Huzurlu Yuvanın İlk Ağı Sevgi

0
Mutlu huzurlu bir yuvanın olmazsa olmazları..
Huzurlu bir yuvanın ilk önce sevgisi vardır..

İnsanlar birgün aşkın verdiği sevginin kalbi sardığı o muhteşem hissin içinde bulur kendilerini. Karşısında artık bir ömür boyu seveceği aşkına kavuşmuştur. Güzel hayallerle iyi niyetlerle ilk adımlar atılır, aileler tanışır kaynaşır önemli günler kararlaştırılır veee o büyük gün bir aile kuracağın günün tarihi gelir. Bütün sevdiklerin sevenlerin bir arada olduğu o muhteşem an su gibi gelir geçer. Artık bir evde ailelerden bağımsız çekirdek aile kurulmuştur.

Bazen evliliklerde geçimsizlikler anlaşmazlıklar doğabilir. Değil mi ki gün geliyor annemiz babamızla fikir ayrılığına düştüğümüz olur, elbette eşle de bazen anlaşmazlıklar doğabilir. Böyle anlarda birbirine üstünlük kurma hissinden çok anlamaya odaklanmalıyız. Yaşadığımız aile içinde öğrendiklerimiz, kültürler, adetler görenekler, çocukken yaşadığımız davranışların diğer türlüsü ortaya çıkışını anlayışla kabullenmeliyiz. Şiddet göstermek veya sözel şiddette ilişkiyi bozacağı için ilk yapmamız gereken böyle anlarda en önemli davranış, anlamaya çalışmak .Davranışının altında yatan düşünce net bir şekilde söylenerek problem çözülebilir, öyle susarak anlamasını istemek biraz zor ve sancılı işler.

Huzurlu bir yuvanın olmazsa olmazları;

Sevgi, hoşgörü, anlayış, sadakat, dürüstlük, espirili bir hayat felsefesi ve zihinsel sağlık. Diğer yanlar ise, bir evin geçimini sağlayacak kazanç (ekonomik durum) Kadınında erkeğin de çalışması her ikisi içinde yararlı ve faydalıdır. Evde iş bölümü yapılmalı, kadın tüm evi tek başına döndürmemeli, erkeğinde yardımı olmalı hayat müşterektir demişler her işte yan yana olmak hem keyifli hem güzeldir.

Bazen eşler herkesin içinde kavga ettiği olur bu olmamalı herkesin içinde davranışlar ölçülü ve yerinde olmalı. Sonradan ikili olarak ne konuşursanız konuşursunuz. Bu hususlar önemlidir, dışsal veri açığı oluşmamalıdır.

Bazende erkeğin ailesi bazende kadının ailesi arasında fikir anlaşmazlıkları görgü farklılıkları oluşabilir, bunları saygıyla karşılanmalı değiştirmeye çalışılmamalıdır, sonuçta herkes aynı olamaz değil mi ?

Dedikodulara karşı dikkatli olunmalı kadınla erkek arasında ortak bir dil oluşturulmalı, bir konuda kadın farklı erkek farklı konuştu mu etraftan benzin dökmeye gelenler olabilir, bu yüzden kadınla erkek aralarında anlaşarak aynı söylemler içinde olmalı.

Aile içinde üçüncü kişilerin özgül ağırlığı gibi durum yer almasını doğru bulmam, sonuçta eşlerin birbirini bulmasına o özgül ağırlığı olan kişi bir araya getirmiyor, o yüzden ne sorun ne problem varsa eşler oturup konuşmalı çözüm bulunamıyorsa o zaman aile danışmanlığı yapan yetkililerden yardım almak daha etkili ve verimli görürüm. Yeni problemleri eski adetlere göre çözümü olmayacağı kanaatimdeyim. O yüzden her zaman yeniliklerden yana ve bilimsel çalışmalardan yana olmayı tercih edilmesi gerektiğini savunurum.

Toplumdaki herkes mutlu bir hayat sürmek ister ama önemli olan sıkıntılarla nasıl baş ettiğimizdir . Yolun denge noktasında olup yaşamın her anında keyif ve huzurlu olmak gerekir. Mutlu olmayı başarmak istiyorsak içimizde  yıkılan umutların üstüne yenilerini inşa etmekten yılmadan yorulmadan çalışmak ve çabalamaktan geçiyor.

Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here