Gizem Ormanı “Amazon”

0
Amazon kelimesi sizlere ne çağrıştırıyor? Amazon deyince aklımıza gelen ilk şey; karanlık, derin ve ucu bucağı olmayan amazon ormanları oluyor. Peki ya başka? Amazonun gizemi sizleri de etkilemiyor mu? Genellikle yılın büyük bölümünde yağışlı olan, yeşilin en karanlık tonu Amazonların içinde barındırdığı tehlikeler, ilkel yaşam ve sakladığı el sürülmemiş güzellikler.

Gizem Ormanı “Amazon”

Amazon kelimesi sizlere ne çağrıştırıyor? Amazon deyince aklımıza gelen ilk şey; karanlık, derin ve ucu bucağı olmayan amazon ormanları oluyor. Peki ya başka? Amazonun gizemi sizleri de etkilemiyor mu? Genellikle yılın büyük bölümünde yağışlı olan, yeşilin en karanlık tonu Amazonların içinde barındırdığı tehlikeler, ilkel yaşam ve sakladığı el sürülmemiş güzellikler.

Amazon kelimesi sizlere ne çağrıştırıyor? Amazon deyince aklımıza gelen ilk şey; karanlık, derin ve ucu bucağı olmayan amazon ormanları oluyor. Peki ya başka? Amazonun gizemi sizleri de etkilemiyor mu? Genellikle yılın büyük bölümünde yağışlı olan, yeşilin en karanlık tonu Amazonların içinde barındırdığı tehlikeler, ilkel yaşam ve sakladığı el sürülmemiş güzellikler. Başlı başına bir sır bence Amazon. Yerlileriyle, balta girmemiş ormanlarıyla ve efsaneleri ile destanlara, şiirlere, şarkılara hatta ve hatta romanlara konu olacak kadar büyük bir gizem Amazon. Amazonun atan kalbi yerliler, yaşam kaynağı Amazon nehri. Her biri birbirinden karanlık sırlar.

Amazon ormanlarına bir gezi yapmak ve aklınızda ki soru işaretlerine yakışır cevaplar almak ister misiniz? O zaman beni takip edin. Önce Amazonun gizemli ormanlarından başlayıp, yerliler ve onların efsanelerini, bazı kesimlerin nasıl dejenere olduğunu ve daha nicesini birlikte öğrenelim.


Yeşilin En Karanlık Tonu “Amazon Ormanları”

Amazon kelimesi sizlere ne çağrıştırıyor? Amazon deyince aklımıza gelen ilk şey; karanlık, derin ve ucu bucağı olmayan amazon ormanları oluyor. Peki ya başka? Amazonun gizemi sizleri de etkilemiyor mu? Genellikle yılın büyük bölümünde yağışlı olan, yeşilin en karanlık tonu Amazonların içinde barındırdığı tehlikeler, ilkel yaşam ve sakladığı el sürülmemiş güzellikler.

Yeşilin içinde nefes alan bir orman. Aklınızın alamayacağı kadar hayvan ve bitkiye ev sahipliği yapan, efsanelerin atar damarlarını oluşturan, yerlilerin sonsuz evidir Amazon. Tamı tamına 9 ülkeyi kucaklayan ve onlarla birlikte nefes alıp veren bir orman. Güney Amerika’da yaklaşık olarak beş buçuk milyon kilometrekarelik alanı kaplayan Amazon; Brezilya, Peru, Kolombiya, Venezuela, Ekvador, Bolivya, Guyana, Surinam ve Fransız Guyanası olmak üzere 9 ülkenin sınırları içerisinde ki gizemdir. Dünyanın en büyük ormanı unvanını hak eden Amazon, dünya da bulunan yağmur ormanlarının yarısını oluşturur. %60’ı Brezilya ve %13’ü Peru’da bulunur. İçinde bir başka dünya barındıran Amazon, 40.000 ağacın aldığı, verdiği nefestir. Yaşamın ana kaynaklarından biri olan Amazon; 2.000 kuş ve memeli, kimi zaman sakin kimi zaman kızgın nehrinde dolaşan 2.200 balık çeşidi ve 128,843 omurgasız hayvana ev sahipliği yapar. Tüm bu saydığım canlıların evi olan amazon dünya da en fazla canlı türüne sahip olan ormandır. Yeter bu kadar teknik bilgi diyorsunuz değil mi? Peki ya yerliler, yerliler neredeler?


