Göz Bebeğimiz Kudüs

0
26


30 Aralık Osmanlı Orduları’nın  Kudüs’e girdiği gündür (1517)

Şu ara kendisinden hayli söz ettiren Kudüs.

Neden bu kadar önemli, yeri nerde, bu ses getiren şehire hangi medeniyetlere beşiklik etti, İslam dini için önemi nedir?

Bu soruların cevabını merak edenler için;

Kudüs’ün bulunduğu konum neresidir?

Kudüs, Filistin’de bulunan ve Yahudiler, Hıristiyanlar ve Müslümanlar tarafından kutsal kabul edilen önemli bir şehirdir. Bunların yanı sıra, hem en eski yerleşim yeri olması, hem de Mescid-i Aksa’nın orada bulunması bakımından daha da önemli bir şehir haline gelmiştir. Bu kutsal şehir, bazı kaynaklarda, Jerusalem, Uruşelim, Beytü’l Mukaddes ve Beytü’l Makdis olarak da geçmektedir.

Kudüste neler yaşandı?

İnsanlık tarihinin en eski şehirlerinden olan Kudüs, uzun tarihi boyunca iki defa yok edildi, 23 defa işgal edildi, 52 defa saldırıya uğradı ve 44 defa ele geçirilip tekrar kurtarıldı. Şehrin en eski bölümüne, İsa’dan önce 4. milenyumda ilk yerleşim gerçekleşti. 1538’de 1. Süleyman hükümranlığı altında, şehri çevreleyen duvarlar inşa edildi. Bugün bu duvarlar Ermeni, Hristiyan, Yahudi ve Müslüman olmak üzere dört çeyreğe bölünmüş olan Eski Kudüs’ü çevrelemektedir.

Eski Kudüs, 1981 yılında Dünya Mirasları arasına girdi. Şehir ayrıca, Tehlike Altında Olan Dünya Mirasları arasındadır. Modern Kudüs, Eski Kudüs’ün sınırlarını aşarak çok büyümüştür.

Kudüs’ün İslam dini açısından önemi nedir?

Müslümanlar için en kutsal yerlerden biri kabul edilen Mescid-i Aksa ve Kubbet’üs Sahra’nın bulunduğu Harem-üş-Şerif, Doğu Kudüs’te yer alıyor. Muhammed Peygamber’in buradan göğe yükseldiği biliniyor.

İslamiyet’te Kudüs, milattan sonra 610 yılında ilk kıble olmuştur .

Kudüs’ün Diğer dinler açısından önemi nedir ?

Kudüs, Yahudiler için en kutsal şehirdir çünkü kutsal kitaplarına göre İsrail Kralı Davud, milattan önce Kudüs’ü Birleşik İsrail Krallığı’nın başkenti olarak inşa etti ve oğlu Kral Süleyman, ilk tapınağı şehrin içinde kurdu.

Hristiyanlar için Kudüs’ün kutsallığı, İncil’e göre İsa’nın bu şehirde çarmıha gerilmesinden ve 300 yıl sonra Azize Helena’nın İsa’nın hayatındaki hac noktalarını belirlemesinden gelmektedir.

Peygamber Efendimiz (s.a.v)’in Kudüs hakkında Hadis-i Şerifleri nelerdir?

Allah, Ariş ile Fırat arasını mübarek (bereketli) kılmış ve özellikle Filistin’i mukaddes kılmıştır.” (Bu hadisi Müslim, İman, 282; Münavi, et-Teysir, I/248’de rivayet etmiştir.)

Peygamber (sav) Efendimiz, Hz. Süleyman’ın üç dileği olduğunu söyleyerek şöyle buyurmaktadır: “Davut oğlu Süleyman (as), Beytu’l-Makdis’i inşa edince Yüce Allah’tan üç şey istedi: Birincisi doğru ve isabetli hüküm verme yeteneğinin kendisine verilmesini istedi ki, bu kendisine verildi. İkincisi kendisinden sonra kimseye nasip olmayacak bir iktidar verilmesini istedi. Bu da kendisine verildi. Üçüncüsü Mescidin inşaatını bitirdikten sonra, “bu mescide sadece namaz kılma düşüncesi ile gelen bir kimseyi annesinden doğmuş gibi günahsız olarak oradan çıkarmasını” Allah’tan niyaz etti.” Başka bir rivayette yer alan ayrıntıya göre, Resulullah (sav): “Süleyman’ın ilk iki dileği gerçekleşmiştir. Üçüncüsünün de kendisine verilmiş olmasını umarım.” Dediği rivayet edilmektedir. İbn Mace, İkamet, 196. Nesai, Mesacit, 6. Hadislerle İslam, D.İ.Bşk. c.6.s 85.

Bu hadis-i şeriften öğrendiğimize göre, Mescid-i Aksa’ya ibadet niyetiyle namaz kılmak için gitmek, günahlara kefarettir, kişinin bağışlanmasına neden olur.

