Hayat Kısa Kuşlar Uçuyor

0

“ Hayat kısa, kuşlar uçuyor…”

-Cemal SÜREYA

‘ Hayır şimdi değil daha sonra yaparım’, ‘Daha vakit var’ , ‘Bunu yarına erteleyelim mi? ’

          Ah, Süreya! Ne gerek vardı bu acımasızca gerçeği bu denli güzel anlatmaya…  Yüzlerce kelimenin ağırlığını şu dört kelimeden oluşan mısraya yüklemeye… Ne de güzel meylettirmişsin ‘Ölüm var, yarın olmayabilir sıkıca tutunun ibaresini o güzel satırlarına… Ne vakit bir kuş sürüsü görsem ertelediklerim geliyor aklıma sonra senin o güzel dizelerin dolanıyor dilime… Diyorsun ya ‘Hayat kısa…’ ya yarın olmazsa? Ya yarına yetiştiremezsem verdiğim sözleri ya birazdan tükenecekse ciğerimizdeki nefesler? Evet sevgili Süreya  bize en manalı şekilde şu dört kelimeden oluşan o, pek ağır ve pek acımasız gerçeği tattırdığın için sana teşekkür ediyorum.

    Ne diyordum? Evet, ya yarına yetiştiremezsek, ya bir nefes ötede ölümler varsa, bir söz vermelik kadar çıkmazsa ömür torbasından nefesler? Ertelediklerimiz yarım kalacak, ertelenmiş ve eksik kalacak ya da tamamlanmadan gideceğiz biz. Ne de güzel anlatmış şair… Gün içerisinde kaç kez erteliyoruz bir şeyleri ya da kaç kez erteleniyoruz… ‘Anne seni dersten sonra arayacağım’  deyip ders bitiminde arkadaşlara dalıyoruz mesela oysa annen kim bilir neler geçiriyor aklından… ‘Eve vardığında haber ver’ diyen bir sevdiğiniz var diyelim sen eve varıncaya kadar kafasında neler neler kurar kim bilir? Ve sen eve vardığında ölüyorsun yorgunluktan kanepede uyuyup kalıyorsun ya hani… Sabah bilmem kaç cevapsız arama, kaç sesli mesaj, bir yığın endişe ve ertelenmiş bir sevgi… ‘ Bugün önemli bir işim çıktı yarın gidelim sinemeya’  dediğiniz arkadaşınızın akşam geçirdiği trafik kazasında hayatını kaybettiği haberini alıyorsunuz bir telefonla… evet biraz hayal ürünü gibi geliyor şuan kulağa ama olabilme ihtimali yüksek şeyler bunlar… Ertesi akşam bir ağırlık çökmez mi yüreğinize… Kalbinizin orta yerinde bir sızı oluşmaz mı?

Bir de şu pencereden bakalım mı olaya? Cebinde paran bitmiş  eve gelmişsin ve sen hala ‘o kazağı neden almadım ki, keşke alsaydım!’ diyorsun… Ya sizin hiç vaktiniz kalmadıysa… Ya cebinizdeki pişmanlıklarla ‘Neden yapmadım\yapamadım?’ ‘keşke böyle olmasaydı’larla gidiyorsak… Son nefesindesin ama aklın hala üzdüğün o son sevgilide… Son nefesindesin ama aklın hala okuyamadığın kitaplarda, gezemediğin şehirlerde…

“Ölüyorum tanrım, tam da bu oldu işte

Her ölüm erken ölümdür, biliyorum tanrım.

Ama aldığın bu hayat fena değildir…

Üstü kalsın…”

Ve burada diyor ki Süreya; hakkıyla yaşadım her zerresini, ve gram pişmanlık hissetmedim, doya doya… Bir kuşun kanadından süzülen hava zerresi gibi; hızlı, acemice belki, keskin ama cesurca çarptım hayatın duvarlarına…

Sözlerimi bu şekilde tamamlamak istiyorum. Ertelemeden, yarınlarınızı tüketmeden doya doya, seve seve yaşayın. Ne de olsa “Hayat kısa, kuşlar uçuyor…”

Havva Nur Akı
En Son 3 Yazısı Aşağıdadır . . . (Tüm Yazılarını Görüntüle)
Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here