Gün ve Ay İsimlerinin Tarihçesi

0

GÜN VE AY İSİMLERİNİN TARİHÇESİ

Tavla oynarken altıya kadar saydığımız ”yek, du, se, cihar, penç, şeş”  sayılarının kökeni Farsça’dır. Yedi sayısının karşılığı ise ”heft” olarak bilinir ve yedi gün olan haftaların isminin buradan geldiği söylenmektedir.

Her gün kullandığımız günlerin isimlerinin anlamlarının nereden geldiğini hiç merak ettiniz mi ?
Günlerin kökenlerine bakarsak, aslında nereden geldiklerini ve isimlerinin nasıl oluştuğunu anlayabiliriz.

 

Pazar: Pazar günüyle başlamak istiyorum, çünkü daha önceki dönemlerde ve hala bazı toplumlarda haftanın başlangıcı ”Pazar” olarak kabul edilmektedir. Aslında eş sesli bir kelime olarak da görülebilir, pazar kelimesi eski dönemlerde ticaret merkezlerinin genel adı olarak kullanıldığından, ”pazaryeri” kelimesinden gelmektedir.
Pazar kelimesi ilk defa 1303’de Codex Cumanicus’ta (Latin, Fars ve Kuman-Kıpçak dilleri üzerine yazılmış bir sözlüktür) bazar olarak kullanılan bir sözcükten, 1680’de Meninski (dil bilimci)’nin yazdığı sözlükte ”bazar güni” olarak geçtiği görülmüştür. Tüm günler Pazar gününün baz alınmasıyla oluşmuştur. İngilizce ”Sunday” olarak adlandırılan pazar günü güneş anlamına gelen ‘sun’ kelimesi ve gün anlamına gelen ‘day’ kelimesinin birleşimiyle ”Güneş günü”nü oluşturur.
Latin dilinde de Güneş Günü anlamına gelen ‘dies solis’den gelmektedir. Yunancada ise ”hemera heliu” güneş günü demektir.

Pazartesi: Pazar’ın ertesi günü olduğu için Pazar Ertesi denmiştir. Erte kelimesi ise Uygurca olan Budist metinlerinde gün veya gün doğumu demekmiş. 1073’de Divan-ı Lugati’t Türk sözlüğünde ertelemek kelimesi işe geç kalmak anlamında kullanılmıştır. Eski Türkçe’de ise sabah anlamında kullanılırmış. İngilizce’de Monday olarak bilinen  pazartesi günü ay anlamına gelen ”Moon” kelimesinden gelmekte olup, Ay Günü olarak kullanılmaktadır. Antik Yunan’da ise
‘hemera selenes‘ Ay Günü anlamına gelir.

Salı:Salı kelimesini ilk olarak Filippo Argenti 1533’de oluşturduğu ”Regola del Parlare Turco” isimli eserinde ”sali” olarak kullanmıştır. Arapça’da üçüncü gün yani “Yevmü’s-selāse” denmektedir. Salı kelimesi Osmanlıca üç anlamına gelen ”selase” kelimesinden gelmiştir. İngilizcede Tuesday denilen Salı günü, Tiu’nun Günü anlamına gelen ‘Tiu’s Day’den gelir. Tiu, İngiliz ve Germen gök ve savaş tanrısı olan Tue’den gelmektedir.
Laticede salı günü Mars Günü(Mars Romalı Savaş Tanrısıdır) ”dies Martis” anlamındadır.
Antik Yunancada Ares Günü (Ares savaş tanrısı) ‘Hemera Areos’ olarak bilinmektedir.

Çarşamba: Çarşamba kelimesi ise ilk olarak Farsça ve Türkçe’nin karışımı olan dördüncü gün “čaar sanbe” olarak 1303’te Codex Cumanicus sözlüğünden yer almıştır. İngilizcede Wednesday karşılığını alan kelime Woden’in Günü ‘Woden’s Day”dir. Woden Germen mitolojisinde vahşi av olan baş tanrıdır. Kelimenin kökeni olan ‘wod’ vahşice çılgın anlamında, wod-en daki ‘en’ ise liderlik demektir. Latincede Merkür Günü(Merkür Romalı hırsız ve güzel konuşma tanrısı) ‘dies Mercurii’ anlamındadır. Eski Yunanda ise Hermes Günü (Hermes icat ve hırsızlık tanrısı, tanrıların habercisi)
‘Hemera Hermu’ anlamındadır.

