Gizemli Bir Rus Mistiği Grigori Rasputin

0
68
grigori-rasputin

Grigori Rasputin doğaüstü yetenekleri olduğuna inanılan bir Rus mistiktir.

Doğum 21 Ocak 1869 Sibirya.

Ölüm 30 Aralık 1916 Rusya.

Sibirya’da bir çiftlik evinde dünyaya gelmişti. Daha küçük yaşlarda hitabıyla insanları etkileyen biriydi. Bir gün babasının atını kaçıran hırsızı hiç görmediği halde bulmuş, bu durum onu insanların gözünde önemli biri haline getirmişti.

On sekiz yaşından sonra manastıra giren genç adam bir süre sonra keşiş olmuş hatta Yunanistan’a kadar yürüyerek hacca gitmiş ve gittiği yerlerde çeşitli vaazlar vermişti.

Gerek kehanetleri gerekse insanları etkileme gücü ile Rusya’da adı duyulmaya başlamıştı. Ama asıl yıldınızın parladığı olay Rus Çariçesi’nin oğlu Aleksi’yi tedavi etmesiydi. Aleksi hemofili hastasıydı. Doktorlar dış kanamayı durdursa da iç kanamayı bir türlü durduramamışlardı. Rasputin’in namını duyan Çariçe onu saraya davet etmişti. Bu olayda iki hikaye anlatılmaktadır. Birincisi, Rasputin’in bir hipnoz tedavisi kullanarak iç kanamayı durdurduğu hakkındadır. Diğeri ise çocuğun başında dua ederek onu iyileştirdiği yönündedir. Rasputin’in insanları hipnoz edebilme gibi bir yeteneğinin olduğu biliniyorsa birinci hikayenin olabilme ihtimalinin daha yüksek olması mümkündür.

Bu olaydan sonra Rasputin sarayın aranan adamlarından olmuştu. Hatta o kadar sivrilmişti ki Çariçe Aleksandarova ile aralarında yasak bir ilişki olduğu dedikodusu almış başını götürmüştü.

Manastır dönemlerinde mensup olduğu iddia edilen Cilysler (Khlysty)tarikatı ile cinselliğe düşkün olduğu iddia edilir. Çünkü bu tarikata göre ne kadar günah işlersen o kadar Tanrı’ya affedilmek için dua ederdin. Rasputin’in de bu inançla pek çok kadınla ilişkisi olduğu iddia edilmektedir.

Rasputin’in devlet yönetiminde hatta orduda bile artık yönetime karışması birçok nefreti üzerine çekmişti. Çariçe ile olan ilişkisi hakkındaki dedikodular da bu nefretin ateşini körüklemekteydi. Bunun üzerine Rusya’nın savaştaki başarısızlığı da onun uğursuzluğu yüzünden olduğu söylenmeye başladı. Belki de bir köylünün sarayda böyle önemli bir konuma gelmesini kimse sindirememiş, kıskançlık ve hırs Rasputin’in ortadan kaldırılmasını isteyecek kadar gözünü boyamıştı insanların.

Rasputin’in suikastıyla ilgili başka bir iddia ise onun ölüm fermanın İngilizler’in verdiğiyle ilgilidir. Bu iddianın temeline bir İngiliz ajanın günlüklerinde rastlanır. İddiaya göre Rasputin’in o sırada savaşta olan Rusya’nın savaştan çekilmesi gerektiğini, savaşın kaybedileceğini hatta sosyalistlerin iktidara gelebileceğini söylediği ve Çar’a bu konuda baskı yaptığı iddia edilmiştir. Bu durum savaşla beslenenlerin elbette hoşuna gitmemiş, rahibin ölüm fermanı imzalanmıştı.

Rasputin suikastıyla alakalı pek çok hikaye bulunmaktadır. Hiç kuşkusuz bunlardan en bilineni şudur: Hazırlanan bir şölende rahip için hazırlanan pastalara, kurabiyelere ve şarabına toz siyanür konulur. Rasputin bol bol yer içer ama zehrin ona işlemediği görülür. Bunun üzerine ölmesi için bir el ateş edilir. Öldüğü düşünüldüğü sırada Rasputin ayağa kalkar ve prensin yakasına yapışır. Ardından kurşun yağmuruna tutulan keşiş kaçarak bahçeye çıkar. Bir ara yerdeki karlarda sürünür ama kaçmayı başarır. Kaçarken bir nehre düşer ve boğulur. Cesedi bir kaç gün sonra nehirden çıkarılır. Yapılan otopside Rasputin’i öldürenin zehir ya da aldığı kurşunlar değil akciğerine dolan su olduğu anlaşılır. Yani ölüm sebebi boğulmasıdır. Bu hikaye herkes tarafından onun şeytani bir güce sahip olduğunu düşündürmüştür.

Rasputin’in cesedi

Bir diğer hikaye ise şudur ki benim şahsi görüşüme göre gerçek olma ihtimali epey yüksektir: Rasputin’e zehir verilmemiştir. Keşişe çeşitli işkenceler uygulanmış belki de büyük şeyler itiraf etmesi amaçlanmıştır. Daha sonra vurulmuş ve öldüğünden emin olmak için nehre atılmıştır.

Rasputin’in ölümünden iki yıl sonra ise Çarlık gerçekten yıkılmış ve sosyalistler iktidara gelmiştir. Kendisi gerçekten bir kahin miydi ya da ileri görüşlü biri miydi bilemiyoruz. Yaşasaydı Rusya şimdi nasıl olurdu onu da hiç bilemeyeceğiz.

 

 

 

Şahsi görüşüme göre Rasputin okuma yazmayı çok geç öğrendiği halde, zekasıyla insanları etkileyebilen bu sayede yükselen bir insandı. Ama gerek dönemin hiyerarşik kanunları gerekse insanların cehaleti onun bu başarısının farklı yorumlanmasına sebep olmuş, yükselmesine yardımcı olan zekası fazla dikkat çekerek ölümüne de neden olmuştu.

You may also like

Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here