Hulusi Kentmen Aslında Kimdir?

0
“Yıllarca hep zengin, fabrikatör baba rolünü oynadım. işin en acıklı kısmı ise bütün gün zengin baba rolünü oynayıp çekim bitiminde eve gitmek için soğukta, köşedeki durakta dolmuş beklemem olmuştur.”

 HULUSİ KENTMEN KİMDİR?

 

Hulusi Kentmen, Türk Tiyatro ve Sinema Oyuncusudur.

 

 

 

Hulusi Kentmen Kimdir?

➡ Hulusi Kentmen, Türk Tiyatro ve Sinema Oyuncusudur.

 

 

 

 

 

 

 

Hulusi Kentmen,

1)  Yeşilçam’ın unutulmaz bir sinema oyuncusudur.

2)  Yeşilçam’ın pos bıyıklı babacan oyuncusudur. 

3) Bir çok filme de baba ve dede rolleri ile karşımıza geçmiştir.

4) Halkın gözünde her zaman babacan, zengin fabrikatörü olarak zihinlere kazınılmıştır.

5) Bir çoğumuz filmlerini izlerken onun gibi yufka yürekli bir babamız-dedemiz olsa diye iç çekmişizdir. 

6) Pos bıyıklarıyla, şen kahkahalarıyla, güleç yüzü ile, muzip hareketleri ile bazen de o sinirli bakışlarıyla her role yakışan Hulusi Kentmen, kısa bir zaman da Yeşilçam filmlerinin en sevilen oyuncularından biri oldu çıktı.

7)  Bazen sinirli bazen vurdumduymaz gibi davranması ile tanıdık ama sonun da kızgınlığını bir yana atıp yufka yüreği ortaya çıktı.

8) Her rolü oynadı: bazen çocukla çocuk oldu ama yalnız kötü adam rolü oynamamıştır. 

9) Her filmin de duvarda çerçevelenmiş bir fotoğrafı mutlaka bulunurdu.

10)  Tek kötü alışkanlığı hayatı boyunca sigara içmek olmuştur.

 

 

Hulisi Kentmen’in Hayatı

1) Hulusi Kentmen’in Doğum Yeri ve Tarihi;

Hulusi Kentmen, 20 Ocak 1912 yılında Tirnova Bulgaristan da dünya’ya gelmiştir.

2) Hulusi Kentmen’in Türkiye’ye Gelişi;

Hulusi Kentmen daha yeni dünya’ya geldiği sıralar 1912 yılında Balkan Harbi başladığında oradan kaçarak İstanbul’a gelirler.

3) Hulusi Kentmen’in Öğrenim Hayatı;

• Hulusi Kentmen, ilkokula İstanbul da başlar. 

• Sonra ailesi ile birlikte İzmit’e taşınır.

İlkokul yılların da tiyatroya merak sarar.

İzmit Akçokaca İlkokulu’nda okuyordur.

Hatta gelecekte sinemamızın unutulmaz aktörlerinden olan Atıf Kaptan da Hulusi Kentmen’le aynı okuldadır, sadece Hulusi Kentmen’den bir kaç sınıf üstte okumaktadır.

• Okulun tiyatro bölümü vardır. Ali Kaptan tiyatro kolundadır ve bu tiyatronun başkanlığını, piyeslerin sergilenmesine öncülük etmektedir.

Hulusi Kentmen de bir kaç kez sahneye çıkar orada.

İzmit’te körfez da yaşamanın çocuklarda özendirici yanları olmuştur. Çünkü Yavuz Zırhlısı körfez’dedir. Okulun bahçesine çıktıkları her an denizi ve Yavuzu görmektedirler. E haliyle öğrenciler’in çoğu denizci olmaya özenirler. Bahriyelerin kıyafetindeki gösteriş halk dilinde ki tabiri ile afilli kıyafetler içerisinde olması çocukların gözünde hayranlıklarını kat be kat artırmıştır. Hal böyle olunca da bir anda herkes’in hayali denizci olmak oluvermiştir. 

Hulusi Kentmen’in de deniz tutkusu İzmit’te körfezde oturmalarından gelmektedir. 

