Hz. Muhammed’in Peygamberliği: Mekke dönemi.

0

İlk Vahiy;

Hz. Muhammed hayatının hiç bir döneminde putlara tapmamıştı. Otuz beş yaşından sonra da insanlar dan uzaklaşıp ibadet ve tefekkürle meşgul olmaya başladı. Bu amaçla Ramazan aylarında, yanına yiyecek ve içeceğini alarak Hira mağarasına gidiyordu.

Yine, Hira’da bulunduğu sırada, 610 yılının Kadir gecesinde işittiği bir sesle irkildi. Karşısında adının Cebrail olduğunu söyleyen bir melek duruyordu. Melek, Allah’ın peygamberi olarak seçildiği müjdesini müjdesini verdi ona. Ardından ”Oku” dedi.

Hz. Peygamber ”ben okuyamam!” diye cevap verdi. Melek tekrar ”Oku” dedi. O yine ”ben okuyamam!” diye karşılık verdi. Melek bir daha ”Oku” diye seslendi. O bir kez daha ”ben okuyamam!” dedi. Sonunda Cebrail, Alak suresinin ilk ayetlerini vahyetti ona. O da onunla birlikte tekrarladı bu ayetleri.

Meleğin okuduğu ayetler kalbine yazılmıştı. Melek daha sonra oradan ayrıldı. Hz. Peygamber korku ve şaşkınlık içindeydi. Hatta yaşadığı bu olay üzerine kendisi hakkında kuşkuya kapılmıştı. Acaba bu, şeytanın bir aldatmacası mıydı? Evine gitmek için mağaradan çıktı. Mağaradan çıkınca korku ve şaşkınlığı daha da arttı. Melek bütün ufku kapatmıştı ve ona ”Ey Muhammed! Sen Allah’ın Resulüsün, ben de Cebrailim” diye sesleniyordu. Hz. Peygamber başını hangi tarafa çevirirse karşısında onu görüyordu. Sonunda melek ortadan kayboldu.

Rasulallah evine döndüğünde tir tir titriyordu. Yatağına girdi. Eşi Hz. Hatice ye üzerini örtmesini söyledi. Derin uykuya daldı. Uyanınca başından geçenleri anlattı eşine. Hz. Hatice onu şu sözlerle rahatlatmaya çalıstı:

”Yemin ederim ki Allah, hiçbir zaman seni utandırıp üzmez. Çünkü sen akrabanı gözetirsin, doğru konuşursun, biçarelilerin elinden tutarsın, yoksulları kayırırsın, misafirleri ağırlarsın, haksızlığa uğrayan kimselere yardım edersin.”

Ertesi gün Hz. Hatice, onu amcasının oğlu Varaka b. Nevfel’in yanına götürdü. Varaka insanların inatla putperestlikte direttiği bir çağda Hristiyanlığı kabul etmişti. Tevrat ve İncil okur, İbranice’yi bilirdi. Varaka onu dikkatle dinledikten sonra şöyle konuştu: ”Sübhanallah! Sen bu toplumun peygamberi olacaksın. Sana gelen, Musa’ya gelen Melektir. Kavmin sana yalancı diyecek ve seni yurdundan çıkaracak, seninle savaşacak. Şayet o günlere yetişirsem Allah için senin yanında olur, sana yardım ederim.”

Nitekim Varakanın dedikleri gerçeklerşecek, ancak ömrü o günleri görmeye yetmeyecekti.

Davet başlıyor;

İlk vahiyden sonra bir süre vahiy gelmedi.  Hz. Muhammed, kendisi için oldukça sıkıntılı geçen bu dönem boyunca, devamlı tefekkürle meşgul oldu ve vehyin tekrar gelmesini bekledi. nihayet Müddesiz suresisinin ilk ayetlerinin vahi edilmesi ile  fetret-i vahiy denilen bu kesinti dönemi sona erdi. Bu ayetler Resulallah’ı İslam’a davetle görevlendirmekte idi. 

Bunun üzerine Resulallah, davete aile fertlerinden ve yakın çevresindeki samimi dostlarından başladı. İlk olarak eşi Hz. Hatice müslüman oldu.  Onu amcasının oğlu Ali, kızları, evlatlığı Zeyd ve annesinin yardımcısı Ümmü Eymen izledi. Hz. Muhammed, en yakın arkadaşı Ebu Bekir’i İslam’a davet ettiğinde oda tereddütsüz kabul etti. Peygamberimizin çevresindeki halka git gide genişledi. Gizli davet bu şekilde 3 yıl kadar devam etti. Bu aşamada Hz. Peygamber, Müslümanlarla Erkam b. Ebu’l- Erkam’ın evinde gizlice toplandı, gelen vahiyleri onşara aktardı, onlarla sohbet ve ibadet etti.

Açıktan davetin Rabbimiz tarafından emredilmesi nin ardından Rasulallah önce bir ziyafet vererek akrabalarını davet etti. Onlara Allah’ın bir olduğunu, eşi ve benzerinin bulunmadığını, kendisinin de Allah’ın elçisi olduğunu bildirdi. İlk muhalefet, amcası Ebu Leheb’den geldi. Ebu Leheb akrabalarını birbirine düşürmekle suçladı Rasulallah’ı. Ona hakaret ederek toplantıdan ayrıldı. Ebu Leheb’in oğulları Hz. Peygamberin kızları Rukiyye ve Ümmü Külsüm ile nişanlıydı. Hz. Peygamber’e cephe alan Ebu Leheb, oğullarının nişanlarını bozmalarını sağladı. Muhalefetini bundan sonra da hep sürdürdü.

Hz. Peygamber’e tabi olanların sayısı zamanla arttı, sayı arttıkça muhalefet de şiddetlendi. Özellikle putperestliği eleştiren ayetlerin inişinden sonra, Kureyşli müşrikler, Hz Muhammed’i dinlerine ve geleneklerine karşı büyük bir tehlike olarak görmeye başladılar. Ona hakaretler ettiler, zamanla şiddete de başvurdular. Müslümanlara yapılan zulümlerin başını Velid B. Mugire ve Ebu Cehil çekiyordu. İslamın ilk yılları, müslümanlar için oldukça çetin geçti. Bir çok müslüman işkence gördü.

 

 

Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here