Hz. Ömer’i Özel Kılan Nedenler

0

 

Hz. Ömer’i Özel Kılan Nedenler

Peygamber Efendimiz (s.a.v) 40 yaşında iken Hz. Ömer 27 yaşındaydı ve Hz. Ömer 32 yaşında, risaletin 6. yılında, Müslüman oldu. Babası Hattab b. Nufeyl’dir. Annesi Ebu Cehil’in kardeşi Hanteme’dir. Hz. Ömer Kureyş’in Adiy boyuna mensuptur ve nesebi Ka’b’da yani 9. dedede Peygamberimiz ile birleşmektedir.

Hz. Ömer Müslüman olmadan önce Peygamberimiz (s.a.v) Allah’a “Allah’ım! İslam’ı iki Ömer’den biriyle kuvvetlendir” diye duada bulundu. Duada geçen iki Ömer’den biri Ömer bin Hişam yani Ebu Cehil diğeri ise Ömer bin Hattab idi.

Hz. Ömer’in Müslüman Oluşu

Ebu Cehil Peygamber Efendimiz’i öldürene 1000 deve vaat etmiş ve Ömer bin Hattab da bu teklifi kabul etmiştir.
Hz. Ömer Peygamberim Efendimiz (s.a.v)’i öldürmeye giderken yolda Nuaym’a rastlar. Nuaym Hz. Ömer’e “nereye gidiyorsun böyle, Ey Ömer” dedi.
Hz. Ömer “”Şu, dinini bırakan, Kureyş’in arasına ayrılık düşüren Muhammed’in vücudunu ortadan kaldırmaya gidiyorum!” dedi. Nuaym b. Abdullah Hz. Ömer’e kız kardeşi ve eniştesinin de yeni dine girdiğini ve önce ailesiyle uğraşması gerektiğini söyledi. Bunu öğrenen Hz. Ömer öfkeyle eniştesinin evine gitti ve kapıya geldiğinde içeride Kur’an-ı Kerim’den Tâhâ Suresi okunuyordu. Hz. Ömer içeri girdiğinde eniştesi ve kızkardeşi hemen Kur’an-ı Kerim sayfalarını sakladı. Hz. Ömer eniştesini ve kardeşini dövdü daha sonra Hz. Ömer’in kardeşi Hz. Fatîma “Elinden geleni yap, ey Ömer! Ben ve kocam artık Müslümanız. Allah ve Resûlüne îmân ettik,” dedi. Ve Kelime-i Şehadet getirdi. Bunu duyan Hz. Ömer’in kalbinde kardeşine karşı merhamet duygusu oluştu ve okudukları Kur’an sahifelerini getirmelerini istedi. Hz. Ömer katîp idi ve okuma yazma biliyordu. Okudukları kalbinde büyük etkiler bırakmıştı Hz. Ömer’in. Hz. Ömer Peygamber Efendimiz’in nerede olduğunu sordu. Peygamberimizin Safa Tepesi’ndeki Dârü’l Erkam’da olduğunu öğrenen Hz. Ömer hemen yola koyuldu. Daha sonra Peygamber Efendimiz’in yanına gitti ve Kelime-i Şehadet getirerek Müslüman oldu.

Hz. Ömer’in Müslüman oluşununun önemini Abdullah bin Mesud şöyle ifade eder: “Ömer’in Müslüman olusu bir fetihti.”

Hz. Ömer’in Özellikleri

➡ Hz. Ömer çok heybetli, cesur ve çok kuvvetli biriydi.

➡ Cesareti ve kararlılığı ile tüm Müslümanlara örnek olmuştur.

➡ Hz. Ömer ata binmekte ünlüydü ve Hicaz bölgesinin en büyük panayırı olan Ukaz panayırında defalarca güreşte birinci oldu.

➡ Hz. Ömer nesep ilmini yani Arap soylarını çok iyi bilirdi ve bu ilmi babası Hattab b. Nufeyl’den öğrenmiştir.

➡ Fıkıh usulünün oluşumu da Hz. Ömer ile başlar.

➡ Hz. Ömer dünyada iken cennetle müjdelenen sahabilerdendir ve Hz. Ömer’in savunduğu fikirleri doğrulayan ayetler inmiştir.

➡ Hz. Ömer inandığı şeyi yerine getirme hususunda şiddetli davranmakla tanınırdı.

➡ Şahsi hayatı oldukça sade olup geçimini ticaretle sağlardı.

Hz. Ömer ibadet ederken bütün benliğiyle Rabb’ine yönelirdi. Öyle ki bir gün şeytan Hz. Ömer’in sabah namazına kalkmasına engel olmuş ve Hz. Ömer uyandığında sabah namazının vakti çoktan geçmiş bulunmaktaydı. Hz. Ömer o gün çok üzüldü ve çokça tövbe istiğfar etti. Ertesi sabah bir ses duydu ve sabah namazına uyandı. Bu ses şeytanın sesiydi. Hz. Ömer namazını kıldı ve sonra Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v)’in yanına giderek olayı anlattı. Peygamberimiz Hz. Ömer’e ilk gün senin namaza uyanmana engel olanında ertesi sabah sabah namazına kaldıranın da şeytan olduğunu söyledi. Çünkü ilk gün sen sabah namazına kalmadığın için üzüntü duydun ve çokça tövbe istiğfar ettin. Allah bu durumdan hoşnut oldu ve sana o namazın 10 katı kadar sevap verdi dedi. Ertesi gün şeytan yine aynı olayın olacağından korkarak seni sabah namazına uyandırdı dedi Peygamber Efendimiz.