Peygamber (sav) Efendimiz bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyurmaktadır: “ Yolculuk ancak şu üç Mescitten birisine ibadet için olur. Benim şu Mescidime, Mescid-i Haram’a ve Mescid-i Aksa’ya”. Müslim, Hac, 15/ 415,511.512. Buhari, Mescid-i Mekke,1. Savm 67, Ebu Davut, Menasik 94; Tirmizi, Salat 126; Nesai, Mesacit,10.

Bu gün İslam âlemi, “ibadet için yolculuk yapmaya değer” diye belirtilen Mescid-i Aksa’yı rahat bir şekilde ziyaret edememekte ve içerisinde Cuma namazı kılamamaktadır. Mescid-i Aksa’nın Müslümanların ziyaretine açık tutulması için mukaddes Kudüs şehrini kurtarmak hepimizin dini bir görevidir.

Osmanlı için Kudüs neden önemlidir?

Osmanlılar, fethedilen ve egemenlikleri altına giren ülkelere daima ilgi göstermişlerdir. Egemenlik dönemleri boyunca, oralarda çeşitli imar ve kalkınma hamleleri başlatmış ve muhtelif alanlarda yürütmüşlerdir.

Kutsal bir şehir olmasından dolayı Küdus’e ayrı bir önem verilmiştir.Osmanlılar ayrıca Filistin’i fethettikten sonra, Filistin şehirlerindeki kutsal yerlere, özellikle Kudüs’teki mukaddes mekanlara büyük bir önem vermişlerdir.Dolayısıyla Filistin’in, Osmanlılar nezdinde daima özel bir yeri olmuş ve ilgi alanlarından en büyük payı almıştır. Osmanlılar, Kubbetu’s Sahra ve Mescid-i Aksa’yı restore ettikleri gibi, yakınındaki okul, zaviye, çarşı ve mücavir hanları da restore etmişlerdir. Osmanlı halifeleri ve valileri, Filistin’e büyük bir ilgi göstermiş, çeşitli mimari anıtlar, hanlar ve ibadethaneler inşa etmişlerdir.

kudus

1517 Osmanlı Orduları  Kudüs’e girdi.

Gazze savaşında kazanılan bu zaferle Mısır’ın son kapısı da açılmış ve Suriye ile Filistin’in tamamı ele geçirilmiş oldu. Bu hareketler yapılırken Yavuz Sultan Selim de ordusuyla Şam’dan yürüyüşe geçmiş, Sasa-Kumleyira-Yakub Aleyhisselam köprüsü-Hamlecun yolu ile 12 gün süren bir yürüyüşten sonra Celculi’ye gelinmiş, burada Gazze zaferi haberi alınmış, toplar atılmış, şenlikler yapılmış, ordunun morali daha da yükselmişti. Burada 5 gün dinlenildi. 30 Aralık 1517 günü Yavuz, Kudüs’e giderek MESCİD-İ AKSA’da ve CAMİİ ÖMER’de namaz kıldı dua etti. Dualarında zafer dileğinde bulundu. Soma ordusunun başına döndü. 1 Ocak 1517 günü Celculi’den tekrar yürüyüşe geçilerek SEDUTA’ya gelindi. Yağmurlar yağmaya başlamıştı. 2 Ocak, Kurban Bayramı’nın birinci gününe tesadüf ediyordu. Gazze’ye varıldı. Burada 9 Ocak 1517 gününe kadar kalındı ve bundan sonra yapılacak çöl harekâtı için hazırlıklara başlandı. Yavuz Sultan Selim bütün orduyu dikkatli bir denetimden geçirdi. Hiçbir noksanlık bırakılmaması için hazırlıklara çok önem verildi. Buralardan da bir o kadar taşıyıcı hayvan alındı. Uzun bir süre devam edecek çöl geçişi için akla gelen her şey düşünülmüş ve hiç eksik bırakılmamıştı. Allah’ın bir lütfü olarak yıllardan beri yağmur yüzü görmeyen bu çöl bölgesine yağmur yağmaya başlamış, hatta bazı yerlere karın düştüğü de görülmüştür. Bu suretle de Tih sahrasının dayanılmaz sıcaklığı yok olmuş, her taraf bahar serinliğinde geçilmeye başlanmıştı.

 

 #Nurlu Şehir Kudüs#

Şehirler içinde en bereketlisi.

Bütün dinlerin göz bebeği.

Maneviyatın doruklarda yaşandığı;

Ne güzel şehirsin sen.

Mescid-i Aksa’ya ev sahibi;

Gönüllerin sevgilisi,

Peygamber Efendimizin;

Miraca yükseldiği,

O nurlu  şehrin güzelliği

Sensin Ey Kudüs.

Bütün dinlerin pervanesi;

Olduğu Şehir sensin:

Ey güzeller güzeli Kudüs.

Kudüs bizim bel kemiğimiz niteliğindedir. “Kudüs elden giderse her şeyi kaybederiz “diyen Peygamberin ümmetleriyiz. Tarih boyunca Kudüs bizim için önem arz etmiştir.Buradan okuduklarımız da sadece bizim için değil başka toplumlar için de nefes gibidir Kudüs.

 

You may also like

Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here