Amazonun Özgür İnsanları “Amazon Yerlileri”

Amazon kelimesi sizlere ne çağrıştırıyor? Amazon deyince aklımıza gelen ilk şey; karanlık, derin ve ucu bucağı olmayan amazon ormanları oluyor. Peki ya başka? Amazonun gizemi sizleri de etkilemiyor mu? Genellikle yılın büyük bölümünde yağışlı olan, yeşilin en karanlık tonu Amazonların içinde barındırdığı tehlikeler, ilkel yaşam ve sakladığı el sürülmemiş güzellikler.

Hayal edin; teknolojiden uzak, para alış verişinin her şeyin önüne geçmediği doğal bir yaşam sürüyorsunuz. Mükemmel öyle değil mi? Biz daha iki dakika telefonlardan uzaklaşamıyorken Amazonlar teknolojinin olmadığı bir dünya yaratmışlar kendilerine. Onların teknolojisi; sizi sabah 6’da uyandıran ağaçkakan sesleri ya da hamağa bağladıkları ipin çürük olması sonucu gün doğumunda yere düşmeleri. Onların haberleşmesi müzikleri. Ruhunuzun en tepesinden sizi aşağıya bırakacak ve yere çakılmadan tekrar yakalayacak olan müzikleri. Amazon ruhunu yansıtan dansları. Her şeyleri ile o kadar mükemmeller ki anlatamam. Yunan tanrıları Amazonların yanında halt etmiş diyor insan onları görünce.

Yerliler nasıl yaşıyor sorusuna “ilkel” cevabı veren uygar dünyanın akıllı insanları. Adına uygar dediğimiz bu dünya yüzümüze gülen ve güven veren, bizim görmediğimiz bir köşede elinde ki kanı temizleyen değil midir? Uygar dünyanın vahşi vatandaşları, toplulukları; Amazonun kalbi olan yerlilerin topraklarına ayak bastıklarında yerliler onları güler yüz ve barış içerisinde karşılamışlardı. (Yerlileri ilkel yaşayan vahşiler olarak adlandırdıkları halde.) Peki ya bu karşılamanın ve bu güvenin karşısında yerliler ne aldı biliyor musunuz? Bir soykırım. Korkarım ki güvenin iç yüzü elinde silahlarla savunmasız yerlileri katletti. Kolonyalist (Sömürgeci) toplulukların yaptıkları soykırımdan sonra sayısı azalan yerliler, günümüzde modern dünyaya, teknolojiye, kolonyalist devletlere ve kapitalist şirketlere karşı mücadele veriyorlar. Öyle görünüyor ki yerlilerin alıştığı “ilkel” hayatlarını ellerinden kimse alamaz. Sorarım size insan haklarını savunan insanlar; Amazon yerlilerinin özgür yaşam hakları yok mudur? Cevabınız “kesinlikle vardır” ise uygar denilen dünya da elini kirletenlerden biri de siz olmayın. Amazonlar özgür yaşam için mücadele veriyorlar. Fakat Sniperlarla değil, otomatik silahlarla ya da bombalarla değil. Nasıl mı? Kendi imkanları ile yaptıkları okları, yayları ve mızrakları ile tanklara ve kurşunlara karşı mücadele ediyorlar.

Amazon kelimesi sizlere ne çağrıştırıyor? Amazon deyince aklımıza gelen ilk şey; karanlık, derin ve ucu bucağı olmayan amazon ormanları oluyor. Peki ya başka? Amazonun gizemi sizleri de etkilemiyor mu? Genellikle yılın büyük bölümünde yağışlı olan, yeşilin en karanlık tonu Amazonların içinde barındırdığı tehlikeler, ilkel yaşam ve sakladığı el sürülmemiş güzellikler.

 

Kolonyalistler tam olarak beş yüzyıl önce Amazonun var olduğu bu kıtaya gelerek “yeni dünya” adını verip burayı, Amazonun kalbini “keşfettiklerini söylediler. Oysa ki Amazonun zaten nefes alan damarları vardı. Yerli hakların inilen kökenlerinde, yapılan arkeolojik kazılarda ve bilim insanlarının söylediklerine göre Amazon yirmi bin yıl önce zaten keşfedilmişti. Yani aslında keşfedilen bir şeyi keşfetmişler.