Perşembe: Perşembe gününün kökeni 1300’lü yıllardan öncelere dayanmaktadır. Farsça ”penc şembe” beşinci gün anlamındadır. İngilizce Thursday ‘Thor’s Day’ şimşek tanrısı olan Thor’un Günü anlamında kullanılmıştır.
Latice Jüpiter Günü (Jüpiter Roma’nın sahibi ve yıldırım- şimşek yaratıcısı) ‘dies Jovis’ anlamına gelir.
Eski Yunanda ise Zeus Günü (Zeus en üstün tanrı olan göklerin tanrısı) ‘Hemera Dios’ demektir.

Cuma:Cuma günü 1341’de oluşturulan Tezkiretü’l Evliya (büyük sufilerin hayatlarını anlatan eser)’da “cum’a” olarak bahsedilmiştir. Dilimize ise Arapçadan gelmiş olup ”toplanma günü” olan Cuma Namazını kastetmektedir. İngilizcede Friday karşılığına sahip, Freya’s Day (Germen mitolojisinde aşk, güzellik tanrıçası) Özgürlük Günü anlamına gelir. Cuma günü Latincede Venüs Günü (Roman güzellik ve aşk tanrıçası) ‘dies Veneris’ anlamına gelir.
Eski Yunancada ise Afrodit Günü(Afrodit aşk ve güzellik tanrıçası) ‘hemera Aphrodites” anlamına tekabül eder.

Cumartesi: Pazar Ertesi’nde de gördüğümüz gibi  Cuma’nın ertesi günü olmasından dolayı Cuma Ertesi olarak meydana  gelmiş olup özel bir anlamı yoktur. İngilizce Saturday denilen gün, Saturn’s Day (Satürn Romada tarım tanrısı)den gelir. Eski Yunanda Kronos’un Günü(Kronos, Zeus’a yenilmeden önce evrenin sahibi olan tanrı) ‘hemera Khronu” anlamındadır.

Günlerin isimleri bu şekilde adlandırılarak günümüze kadar gelmiştir. Şimdi de ay isimlerinin nereden geldiğini ve kökenlerini inceleyelim.

Ayların isimlerinin kökeni eski Roma döneminden gelmekle birlikte bir yıl 365 gün 6 saat sürüyormuş. Yani 1 yıl Venüs (Sevgi ve güzellik tanrıçası), Mars(Savaş tanrısı), Terminus (gençlik) ve Luventus (yaşlılık) olarak dört aydan oluşmaktaydı. Julius Sezar bu ayları yetersiz görür ve bir astronomi bilginine bunun üzerinde çalışmasını söyler.
Bilgin ise şöyle bir seçenek sunar:
– 1 yılın 365 gün süreceğini,
– Böylece her yıldan 6 saat artacak bunun sonucunda ise 4 yılda bir artacak saatler takvime 1 gün olarak ilave edilecek, yani 365+1=366 gün olacak.
– 366 günde 12 aya ayrılacak, ancak 366 sayısı 12’ye tam olarak bölünemediğinden 6 ay 30 gün, diğer 6 ay ise 31 gün olarak kalacak.

Julius Sezar’ın isteğine göre 365 gün olan yıllardaki son ay olan Februarius ‘Şubat’ ayından düşülmüştür. Yılın başı ise Mart ayıydı. Böylelikle Şubat dört yılda bir 30, diğer zamanlar ise 29 gün çekecektir. Sezar’ın emirleri ve istekleri bununla kalmamış, üstelik doğduğu aya Julius ”July (Temmuz)” diye kendi ismini koymuş. Sezar’dan sonraki İmparator Augustus da benim neyim eksik deyip bir sonraki ay olan Ağustos ‘August’ ayına kendi ismini vermiş. Fakat  Julius’ın ayı 31, Augustus’un ayı ise 30 çeker; bu durumun eşitsizliğinden yakınan Augustus benim neden 30 çekiyor, madem öyle kolay bu işler yılın son ayı olan Şubat’tan bir gün daha alın benim ayım olan ”Ağustos’a” ekleyin der.
Zavallım Şubat ayından böylece 1 gün daha eksilmiş olur, o zamandan beri Şubat dört yılda bir 29, diğer kalan yıllarda ise 28 çeker. Eğer bakarsanız Temmuz ve Ağustos’un üst üste 31 gün olduğunu göreceksiniz.



