Hoşçakal Acı’m…

0
Hoşça kal eski
Hoşça kal eski

Bana ait atan bir kalple beraber bir sürebilecekken keyfim, bir başıma sadece bana ait yalnızlıkla kapatıp açıyorum gözlerimi dünün aynısı her güne. Yeni bir güne yeni bir umut gibi çıkagelmişken daha dün, bugün yalnızlık derin vadilerde saçlarımı savurası rüzgar gibi. Öyle pervasız öyle savunmasız…

Sahipsiz kalmış kalbimle damarlarımdan akan kanın her damlasını hissederek yaşıyorum artık. Sana gelmek isterken tıkanan yollarım oluyordun ya, ah sevgili gidişin bile afilli. Öyle bir titrettin ki sen bir zamanlar kalbimi, ruhum karanlıklarda boğuluyordu her vakti.

Her acımın yara bandı içimde…

Ama unuttum artık seni. Bu kalp öyle çok kırılmış ki, paslı bıçaklarla kanattığım yaralarımdan akacak renk kalmadı sanki. Kırıla kırıla sevmeyi öğrendim senden. Bugün heybeme kalanlar bana gidişinin en güzel hediyesi.

Artık ben her gece gücümü kanatmaya doyamadığım yaramdan alıyorum. Ama öğrendim ki her acının yara bandı içimizde saklı. Gidişinin acısını ne başka bir ne de bir dost tesellisi hafifletti. Sen gittin, ben önce saniyelere takıldım sonra dakikalara, ardından saatler, günler derken bir de baktım aylar yıllar geçiverdi yaralarımın üstünden.

Bakmaya doyamadığın gözlerim, dokunmaya kıyamadığın kalbim artık huzur dolu.

Teşekkür ederim, beni olgunlaştırdın diye…

Senin acılarını da paylaştıkça eklemişim ben anılarıma. En çok onlardan kurtulmam zaman aldı. Hep bir merak, acıyor mudur en derin yaraları diye düşünürken seni her an, unutmuşken kendimi çoktan; zaman geçtikçe bir de baktım, benim de acılarım varmış.

İşte o an sen daha az meşgul eder oldun hafızamı. Daha az seni düşünerek uyandım. Daha da iyisi seni düşünmeden uykulara daldığım geceler oldu ve bir yanım artık bundan pişmanlık duymaktan vazgeçmişti. Eriyen bir mum gibi akıp gittin hafızamdan, geriye de sadece bunları yazmak kaldı.

Seni düşünmeden dalamadığım uykuları, gelmene yakın seni beklediğim pencereleri, sana açtığım bütün kapıları ve sonra bir gün hiç gelmediğini düşünüyorum da şimdi; sana ancak teşekkür edebilirim sevgili. Beni büyütüp acılarla olgunlaştırdın diye. Belki sayende hayatıma gelen yeniliklere, her şeye ama her şeye.

Öyle hafif ki artık ruhum, benim sana sunduklarım hiç geçmiyor aklımdan. Verdiğim emekler, vazgeçtiklerim ya da vazgeçirttiklerin… İnan artık hepsi birer tatlı anı ve hayatımın olgunluk senatoları.

Sen artık en güzel eskisin…

Yeni bir , yeni bir gün, yeni bir umut… Artık bütün yeniler benim ve sen en güzel eskisin. Çocuk yanımın bir parçası, en sızılı anılarla öğrendiklerimin başöğretmenisin.

Büyüdü kalbim aldığım yaş kadar. Oysa ben hiç yaşlanmayacaktım, söz vermiştim kendime. Şimdi yaş almanın da verdiği bir olgunlukla biliyorum ki hayat yaşamaya değer, uçsuz bucaksız. Ve en güzel yanı sensiz de olurmuş, anladım bunu. Bir zamanlar zannederken sensiz yaşayamayacağımı, anladım ki sen olmadan değil, ben olmadan yaşanmazmış bu hayat.

Hoşça kal, bir ömür…

Bu Yazıyı Okuyanlar Bunları da Okudu . . .

Share
Web sitemizden yazı kopyalayıp, başka platformlarda yayınlamak telif suçu kapsamında cezalandırılacaktır. Web Sitemize Hoş Geldiniz.Twitter Takip Edilesi Hesaplar >> @tarihnedio , @SerhatOner24

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here