İçimde Ölen Biri

0
Ne kadar mutlusun? Görüldüğü kadar mı? Yoksa hissettiğin kadar mı? Ağlıyorsun duymuyorlar. Belkide göz yaşın akmadığı için. Aslında bilmiyorlar ki ya da bilmiyor ki, çünkü kimsenin değil ama onun hep yanında olmasını istersin Ona ihtiyacın vardır,

Ne kadar mutlusun?
Görüldüğü kadar mı?
Yoksa hissettiğin kadar mı?
Ağlıyorsun duymuyorlar.
Belkide göz yaşın akmadığı için.
Aslında bilmiyorlar ki ya da bilmiyor ki,
çünkü kimsenin değil ama onun hep yanında olmasını istersin
Ona ihtiyacın vardır,
Onunsa başkasına ihtiyacı olması.Yakıyor.
Hemde çok. İnsanın canını o kadar yakıyor ki…
Ne kendine nede başkasına anlatabilyorsun.
Sadece hissediyorsun, en derinden.
En zoru da ne biliyor musun?
Bekliyorsun, bekliyorsun ama gelmeyeceğini bile bile.
Sevmeyeceğini bile bile.
Sarılmayacağını bile bile.
Ama hala bekliyorsun.
Nedensizce.
Belki de onu beklemek, seni mutlu ettiğindendir. Unuttuğunu sanıyorsun.
Bir anda, onunla ilk karşılaşma anın geliyor aklına.
Sanki başa dönüyor, bütün geçmişin.
Hafızanda canlanıyor.
Sonra anlıyorsun ki
Meğerse unutmamışsın.
Sadece onun için sağırlaşmış yüreğin,
saklıyorsun hatıralarını.
Ona susamış dudaklarından
tek bir kelime çıkıyor.
“Özledim” bu kelime,
Seni defalarca ağlatmış.
Hatta gecenin bir yarısı kalkıp,
Onun oturduğu yerlerde
ağlamana neden oluyor.
Sen onun için ağlıyorsun.
O ise başkası için.
Sen onunla hayal kuruyorsun.
O ise başkasıyla.
Sen o var diye mutlusun.
O ise başkası var diye mutlu.
Sen o hayatta diye mutlusun.
O ise başkası hayatta diye.

Öyle bir boşluğa giriyorsun ki
Ne yapacağını bilmiyorsun.
Belki yaşıyorsun ama
Hayattan hiç bir tat almıyorsun.
Zamanla o kadar yol kat ettiğini sanıyorsun.
Arkana baktığında,
Ondan kilometrelerce uzak olsan bile ona,
İlk sarıldığında burnunun aldığı en güzel kokuyu hala hissediyorsun. Sanki hiç unutmak istemiyorsun.
Ne yüzünü, ne gülüşünü ne de bakışlarını
Hatırlamak istiyorsun.
Uyumak istiyorsun.
Çünkü öyle bir kalbine işlemiş ki,
Onda tutuklu kalmışsın.
Rüyanda gördüğün tek yüz onun yüzü. Her doğan güneşe onu soruyor,
Her yalnız kalan yıldızda,
Onu arıyorsun.
Her resmine baktığında
Yapayalnız yüreğinde hissediyorsun.
Ne o senden gidebiliyor ne de aşkı…

Fazlasıyla yıkılmışsın
Ama geride kalan iki güzel hatırayla, yaşamaya çalışıyorsun.
Gelmeyeceğini biliyorsun.
Ama onu hala yaşatıyorsun içinde.
Seni bırakıp gittiği halde bekliyorsun. Ona tutunmayı istiyorsun
Geçmişte ki güzel bile olmayan fakat onunla olan anılarına tutunmayı.
Hiç gitmediğine inanmayı istiyorsun.
Herşeyin bir rüya olduğunu düşünmek istiyorsun.
Yalan bile olsa ondan sevgi sözcükleri duymak istiyorsun.
Ama bunu yapamıyorsun.
O çok uzaklarda,
O çok mutlu,
Ama sen yalnız ve kırıksın.
O seni unutmuş ama sen en küçük bir anıda onun geri dönmesini bekliyorsun.
Kalbinin kapılarını kilitle ve onun gittiği güne dair ne varsa yok et.
Geçmişte yaşama,
Ondan umut bekleme.
O gittiği yeri mutlu ediyor.
Sen, senden kalan az da olsa umutla,anılarla mutlu olmaya bak. Şimdi sus!
Hissetsin sağırlaşmış yüreğin.
Baksın ağlamaya hazır güzel gözlerin.
Dinlesin kulakların bir Piyanist’in son melodisini.
Sonra da kendini zamanın hiç geçmeyen akıntısına bırak. Seni ona mı yoksa onsuzluğa mı götürecek? Sende bilmiyorsun…        Kalbini dinle!!
Sen aynada gördüğünden fazlasısın.
Sadece kalbini dinle ve bir kere bencil olup kendinle savaşmayı bırak.

Mine Korkmaz

Mine Korkmaz

Adana /Seyhan.Turizm öğrencisi. "Bilmediklerini öğrendiğin zaman bildiklerin için bilinmezliğe yol alır ruhun...". #Fairygril
Mine Korkmaz

En Son 3 Yazısı Aşağıdadır . . . (Tüm Yazılarını Görüntüle)

Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here