yapmalı peki
İlişkiye heyecan katmalı mesela örneğin ufak tefek şakalar sürprizler oyunlar geziler daha önce hiç yapmamış olduğunuz şeyler veya maddi sıkıntıya düşürmeyecek şekilde beraber eğlenebileceğiniz bir yerlere giderek zaten bu niyette olduğumuz sürece hedefimiz ilişkimizi canlandırmak oldukça yaptıklarımız da bizi doğruya ulaştıracaktır.

 

SORUMLULUKLAR

Sorumluluklar ama yerine getirilmeyen sorumluluklar ikili ilişkilerde çiftlerin üzerine düşen bazı birtakım sorumluluklar vardır bunların sürekli ihmali sonucunda oluşan tartışma tatsızlıklar hiç bitmez sorumsuzluk çünkü sadece ikili ilişkilerde değil her konuda büyük bir eksiklik ve problemdir sorumluluklarınızın farkında olup yerine getirirseniz daha az stres yaşar ve yaşatırsınız,  stresin en çok oluşma nedenlerinden bir tanesi de gerine getirilmeyen sorumluluklardır çünkü birlikte paylaştığınız bu hayatta bütün yükü tek bir tarafa yükleyemezsiniz bazı görev paylaşımları yapılmalı ve çiftler birbirlerine yardımcı olup birlikte yaşadıkları  hayatı kolaylaştırmalıdırlar aksi takdirde tek tarafa yüklenen ağırlıklar bir zaman sonra karşı taraf için tahammülsüzleşir ve ciddi boyutta olumsuz sonuçlara yol açabilir.

You may also like

Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here