Amazonlar nasıl iletişim kuruyor? Hangi dili konuşuyorlar? Ortak bir dilleri var mı? Sorularının cevabı ise Brasilia Üniversitesi’nden bir dilbilmci olan Aryon Rodrigues’in yaptığı araştırmalara göre; Amazonlar yaklaşık olarak 240 farklı dil konuşuyor. (Birçok kabile olduğu için birçok dil var. Şöyle düşünelim; Bir ev, evin içinde aynı seçimi yapmış, aynı şartlarda yaşayan akraba sayılan fakat farklı dilde konuşan insanlar.) Bu dillerin bağlandığı üç büyük dil ailesi bulunmakta. Başka bir rapora göre (Brasil Indígena) ise 274 adet yerli dili ve 305 farklı etnik köken var.

Amazonların ve kolonyalistlerin baş rolde oynadığı bu katliamı anlatan birçok kitap bulunmaktadır. Brezilya’ya Portekizliler, Fransız Guyanası’na Fransızlar, Surinam’a Hollandalılar, Guyana’ya önce Hollandalılar sonra İngilizler ve kıtanın diğer kalan bölümüne ise İspanyollar çıktı. İşte tam da bu sıra da büyük bir soykırım yaşandı ve Amazonun nefes alan damarlarından birçoğu hayatını kaybetti. Buna rağmen yine de mücadeleden vazgeçmeyen yerliler Amazon ve kendilerinin ayrılmaz bir bütün olduğunu kolonyalistlere göstermekten geri kalmıyor. Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa ülkeleri 18. yüzyıldan bu yana Amazonların uluslararası bölge olmasını istiyorlar. Yaklaşık olarak 6 milyon  km²’lik bir alana sahip olan Amazon, büyüklük bakımından 8 tane Türkiye kadar diyebiliriz. Dünya üzerinde ki tropik ormanların neredeyse yüzde kırkı ve suyun beşte biri Amazonun kalbinde yatıyor.

Amazonun kalbinde yaşayan bazı halklar paleolitik bir yaşam biçimini tercih ederken bazı kabileler kapitalist yaşam biçimini reddedip, komünal bir hayat yaşıyor. Amazonun kalbinin derinliklerinde saklanan ve keşfedilmeyi bekleyen kabileler var. Dünya ile temas kurmaktan kaçınan, teknolojinin T’sinin yanından geçmeyen bu kabileler hallerinden oldukça mutlu sanırım.

Amazon kelimesi sizlere ne çağrıştırıyor? Amazon deyince aklımıza gelen ilk şey; karanlık, derin ve ucu bucağı olmayan amazon ormanları oluyor. Peki ya başka? Amazonun gizemi sizleri de etkilemiyor mu? Genellikle yılın büyük bölümünde yağışlı olan, yeşilin en karanlık tonu Amazonların içinde barındırdığı tehlikeler, ilkel yaşam ve sakladığı el sürülmemiş güzellikler.

Yaşam alanlarına iş yeri, yol ve benzeri yapılar yapmak, doğallığı bozacak harekette bulunan her hangi bir devlet, şirket kızgın ve mücadeleci yerliler ile karşı karşıya geliyor. Hatta en son yaşanan olay ise; Bolivya ve Peru’da devletle karşı karşıya gelmiştir bu nedenle yerliler. Yüzlerce yıllık deneyimlerine ve bilgilerine dayanarak; Amazonun kalbine yapılan yol; devletin (Bir beyaz adamın) şirketlerin ve onlara bağlı olan silahlı adamların Amazonun (daha bir delik açılmamış ağaçlarının) içine girip huzuru bozması demektir. Bundan dolayı da kabile temsilcileri ve yerliler çoğu kez savaş boyalarını sürüp, ok ve yayları ile protesto için Brasilia’ya gitmişlerdir.

Hani bazen farkında olmadan deriz ya “Amazon ruhlu” diye. İşte onun şimdi neden denildiğini anladınız değil mi? Amazon da pes etmek yok, mücadele var. Bir avuç toprağa verilen emek var. Tırnakları ile ormana kazınmış bir dünya; dünyanın içine kurulmuş bir alem var. En önemlisi Özgür Yaşam var Amazonda. Bize ve diğer devletlere de buna saygı duymak düşer öyle değil mi? İnsana yaşama hakkı verildikten sonra, kimse onu insanın elinden alamaz.

Amazonlara uygun da bir söz bırakıyorum buraya; “Benim arkamdan yürüme, belki ben liderlik etmeyi bilmem. Benim önümden de yürüme, belki seni izlemek istemem. Yanımda yürü, beraber yan yana yürüyelim.”

