Günlük Hayatta Kullanılan 10 Kimyasal Madde Ve Zararları


Günlük Hayatta Kullanılan 10 Kimyasal Madde Ve Zararları

 Günlük Hayatımızda Kullandığımız Kimyasal Maddeler;

Bakınız “kimyasal maddeler” diyorum!

Masum isimler takılmış kimyasal maddeler!
Aslında biz onları; “temizleyici, güzelleştirici, parlatıcı veya hoş koku veren”  halleriyle tanıyoruz.

Masum gibi görünen, aslında hiçte masum olmayan bu kimyasallar, hayatımızın olmazsa olmazı haline nasıl geldi?

“Reklamlar ve komşu önerileri” ile hayatımızın bir parçası olu verdiler…

Temiz ve mis gibi kokan bir evin, kimyasal zehirlerle temizlendiğini bilseniz neler hissederdiniz?

Ama biz olaya bu açıdan bakmıyoruz.

(Bugün Ayşe’nin evine gittim yerleri, mutfağı pırıl pırıl mis gibi kokuyordu. Komşum Ayşe’ye, evini ne ile temizlediğini sordum. Hangi temizlik malzemelerini kullandığını söyledi. Yarın ilk işim hepsinden birer tane almak olacak) gibi vesale vesale.

Çoğumuz olaya bu açıdan bakıyoruz maalesef.

Dokunmaya kıyamadığımız çocuklarımızı ve sevdiklerimizi yavaş yavaş hastalıkların pençesine attığımızın farkında değiliz.

Dilerseniz, günlük hayatımızda kullandığımız bu kimyasal maddelerin zararlarına bir göz atalım, bakalım bizi neler bekliyor…

1- Bulaşık Deterjanları:

Bulaşık deterjanları, yoğun kimyasal maddelerin karışımından elde edilir. Temelde petrolden elde edilen bu deterjanla, insan sağlığını tehdit ettiği gibi doğayı da tehdit etmektedir.

Eldiven kullanmadan yıkanılan bulaşıklarda, deterjan cilde direk temas eder. Alerjik problemlere ve ciltte tahrişe neden olur. Hassas ciltlerde ise, bu reaksiyon daha şiddetli olup yaralara dönüşebilir.

Deterjanın fazla miktarda kullanımı fazla temizlik demek değildir. Tam aksine bol kimyasal kalıntı demektir. Ne kadar çok durulama yaparsak yapalım bu kimyasallar kullanılan malzemelerin üzerinde bir miktar kalır.

 

2-Çamaşır Suları:

Özellikle hanımların ev temizliğinde, “olmazsa olmazım” dediği çamaşır suları;

Başta tuvalet olmak üzere; mutfak, banyo ve evimizin her yerinde sağlamak için kullandığımız çamaşır suyu zararlı bakterileri ve mikropları öldürülmesi ile tanınıyor. Bu nedenle en çok kullanılan temizlik malzemeleri arasında yer alıyor.

Bu, çamaşır suyunun bildiğimiz yanları. Peki ya bilmediklerimiz…

İşte çamaşır suyunun bilmediğimiz diğer yüzü !

İçerisinde tehlikeli kimyasallar bulunduran çamaşır suyu, en tehlikeli temizlik malzemelerinden biridir. Çamaşır suyunun içerisinde kloroform ve karbon adı verilen kimyasal maddeler bulunur.

Bu kimyasal maddelerin zehirleyici özelliği vardır. Çamaşır suyu ile temizlik yapıldıktan sonra, bu maddeler soluduğumuz havanın içerisinde karıştır. Havaya karışan bu gazlar kanser riski de taşımaktadır.

Ayrıca çamaşır suyu, tuz ruhu ve kireç çözücü gibi temizlik malzemeleri ile birlikte kullanıldığı takdirde, kloramin ve klor gazı açığa çıkar. Bu gazlar ortamdaki oksijeni engeller ve kişinin nefes almasını zorlaştırır.

Bu işlemi kapalı bir alanda yaptıysanız, ortamdaki oksijen kısa sürede tükenecek ve nefes almanızı engelleyecektir. Bu tür durumlarda ilk yapmanız gereken şey ortamı havalandırmanızdır.

 

3-Sıvı Sabunlar:

Çocuklarımızın ve sevdiklerimizin sağlığını korumak amacıyla kullandığımız sıvı sabunlar, yarar yerine zarar veriyor !

Mikroplarla savaştığını düşündüğümüz antibakteriyal sıvı sabunlar, içinde bol miktarda zararlı kimyasallar içeriyor.

Sıvı sabun, bildiğimiz katı sabunun sıvı hali değil maalesef. İçerisinde, kimyasal yağ asitlerine sülfat bazlı köpürtücü maddeler eklenerek sıvı halde hazırlanan bir deterjandır.

Deterjan bazlı olduğundan dolayı cildi kurutur ve cildinizde gözle görülmeyen çatlaklar oluşmasına neden olur. Oluşan bu çatlaklardan zararlı kimyasallar emilerek kolayca kana karışır.