Hz. Ömer’in halife olduğu dönemden bazı bilgiler:

Hz. Ömer Hz. Ebubekir halife olduktan sonra ona ilk biat eden kişi olup, Hz. Ebubekir’in halifeliği boyunca ona destek olmuştur. Hz. Ebubekir vefat etmeden önce Hz. Osman’a yazdırdığı metinlerde Hz. Ömer’i halife tayin ettiğini vasiyet etmiştir.

İkinci halife Hz. Ömer’in üzerinde titizlikle durduğu ve asla müsamaha göstermediği en önemli konu ‘adalet’ idi. Öyle ki Peygamber Efendimiz (s.a.v.) Hz. Ömer’e hakkı batıldan ayıran anlamında ki ‘Faruk’ ismini vermiştir.

Hz. Ömer döneminde ilk nüfus sayımı yapıldı.
İlk defa bir takvimin kullanılmasına ihtiyaç duyulmuş ve Hicret esas alınarak takvim oluşturulmuştur. Hicri 17’de para bastırılmış, piyasaya sürülmüştür.

Hz. Ömer merkezden uzak yerlerde yaşayan insanların sıkıntılarını kendisine ulaştırılamamasından endişe ediyor ve onlara ulaşmaya çalışıyordu. Öyle ki bir gece Hz. Ömer İbni Abbas’la yolda giderken bir çadırdan çocuk ağlama sesleri geliyordu. Hz. Ömer kapıyı vurup selam vererek içeri girdi. Bir kadın tenxerede bir şeyler karıştırıyor ve etrafındaki ağlayan çocukları susturmaya çalışıyordu. Kadın Hz. Ömer’i tanımıyordu. Hz. Ömer çocukların neden ağladığını sordu. Kadın çocukların aç olduğunu ve bu yüzden ağladığını söyledi. Hz. Ömer çocuklara yemek vermesini söylediğinde kadın tencere pişenin yemek değil çakıl olduğunu, çocukları avutmak için yemek pişiyormuş gibi yaptığını söyledi. Hz. Ömer neden derdini Halife Ömer’e anlatamıyorsun diye sordu. Kadın Hz. Ömer’e beddua edince Hz. Ömer neden Ömer’e beddua ediyorsun o senin durumunu nereden bilsin? dedi. Kadın madem ki dertlilerin dertlerini bilmeyecek neden halife olmayı kabul etti? Dedi ve çocuklar ağlamaya başladı. Kadın ellerini kaldırıp Hz. Ömer’e beddua etti. Hz. Ömer dolan gözlerini saklamaya çalışarak valide sen haklısın sen çocuklarını avutmaya devam et ben geliyorum dedi. Hz. Ömer devlet hazinesine gelip un çuvalını sıralandı. İbni Abbas yardım etmek istese de Hz. Ömer ahirette her koyun kendi bacağından asılır Fırat kıyısında bir deve helak olsa, bundan kendimi sorumlu bilirim dedi ve kadının yanına gitti ve yemek pişirdi. Kadın  “Dilerim ki yüce Allah (c.c.) tez elden seni Hz. Ömer’in Halifelik makamına oturtsun. Oraya Ömer’den çok sen yakışırsın.” dedi. Hz. Ömer valideceğim sen erkenden halifelik makamına gel sana emekli ve yetim maaşı bağlatayım dedi ve gitti.

Hz. Ömer bugün yaşantısında Kur’an ve Sünnet hükümlerini gözettiği için hakkında “El vakkafü indel hak [Hak mevzu bahis olunca hemen durup ona uyan] ” denirdi.

Hz. Ömer toplumu ilgilendiren meselelerde istişare eder ve “istişare etmeden uygulamaya konulan işler başarısızlığa mahkumdur” der. Hz. Ömer’in istişare ederken kullandığı yöntem şu şekildeydi:

Önce ulaşabildiği müslümanların cogunluguna danışır sonra Kureyşlilerin düşüncelerini sorar ve en sonda sahabilerle görüşürdü.
Ayrıca Peygamber Efendimiz’in istişare ettiği, aklı ve ferasetine güvendiği sahabelerdendi Hz. Ömer.

Peygamber Efendimiz’i öldürmeyi kabul eden Ömer İslam’la müşerref olduktan sonra ‘Adalet’ temsili Hz. Ömer oldu.

Elif Gülşah Akgün

Bana kimsin diye sorarsanız,
Kitap, kalem ve defterlerden ibaretim derim.
Elif Gülşah Akgün

En Son 3 Yazısı Aşağıdadır . . . (Tüm Yazılarını Görüntüle)

Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here