Babası’nın kayığı bulunmaktadır. Babası ile birlikte düzenli olarak hafta da 1 kez balığa çıkmaktadırlar.

Ondandır denize ve yosun kokusuna tutkusu.

O da her arkadaşı gibi Bahriyeli olmak istemektedir.

4) Hulusi Kentmen’in Hayali’ni Gerçekleştirmesi;

Hulusi Kentmen, hayallerini gerçekleştirmek için ortaokul yıllarında İstanbul’a gidip Deniz Astsubay Okulu’nda okumaya başlar.

Hulusi Kentmen bir hayalini gerçekleştirir ve bahriyeli olur.

Tam tamına 34 yıl denizcilik yapar. 

5) Hulusi Kentmen Oyunculuğu ve Askerlik Hayatı ile Dikkat Çeker;

1320/2095 sicil nosu ile 6 yıl boyunca Deniz Kuvvetleri’nde motor ya da muharebe Astsubay olarak görev yapmıştır. 

O zama’nın Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk, Çankaya da sanatçılar için düzenlenen davete Hulusi Kentmen’i de çağırır. 

• Hulusi Kentmen içeri gire girmez doğruca Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk’ün önüne geçerek asker selamı ile şu tekmili verdi: “Bendeniz Enkaz-ı Bahriye’den Astsubay Hulusi Kentmen, emredin komutanım!” Bu tekmil Fahri Korutürk’ün çok hoşuna gider. Herkes gülüşmeye başlar. Korutürk, Kentmen’e dövmeleri’nin durup durmadığını sorar. O zamanlar özellikle denizcilerde vücutlarına dövme yaptırmak gibi adetleri çokmuş. Kentmen, “Elbette.” diyerek dövmelerini göstermek amacı ile Fahri Korutürk’ün önünde soyunmaya yeltenince, diğer askerler olaya hemen el atıp Kentmen’i durdururlar. Salonda bir anda gülüşmeler kahkahaya dönüşür.

1940 yılında kara görevi ile Kasımpaşa dikimevine tayini çıkar. 

Dikimevi öğle saatlerinde kapanıyordur. Yaz günleri yapacak fazla bir iş yoktur.

Hulusi Kentmen Kadıköy de oturuyordur. 

Eski mahalle arkadaşları Halkevi Tiyatro koluna gidiyorlardır. 

Dikimevi’nin öğle saatlerin de kapanmasını fırsat bilen Kentmen canı sıkıldığı için onlarla birlikte Halkevine gider ve provaları izlermiş.

Bir gün provaları izlerken  “İbn-ür Refik Ahmet Nuri Bey’in Hisse-i Şayia adlı oyunu” sahnelenecektir. Fakat bir oyuncu eksiği oluşur. Yönetmen Reşit Baran: “Hulusi Bey gelip provaları izliyor, oldukça da ilgili. Teklif etsek acaba kabul eder mi, oynar mı?”. der ve teklifte bulunulur. Önce bir tereddüt yaşar Hulusi Kentmen. “Olmaz ben askerim, nasıl olacak? Görev yaptığım yer devlet dairesi” der. Sonra bir anda ilkokuldayken tiyatroya ilgisi gelir aklına gözünü karartıp, aman ne olacaksa olsun diye düşünür ve kabul eder.

Hulusi Kentmen sahneye çıkar. Bir tutkusunu, hayalini daha gerçekleştirmiş olur.

Daha sonraları Avni Dilligil Ses Tiyatrosu’nu kurar. Kadroya Hulusi Kentmen’i de alır.

 

Hulusi Kentmen'in Körfezde yaşamanın getirdiği deniz sevgisi ile Deniz Kuvvetleri'nde astsubaylık yaptığı dönemi.
Hulusi Kentmen’in Körfezde yaşamanın getirdiği deniz sevgisi ile Deniz Kuvvetleri’nde astsubaylık yaptığı dönemi.

 

 

6) Hulusi Kentmen’in Tam Olarak Sinemaya Geçiş Hayatı;

1942 yılın da yine bir tesadüf sonrası Aölf Körner’in yazıp yönettiği “Sürtük” filmi ile sinemaya adımını atar.

