İçindeki Savaş

0

Ah şu kin, hırs, övülme, hep yüksekte olma duyguları. Sonunda ama en sonunda hiç kimsenin mutlu olmadığı, benliğini bile kaybettirebilecek olan o iğrenç duygular. Evet belki azimli olmak seni iyi yerlere getirebilir, fakat.. İşte bu fakattan sonrası çok önemli. Fakat dozunu kaçırmamak gerek. Çünkü dozunu kaçırdığında olay çok farklı boyutlara geçiyor. Çünkü istedikçe istiyorsun, istiyorsun, istiyorsun. Ve elinde en sonunda hiçbir şey kalmıyor.

Allah ruhları yaratırken onların da içine kıskançlık koymuş. Kimi çok kıskanç oluyor ya da hırslı ne derseniz, kimi de uysal oluyor. Evet bunu tamamen yok edemezsin ama dizginleyebilirsin. Çünkü o hissiyatın yaratıcısı Rabbim’dir. Sen, Allah’ın senin ruhuna bile bir özellik yükleyebilecek kadar büyük bir yaratıcı olduğunu bile bile hâlâ bir dakika içinde yok olabilecek paraya, sanki çok matah bir şeymiş gibi senin gibi olmak için uğraşan ve tam anlamıyla seni tahtından edebilecek birisi varken tahta, iki gün sonra arkandan küfürler de edilebileceğini unutarak o şan, şöhrete kendini kaptırıyorsun. Ama en önemli şeyi unutuyorsun. O hırs, o intikam ve o kin duygusu yüzünden kendi benliğini kaybediyorsun. Nasıl yani diye mi soruyorsun? Bence anlıyorsun. Bu durum aslında bağımlılık yapan maddeler gibi. Sen aslında iyi bir insansın. Bir gün iş yerinde terfi alıyorsun ve etrafında senin gururunu okşayan onlarca insan oluyor. Biraz daha yükseldikçe bu kişilere yeni kişiler ekleniyor, ekleniyor. Ve en sonunda senin içindeki o azim duygusunun üzerini kara kara bulutlar kaplıyor, onu içeriye mahkum ediyor ve onun yerine artık kibir, aşağılama duygusu geliyor.

Peki sonra ne oluyor ?
O azim duygusuyla birlikte oraya aslında sevdiklerini, hatıralarını, neşeli, güzel günlerini de kilitledin. Benim etrafımda sevdiklerim var ki diye bir karşı atakta bulunabilirsin ama gerçekten o kişiler sevdiklerin mi onu da sorgulamayi unutmamalısın. Bu kin duygusu, nefret duygusu öyle bir şey ki seni senden alabilir. Ve bunu yenmek için nefsin ve sabrın ile büyük bir savaşa girmek zorunda kalabilirsin. Çünkü dedim ya bu duygu, bu sürekli övülme, yükselme isteği bağımlılık yapan bir madde gibi.
Bu savaşta yaralanacaksın, “Bitsin artık.” Diyeceksin, bazen o duyguya yenilecek gibi olabilirsin ama asla pes etmeyeceksin. Sen üzerine deve iskembeleri koyulan ve işkencelere maruz kalan bir peygamberin ümmetisin.
Azimli ol ama dozunu bil.

Ne demiş Hz.Ali:

“Haset, yalan ve kini atın. Şüphesiz bu üçü dini lekeler ve insanı helak eder.”
Ne demiş Mevlana:
“Ey zulümle bir kuyu kazan! Sen kendin için tuzak hazırlıyorsun.”
Ve yine ne demiş Hz.Ali:
“Kerim (yüce) insan kinli olmaz.”

Bütün kalplerin sevgi, saygı, mutluluk ve huzur dolması ve kendi içinde savaşanların bol bol sabretmesi dileğiyle.

Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here