Peki ya Amazonda yaşayan yerliler bir adları yok mu? Sorusunun cevabı ise biraz eksik. Çünkü, dediğim gibi Amazonda yaşayıp nefes alış verişini duymadığınız kabileler var. Bu yüzden de gidip keşfetmeden hepsini bilmemize imkan yok. Fakat bildiklerimizden bazıları;

 

• Arara
• Bororo
• Gavião
• Katukina
• Kayapó
• Kulína
• Marubo
• Sateré – Mawé
• Tenharim
• Tikuna
• Tukâno
• Wai-Wai
• Yanomami

İçlerinden en çok bilinen bir kabile olan Yanomamiler; en büyük kabile sayılıyorlar. Dış dünya ile bağlantısı olmayan kabilelerden biri olup çadırlarda yaşıyor ve hamaklarda uyuyorlar. 20. Yüzyılın sonlarına doğru altın ve maden avcıları yüzünden yaşadıkları yerin tehdit altına girmesi kadar dehşet verici bir şey yok. Yanomamiler hakkında biraz bilgi edinelim.

Amazon kelimesi sizlere ne çağrıştırıyor? Amazon deyince aklımıza gelen ilk şey; karanlık, derin ve ucu bucağı olmayan amazon ormanları oluyor. Peki ya başka? Amazonun gizemi sizleri de etkilemiyor mu? Genellikle yılın büyük bölümünde yağışlı olan, yeşilin en karanlık tonu Amazonların içinde barındırdığı tehlikeler, ilkel yaşam ve sakladığı el sürülmemiş güzellikler.

Yanomamilerde bazı benzer kabilelerde olduğu gibi evlilik, sadece ve sadece ailelerin uygun gördüğü kişilerle yapılıyor. Kabile de herkesin bir görevi var elbette. Kadınlar; çocuklar ve kamplarda bulunan bahçe işleri ile ilgilenirken erkekler genellikle avcılık ve balıkçılık işleri ile ilgileniyor. Kabilenin yaşlı bireyleri ise küçük çocuklarla ilgilenir ki; gelenekleri ve yaşamaları için gerekli bilgileri öğrensinler, nesilden nesile aktarım yapabilsinler. Para alış verişi olmadığından ticaretin de olmadığı Yanomamilerde, çocukların bakımından tutun da avcılığa kadar her şey ortak. En büyük kampı ise 3 aile oluşturuyor. Böylece aile içi şiddet, toplum içi şiddet ve ayrılığın önüne geçildiği düşünülüyor. Yabancı kamplarla da düşman ilişkisi olmayan Yanomamiler Amazonun büyük bekçi kabilelerinden birisi. Her topluluk bir diğerine bağımsız bir saygı göstererek alınacak bir kararı ortak bir mutabakat (anlaşma) içinde alıyor. Yönetimden, vergilerden, yardımlardan habersiz olarak tam 14.000 nufüslü yaşayan bir kabiledir Yanomamiler. Bir arada yaşadıkları konutlara verilen ad ise, Shabono’dur. Mükemmel bir inşa yeteneği olan bu kabilenin yaşam yerlerini inşa etme şekilleri ve yapımda kullanılan doğal malzemeyi herkes bilmeli.

Bir kabile olan Yanomamileri tanıttığımıza göre konumuza dönebiliriz. Amazonda yaygın olmak üzere Brazilya’nın hemen hemen her yerinde yaşayabiliyor yerliler. Fakat ne üzücüdür ki bazıları, ülkenin orta kısımlarında beton evlerde yaşayıp, kenttekiler gibi elbiseler giyip asimile olduklarının farkına varmadan yaşıyorlar. Bu şekilde asimile olmamış yerlileri saymazsak Amazonun kalbinde yaşayan yerliler, Amazon ruhludurlar. Ormanın uslanmaz çocukları, Ormanın en sevdiği evlatlarıdır Amazonlar. Peki ya hepsi mi böyle? Ne yazık ki değil.


Asimilasyon Sürecine Girmiş Yerliler

Amazon kelimesi sizlere ne çağrıştırıyor? Amazon deyince aklımıza gelen ilk şey; karanlık, derin ve ucu bucağı olmayan amazon ormanları oluyor. Peki ya başka? Amazonun gizemi sizleri de etkilemiyor mu? Genellikle yılın büyük bölümünde yağışlı olan, yeşilin en karanlık tonu Amazonların içinde barındırdığı tehlikeler, ilkel yaşam ve sakladığı el sürülmemiş güzellikler.