1943 yılında da Şadan Kamil’in yönettiği “On Üç Kahraman” filminde oynar.

1945 yılın da yine Mümtaz Ener’in Refik Kemal Arduman’la yönettiği “Köroğlu” filminde oynar. 

Hulusi Kentmen’in sinema hayatı bir açılır pir açılır, şansı yavar gidiyor ve tesadüfler de yolunu açık tutmaktadır. 

1946 yılın da oyuncu, yönetmen ve dublaj sanatçısı Ferdi Tayfur, “İpekçilere Sene de Bir Gün” filmini çekecektir. Ses Tiyatrosu’ndan tanıdığı Hulusi Kentmen’i de filmin de oynatır. Filmin başrol oyuncusu da Cahide Sonku’dur. (Cahide Serap ya da bilinen adıyla Cahide Sonku, Türk sinema ve tiyatro oyuncusu. Türk sinemasının ilk kadın film yönetmeni ve ilk kadın yıldızıdır.)

1960’lı yıllara geldiğinde setten sete koşmaya başlar Hulusi Kentmen. Bazı yıllarda 8-10 film de rol aldığı olmuştur. 

Bir an da salon komedilerinin aranan, vazgeçilmez oyuncusu olmuştur. Adım adım tırmanmaktadır oyunculuğu.

Hulus’i Kentmen’i bir dönem Ayşecik’li, bir dönem Tarık Akan’lı, bir dönem Öztürk Serengil’li, Vahi Öz’lü filmlerde görmeya başlıyoruz. 

Bazen tatlı sert baba, bey babadır, dededir, fabrikatördür, komiser, ağadır, beydir, efedir, çavuştur, kaymakamdır, zabıta memuru, albay kolej sahibi, kaptandır… Saymakla bitmez. Ama bütün bunların toplamında sonuç hep aynı çıkar: sevimli, pos bıyıklı Hulusi Kentmen amcamız, babamız, dedemizdir. Bir anda herkesin gönlüne taht kurmuş bizden biri olmuştur.

 

Bazen tatlı sert baba, beybabadır, dededir, fabrikatördür, komiser, ağadır, beydir, efedir, çavuştur, kaymakamdır, zabıta memuru, albay kolej sahibi, kaptandır... Saymakla bitmez. Ama bütün bunların toplamında sonuç hep aynı çıkar: sevimli, pos bıyıklı Hulusi Kentmen amcamız, babamız, dedemizdir. Bir anda herkesin gönlüne taht kurmuş bizden biri olmuştur.

 

 

Hulusi Kentmen’in: deniz, sinema, tiyatro kadar sevdiği başka bir tutkusu da kemandır. Uzun yıllar keman çalmıştır Kentmen. Özellikle Beethoven’in keman konçerto’larını (birlikte çalınmak üzere, orkestra ile bir solo çalgı için bestelenmiş müzik yapıtı) çok severmiş.

 

 

Hulusi Kentmen'in: deniz, sinema, tiyatro kadar sevdiği başka bir tutkusu da kemandır. Uzun yıllar keman çalmıştır Kentmen. Özellikle Beethoven'in keman konçerto'larını (birlikte çalınmak üzere, orkestra ile bir solo çalgı için bestelenmiş müzik yapıtı) çok severmiş.
HULUSİ KENTMEN VE TORUNU ALİ.

 

 

 

 

“Yıllarca hep zengin, fabrikatör baba rolünü oynadım. işin en acıklı kısmı ise bütün gün zengin baba rolünü oynayıp çekim bitiminde eve gitmek için soğukta, köşedeki durakta dolmuş beklemem olmuştur.”

 

Hulusi Kentmen: “Yıllarca hep zengin, fabrikatör baba rolü oynadım, İşin en acıklı kısmı ise bütün gün zengin baba rolü oynayıp çekim bitiminde eve gitmek için soğukta, köşedeki durakta dolmuş beklemem olmuştur.” demiştir.

 

 

 

Hulusi isminin anlamı: saf, halis, içi temiz, içten, candan manasına gelmektedir. İnsan bir isme bu kadar layık olabilir mi? Hulusi Kentmen olmuş ama. 