Ege Üniversitesi’nin yapmış olduğu araştırmalar sonucunda, sıvı sabunun elimizdeki açık yaralara temas etmesi durumunda, cilt kanseri riskini artırdığı ortaya çıkmıştır.

Ankara Onkoloji Hastanesi’ne yapılan başvurularda ise son 4 yılda cilt kanseri hastalıklarının %94 oranında arttığı bildiriliyor.

4-Cam Temizleyiciler:

“Camsil” adıyla bildiğimiz cam yüzeyleri temizlemekte kullandığımız
cam temizleyicilerini; cam, ayna, televizyon ve bilgisayar ekranlarını kısacası tüm cam yüzeyleri temizlemek için kullanırız.

Hoş koku, çabuk kuruma ve iz bırakmama gibi özellikleri nedeniyle tercih ettiğimiz bu ürünün içerisinde, amonyak, izopropil alkol, noniyonik surfaktan, parfüm, etanolamin ve etilen glikol monoheksil eter adlı kimyasallar bulunur.

➡ Amonyak;

İçerisinde bulunan amonyak, bulunduğu çevreye tahriş gücü yüksek gaz salgılar. Duyu organlarını ve cildi tahriş eder. Ayrıca sindirim, solunum ve üreme sistemi üzerinde büyük tehlike oluşturur.

➡ İzopropil Alkol;

Çözücü, dezenfektan ve koruyucu özelliği olduğundan dolayı, cam temizleyicilerin içine katılır. Camın yüzeyinde iz bırakmaz hızlı bir şekilde kurur. Aslında yanıcı bir maddedir. Ancak cam temizleyicilerde az miktarda kullanıldığı için yanıcı özelliği düşüktür. Yutulması halinde insan sağlığı için zararlıdır.

➡ Noniyonik Sürfaktan;

Noniyonik sürfaktan, yağlı yüzeyleri kolayca temizlemesi nedeniyle kullanılır. Eğer seyreltilmemiş halde kullanılmış ise gözleri tahriş eder. Kanserojen olduğuna veya doğada biriktiğine dair bilimsel bir kanıt bulunmamaktadır.

Zararı, doğada çözüldükten sonra başlar. Etoksillenmiş alkoller, doğada çözüldükten sonra zehirli kimyasallara dönüşür.

➡ Parfüm;

Güzel bir koku elde etmek için cam temizleyicilerin içine katılan petrol türevi kokular; baş dönmesi, alerji ve baş ağrısına neden olabilir. Solunum yollarını tahriş edebilir. Parfümün içerisinde yüksek miktarda “flatat” maddesi bulunur. Bu madde, doğumsal gelişim sorunları, hiperaktiflik, kısırlık, astım, obezite ve kansere neden olur.

➡ Etanolamin;

pH düzenleyici, bağlayıcı ve korozyon önleyicidir. Yanıcı, yakıcı ve zehirli bir kimyasaldır. Cilde teması halinde kimyasal yanıklara, göz ile temasında ise konjonktivit ve kornea yanığına neden olur. Solunum yoluyla alınması halinde öksürük, nefes darlığı ve boğaz yanmasına: ağız yolu ile alınması ise; karın ağrısı ve sindirim sistemi yanına neden olur.

➡ Etilen Glikol Monoheksil Eter;

Çözücü ve sürfaktan özelliği ile yağ ve kir kalıntılarını çözme ve parçalama yeteneğine sahiptir. İnsan sağlığı için orta şiddette zehirli bir kimyasaldır. Hassas ciltlerde alerjiye neden olabilir. Merkezi sinir sistemi, böbrekler ve üreme organları için zehirleyici bir maddedir. Astım ve nefes darlığına neden olabilir. Ayrıca, göz ile teması halinde korneaya zarar verir.

 

5- Oda Spreyleri:

Evlerde ve iş yerlerinde hoş koku ve temiz bir atmosfer sağlamak için kullanılan oda spreyleri, aynı zamanda rahatsız edici kokularıda nötralize eder. Bu etkileri sağlayabilmesi için içerisine formaldehit, petrol distilatları, 1,4 diklorobenzen ve aerosol iticiler gibi kimyasallar eklenir. Bu kimyasallar, insanlar için toksit özelliklere sahip olduğundan dolayı bazı rahatsızlıklara neden olabilir.

Oda spreyleri, ortamdaki havanın kötü kokusunu uzaklaştırmaz. Sadece o kokuyu kamufle eder ve burunun kokuları algılama şeklini değiştirir. Bunu içinde bulunan diklorobenzen sayesinde yapar. İçerisinde bulunan bu kimyasal madde, kanserojen etkiye sahiptir. Aynı zamanda astım, göz tahrişi, alerjik reaksiyonlar, karaciğer hastalığı, böbreklerde problem, gastrointestinal sorunlar ve deride döküntülere neden olabilir.