Amazonun kalbinde gizlenen, en derinlerine yuvalar yapıp Amazonu anneleri bilen yerliler şimdilerde neden değişiyor? Bazı tarihçilere ve bilim insanlarına göre; bundan 1500 yıl önce sadece Brezilya’da 3-4 milyon yerlinin yaşamış olduğu gerçeği var. Hatta ve hatta amazonun bu büyük eşsiz kalbinde atan binden fazla etnik gruptan yerlinin olduğu da söyleniyor. Soykırımdan sonra ise sayılarında epey bir azalma gözlemlenmiştir.

Halka varda yerlilere ayrıcalıklar yok mu? Elbette var. Brezilya’da üniversitelerin yerli kotaları ve bursları var. “İlkel” yaşam sürdükleri öne sürülen yerlilerin üniversite okuması kulağa tuhaf mı geliyor? Gelmesin. Onlarda bizler gibi. Onlar Amazonun evlatları. 2010 yılında yapılan nüfus sayımına göre; yerli topraklarında 896.000 kişi olduğu açıklandı. (Yerli olan ve kendini yerli olarak kabul eden.) Peki ya bu nüfusun hepsi Amazonun derinliklerinde mi yaşıyor? Aslında hayır, 324.000 kentlerde ve 572.000 kırsal alanda (Amazon) yaşamını sürdürüyor.

Kendi doğal ortamlarından kentlere göç eden yerliler ayak uydurmakta zorlandığı gibi bazılarında da alkol problemleri baş göstermiştir. Ne yazık ki yerliler için asimilasyon süreci hiç kolay değildir.


Amazonu Yok Etme Çabaları

Yaşayan bir efsane olan amazon, birçok canlıya hayat veriyor ve onları vahşi doğadan koruyor. Yerlilerin özgür oldukları, özgür hissettikleri bu topraklara can veren ağaçları kesmekte ne oluyor? 1960’lı yıllardan bu yana orman ve orman yakınlarına yerleşen çiftçiler ve oduncular; ormanlık alanda ki ağaçları keserek ya da yakarak tarıma elverişli alan açmaya çalıştılar. Peki ya nefes alan ormanın kalbinin damarlarını söken bu adamlara kimse karşı çıkmadı mı? İllegal olarak yapılan bu eylemler yerlileri sinirlendirdi. Bundan dolayı bu çiftçiler ve oduncular yerliler ile sık sık çatışmalar yaşadı ve hala da yaşamaya devam ediyor.

Hükumet dışı kurulmuş bir organizasyon olan Amazonlar İnsan ve Çevre Enstitüsü’nün (Instituto do Homem e Meio Ambiente da Amazônia) verdiği rapora göre; sadece Kasım 2014 yılında Amazonda ormansızlaştırma oranı %427 oranında yükseldi. Bu dehşet verici rakamın sebebi ise; ağaçlara balta vuran, diplerine ateş yakan çiftçi ve oduncular.

Bazı yerliler kendi bölgelerine gelip, kaçak ağaç kesimi ya da yakımı yapan insanlarla çatışıyorlar. Fakat elde edilen verilere göre; geçen seneye kadar Amazonda ormansızlaştırma son 40 yıl içinde, 184 milyon futbol sahasına karşılık, yani 762.979 kilometre kare (km²) alana ulaştı. Şuan ağzınız açık kaldı ve üzüldünüz öyle değil mi? Amazonun damarlarını koparıyorlar ve amazonun çocukları bunun için savaş veriyor.


Amazon Yerlilerinin Geçim Kaynağı

Amazon kelimesi sizlere ne çağrıştırıyor? Amazon deyince aklımıza gelen ilk şey; karanlık, derin ve ucu bucağı olmayan amazon ormanları oluyor. Peki ya başka? Amazonun gizemi sizleri de etkilemiyor mu? Genellikle yılın büyük bölümünde yağışlı olan, yeşilin en karanlık tonu Amazonların içinde barındırdığı tehlikeler, ilkel yaşam ve sakladığı el sürülmemiş güzellikler.

Amazonun derinliklerinde saklı kalan bazı kabilelerin geçim kaynakları da var. Merak ettiniz değil mi? Amazonda yaşayan yerliler genellikle Aldeia adını verdikleri, yetmiş seksen evden oluşan köylerde yaşıyorlar. Ortaklaşa bir yaşam süren bu samimi kabileler, geceleri hamaklarda uyuyorlar. Bu kabilelerin gelir kaynağı ise turizm. Çok zengin insanların tatil yapmaya geldikleri Amazon yerlilerin aynı zamanda geçim kanyağı da oluyor. Amazon Nehri’nde bir gece 1.500 dolara mal oluyor. Amazonun keşfedilesi yerlerinde Ağaç üstünde odaları bulunan doğal oteller de bulunmakta. Fakat bu bölgede orman o kadar yoğundur ki karadan ulaşım yoktur. Brezilya’da bulunan bir çok kentin ismi yerli orijinli.

