II. Bayezid’in Hayatı

0

’in Hayatı

1) 03 Aralık 1447’de Dimetoka’da dünyaya gelmiştir.

2) 26 Mayıs 1512 Edirne’de vefat etmiştir.

3) Sekizinci ’dır

4) ’in oğludur.

5) Annesi, Gülbahar Hatun’dur.

6) Önemli düzeyde eğitim almıştır, eğitim aldığı alanları şu şekilde sıralayabiliriz; felsefe, hat sanatı, Arapça, Farsça, Çağatay Lehçesi, İslam ilmi, Matematik, Uygur alfabesi.

7) Akkoyunlu Devleti ile Otlukbeli Savaşı’nda yer almıştır.

8) Torul bölgesini ’ne katmıştır.

9) Cem Sultan olayı ile uzun bir müddet uğraşmıştır.

10) Batıya olan seferlerin durmasındaki en büyük unsur oldu.

II. Bayezid Dönemi
II. Bayezid, 8. padişahıdır. Padişahlığında ibadete ve hayır işlerine yönelmişti. Bu sebeple de Bayezid-i Veli olarak da anılmaktadır. Mecbur olmadıkça savaştan uzak kalmaya dikkat etmiş, “nizâm-ı memleket” için İstanbul’dan ayrılmamayı tercih etmişti. Birçok padişah gibi edebi eserler yazmıştır. Diğer padişahlar gibi hat sanatında da oldukça başarılıydı.

İstanbul’a gelen Bayezid babasının ölümünden sonra tahta geçmeye hak kazanmıştır. İlk olarak kapıkulu askerlerine cülus bahşişi dağıttığı gibi yeniçerilere yönetmek istediği köyleri vermiştir. Tahta çıkar çıkmaz icraatları baş göstermiştir.
Cem Sultan’ın mücadelesi iç karışıklığa neden oldu. Arkasına aldığı kuvvetler ile Bursa’da kendi adına hutbe okuttu ve para bastırdı. Bunun anlamı ise padişah benim demekti. Sultan Bayezid’in ülke yönetmesine karşı çıkmıştır.
İki kardeşin karşı karşıya gelmesine neden olmuştur. Aralarında bir başlamıştır. Bu savaşta yenilen Cem, Mısır’a kaçmıştır. Ardından Avrupa’ya gönderilen Cem Sultan, Sultan Bayezid ve Osmanlı Devleti için tehlike arz ediyordu. Kardeşinin oluşturduğu bu suç unsuru için bazı girişimlerde bulundu. Kısa bir süre sonra” Cem Sultan” zehirlenerek öldürülmüştür.
Cem Sultan’ın sebep olduğu iç karışıklık Avrupa’da İstanbul’u geri alma düşüncesi uyandırdı. Gerekmediği müddetçe savaş yapmamış. Ancak katıldığı seferlerde de Osmanlı Devleti’nin sınırlarına yeni topraklar katmıştır.
1484 yılında Boğdan Seferi’ne çıkan II. Bayezid, Kili ve Akkerman kalelerini alarak vergiye bağlamıştır. Bu dönem; Osmanlı Devleti’nde dış siyasetteki en sallantı zamanı olmuştur. Venedik ile yaşanan gerginliklerde bu dönemde mevcuttur.

Venedik ve Fransa arasında Osmanlı Devleti tüccarları ile iş yapmama kararı almış ve Türk Müslüman tüccarları esir almışlardır. Bunun üzerine Osmanlı-Venedik savaşları başlamıştır. Dört yıl süren savaşın sonunda Venedikliler Osmanlı Devleti ile antlaşma yapmak zorunda kalmıştır. Çünkü Venediklilerin önemli limanları olan Modon ve Koron limanlarını ele geçirilmiştir.

Fatih Sultan Mehmet döneminde Macarlar ile olan savaş Bayezid döneminde de son bulmadı. 1503 yılında ticaret serbestliğini tanıyan bir antlaşmaya varıldı. Fakat bu dönemin en önemli olayı Rusya ve Endülüs ile ilk kez siyasi bir anlaşmazlık yaşanmıştır. Bu dönemin en önemli bir diğer olayı ise Memlükler ile altı yıl süren savaşa girilmesidir. 1485 yılında başlayan savaşın sonunda iki tarafta kesin bir zafer kazanamadı. Osmanlı Devleti orduları hayli yoruldu.

Şahkulu İsyanı
Şah İsmail’in Şii siyaseti Anadolu’da etkisini göstermiş, 20.000 kişilik bir Safevi kuvveti Ankara topraklarına kadar ilerlemişti. Bu durum karşısında Şii olduklarından şüphe edilen 16.000 kişi Anadolu’dan Rumeli’ye göç ettirildi. Fakat 1511 yılında baş gösteren Şahkulu İsyanı Anadolu’yu tamamen karışıklığa sürükledi. Şah İsmail kendi adına hutbe bile okutturdu. Bu isyanı bastırmak için bazı düzenlemelerde bulundu. Orduyu güçlendirmek için bazı girişimlerde bulunan Sultan Bayezid, Yeniçeri Ocağı’nda ağa bölükleri adı verilen bir bölük kurdu. Donanmada kalyon sınıfından Göke adlı ilk gemi yapıldı ve uzun menzili top kullanılmaya başlandı. Saraya alınan iç oğlanları yetiştirmek üzere “Galata Saray Mektebi “ açılmıştır.

II. Bayezid’in Ölümü 

II. Bayezid Han son dönemlerinde oğulları arasında yaşanan taht mücadelesini görerek geçti. II. Selim tahta çıkmıştır bu mücadele sonunda. Bu olayın cereyan etmesinin ardından bir ay kadar kısa bir süre sonra II. Bayezid 26 Mayıs 1512’de Dimetoka Sarayı’na yolcuğu sırasında vefat etmiştir. Cenazesi İstanbul’a getirilecek Bayezid’deki Türbesine defnedilmiştir. 

 

Her ne kadar tarih okumak önemli ise onu okutacak milli gururları barındırmakta bir şereftir. Atalarımızın varlığı gurur ve onur konusudur. Hainlikle yolsuzlukla, iltizamla iş yapmamışlardır. Mertçe, yiğitlikle cenk etmişler; bu toprakları bileklerinin hakkıyla almışlardır. Bu da onların ne kadar karakterli olduğunun en büyük ispatıdır. Bu vatan için canını hiçe sayan herkes nur içinde yatsın. Bu vatan onların sayesinde ayakta onların sayesinde var olmakta. “ Ana var yiğit doğurur, Ana var it doğurur” sözü burada anlamlı kılınıyor. Rabbim mekanınızı cennet etsin…

 

Bu Yazıyı Okuyanlar Bunları da Okudu . . .

Share
Web sitemizden yazı kopyalayıp, başka platformlarda yayınlamak telif suçu kapsamında cezalandırılacaktır. Web Sitemize Hoş Geldiniz.Twitter Takip Edilesi Hesaplar >> @tarihnedio , @SerhatOner24

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here