 

7- Naftalin:

Maden kömürünün damıtılması ile elde edilen naftalin, toz veya tablet görünümü şeklinde satılır. Uzun süre kullanmadığımız çeyizlerimiz, yatak, yorgan ve kıyafetlerimizi güve ve diğer zararlı haşerelerden korunmak için kullandığımız naftalinin, insan sağlığına zararı vardır. Naftalinin “evlerde bulunan bir tür zehir” olması nedeniyle birçok Avrupa ülkesinde kullanımının yasak olduğunu biliyor muydunuz?

Evet “doğru” okudunuz. Evlerimizde bulundurduğumuz naftalin, çocuklarımızın ve bizim sağlığımızı tehdit eden bir tür zehir maalesef. Hava ile temas eder etmez sıvıya dönüşmeden zehirli bir gaza dönüşen naftalin, Soluduğumuz havaya yayılarak, dar bir ortamda zehirlenme olasılığını arttırır. Naftalin kokusunun bağımlılık yapıcı etkisi vardır. Naftalinin uzun süre solunması, kırmızı kan hücrelerinin ölmesine neden olur. Ayrıca çıkardığı zehirli gaz akciğerlerde tahribata da neden olur.

 

8-Antifiriz:

Antifiriz; otomobillerde kullanılan sıvıların, kışın donmaması ve yazın da kaynamaması için kullanılan bir bileşimidir. Su, etilen glikol, metanol ve diğer zehirli kimyasalların bileşiminden oluşan antifiriz, yutulması halinde 24 saat içinde ölüme neden olabilir. Kalıcı beyin hasarı, görme kaybı ve körlüğe neden olabilir. Bu kimyasalın 50 gramı bir yetişkini öldürecek kapasiteye sahiptir.

Antifiriz uzun süre solumak, baş ağrısı, bulantı kusma ve görüntüde bulanıklığa neden olur. Antifiriz buharına uzun süre maruz kalmak,merkezi sinir sistemini etkiler. Kişiyi komaya dahi sokabilir.

 

9-Fırın Temizleyiciler:

Diğer temizlik malzemelerinde olduğu gibi, fırın temizleyicilerin içerisinde de çeşitli kimyasal ve zehirli maddeler bulunur. Bunların başında deriyi yakıp geçebilen asit, göz ve ciğerler için tehlikeli ve tahriş edici olan amonyak vardır. Sprey şeklinde olan fırın temizleyiciler ise daha çok tehlikelidir. Minik asit ve amonyak damlacıkları kolayca solunabilir. Cilde ve gözlere daha çok zarar verebilir.

 

10-Diş Macunları:

İstanbul Üniversitesi (İÜ) Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Metabolizma ve Beslenme Dalı Başkanı Prof. Dr. ” Ahmet Aydın ” diş macunlarında bulunan “sodyum florür” maddesinin kimyasal bir zehir olduğunu ifade etti. Ahmet Aydın bunun doğada kullanılan flor gibi “doğal özelliklere” sahip olmadığını ve birden çok zararı bulunduğunu söyledi.

Çocukların dişlerini fırçalaması esnasında macunu yuttuğunu söyleyen Prof. Dr. Ahmet Aydın, bunun çok sakıncalı bir durum olduğunu, kansorejen özelliklere sahip olan bu kimyasalın çocuklarda zeka geriliğine yol açtığını ifade etti. Ayrıca bağışıklık bağışıklık sistemini çökerttiğini, enfeksiyonlara karşı direnci düşürdüğünü, üreme sistemine zarar verdiğini ve kalıcı dişlerin çıkma sana geciktirdiği ne söyleyen Aydın yutulmadığından emin olacağımız yaşa kadar, çocuklarımıza diş macunu kullandırtmamalıyız dedi. İlaveten, macun kullanım yaşının 5 veya 6 olması gerektiğini ifade etti.

 

Bunları biliyor muydunuz?

Kullandığımız deterjanlarla yaptığımız yıkama “bize göre temizleme” esnasında, ne kadar durulansada üzerinde bir miktar kalıyor. Ve bu miktar her kullanımda yani yıkamada artıyor. Yapılan araştırmalarda insan vücuduna, dokunma soluma veya ağız yoluyla günde 3 mg kimyasal giriyor. Tam bir durulama sağlanabilmesi için, çamaşırlarda 8 ton, bulaşıklarda 6 ton su harcamamız gerekiyor !

 

Büşra Çam
Büşra Çam

En Son 3 Yazısı Aşağıdadır . . . (Tüm Yazılarını Görüntüle)

Bu Yazıyı Okuyanlar Bunları da Okudu . . .

Share
Web sitemizden yazı kopyalayıp, başka platformlarda yayınlamak telif suçu kapsamında cezalandırılacaktır. Web Sitemize Hoş Geldiniz.Twitter Takip Edilesi Hesaplar >> @tarihnedio , @SerhatOner24

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll Up