Gönüllerin Adamı Fikret Kızılok

0
28
"O bir yolcu sen bir hancı gördüğün en son yalancı içimdeki derin sancı geçmez dedin kaldı gönül" diyerek hep yüreklere dokundu Fikret Kızılok.

“O bir yolcu sen bir hancı gördüğün en son yalancı içimdeki derin sancı geçmez dedin kaldı gönül” diyerek hep yüreklere dokundu Fikret Kızılok.

Ölüm yıldönümünde bu şarkısıyla gelin onu hem  yad edelim hemde biraz yakından tanıyalım.

1946 yılının 10 Kasım’ında İstanbul’da dünyaya gelen Kızılok, Türk Rock Müziği sanatçısıdır.

Galatasaray Lisesi’nin  ilkokul kısmında ilk öğrenimine başlayan Fikret Kızılok müzikle de burada tanıştı. İlk müzik aleti, ona doğum gününde hediye edilen kırmızı bir akordeondu.

Sınıf arkadaşlarıyla kurduğu Fikret Kızılok ve Orkestrası adlı küçük grupla ilkokul, orta okul ve lise yıllarında çeşitli konserler verdi. Daha sonra Elvis Presley’e hayranlık duyarak akerdonu bırakıp yoluna gitarla devam etti.

Lise bittikten sonra diş hekimliği okumaya karar verdi fakat müziği de bırakmadı.

1964 yılında  müzik hayatında daha profesyonel ilerlemek için arkadaşı Cahit Oben ile birlikte Cahit Oben 4 grubunu kurdular. Bu grupta bas gitarist Koray Oktay ve davulcu olarak da Erol Ulaştırır vardı. Cahit Oben 4 grubu hem konserlere çıkıyor hem de İlham Gencer’in Çatı Gece Kulübünde program yapıyordu.

Bu grupla iki 45’lik plak doldurdu. İlk plakta The Beatles şarkısı “I Wanna Be Your Man” ve “36 24 36″ vardı. İkinci plağın ön yüzünde ” Silifke’nin Yoğurdu” vardı. Plağın arka yüzünde ise Fikret Kızılok‘un ilk bestesi olan “Hereke” yer  alıyordu.

Hürriyet Gazetesinin düzenlediği “Altın Mikrofon” yarışmasına “Makaram Sarı Bağlar / Halime” plağıyla  katıldılar. Daha sonra grup dağıldı.

1965 yılında “Fikret Kızılok ve Üç Veliaht” grubu olarak  Belle Marie / Kız Ayşe” adında bir plak yayınladılar. Bu grupta gitarda Harun Batıbaygil, basta Gökhan Targay ve davulda Koral Tümay yer alıyordu. Bu plaklardan sonra bir süre kendini eğitimine verdi.

Müzikten kopamayan Fikret Kızılok hem okuluna devam edip hem de ilk solo plağını doldurdu. Daha sonra arkadaşı Arda Uskan ile birlikte bir yolculuğa çıktı ve Aşık Veysel ile tanıştı. Fikret Kızılok, büyük üstaddan çok şey öğrendi.

1969 yılında Aşık Veysel’in Uzun İnce Bir Yoldayım türküsünü yeni bir düzenlemeyle kayda alarak bunu bir 45’lik olarak yayınladı. İkinci solo 45’liğinde ise arka yüzünde sözlerini kendi yazdığı bir halk şarkısı olan “Pınar Başından Bulanır” türküsünün bir  bölümü olan “Benim Aşkım Beni Geçti” yer alıyordu.

Karacaoğlan’ dan bestelediği Güzel Ne Güzel Olmuşsun plağı onun için dönüm noktası olmuştu.  Plak, listelerde de kendisini göstererek liste başı oldu.

1970 yılında Hey dergisi tarafından düzenlenen “Yılın Müzik Oskarları” anketinde yılın erkek şarkıcısı seçildi.  “Söyle Sazım”, “Yumma Gözün Kör Gibi” gibi şarkıları da bu başarının devamını sağladı.

1973 yılında Aşık Veysel’in hayatını kaybetmesi üzerine büyük üzüntü yaşayan Fikret Kızılok sazını kırarak bir süreliğine müziği bıraktı ve kendini tümüyle diş hekimliğine verdi. Bu dönemde Şeyda Kızılok ile evlendi. Fikret Kızılok 1974’te Tehlikeli Madde adında  yeni grubuyla Anadolu turnesine çıktı.  Klavyede Turhan Yükseler, gitarlarda Ataman Hakman ve Siret Yurtsever, bas gitarda Sahir Kayıhan, davulda Eser Sayıner yer alıyordu. Turnenin bittikten sonra  İstanbul’da birçok konser verdi.

Daha sonra müziğe uzunca bir ara verdi. 1978 yılında oğlu Yağmur dünyaya geldi.

1983 senesinde müziğe verdiği 5 senelik bir aradan sonra tabla, bas gitar, ney ve bendir gibi bir çok müzik aleti kullanarak kaydettiği Zaman Zaman albümünü yayınladı.

Fikret Kızılok 1980’lerin başında Bülent Ortaçgil ile tanışarak birlikte Çekirdek Sanatevi projesine başladılar. Bu projede Türkiye’de popüler müziğin dışında kalan gruplar burada dinletiler yaparak bunları kaydedip sınırlı sayıda dağıtımını yapıyordu bu projenin içinde Erkan Oğur, Yeni Türkü, Ezginin Günlüğü gibi birçok kişi yer aldı. Daha sonra çıkan bazı anlaşmazlıklar yüzünden ikili yollarını ayırdı.

1998 yılında ilk kalp krizini geçiren Fikret Kızılok, Temmuz 2001’de Bodrum’da iken tekrar kalp krizi geçirdi ve İstanbul’a gelerek tedavi altına alındı. Kısa bir süre iyi olsa da daha fazla dayanamadı ve 22 Eylül 2001’de yaşamına veda etti.

You may also like

Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here