Hazreti Ömer’in Şehadeti

0

    Bir sabah namazı vaktin de  Ömer (ra) iki saf arasından geçip “Saflarınızı düzeltin” dedi ve öne geçip tekbir getirdi. Birinci rekâtta Yusuf ya da Nahi veya başka bir sureyi okudu. O esnada insanlar toplanmışlardı. Rükû için tekbir getirdiği esnada , “Köpek beni öldürdü ya da yedi” dedi. Ömer (ra) yaralanmıştı onu yaralayan etrafındaki herkese de saldırmış bu yaralananlardan yedisi ölmüştü . Olayı görenler hemen yarasına müdahale etmişlerdi Hazreti Ömer (ra) ise Abdurrahman b. Avf’ın elinden tutup onu namaz için öne geçirmişti. Namaz bitince Ömer (ra) kendisini öldürmek isteyenin kim olduğunu öğrenmek üzere İbn Abbas’ı görevlendirmişti aradan bir saat kadar bir zaman geçmişti İbn Abbas (ra) kendisini öldürmek isteyenin Muğire’nin kölesi Ebu Lü’lü olduğunu söyledi bunun üzerine Ömer (ra), “O mu yaptı? ” deyince ibni Abbas, “Evet” dedi. Ömer (ra), “Allah onun canını alsın. Ona iyiliği emretmiştim. Allah’a hamdolsun ki, ölümümü bir Müslüman’ın eliyle gerçekleştirmedi karşılığını verdi.    Ömer (ra) yaralıydı kaldırılırak evine götürüldü. İnsanlar daha önce böyle bir musibetle karşılaşmamışlardı. Kendisine hurma suyu getirilmiş ve içmişti. Fakat içtikleri yan tarafından akmıştı. Süt getirilince onu da içmiş fakat o da yarasından akmaya başlamıştı. İnsanlar onun öleceğini anlamışlardı ve öylede olmuştu şehadete yürüyecekti Allah Resulünün kendisine Ömer’ül Faruk dediği, gelişiyle hakk ile batılın ayrılmasına vesile olan 40. Müslüman..

 

Kimsenin Hakkı kalmasın..

     Ömer (ra), “Ey Abdullah b. Ömer, üzerimde bir borcun olup olmadığına bak!” dedi. Hesap yapıp bunun seksen iki dirhem ya da buna yakın bir rakam olduğunu gördüler. Ömer (ra), “Şayet Ömer ailesinin buna malı yeterse bu borcu halledin. Şayet yetmezse Adiy b. Ka’boğularının malından karşılayın! Şayet bu da yetmezse gidin Kureyş’ten isteyin. Bunlar dışında başkasından istemeyin! Bu borcumu ödeyin!

Hazreti Muhammed Sallallahu Aleyhi ve Sellem’e komşu olma arzusu..

    Mü’minlerin annesi Aişe’ye gidin ve ‘Ömer sana selâm söylüyor’ deyin. Mü’minlerin Emiri demeyin. Çünkü bugünden itibaren Mü’minlerin Emiri değilim. Ona, Ömer (ra), iki arkadaşıyla beraber olmak için senden izin istiyor deyin” sözlerini söyledi. Abdullah b. Ömer izin isteyip Hz. Aişe’nin yanına girdi. O esnada Hz. Aişe’yi oturmuş, ağlar halde gördü. Abdullah, “Hattab’ın oğlu Ömer sana selâm söylüyor. Her iki arkadaşımn yanın defnedilmek için izin istiyor” deyince Hz. Aişe “Ben bunu kendim için istiyordum. Fakat bugün onu kendime tercih ediyorum” dedi.  Abdullah oradan ayrılıp da dönünce insanlar, “işte Abdullah b. Ömer geliyor” dediler. Ömer (ra), “Beni doğrultun” deyip Abdullah’a, “Ne haber getirdin?” diye sorunca Abdullah “Seveceğin bir haber getirdim ey Mü’minlerin Emiri” dedi ve Hz. Aişe’nin izin verdiğini belirtti. Ömer (ra) “Benim için bundan daha önemli bir şey yoktu. Öldüğümde beni ona götürün ve selâm verin! Ona “Hattab’ın oğlu Ömer, senden izin istiyor” deyin şayet izin verirse beni oraya defnedin! Şayet reddederse beni Müslümanların mezarlığına gömün!” dedi. Ve ruhunu teslim etti, şehit oldu.
Halifeliği on yıl altı ay ve bir gün sürmüş 63 yaşında hicri 23 senesinde Zilhiccenin bitimine üç veya dört gün kala Çarşamba günü şehit edilmişti. Ebu Zur’a Tarih’inde İbni Cerir el-Beceli’den aktardığına gçre, Muaviye’nin yanında olduğu bir sırada
Resûlüllah Sallallahu Aleyhi ve Sellem (altmış üç (63) Ebubekir (ra) altmış üç (63) ve Ömer (ra) altmış üç (63) yaşında vefat ettiler” demiştir.

