II.Dünya Savaşında Türkiye Ekonomisi

0

I. Dünya Savaşından yorgun çıkan ve o yıllarda ekonominin dışa kapalı olması nedeniyle Türkiye kalkınmak için güçlü durmaya çalışmış ve yapılan reformlarla bu durumu desteklemeye çalışmıştır. II. Dünya savaşının başladığı 1939 yılında ise ekonomik reformlar tamamlanmamış ve Türkiye ekonomisi dışa kapalı durumdaydı.Kısaca bu süreç boyunca dünyada yaşanan şok dalgaları,ekonomik zorluklar,genç cumhuriyetimizin ekonomik felsefesini,performansını,dünya ile ilişkilerini derinden etkilemiştir. II. Dünya savaşı döneminde ekonomik kalkınma planlarının olmaması ve dünyanın içinde bulunduğu savaş durumu Türkiye’nin ekonomisinin dışa kapalı olmasının en büyük sebeplerinden biridir. II. Dünya Savaşı Almanya’nın Polonya’yı işgal etmesiyle başlamıştır.1940 yılında Cihan harbinin başlamasıyla ülkemiz harbe doğrudan katılmamasına rağmen savaşın bütün olumsuz koşullarını birebir yaşamıştır.Öyle ki  500.000 kişilik ordunun silah altında tutulmasına neden olmuştur.Savaşın 1945 ( 5 yıl ) ülkede savaş ekonomisi uygulanmaya başlamıştır.Genç nüfusun silah altına alınması tarım alanlarındaki üretimde çok büyük düşüşe sebebiyet vermiş ve  1939 yılında 4 milyon ton olan buğday üretimi 1945 yılında 2 milyon tona, 8 milyon ton olan hububat üretimi ise 4 milyon tona düşmüştür.Savaş koşulları nedeniyle ithal edilmesi gereken ürünleri ise ithal edememiştir.

Savaş başlamadan yeterli stokların yapılmaması büyük şehirlerde yiyecek,giyecek ve yakıt kıtlığını ortaya çıkarmıştır.Bu durum ise stokçuluk ve karaborsacılığı doğurmuştur.Fiyatları kontrol etmek için kurulan Fiyat komisyonları da görevlerini başarılı şekilde sürdürememiştir.Karne ile ekmek dağıtılması bu süreçten sonra başlamıştır.Türkiye savaş ekonomisini o yıllarda birebir yaşamış ve önlemlerini buna göre dizayn etmeye çalışmıştır. Türkiye’nin ilkleri arasında bir çok durum bu dönemde mevcuttur.Savaş esnası ve Savaş sonrası yapılan işlere göz atalım…

Savaş Yıllarında Ekonomik Gelişmeler

  • II. Dünya Savaşı ortamında 500 kilogramdan fazla tahıl stoklarına, Ticaret Bakanlığınca el konulması kararlaştırıldı.  Bu süreç tam olarak yönetilememiş ve köylünün üretiminin bir çoğuna el konulmuştur.El konulan tahıllar bir çok yerde stok edilmiş ve kullanılması yasaklanmıştır.Bu durum baş gösterdiğinde köylü,devletten vergi kaçırmaya başlamış ve tahıllarını saklamaya başlamıştır.Öyle ki söylentiler arasında savaş sonrası bu stokların çoğunun telef olduğu dahi vardır.
  • 1942 yılında azınlıklardan alınmak üzere Varlık Vergisi yürürlüğe girmiştir.
  • 1943 yılında tarımsal hâsıla üzerinden Toprak Mahsulleri Vergisi uygulanmıştır. 1946 yılında Uygulama son bulmuştur.
  • Dönemde GSMH düzeyi azalmış ve tüm sektörlerde daralmalar gözlenmiştir.
  • Dönemde yaşanan mal kıtlığı ile birlikte 1938 1945 yılları arasında fiyatlar %400 oranında artmıştır.
  • Hükumet bu dönemde azalan vergi gelirleri karşısında hem iç borçlanmaya gitmiş hem de TCMB kaynaklarına başvurarak para arzı artışları sağlamıştır.
  • Bu dönemde dış kaynak kullanımı ve borçlanma sürdürülmüştür. Özellikle savaşın başlangıç yıllarında İngiltere, Fransa, ABD ve Almanya’dan krediler kullanılmıştır.
  • Savaş döneminde alınan kısıtlayıcı tedbirler karşısında dış ticaret fazlaları verilirken ihracat hem hacim olarak hem de miktar olarak daralmıştır.

Savaş Sonrası Dönem

  • Eylül 1946’da Türkiye Cumhuriyeti tarihinin ilk devalüasyonu yapılmıştır. Uygulama ile 1 Dolar = 1.29 TL’den, 1 Dolar = 2,80 TL’ye devalüe edildi.
  • 1946 yılında çok partili hayata geçilirken muhalefet olan Demokrat Parti hükümletin uyguladığı devletçi ekonomi politikalarını sert şekilde eleştirmiştir.
  • Demokrat parti liberal politikaları savunuyordu ve iktisadi kalkınmada liberal, özel sektöre dayalı, tarıma öncelik veren, dışa açık ve yabancı sermayeyi teşvik eden politikalar izleyeceğini ilan ediliyordu.
  • Demokrat Parti öncülüğünde 1948 yılında İstanbul’da Türkiye iktisat Kongresi toplandı ve bu toplantıya hükumet davet edilmedi.
  • Dönemde Sovyetler Birliğinin savaştan güçlenerek çıkması karşısında Türkiye Truman Doktrini doğrultusunda Batı Bloku içerisinde yer aldı.
  • Türkiye bu dönemde Truman Doktrini çerçevesinde 1947 yılında askeri, Marshall Planı çerçevesinde 1948 yılında dış yardımlar aldı.
  • Türkiye 1945 yılında Birleşmiş Milletlere, 1947 yılında İMF ve Dünya Bankasına ve 1952 yılında NATO’ya üye olmuştur.
  • Marshall Planı doğrultusunda Türkiye’ye devletçi politikaları terk etmesi ve ağır sanayi yatırımlarına girmeden hafif sanayiye öncelik vermesi, karşılaştırmalı üstünlüğe sahip olduğu tarım sektörünün geliştirilmesi için çaba harcaması, ulaştırma sektöründe karayoluna öncelik verilmesi ve özel sektörün daha hızlı geliştirilmesi yönünde öneriler getirildi.
  • 1946 yılında İvedili Sanayi Planı hazırlandı. Bu plan sanayileşme planlarının devamı niteliğinde bir plandı. Ancak uygulama bulamadı.

Bütün bu olanlardan sonra 1947 yılında Türkiye ilk kalkınma planı Vaner Planı hazırlandı.Planın asıl amacı Marshall yardımından faydalanmaktı.Fakat bu plan önümüzdeki yıllarda da uygulanmadı…

 

Orhan Meşin
Orhan Meşin

En Son 3 Yazısı Aşağıdadır . . . (Tüm Yazılarını Görüntüle)

Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here