Halk nazarında babacan, dert ortağı, esnaf ya da iş adamı farketmeksizin sonuçta hep dürüst bir kişilikte rol almıştır. 

 

7) Hulusi Kentmen’in Evliliği;

 Hulusi Kentmen 1938 yılında Refika Kentmen ile evlenmiştir. 

Refika Hanım ve Hulusi Bey, büyük bir aşkla birbirlerine tutulurlar, Hulusi Bey’le Refika arasında 10 yaş fark vardır. Ama işte gönül ferman dinlemez sözü de tam buraya yakışır cinsten.

Refika Hanım 17 Hulusi Bey de 27 yaşında iken evlenme kararı alırlar. 26 Kasım 1938 tarihinde imzalar atılır. Çok uzun yıllar sürecek bir dostluk, yoldaşlık, eş ve aşk böylece resmileşmiş olur. Bu hayat arkadaşlığı ölüm onları ayırıncaya kadar sürer.

• Rafika Hanım, Rumelili Rusçukludur. Evlendiklerin de yumurta dahi pişirmesini bilmez. Hulusi Bey ise bekarlık deneyimi nedeni ile az biraz da olsa yemek bilgisine sahiptir. Bunları zamanla eşine de öğretir. Sonun da eşi her şeyi öğrenir ve mükemmel bir ahçı, ev işlerinin de tam bir patronu olur. 

Hulusi Kentmen’le Refika Kentmen’in aşkı anlatmakla bitmez. Bu zaman da böyle bir sevda bulunması zor yaranızı fazla deşmemek lazım.

Hulusi Kentmen’le eşi Refika Kentmen’in bitmek bilmeyen aşkları vardır. Her gün azalmak yerine çoğalan bir aşk. Hulusi Kent’men bir röportajı sırasında eşi Refika Kentmen’e mesleği sorulur, Refika Hanım da: “ev hanımıyım” der. Hulusi Kentmen hemen atılır: “Hulusi Kentmen’in karısıyım desene!” der. Buradan bile aşklarının yüceliği gayet net anlaşılmaktadır.

 

8) Hulusi Kentmen’in Çocuğu;

1942 yılında eşi Refika Kentmen Hulusi Kentmen’e bir oğul bağışlar. 

Adını da Volkan koyarlar.

 

9) Hulusi Kentmen’in Torunları;

Hulusi Kentmen’in iki torunu olur.

Artık rol gereği değil gerçekten dede olur.

 

10) Hulusi Kentmen’in Oynadığı Tiyatro Oyunları;

  • Adam (Mebrure Alevok) – 1943 Ses Tiyatrosu
  • Çatallı Köy – 1965 İstanbul Şehir Tiyatroları

• Hulusi Kentmen, 1942-1988 yılları arasında 500’e yakın filmde rol aldı.

 

 

Hulusi Kentmen’in Ölümü

Marmara Üniversitesi Hastanesi’nde böbrek yetmezliği tedavisi gören Hulusi Kentmen 81 yaşında 20 Aralık 1993’te hayata gözlerini yumdu. 

Hastalığı: ölmeden yaklaşık 1 ay önce rahatsızlanarak, kalp ve böbrek yetmezliği teşhisi ile hastaneye kaldırılan Hulusi Kentmen bir süre yoğum bakımda tedavi görür. Daha sonra doktorlar durumu’nun iyiye gittiğini söyleyerek dahiliye servisine yatırılır. 

Ancak 1 hafta sonra sağlık durumu yeniden ağırlaşır ve tekrardan yoğum bakıma alınır, solunum makine bağlanmıştır. 

Hastane yetkilileri, Hulusi Ketmen’i tüm çabalara rağmen kurtaramadıklarını ve ölüm tarihini 20 Aralık 1993 diye not alırlar.

 

Marmara Üniversitesi Hastanesi'nde böbrek yetmezliği tedavisi gören Hulusi Kentmen 81 yaşında 20 Aralık 1993'te hayata gözlerini yumdu. 

 

 

Hulusi Kentmen’in mezarı Karacaahmet mezarlığındadır.

 

Hulusi Kentmen'in mezarı Karacaahmet mezarlığındadır.

Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here