Hicret İzni ve Hain Plan

0
32

Akabe biatlarının ardından Mekkeli Müslümanlar Medine’ye göç etmeye başladılar. Hz. Muhammed(s.a.s) de kendisi için Rabbinden hicret izni beklemekteydi. Nihayet beklenen izin geldi.

Müşrükler Resulullah’ın(s.a.s) Medine’ye göç etmesini engellemek istiyorlardı. Çünkü onun başka bir şehre yerleşmesi İslam’ın yayılışını hızlandıracaktı. Bunun için aralarında toplanarak ne yapacaklarını müzakere etmişler. Peygamberimizin(s.a.s) sürgüne gönderilmesi, hapse atılması ve öldürülmesi de dahil pek çok plan üzerinde durdular. Sonunda onu öldürmeye karar verdiler. Ancak Haşimoğulları’nın kan davası gütmesini  engellemenin de bir yolunu bulmaları gerekiyordu. Bir plan yaptılar: Her aileden bir kişi seçilecekti. Bu kişiler hep birlikte Hz. Muhammed’i(s.a.s) geceleyin yatağında uyurken öldürecekti. Böylece Haşimoğulları bütün Mekke’yi  karşısına alamayacaktı.

Kendilerince kusursuz bir plan yapmışlardı. Fakat görevli kişiler suikast hazırlıklarına koyulduğu sıra, Hz Peygamber(s.a.s) durumlardan haberdar oldu.

Müşrikler bütün düşmanlıklarına rağmen, Hz. Muhammed’in(s.a.s) dürüstlüğüne güvenmiş ve emanetlerini ona teslim etmişlerdi. Peygamberimiz(s.a.s) suikast gecesi kendisinde bulunan emanetleri sahiplerine iade etsin diye Hz Ali’ye bıraktı. Suikastçıları yanıltmak için de Hz. Ali’den o gece kendi yatağında yatmasını istedi. Ona ”Benim yatağımda yat ve uyu. Sana onlardan zarar gelmeyecek.” dedi.

Gece yarısı, kendisini öldürmekte görevli olan grup kapının önünde beklerken o, Yasin suresinden ayetler okuyarak evden çıkıp gitti. Onu kimse göremedi.

Müşrikler, Hzç Peygamber’in(s.a.s) çoğu geceler ibadet etmek için Kabe’ye gittiğini biliyorlardı. Niyetleri dışarı çıktığında onu öldürmekti. Eve girmek istemiyolardı. Zira gece yarısı, kadınların da bulunduğu bir eve girmeyi kötü ahlak olarak kabul ediyorlardı. Bu yüzden sabaha kadar beklediler. Geceleyin içeriye baktıklarında Resulullah’ın(s.a.s)  abasına bürünüp yatan Hz. Ali’yi görmüş ve Hz. Muhammed’i(s.a.s) elinden nasıl kaçırdıklarını bir türlü anlayamadılar. Bu durum karşısında hayıflanmaktan başka bir şey yapmadılar.

 

You may also like

Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here