Geleceğe Dönüş Serisi Üzerine Bir Söyleşi Ve Davet

0

Bugün tarih 21 ekim 2017. 

Bu tarihin sizin için bir anlam ifade edip etmediği hakkında herhangi bir bilgim yok. Ancak ben de bu tarihin önemini yeni öğrenenlerden birisiyim ve bunun üzerine kısa bir söyleşi hazırlamak istedim.

Bundan yıllar önce, 1985 yılında bir film yayınlanmıştır. Filmin adı ”Geleceğe Dönüş (Back To The Future)”. 

Filmin konusu zaman yolculuğunu içeriyor. Film çok kısa sürede çok yoğun ilgi görmüştür ve çok yüksek başarılara ulaşmıştır. Bu sebeple filmin devam bölümleri çekilmiştir.

Serinin II. filminde karakterlerin zaman makinesini ayarladığı tarih tam olarak 21 ekim 2015’tir. Karakterler zaman yolculuğu sayesinde geleceğe gitmişlerdir ve oradaki hayali dünya ile şuanki zaman dilimi arasında olan bağlantılar nedeniyle bu tarih özel kılınmıştır.

Zaman makinesiyle gittikleri gelecekte oldukça ileri seviye bir teknoloji söz konusudur. Henüz o kadar ileri seviye olmadığımız bir gerçek. Ancak filmdeki görüntülü konuşmalar, plazma televizyonlar, parmak tanıma kilidi ve benzeri bir kaç hayali tasarım şuan günümüzde mevcuttur.

Bu günü özel kılan şey bir zamanlar hayal edilen bir çok şeyin gerçekleştirilmesinin mümkün olduğunu fark eden insanlardır. İşte ben de tam olarak bu noktadan söz etmek istiyorum.

Hayallerin bir sınırı var mıdır? Ben bir sınırı olduğuna inanmıyorum. Benim görüşüme göre hayallerin sınırı yoktur, henüz hayal edilmemiş olanlar vardır. Bu günün en büyük önemi hayal etmek ve kendine inanmakla ilgili. Bu düşünceyi toplumumuza aşılayabilmekle ilgili. Keşke her gün hayal edip bir şeyler başarabileceğimizi hatırlayabilseydik. Ama bunu yapamıyoruz. Bu yüzden en azından  bunu 21 ekim tarihinde hatırlamak tüm insanlık için iyi olacaktır.

Sen insansın! Sen, dünyayı paylaştığın canlı formlarındaki en şanslılardansın! Neden oturuyorsun? Dünya ve canlı formlar için yapılacak bir çok şey var. Oysa sen imkansız olana kafayı takmakla vakit kaybediyorsun. Artık buna bir son verip hayalleri yaşamanın zamanı gelmedi mi?

Dünyada yapılması gereken bir çok şey var. insanlar ölüyor, dünyada afetler oluyor. Bir sürü çözülmesi gereken sorun var. Tedavisi henüz bulunmayan ve bulunmayı bekleyen bir çok hastalık var.  Bundan yıllar önce insanlar bizimki kadar çok yaşamıyorlardı. Ömürleri bilimsel olarak bizden çok daha kısıtlıydı. Ama ömrünün kısa olmasına çeşitli bahaneler üretip oturmayı reddedenler tarafından insanlığın yaşam süresi ciddi bir şekilde uzadı. Neden sende bunu uzatmak için çabalamıyorsun? Hayal et, neden etmiyorsun ?

İnsanlığın ömrünü uzatmak için çalışmalara başlayabilirsin, yeni şeyler keşfedebilirsin. Yeni şeyler icat edebilirsin. Hey sen, insan! Sen hayal ettiğin her şeyi yapabilirsin. Bunun için hiçbir engelin yok. Şuan kaç yaşındasın bilmiyorum ama sana söyleyeyim; dünya oldukça yaşlı. Bu ne demek biliyor musun? Dünyanın varlığından bu yana üzerinde yaşayan canlı formlarının tahmin edemeyeceğimiz kadar eskilere dayandığının bir gerçek olduğunu düşünmek için yeterli bir sebep demek. Bir çok canlı bu gezegende yaşadı. Bazıları nesillerini sürdürmeyi başardı, bazılarının ise nesilleri günümüze kadar dayanmadı. İnsanlığın varlığı çok uzun yıllara dayanıyor. Hatta asırlara dayanıyor! Biz bu zamana kadar neslimizi koruyabilmiş ve sürdürebilmiş canlılarız. Bunu nasıl yaptık biliyor musunuz? Her şeyden önce ”imkansız” kavramını hayatımızdan attık ve hayallerimize inandık. Hayallerimize inanınca onlara sıkı bir şekilde tutunduk. Tutunduğumuz hayallerin uğruna çok çalıştık ve başardık. Arkadaşlar, bir gerçek var ki insanlık tarihinin hala sürüyor olması ne bir insan sayesindedir ne de bir canlı. Bunun sürüyor olması insanın değil insanlığın başarısıdır. Bunca şeyi her asırdan sadece tek bir kişi çıkıp yapamaz. Bunun için beraber çalışmak zorundayız. Beraber çalışmaya başlayabilmek içinde ”tamam bu iş bende” demek gerekmez mi? Buna en basit örnek olarak diyebilirim ki kanserden şikayet ediyorsan hayata saydırmak ve birisinin tedaviyi bulmasını beklemek yerine kanserin peşine düş ve bulmaya çalış. Bu belki uzun bir iştir ve bu sebeple senin hayatın bunu bulmaya yetecek kadar uzun sürmeyebilir. Ama en azından bir kısmını tamamlamış olursun ve senden sonra sızlanmayı bırakan kişi bunun devamını tamamlar. Siz kurtulamazsınız belki ama çocuklarınız kurtulur, arkadaşlarınız kurtulur, aileniz kurtulur, İNSANLIK KURTULUR.

Bu sebeple beni anladığınızı düşünüyorum ve 21 ekim 2017’yi bahane ederek bugün bu yazıyı okuyanları hayal edip bir şeyler başarmaya davet ediyorum. Ayrıca bu fikri yayabildiğiniz insanlara da yaymanızı rica ediyorum. Bu bir davettir, hiçbir şekilde bir zorunluluk söz konusu değildir. Eğer insanlık için çalışmayı reddediyorsanız yıllardır yaptığınız şey olan mızmızlanmaya devam edebilirsiniz çünkü bu sizin kararınız.

O zaman kimler dünyayı değiştirmek için çabalamaya  benimle beraber geliyor?

GELECEĞE DÖNÜŞ GÜNÜMÜZ KUTLU OLSUN DİYORUM VE BİZİ HİÇBİR İMKANIMIZ OLMAYAN ÇAĞDAN BURALARA KADAR GETİRMİŞ OLAN TÜM İNSANLIK TARİHİNE KATKIDA BULUNAN NESLİMİ RAHMETLE ANIYORUM.

Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here