Görünen Ve Görünmeyen Taraflarıyla: Aileen Wuornos

2
16

Bir insanın gelecekte kim olduğu tamamen kendi seçimi midir? Ya da şöyle sorayım; bir insanın yapmış oldukları mı daha önemlidir yoksa o şeyi yapmasına sebep olan etkenler mi?

Aileen Wuornos, 1956 yılında Michigan’da dünyaya gözlerini açmıştır. Bu yazıyı 0kuyan insanların bir çoğu Aileen’in Amerikan tarihinin en şöhretli kadın seri katili olduğunu biliyor.  Peki ya kaçımız Aileen’in bu hale neden geldiğini biliyoruz? Ya da Aileen’i kaçımız anlamaya çalışıyoruz?

Aileen, hayatının bir çok bölümünü lezbiyen bir kadın olarak geçirmiştir ancak erkeklerle de cinsel ilişkilerde bulunduğu zamanlar olmuştur. 

Böyle zamanlarda Aileen, bir hayat kadını olarak cinsel ilişkiye girdiği erkekleri öldürüp cesetlerini ormana saklamayı tercih etmiştir. Bu yöntem ile Aileen, 5 kişiyi öldürmekle suçlanmıştır ve bu sebepten dolayı Florida’da yargılanmıştır. 

Aileen, Amerikan tarihinin en şöhretli kadın seri katili olmanın yanı sıra aynı zamanda Amerikan tarihinin ilk kadın seri katilidir de. 

Konunun uzmanları Aileen’in davranışlarını ve davranışlarının oluşturduğu sonuçların büyüklüğünü fark edip geçmişini araştırmışlardır ve Aileen’in geçmişi tüğler ürperten cinstendir. 

Ve Aileen, bu tüğler ürperten geçmişinin kurbanı olmuş, günden güne vahşileşip saldırganlaşmasına sebep olan psikolojik rahatsızlıklar geçirmiştir. Aileen, artık çok ciddi bir saldırgandır. 

Peki, Aileen’a ne oldu? Neden bu kadar kötü dönemler geçirdi?

Aileen’in babası annesinden, annesi ona hamileyken boşanmıştır. Çok uzun süre geçmeden ilerleyen yıllarda Aileen’in babası psikolojik sorunlar geçirmeye başlamıştır, çocuk tacizcisi olduğuna dair iddialar çıkmıştır ve bu sebepten dolayı mahkeme tarafından hapis cezasına çarptırılmıştır. Ancak zaten psikolojik olarak yeterince sağlam olmayan Aileen’in babasına hapis cezasına çarptırılmak çok fazla ağır gelmiştir ve bunu kaldıramadığı için hapishanede kendisini asmıştır. 

Aileen, henüz küçük bir kız çocuğu iken, ortalama 1 yaşına bile girmemişken annesi tarafından terk edilmiştir. Bu yüzden Aileen’in bakımıyla büyük annesi ve büyük babası ilgilenmeye karar vermiştir. 

13 yaşındayken tecavüze uğramıştır ve bu tecavüz sonucu hamile kalmıştır. Hamile kaldığını ve başına gelen bu korkunç olayı büyük annesine ve büyük babasına anlatamamıştır ve saklamak zorunda kalmıştır. Ancak bu korkunç sırrı sonsuza dek saklamak mümkün değildir ve bir süre sonra büyük annesi ve büyük babası Aileen’in hamile olduğunu fark edip onu evden atmışlardır. 

13 yaşında olan Aileen, ne yapacağını bilemez ve bulduğu bir sahipsiz arabanın içinde bir süre yaşamını sürdürmeye devam etmeyi başarmıştır. 

Bir süre sonra çocuğu dünyaya gelmiştir ancak Aileen’in ne kendisine ne de çocuğuna bakabileceği bir parası yoktur. Beş parasız olan Aileen’in tek çaresi para kazanabilmek için hayat kadını olmasıdır. 

Aileen, hayat kadını olmaya başladıktan sonra kullandığı yoğun alkol ve uyuşturucu maddelerinin eseri olmuştur. Bu haline gerçekten çok üzülüp ona yardım etmek isteyen bir adam Aileen’a evlenme teklifi etmiştir ve Aileen bu teklifi kabul etmiştir. Ancak aralarında ciddi bir yaş farkı var. Adam, Aileen’dan 50 yaş büyüktür. Kendisinden 50 yaş büyük olan bu adamla evlilikleri uzun sürmemiştir ve yaklaşık ay sonra boşanmışlardır. 

Aileen, 1986 yılında Selby Wall adında bir eşcinsel bayanla tanışmıştır. Birbirlerinden ikisi de etkilenmeye başlayıp birbirlerine karşı hisler beslemişlerdir. Daha sonra ilişkiye başlayıp yaklaşık 4 yıl boyunca beraber olmuşlardır. Ancak Aileen, hayat kadını olduğu süre boyunca işlediği cinayetler yüzünden tutuklanıp yargılanmıştır ve mahkeme son çare olarak Aileen’in idamına karar vermiştir. Dava boyunca Aileen, kendisini savunmayı ve kurtulmayı seçmemiştir çünkü sevgilisi Selby Wall, Aileen’in aleyhine tanıklık yapmıştır ve bu Aileen’a çok büyük bir hayal kırıklığıyla acı vermiştir. Bunun üzerine Aileen, mahkemeye idam edilmesi gerektiğini, eğer idam edilmezse cinayet işlemeye devam edeceğini ve asla durmayacağını söylemiştir. 

Aileen’in bu kararlı sözleri üzerine mahkeme 9 ekim 2002 tarihinde Aileen için idam kararı çıkartmıştır ve Aileen idam edilmiştir. 

Aileen’in içinde bulunduğu durumun ve ruhsal rahatsızlıklarının farkında olan insanların da onayıyla Aileen’in hayatı bir filme konu olmuştur. Hollywood yapımı olan bu filmin adı Monster’dır ve Aileen rolünü oynayabilmek için tam 35 kg alan Charlize Theron canlandırmıştır. Bu rol aynı zamanda Charlize Theron’a altın küre ödülünü de kazandırmıştır.

Aileen’in hayatını filme konu etmeye karar veren insanlar Aileen’in gerçekte nasıl bir ruhsal bozukluk yaşadığını ve bir kurban olduğunu biliyorlardı. Evet, Aileen, Amerikan tarihinin en şöhretli ve ilk kadın seri katili. Sadece bu kadar mı peki? Hayır, sadece bu kadar değil, o seri katil olmayı seçmedi, o seri katil olmak zorunda kaldı. 

 

 

 

 

You may also like

Share

2 YORUMLAR

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here