Hikayene Sahip Çık: Dünya Görsel Ve İşitsel Miras Günü Kutlu Olsun!

0

Hepimiz hikayeleri severiz. Hikayelerle büyüdük. Çocuklarımıza hikayeler anlatırız. Derslerde hikayeler duyarız. Bu hikayeler kimi zaman hayal ürünü olur, kimi zaman memleketimizin gerçek hatıraları. Ancak ne olursa olsun bu bizim hikayemiz, bu insanlığın hikayesi. 

Gerçek dışı olan hikayelerin önemi nedir? Çocuklarımıza neden bu masal türünden olan hikayeleri anlatırız? Gerçek olmadığını biliriz. Ama yine de anlatmaya devam ederiz. Anlattığımız bu tür hikayeler genelde evrensellik içerir. Tüm insanları ilgilendiren konulardan bahsederiz. Örneğin iyiliğin önemini anlatırız çocuklarımıza. Gelişmenin ne kadar önemli olduğunu, yardım etmenin ne kadar gerekli olduğunu anlatırız. Büyüdüğü zaman bu hikayeleri hatırlayıp bunlara uygun davranmalarını umut ederiz. Peki bu hikayeler nereden geldi? Hiç düşündünüz mü? Gerçek değiller, nesilden nesile aktarıyorlar ancak bunlar nereden çıktı?

Bu tür hikayeler her ne kadar gerçek dışı unsurlara sahip olsalar bile aslında insanlığın kaydedilmiş hikayeleridir. Bu hikayelerin oluşabilmesi için eskiden insanlar bir şeyler yaşadılar ve böyle olmasını umdular. Gerçek böyle değildi ama böyle olmasını dilediler ve bunun doğru olduğuna inandılar. İnandıklarını da nesilden nesile aktarmaya çalıştılar. İyiliğin, iyi bir şey olduğunu anlayabilmek için onu yaşamak gerekmez mi sizce de ? İyi bir şeyi seçebilmek ve bunun sonuçlarını görebilmek için bir takım şeyler yaşamamız gerekir. Masalların öncesinde kim ne yaşadı da bunu hayal etti bilmiyoruz ancak iyiliğin gerekli ve güzel bir şey olduğunu bilmemizi sağladı. İşte bugün de buna benzer şeylerle ilgili. Bugün 27 Ekim 2017 Dünya Görsel Ve İşitsel Miras Günü. 

Bir insanın sahip olabileceği en güzel miras nedir? Görsel ve İşitsel olarak kaydederek nesilden nesile akıtabildiğimiz gerçeklerimiz değil midir? Kimiz, neyiz, nereden geldik, bizden öncekiler kimlerdir, neler başarmışlar, neler kaybetmişler, neler kazanmışlar artık oturduğumuz yerden bile bir çok şey biliyoruz bu sorularla ilgili. Ve bu soruların bulabildiğimiz tüm cevaplarını şuan biliyor olmamızı bizden önceki kaydedilen mirasa sahip çıkanlara borçluyuz. 

Ben müslümanım! Ben hristiyanım! Ben paganım! Ben ateistim! Ben insanım! 

Atalarımızın bize miras bıraktıkları sayesinde kendi ruhsal yolumuzu seçebiliyoruz. İnsanlar hangi dine inanacaklarını hiçbir baskı altında kalmaksızın seçebilme özgürlüğüne sahipler. Seçtikleri yolun ne olduğunu biliyorlar. Dinlerinin geçmişini biliyorlar. Dinlerine ait tarihte ne yaşandığını biliyorlar. İnandıkları şeye neden inandığını biliyorlar. Evrenselliği kabul ediyorlar. Dünyayı başka insanlarla paylaştığımızı ve hepimizin farklı hikayeleri olduğunu biliyorlar. 

Kültürlerimiz hakkında bilgi sahibi olabiliyoruz. Şuan yaşadığımız topraklar üzerinde eskiden kimler yaşamış biliyoruz. Kimler savaşmış biliyoruz. Burada neler yaşanmış biliyoruz. Kendimize ait atalarımızdan gelen gelenekleri biliyoruz ve onlara sahip çıkıyoruz. Yemeklerimizi yabancı birisi geldiğinde sunabiliyoruz. Dünyada başka kültürlerin, yemeklerin ve geleneklerin olduğunu da biliyoruz ve mümkün olduğunca bilgi alışverişinde bulunuyoruz. 

Konuştuğumuz dilimizin geçmişini biliyoruz. Kimler tarafından bulunmuş, ne zaman konuşulmaya başlanmış, tarihçesi nedir, geçmişi nedir biliyoruz. Aynı zamanda dünyada başka dillerin varlığını da kabul edip birbirimizin dillerini öğrenmeye çalışarak iletişim kuruyoruz. 

Dinimiz ne olursa olsun, dilimiz ne olursa olsun, nerede yaşıyor olursak olalım, kültürümüz ne olursa ne olsun hepimiz insanız ve aynı amaca hizmet ediyoruz. Mirasımızı saklamak ve yaşadığımız dünyayı geliştirebilmek. Şuan gördüğümüz bir şeyi son kez görüyor olabiliriz. Bu yüzden bazı şeyleri ölümsüzleştirmeye ve nesilden nesile aktarabilmek için kaydetmeye ihtiyacımız var. Unutmayın, bizim şuanki hikayemiz bir sonraki nesilin geçmişi olacak. Şuan yaşadıklarımız bir sonraki nesilin tarihi olacak. Şuan yaşayan insanlar bir sonraki insanların ataları olacak. Şuan yapmayı başardığımız her şey insanlık tarihinin biraz daha gelişmesi için bir aşama olacak. Geçmişten günümüze biz insanlar soyumuzu devam ettirebilmek için bir yardımlaşma içindeyiz. Beraber hastalıkları bulduk, tedavileri bulduk, geçmişimizi bulduk. Bunu din, dil ve ırk ayırmaksızın hep beraber el ele başardık. Bizden öncekiler önceki kademeleri başarmıştı. Bizde hep beraber bazı kademeleri başaracağız. Bu sayede bizden sonrakiler bulundukları dünya için kademeleri ilerlemeye ve geliştirmeye devam edecekler. Bu dünya benim! Bu dünya senin! Bu dünya BİZİM! 

Bu senin hikayen! Bu benim hikayem! Bu bizim hikayemiz! Bu insanlığın HİKAYESİ! Hikayene sahip çık. 

Dünya Görsel Ve İşitsel Miras Gününüz Kutlu Olsun. 

 

Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here