Gül’ün Tarihteki Önemi

0

GÜLÜN TARİHTEKİ ÖNEMİ

“Gül”  fosillerinin üzerinde yapılan incelemelere göre, 70 milyon yıl önce de var olduğu anlaşılan gül bitkisinin Ana vatanı Orta Asya’dır. 

Yazılı kaynaklarda ise gül bitkisinden ilk defa  5000 yıl önce bahsedilmiştir.

 

Gülün İslam’daki Yeri:

Gül bitkisinin İslam’daki yeri apayrıdır  İslam dininde gül, Alemlere rahmet olarak gönderilen Hz. Muhammed Sallallahu Aleyhi ve Sellem’i temsil eder. Gülün güzel kokusunun, Peygamber Efendimizin teninin kokusundan geldiğine İnanılır. Hatta Peygamber Efendimize çok büyük muhabbet ve sevgi bağıyla bağlı olan kişilerin de gül koktuğu söylenir. Bu nedenle de meleklerin gül kokusunu çok sevdiğine inanılır.

Cami,türbe ve mescidlerin gül suyuyla yıkanması, dini sohbetler de mevlütlerde gül suyu ikram edilmesi bu sebeplerden dolayıdır.

Zalim Nemrut Hz. İbrahim’i ateşe attığı vakit, Allah’ın emriyle, ateş  gül bahçesine dönüşmüştür. Son nefesini vermeden önce bir demet gül isteyen Hz Ali, gülleri kokladıktan sonra Hakkın rahmetine yürümüştür.

Ayrıca tasavvuf edebiyatında da gülden sıkça bahsedilir.

“Gül bahçesine girenler gül olmasa da gül kokarlar”

 

Bunu biliyor muydunuz?

Çin Saray kütüphanesinde sadece gül üzerine yazılmış 60 kitap bulunduğu tespit edilmiştir.

 

Tarihte Gül;

Günümüzde olduğu gibi tarihte de ayrı bir yere sahip olan gül, Roma mitolojisinde Venüs’ün, Grek mitolojisinde Afrodit’in sembolü olarak kabul edilir.

Girit duvar frekslerinde gül sembolleri kullanılmıştır.

Roma’da Neron döneminde ise, adeta bir gül çılgınlığı yaşanmıştır. Gül yaprakları üzerinde uyuyan Neron’ un, soylu kişilere ziyafet vereceği zaman, koltukları, yerleri, ziyafet sofrasını, gül yapraklarıyla donattığı söylenir.

 

İlham Kaynağı Gül;

Geçmişten günümüze şairlere ilham kaynağı olan gül, ilahi ve beşeri güzelliğin yansımasıdır. Narinliği ve güzel kokusu ile çiçeklerin sultanı olarak anılan gül, aşkın ve sevginin sembolü haline gelmiştir.

Divan Edebiyatında Gül;

Divan edebiyatında ise, gül-bülbül motifine aşuk-maşuk münasebeti çerçevesinde yaklaşılmıştır.

Gül İle Bülbül Aşkı

Efsaneye göre “gülün rengi kırmızı değil, beyazmış”.

Beyaz Goncagül kendisi için yanıp tutuşan bülbüle hiç mi hiç yüz vermiyormuş. Kendisine deli divane gibi aşık olan bülbüle her türlü cefayı reva görüyormuş ve o dillere destan yüzünü göstermemek de inat ediyormuş.

Bülbül, tüm kış boyunca sevgilisinin açtacağı ve ona yüzünü göstereceği  anı görebilmek ümidiyle beklemiş. Zaman geçmiş ve bahar gelmiş.  Bülbül gülün en üst dalına konup  beklemeye devam etmiş.

Fakat gül inat etmiş, bir türlü açılmıyormuş.  En sonunda zavallı bülbülü ağır bir uyku bastırmış.  Uykuya dalıp da gülün açışını göremeyeceğinden korkan bülbül, günlerce gecelerce büyük uğraşlar vermiş. Artık yorgun düşen bülbül daha fazla dayanamayıp dalın üzerinde uykuya dalıvermiş.

Bir süre sonra uykusundan uyanıp gözünü  açtığında, gülün açıldığını, gözleri mühürleyen dillere destan olan güzelliğini başka bir aşıkla paylaşmakta olduğumu görmüş. Öyle üzülmüş öyle üzülmüş ki perişan bir halde, konduğu daldan kendini bırakıp büyük bir hızla düşmeye başlamış. Yere düşerken gülün dikenleri parçalamış tüm vücudunu.. Kan revan içinde gülün dibinde ulaşıp, oracıkta can vermiş.

Rivayete göre, “o günden sonra bütün günler bülbülün kanı nedeniyle kıpkırmızı açmaya başlamış”.

 

Osmanlı Döneminde Gül;

Gül, Osmanlı döneminde de ayrı bir yere sahiptir.

Kabe’de kullanılan gül suyu ve gül yağının, Osmanlı’dan gittiği için Osmanlı Saraylarına  bir seferde 3-4 ton gülsuyu ve gül yağı  alındığı bilinmektedir.  Ayrıca misafirlere yapılan ikramlar da gül suyunun  önemli bir yeri vardır.

 

Günümüzde Gül;

Günümüzde ise tıpkı tarihte olduğu gibi, hala ihtişamını korumakta olan gül,  halen yazarların, şairlerin, şarkıların ilham kaynağı olmaya devam ediyor.

Kalpleri yumuşatan, küsleri barıştıran, sevenlerin sevgisini sevgi katan gül, insanların vazgeçilmezi ve gözdesi olmayı olmaya devam edecek gibi görünüyor.

 

BİR “GÜL”

Bir gül, bir gül istiyorum senden,

Sararmış, solmuş olmasın yaprağı.

Kırılmış olmasın dalı budağı,

Bir gül istiyorum senden, yaprakları kan kırmızı.

 

Bir gül, bir gül istiyorum senden,

Simgelemesin ayrılığı.

Barıştırsın dargın olanları

Bir gül istiyorum senden, yaprakları kan kırmızı.

 

Bir gül, bir gül istiyorum senden,

Anlatsın bana olan aşkını.

Anlatsın tüm Dünya’ ya sevdamızı

Bir gül istiyorum senden, yaprakları kan kırmızı.

 

Bir gül,  Bir gül istiyorum senden,

Batmasın dikenleri, acıtmasın canları.

Birleştirsin, ayırmasın sevdalıları

Bir gül  istiyorum senden, yaprakları kan kırmızı.

 

Bir gül,  bir gül istiyorum senden,

Görenleri büyümesin  ihtişamı.

Ömrü kısa olmasın, yaşatsın, yeşersin sevdamızı,

Bir gül istiyorum senden canısı, yaprakları kan kırmızı..

 

Ömrünüzün gül kadar güzel geçmesi dileğiyle…

Bu Yazıyı Okuyanlar Bunları da Okudu . . .

Share
Web sitemizden yazı kopyalayıp, başka platformlarda yayınlamak telif suçu kapsamında cezalandırılacaktır. Web Sitemize Hoş Geldiniz.Twitter Takip Edilesi Hesaplar >> @tarihnedio , @SerhatOner24

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here