Ömer (ra) Şehit edildikten sonra..

     Ömer (ra) şehit edildiktenn sonra müslümanlar büyük bir korkuya kapılmışlardı. Ömer (ra)’ın duyduğu acıdan başka herhangi bir konu konuşulmuyordu. Müslümanların bu olaydan büyük bir korku hissetmeleri, bu işin Mescid-i Nebevi’de sabah namazı esnasında olmasıydı. Bu olaydan sonra Müslümanların içine düştüğü durumu bilmemiz, onların içlerinde neler hissettiğini anlamaya yeter. O hali Amr b. Meymun şöyle dile getirmişti “Insanlar daha önce böyle bir musibetle karşılaşmamışlardı.” İbni Abbas ise bu işi araştırmak için gidince gördüğü her insanın sanki en genç evladını kaybetmişçesine ağladığına şahit olmuştu olması gerekende buydu aslında Hazreti Ömer (ra) hidayet rehberiydi. Hak ile bâtılın arasını ayırandı. İş böyle olunca insanlar tabii ki son derecede etkileneceklerdi. İnsanlardaki bu etki onun tüm Müslümanları nasıl etkilediğini izah etmesi açısından önemlidir.

Müminlerin Emiri’inde sonra yemek yiyemiyorlardı..

      Ahnef b. Kays’ın anlattıkları: “Ömer (ra)yaralanınca Süheyb’e, ‘Şûra heyeti’ birini halife seçinceye dek, namaz kıldırması ve gelenlere yemek yedirmesi için emir verdi. Yemek için sofra kurulunca insanlar yanaşmadılar. Bunun üzerine ibni Abbas, “Ey insanlar! Resûlüllah (sav)öldü. Fakat biz ondan sonra yemeklerimizi yemeye devam ettik. Ebubekir (ra) ölünce de yemeklerimizi yemeye devam ettik. İnsanların yemekten başka çaresi yok” dedi ve yemeğe başladı.

 

Ondan Sonra..

     Abdullah b. Mes’ud,  Ömer (ra) ‘i hatırlayınca ağlar ve hatta önündeki taşlar bile gözyaşlarından ıslanırdı. Onlara şunu söylerdi: “Omer (ra) İslâm için bir koruyucu bir kaleydi. İnsanlar İslâm’a girer ve ondan çıkmazlardı. Ölünce, kale zayıfladı. İşte insanlar İslâm’dan çıkmaktalar. ” işte Ebu Ubeyde b. Cerrah’ın, Omer (ra)’ın ölümü üzerine sırasında söyledikleri: “Ömer (ra) ölünce İslâm zayıfladı. Omer (ra)’ın öldükten sonra ne yapayım ben dünyayı, dünyadan bana ne!” Ona neden böyle dediği sorulduğunda “Şayet yaşarsanız benim dediklerimin gerçekleştiğini görürsünüz. Bir kimse vali olup da Ömer (ra)’ın insanlardan yapmalarım istediği şeyi yapmalarını söylediğinde ona itaat edilmeyecektir. Böyle bir vali zayıf olduğu takdirde de öldürülecektir” şeklinde karşılık vermişti.

Kaynak Kitaplar:
Buhari, Kitabu Fezaili’s Sahabe
Sahihu’t-Tevsik fi Sireti.2l-Faruk
el- Bidaye
Eşheru Meşahiri’l-İslam
İbn Sâd, Tabakat
Taberi, Tarih
Evveliyetu’l-Faruk
İslam Tarihi Raşid Halifeler Dönemi 2, Hz Ömer, Ali Muhammed Sallabi

Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here