Yerlilerin ekmeklerinin adı “Mandioca” ve bununla birlikte mısır ve patateste ana yiyeceklerinden. Yerlilerin yiyecek kültürünün Breziya mutfağını bile etkilediğini görebilirsiniz ilk bakışta. Avcılıkta da usta olan yerlilerin bir diğer ana besini ise balık. İlginç bir bilgi daha var; bazı yerliler maymun ve kaplumbağada yiyorlar.


Yerlilerde Kültürel Asimilasyon

Amazon kelimesi sizlere ne çağrıştırıyor? Amazon deyince aklımıza gelen ilk şey; karanlık, derin ve ucu bucağı olmayan amazon ormanları oluyor. Peki ya başka? Amazonun gizemi sizleri de etkilemiyor mu? Genellikle yılın büyük bölümünde yağışlı olan, yeşilin en karanlık tonu Amazonların içinde barındırdığı tehlikeler, ilkel yaşam ve sakladığı el sürülmemiş güzellikler.

Geçtiğimiz yıllarda birçok kabilenin dağılma, geleneklerini kaybetme ve köklerinden kopma nedeni kültürel asimilasyondur. Günümüzde birçok kabile üyesi kentteki yaşama özenerek elbise giymeye başldı. Ve tabi ki para ile tanışan kabileler diğerlerine göre daha hızlı bir dejenerasyon ve asimilasyon süreci yaşadı. Hatta o kadar ki ormanın ortasında, Amazonun kalbinde ki köylerinde teknolojik aletler kullanmaya başladılar. Fakat bunun da doğal yaşamı olumsuz etkilemesinin yanı sıra kentin getirdiği hastalıklarla birlikte birçok yerlinin hayatını kaybetmesine neden oluyor. Hala hastalıklarla savaşan yerliler var.

Kabilelerin bir kısmı Hristiyan olup, bir kısmı (geneli) orijinal ve tarihsel dinlerine inanıyorlar. Atalarının ruhlarına ve doğanın güçlerine tapan yerliler, dinsel törenlerini de yerine getiriyorlar. Törenlerden önce yüzlerini boyayıp, şarkı söylüyor ve dans ediyorlar. 1943 yılından bu yana her yıl 19 Nisan’da Yerli Günü kutlanıyor.


Amazon Efsaneleri

Rüzgarın fısıltısının kulaktan kulağa taşıdığı, kiminin inandığı kimininse inanmak istediği efsaneler vardır birde. Orman efsaneleri. Amazonun derinliklerinde sakladığı başka evlatları olduğuna inanan yerliler nesilden nesile aktardıkları efsaneler ile bilinir. Peki ya nedir bu amazonun kalbinde saklananlar?

∇ Boto: Amazonun tatlı su ve nehirler bölgesinde yaşam süren bir memeli olan Boto her daim beyaz bir şapka ve bembeyaz giysiler ile dolaşır. Amazon yerlilerinin bir inanışıdır Boto.

∇ Curipira: Bir melek kadar iyi olan curipira ormanın ve hayvanların koruyucusu olarak bilinir. Curipira, bir hayli kısa boylu olup, uzun kızıl saçları vardır. Özellikle de avcı ve odunculardan sakınır orman halkını ve görünmez olabildiğine inanırlar.

∇ Mona: Tupi-Guarani dilinde konuşan; kabilelerin, dünyanın, varlıkların, yerin ve göğün yaratıcısı olarak görülür. Temsil ettiği şeylerle Hristiyan Tanrısına benzetirler.

∇ Boitatá: Ateşten bir yılan olan Boitatá, ormanda kıvılcımlar saçarak dolaşır. Bu yılan öldüğünde ise karnından çıkan ışık bir rüzgarın onu alması ile birlikte bütün ormanda dolaşır.

∇ Cairara: Bororo kabilesinde bulunan bilgili ve şişman bir büyücü, kendinin şişman olmasına çok üzülürmüş. Bir gün maymunların tükettiği bir bitkiden çay yaparak içer. Çayı içmesinin sonucunda maymunlar gibi zayıflar fakat arkasından da bir kuyruk çıkar. Günümüzde ise kuyruklu bir bilgin olarak ormanın derinliklerinde dolaşır.