OCAK: ‘Kanun’ Süryanice – Güneydoğudaki halkın önceden konuştuğu dil- bir kelime olmakla birlikte Eski ismi Kanunnisa olan ocak ayı ”ocak, fırın” demektir. Ocak kelimesinin karşılığı ise hepimizin bildiği gibi kışın soğuk havalarda evlerimizde ateşi yaktığımız yerdir. Eski Romada Januaris diye adlandırılan Ocak ayı, her şeyin başlangıcı ve evrenin koruyucusu olan tanrı Janus’a dayanmaktadır. Eski takvime göre ‘Son Kanun – Ocak’ ayıdır.


 


ŞUBAT: Yine Süryanice bir dilden gelen Şubat kelimesi eski Roma döneminde arınma tanrısı olan Februus isminden gelmekte ve Şubat ayı ‘Februarius’ olarak bilinmektedir. Februa kelimesinin anlamı ise Roma halkının günahlarından arınmak için kurban kestikleri festivalin adından gelmektedir. Yukarıda açıklamada da söylediğimiz gibi eski Roma döneminde Şubat son ay olarak kabul edildiğinden kelime anlamı yeniden doğuş ya da zamanın başlangıcı olarak bilinmektedir.

 


 

MART: Roma döneminde yılın ilk ayı olan Mart ayı Savaş Tanrısı olan Mars’tan gelen Martius’tur. Kışın savaş dönemine kısa bir ara verilip bu dönemde yeniden başlandığı için böyle adlandırıldığı düşünülmektedir.

 


 

NİSAN: Süryanice dördüncü ay anlamına gelen ‘Nisannus’ kelimesine dayanmaktadır. Sümer dilinde ‘nisag’ yani ilk meyveler anlamına gelmektedir. İngilizcedeki karşılığı April olan ayın ismi ise Latince ‘Aprilis’den oluştuğu düşünülmektedir.
Eski Yunanda aşk ve güzellik tanrıçası olan Afrodit’in ayı olduğu bilinir.

 


 

MAYIS: Yunan mitolojisinde yağmur perisi, en yaşlısı ve güzeli olan Maia ismini Mayıs ayına vermiştir.


HAZİRAN: Süryanice ‘hazuran’ kökünden gelmekte olan kelimenin anlamı Sıcak’tır. Hepimizin bildiği sıcak zamanların  başladığı dönemdir. Eski Roma’daki karşılığı ise Junius’tur, bu kelime gençlik anlamına gelen ve Jüpiter’in karısı olan Juno’ya dayanır.


TEMMUZ: Yukarıda da bahsettiğim gibi eski Roma’da Julius Sezar bu aya kendi ismini ‘July’ vermiştir. Eski Türkçe’de çok sıcak, cehennem anlamına gelen ‘tamu-z” kelimesinden geldiği düşünülmektedir.
Eski Babil döneminde ise üreme ve bereket tanrıçası olan Tamuza’nın ayı olarak bilinir.


 

AĞUSTOS: Roma döneminde İmparator Augustus bu aya kendi ismini vermişti.


 

EYLÜL: Süryanice bir kelime olan aylul(üzüm)’den gelmekte ve üzüm ayı olarak kabul edilmektedir. Akadca hasat anlamındadır. Roma döneminde Mart ayının ilk ay olduğunu hatırlayın ve bu yüzden Latince’de yedinci ay anlamına gelen ‘septi-yedi” kökenine dayanmaktadır.


 

EKİM: Süryanice ”İlk teşrin” anlamına gelen Ekim ayı, bu dönemde ekim yapıldığı için Ekim adını almıştır.
Eski Roma’da ise sekizinci ay anlamına gelen ‘October’dır.


 

KASIM: Süryanice ”Son Teşrin” olarak bilinen Kasım ayı, Arapça kökenli olan ve ayıran, bölen anlamına gelen ‘Kasım’ kelimesini kullanmışız. Bunun sebebi eski dönemlerde Kasım ayından itibaren 180 günlük süreler olarak Ruz-i Kasım ve Ruz-i Hızır diye iki bölüme ayrıldığından kaynaklandığı düşünülmektedir. İngilizce November olarak bildiğimiz Kasım ayı eski Roma döneminde dokuzuncu ay olarak adlandırılmıştır.


 

ARALIK: Türkçe bir kelime olan ‘Aralık’ kelimesi, eski yıl ve yeni yılın arasındaki bir süreç olduğundan bu ismi almıştır. Eski Roma dönemindeki ismi ise onuncu ay anlamına gelen ”December”dır.

 

Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here