Hz. Muhammed (S.A.V.)’e İtaat ve Muhabbet Ali İmran 31. Ayet Tefsiri

0

Ali İmran Suresi 31. Ayet Tefsiri

Rivayete göre bu ayet, Yahudiler: Bizler Allah’ın oğulları ve sevgilileriyiz dedikleri zaman inmiştir. Necran heyeti de: Bizler Mesih İsa’ya Allah sevgisinden ibadet ediyoruz, dedikleri zaman indiği de söylenmiştir. Sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz zamanında Allah’ı sevdiklerini iddia eden topluluklar hakkında indiği de söylenmiştir ki sözlerini eylemle ispat etmeleri istenmiştir.

Peygamberin doğru sözlü olduğunu ve peygamberliğini kabul etmenin tek başına yeterli olmadığını itaatin, bağlılığın, boyun eğmenin… gerekli olduğunu İmam İbn-i Kayyim el-Cezviyye, Zadu’l Meâd adlı eserinde  şöyle ifade ediyor:

“Peygamberin gerçekten Peygamber olduğuna ve onun doğru söylediğine şahitlik eden ehl-i kitap ve müşriklerden pek çoğunun bu şahitliklerinin onların İslâm’a girmeleri için yeterli olmadığı gerçeği üzerinde düşünen herkes, İslâm’ın bunun ötesinde bir olgu olduğunu kavrayacak, İslâm’ın sırf kuru bir tanımadan ibaret olmadığını fark edecektir. Yine, Onun yalnız tanıma ve kabul etmeden ibaret olmadığını öğrenecek, İslâm’ın hem tanıma, hem kabul etme, hem bağlılık, hem itaat etme zorunluluğu hem de içiyle-dışıyla boyun eğme olduğunu anlayacaktır…”

Muhabbetin itaati gerektirdiğini ise Kadı Beydavi ayetin tefsirinde şöyle izah ediyor:

“Kul in küntüm tuhibbune (de ki: Eğer Allah’ı seviyorsanız bana tabi olun)”. Muhabbet nefsin bir şeyde fark edilen kemaldan dolayı ona meyletmesidir. Bu da onu ona yaklaştıracak şeye sevk eder. Kul gerçek kemalin yalmz Allah’a ait olduğunu ve nefsinde ve başka yerde gördüğü her kemalin Allah’tan, Allah ile ve Allah’a olduğunu bildiği zaman sevgisi ancak Allah için ve Allah’ta olur. Bu da ona itaat etmeye ve ona yaklaştıracak şeyi istemeye götürür. Bunun içindir ki muhabbet (sevgi) taat istemekle tefsir edilmiş ve ibadetinde, taatına hırsta Resul’e tabi olmayı gerektirmiştir. “yuhbibkümullah (Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın)”. Bu, emrin cevabıdır yani sizden razı olsun kusurlarınızdan geçerek kalplerinizin üzerindeki perdeleri açsın da sizi Cenab-ı izzetine yaklaştırsın ve sizi kutsal çevresine yaklaştırsın. Bunu da istiare ve mukabele (karşılık) yoluyla muhabbet ile ifade etmiştir. “Allah çok bağışlayıcı, çok esirgeyicidir” itaat ederek ve Nebi’sine tabi olarak kendine sevilmeye çalışanı çok bağışlayıcıdır.”

Bu aktardığımız bilgiler hem Hadislerle ve Sahabenin anlayış ve uygulamalarıyla hem de ulemayı İslam’ın uygulama ve izahlarıyla şüphe bırakmayacak çoğunluktaki fikir birliğine ulaşarak bu ve buna yakın manalarda kabul edilmesine rağmen Hadisler ve Hazreti Muhammed (ﷺ )’e karşı muhabbet, itaat ve O’nun şeriat koyuculuğuna itiraz eden veya dolaylı bahanelerle; hadis zayıf, mantığa uymaz ve buna benzer birçok akıl almaz ve mesnetsiz iddialarla İslam inancına taarruzda bulunmaları ne kadar akıl kârıdır tartışmasınna girmeden okuyan kardeşlerime bırakıyorum..

Selamun Aleykum Allah’a Emanet kalınız.

Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here