∇ Jurupari: Fuarani mitolojisinde bir tanrı olan Jurupari, iblis (diabo) ya da kötü varlık olarak tanımlanmış ve akıllara kazınmıştır. Bunun haricinde Jurupari ismi Tupi yerlileri için bir efsane niteliği taşır. Jurupari; Kuzeybatı Amazonda yapılan ve sadece erkeklerin katılım sağlayabildiği, flütlerle yapılan bir ritüeldir. Yerlilerin söylediğine göre; bazı zamanlarda onun çok acımasız, kindar bir yüz ifadesi ve yamuk bir gülümseme ile yerlilerin arasında gezen korkunç bir yerli-beyaz karışımı melez olduğu söylenir.

∇ Lara: Derisi kahverengi, gözleri yeşil ve uzun saçlı olan bu denizkızı Amazon nehrinde yaşarmış. Adına şiirler bile yazılmış. Şair Olava Bilac Lara için; “Çok güzel ve nadir bir kadın yaşıyor içimde bir nehir gibi
Gümüş gibi köpüren pullarıyla altın saçlı Lara…” sözlerini söylemiştir.


Mavide Saklı Hazine “Amazon Nehri”

Amazon kelimesi sizlere ne çağrıştırıyor? Amazon deyince aklımıza gelen ilk şey; karanlık, derin ve ucu bucağı olmayan amazon ormanları oluyor. Peki ya başka? Amazonun gizemi sizleri de etkilemiyor mu? Genellikle yılın büyük bölümünde yağışlı olan, yeşilin en karanlık tonu Amazonların içinde barındırdığı tehlikeler, ilkel yaşam ve sakladığı el sürülmemiş güzellikler.

Amazon ormanlarının topraklarına hayat veren Amazon Nehri, içinde barındırdığı hayatlarla birlikte suda saklı bir cennettir. İnanması zor değil mi yeşilin maviye olan aşkına. İşte Amazon Ormanlarının gizemli yeşilinin, cennet rengi suya olan aşkından doğmuştur Amazon Nehri.

Dünyanın en uzun nehirlerinden (Nil Nehri’ni unutmamak gerek) olan Amazon Nehri (Diğer adları ile; İspanyolca: Río Amazonas ve Portekizce: Amazonas) Büyük Okyanus’a 160 kilometre uzaklıkta olup, Peru’da bulunan And Dağları’nın tepelerinden doğup; doğuya doğru gittiği rotasının son durağı Atlas Okyanusu’dur. Amazon ormanları Amazon Nehrine, nehir ise okyanusa aşık. 6.400 kilometre uzunluğunda olan nehir; Mississippi, Nil ve Yangize nehirlerinin taşıdığı du miktarından çok çok fazladır. Sularının, Amazon Ormanlarında yetiştirdiği ağaçlar ve yeşil örtünün güzelliği ise paha biçilemez.


Amazonun Tehlikeleri

Amazonda yaşayan ve sizlere ölüm getirebilecek tehlikelerin farkında mısınız peki? İşte sizlere Amazonda yaşayan 12 tehlikeli hayvan.


◊ Boa Yılanı (Ağaç)

 

Hem su içerisinde hem de kara da bulunan Boa yılanı zehirsizdir fakat eğer ters düşerseniz ve açsa sizi boğup yutabilecek kadar güçlü ve büyük bir yapısı vardır.


◊ Harpia Kartalı

Tırnakları 13 santimetreye kadar uzayabilen bu kartallar en iyi avcı kuş türlerinden biridir. Genellikle ormanda bulunan maymun ve geyiklerden beslenirler. Onları güçlü pençeleri ile tutup uçurabilecek kadar güçlülerdir.


◊ Yeşil Anakonda

Filmlere konu olan bir yılan türü olan anakonda hemen hemen 9 metre boyunda dev bir yılandır. 230 kilogram kadar olan yılan, yaşamından ölümüne kadar olan sürede Amazon nehrinin kıyılarında kamufle olup avını bekliyor.


◊ Kırmızı Pirana

Yine aynı şekilde filmlere konu olan ve en korkulan hayvanlardan biri olan pirana, sürü halinde gezen ve hiçbir şeyden korkmayan hayvanlar olmakla birlikte avının tüm etini (hatta kemiklerini bile) beş altı saniye içerisinde kemiren bir balık türüdür. Adının bu kadar sevimli olduğuna aldanmayın sakın. Suyun çekildiği zamanlarda birbirlerini yiyen balıklardan bahsediyoruz.


