Hz Muhammed’in Mekkeye hicreti

0
10
Peygamber Efendimiz Alemlerin sevgilisi bir çok zorlukla mücadele etti. Gerek aç kaldı gerek susuz kaldı gerek Hicrette bulundu. Ama islamiyeti yaymaktan Rabbimizi tanıtmaktan asla yılmadı. Öyle şanlıyız ki müslüman bir ülkede doğup Rabbimizi tanımak fırsatı bize bahşedildi.
Peygamber Efendimiz Alemlerin sevgilisi bir çok zorlukla mücadele etti. Gerek aç kaldı gerek susuz kaldı gerek Hicrette bulundu. Ama islamiyeti yaymaktan Rabbimizi tanıtmaktan asla yılmadı. Öyle şanlıyız ki müslüman bir ülkede doğup Rabbimizi tanımak fırsatı bize bahşedildi.

Peygamber Efendimiz Alemlerin sevgilisi bir çok zorlukla mücadele etti. Gerek aç kaldı gerek susuz kaldı gerek Hicrette bulundu. Ama islamiyeti yaymaktan Rabbimizi tanıtmaktan asla yılmadı. Öyle şanlıyız ki müslüman bir ülkede doğup Rabbimizi tanımak fırsatı bize bahşedildi.

O günün şartların da onca zulme onca acıya çekilen yoksulluğa sefalete hangimiz dayana bilirdi ki.

Şuan herşeyi kolayca yaşıyoruz . Bunun kıymetini bilmeli .

Şuan da rahat içinde yaşamamız Onların fedakarlıkları sayesindedir.

Hangimiz şuan alıştığı arkadaşlarının olduğu doğup büyüdüğü yeri terk  etmek ister

Cevap vereyim hiç birimiz sizce de bu büyük bir fedakarlık değilde nedir Alemlerin sevgilisi Bizden umarım ki razı olur.

Hz. Peygamberin Medine’ye hicreti, Risaletin 13.yılında (Miladi 622) olmuştur. Müşrikler her türlü iftira, işkence ve boykot uygulayarak Hz. Peygamberi ve Müslümanları davalarından vazgeçirememenin çaresizliği ve şaşkınlığı içerisindeydiler. Bir de Müslümanların Medine’ye hicret etmeye başlamaları müşrikleri iyice çileden çıkarmıştı. Çünkü her türlü gücü ellerinde bulundurdukları Mekke’de Müslümanlar ile başa çıkamamışken, Medine’de onlara yani Müslümanlara hiç birşey yapamayacaklardı. Bundan dolayı Hz. Muhammed (s.a.v)’in Mekke”den çıkmadan öldürülmesinin en iyi çözüm olduğuna karar verdiler. Bu anlamda her kabileden bir kişinin bulunduğu bir topluluk Hz. Peygambere saldıracak ve sorumluluk hiçbir kabileye kalmayacaktı. Müşrikler kendi açılarından güzel bir plan yapmışlardı. Ama Allah’u Teala onların planlarını bozarak, Habibini korumak için onların planlarından onu haberdar ederek, ona hicret izni verir. Hicret izni alan Hz. Peygamber, Hz. Ebu Bekir ile birlikte yola çıkmak için hazırlıklara başlarlar. Ve nihayet müşriklerin saldırı yapmaya hazırlandıkları gece Hz. Peygamber kendi yatağına Hz. Ali’yi yatırarak yola çıkarlar. Hz. Peygamber yola çıkmadan önce olduğu gibi yola çıkarken de her türlü tedbire başvurur. Bundan dolayı Medine’nin ters istikametinde bulunan Sevr mağarasına giderler. Burada üç gün kaldıktan sonra Medine’ye doğru hareket ederler. Bu yolculuğu önlemek için her türlü imkanlarını seferber eden müşrikler, Allah”ın gaybi yardımı ile gerçekleşen mucizeler sayesinde, kutlu davanın bu kutlu yolcularına herhangi bir zarar veremediler. Bu kutlu yolculuğun ilk durağı Medine yakınlarındaki Kuba köyü olur. Hz. Peygamber burada on gün kaldıktan sonra, Medine’deki Müslümanları daha fazla bekletmemek için bu kutlu yolculuğun hedefi ve son durağı olan Medine’ye doğru hareket eder. Böylece Medine’ye hicret eden ilk Müslümanlarla tan yerini ağartmaya başlayan güneş, Hz. Peygamber ile doğmuş oluyordu. Yani yeniden doğmanın, doğup büyümenin, büyüyüp Mekke’ye geri dönmenin, Mekke’ye dönüp İbrahimi balta ile putları kırmanın, Ebu Cehillerin kokuşmuş iğrenç düzenlerini yere gömerek ilahi düzeni hakim kılmanın diğer adı olan Hicret gerçekleşmiş olur.

Peygamberimizin Hicreti

Fahr-i Kainat Efendimiz (s.a.v.), müşriklerin ellerinde kılıçlarla gece evinin etrafını sardığı sırada, üzerlerine bir avuç toprak serpti. Yasin sûresinin ilk âyetlerini okuyarak evden çıkıp müşriklerin arasından geçti. Bekleyenlerin hiç birisi onu göremedi. Hazreti Ebu Bekir ile Sevr Dağına çıkıp 3 gün orada bir mağarada gizlenip sonra Medine’ye hicret ettiler. O gece evinin etrafında bekleyen müşrikler sabaha doğru eve girince Hazreti Ali ile karşılaştılar. Muhammed (a.s.)’ın Mekke’den ayrıldığını anlayarak takibe koyuldular. Yalnız Resûlullah Efendimiz’in mu’cizeleri karşısında aciz kalıp bulamadılar.

Fahr-i Kainat Efendimiz (s.a.v) Bi’setin onüçüncü yılında 12 Rebiulevvel ayının, milâdi 622 syılında Medine’ye hicreti ile on sene süren Medine devri başladı.

Ne kadar zulüm dolu ne kadar dehşet verici bir olay

Bu kadar fedakarlığı unutmamak ve hicretimizin bu günde gerçekleştiğini nesillerimize aktarmak bizim borcumuzdur .

“Tarih benliğimizdir”

You may also like

Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here