◊ Siyah Timsah

Dünya üzerinde ki en tehlikeli hayvan olan siyah timsahlar, sizlere Amazonun karanlık bataklıklarından merhaba diyor. Nereye saklandınız bu sadece bir fotoğraf, gerçeğini görseniz eminim saklanmaya vaktimiz kalmaz. Bir zamanlar soyunun tükenme tehlikesi ile karşı karşıya gelmesi şimdi avlanma yasağı olduğu için bu siyah dostlarımıza engel olmuyor.


◊ Elekrikli Yılan Balığı

Kurbanlarını önce şoklayıp sonra yiyen (önce fırınlayıp sonra yiyen gibi bir deyim oldu) bir yılandan bahsediyoruz. Hatta bununla kalmayıp evimizde bulunan prizlerden 5 kat daha fazla elektrik üretebildiğini ve bazen yanlışlıkla da olsa insanların ölümüne sebebiyet verdiğini de belirtelim.


◊ Arapayma,

Bir efsaneden öteye gidemeyen nehir canavarlarını bilirsiniz. Aslında onlar gerçekmiş dersem inanır mısınız? Amazonun içinde sakladığı vahşi doğaya tanık olursanız inanırsınız bence. 3 metre uzunluğu ve 100 kilogram ağırlığı ile nehir efsanesi olarak bilinen arapaymalar sizleri korkudan bayıltacak bir görünüme sahip olup bu görünümün tam zıttı bir sakinliğe de sahiptir. Avları ise genellikle küçük kuşlar ve balıklar.


◊ Dev Su Samuru

Tamı tamına 2 metre uzunluğa sahip olan bir su samuru. Beslenmek için balıkları avlayan bu sevimli (biraz da ürkütücü hayvanlar 8 kişiden oluşan çeteler halinde avlanıp, her hangi bir tehdit hissettikleri takdirde insanlara saldırabiliyorlar. 1,5 metrelik bir timsahı 45 dakika da yiyen su samurları sevimli suratlarının ardında bir canavar saklıyor.


◊ Candiru

Öldürmek için kocaman olmaya gerek olmadığını gösteren bu minik, eğer olur da amazon nehrine girip yüzmeye çalışırsanız içinize girip ora da ürüyor. Bu da kötü sonuçlara sebebiyet verebiliyor.


◊ Boğa Köpek Balığı

Amazon nehrinin en büyük yırtıcılarından biri olan bu balık, köpek balıklarının sadece okyanusta olmadığını kafamıza yerleştirmemizi ister gibi. Okyanustan tam 4000 kilometre ötede Amazon Nehri’nin serin sularında yaşayan bu köpek balığı 3,5 metre olup tam 400 kilo ağırlığındadır. Bundan hareketle anlıyoruz ki amazon nehrine girmek ölüme kafa tutmakla eş değer.


◊ Kırmızı Pacu

Nedeni belli olmayan bir şekilde erkek yüzücülerin testis bölgelerini ısıran bu garip hayvan oldukça ürkütücü bir nehir sakini. Pek sakin olduğunu söyleyemeyiz belki de.


◊ Payara Balığı (Vampir Balığı)

1,2 metreye kadar büyüyebilen ve bir vampir gibi dişleri olduğu için vampir balığı da denilen Payara balığı görüntü itibari ile akıllara bir soru getiriyor. “Balık mı insanı yer? İnsan mı balığı?” Buyrun cevaplayın efendim. Olur da bir gün amazona giderseniz kesinlikle karşılaşmanızı istemediğimiz bir balık.


Amazonların dünyasına yaptığımız bu heyecanlı yolculukta Amazonun gizemini tamamen çözemesek bile bazı şeyleri aydınlatmış ve amazon hakkında bilgiler edinmiş olduk. Peki ya amazonun gizemi nasıl çözülür diyenler; Tabi ki keşifle. Amazonun derinliklerine yapılan korkusuz keşifler Amazonun gizemini  çözecek ve kalbinin amazonla birlikte atmasını sağlayacaktır. Yalnız; dünya ile temas halinde olmayan kabilelerden uzak, nehirden ve sizi tek lokmada yutabilecek olan amazon efsanelerinden de uzak olarak Amazonun kalbine yapacağınız yolculukta sizleri nelerin beklediğini kim bilebilir? Bakarsınız sizde o yerlilerden biri olmuş, olmasanız da buraya geri döndüğünüzde Amazon ruhlu bir insan olmuş olursunuz. Amazonun ruhuna ve yerlilere.

Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here