Geçmişten Bugüne Albert Ellis’in Yaşamı

0
27

 

“İnsanlar ve olaylar aslında bizi üzmüyor. Biz aslında onların bizi üzebileceğine inandığımız için üzülüyoruz.”

Albert Ellis 27 eylül 1913 yılında Pensilvanya’da dünyaya gelmiştir. New York şehrinde büyümüştür. Ailesi bir Yahudi ailesidir ve Albert ailesinin en büyük çocuğu olarak dünyaya gelmiştir. Kendinden 19 ay küçük bir erkek kardeşi ve 4 yaş küçük bir kız kardeşi vardır. Ellis’in babası  Ellis için daima gösterişli ve karizmatik bir izlenim bırakmıştır. Ayrıca babası iş adamıdır ve bu sebeple çok yoğun bir iş hayatı vardır. Bu sebeple Ellis’in babası evde çok fazla zaman geçirememiştir, sürekli seyahatlerdedir ve ailesiyle çok ilgilenememiştir. Ancak Ellis, bu durumun  kendisini üzmediğini ve babasını çok özlemediğinden dolayı çok etkilenmediğini vurgulamıştır. 

”Şans o ya, duygusal sorunlarınıza kapılmayı kendiniz seçiyorsunuz. Biyolojiniz ve yetiştirilme tarzınız sizi öyle yapmaya teşvik etmiş olabilir.”

Ellis’in annesi Bipolar Bozukluk hastasıdır. Bu yüzden Ellis annesinden zaman zaman ihmalkar, dağınık, ancak buna rağmen zaman zaman ise sosyal yaşamına önem veren çok hareketli ve çok konuşan bir geveze olarak bahsetmiştir. 

Ellis’in annesi sıklıkla briç partilerine ve sinagoglara giderdi ve çoğu zaman geç dönerdi. Annesinin geç dönmesi Ellis’i daima stres ve endişe içinde bırakmıştır. 

”Bu seni iyi bir insan yapıyor mu ? Hayır, sadece iyi veya kötü davranan insansın; milyonlarca düşüncesi ,hissi ve eylemi olan bir insansın. Bunlar da iyi, kötü veya nötr.Peki niye tutup da kötü davranışlarınız için kendini kötü olarak değerlendiriyorsun?”

Ellis 11 yaşındayken babası, annesini bir arkadaşıyla aldatmıştır ve bu sebepten dolayı boşanmışlardır. Ancak Ellis’ten  bu durumu bir yıl kadar saklamayı başarabilmişlerdir. Fakat bir yıl sonra Ellis, Annesinin Teyzesiyle konuşmalarını duyarak durumu öğrenmiştir ve bu durum hakkında bir röpörtajında şöyle demiştir;

“Bu durum beni şaşırtmamıştı, beni asıl şaşırtan annem ve teyzemin bunu gizlice konuşmalarıydı.”

”Ama var olan her şey, var olmak zorunda olduğuna göre; hiçbir şey o kadar korkunç,berbat ya da fena değil. Tüm bu kelimeler aşırı kötülüğü simgeliyor. Birçok şey kötüdür yada çok kötüdür.”

Ellis, çocukluğu boyunca böbrek sorunlarıyla uğraşmak zorunda kalmıştır ve böbrek sorunları kendini Ellis’te dört buçuk yaşında göstermeye başlamıştır. Böbrek sorunları yüzünden dokuz yaşına kadar 9 kez hastaneye yatırılmıştır. Hatta bir seferinde durumu öyle kritikleşmiştir ki 10 ay boyunca hastanede kalmak zorunda kalmıştır. Bu süreç boyunca hastanede yataklı tedavi göreceğinden dolayı eğitimine ara vermiştir.

İyileşme sürecinde dinlenmesi gerektiği için yaşıtları gibi sportif etkinliklere katılamamıştır. Bu durum onun kitaplara olan ilgisini arttırmıştır ve zamanını kitaplarla geçirip ileride bir bilim adamı olabilmenin ilk basamaklarını atmasına yardımcı olmuştur. 

Ancak bu zorlu geçen süreçlerle baş edebilmeyi ve zamanını iyi değerlendirebilmeyi öğrenmeyi başarmıştır ve bundan çok fazla şikayet etmemiştir. Hatta bu durum hakkında “Ben aslında kendim için bir terapist olarak doğdum. ” demiştir. 

”Çünkü temel amaçlarınız hayatta kalmak ve en uygun şeklide mutlu olmaktır. Her ne huzursuzluk, acı ya da mutsuzluk tecrübe ederseniz edin, fiziksel ya da zihinsel olsun, kendinizi bunları gözlemeye, üzerlerinde düşünmeye ve azaltmaya zorlarsınız. İşte bu da yaratıcı doğanızdır. KULLANIN O ZAMAN!”

Ellis, 19 yaşına kadar özellikle kız arkadaşlarına karşı çekingen ve mesafeli  davranmıştır ancak bu durum 20 yaşında tam tersine dönmüştür. Ellis’in 20 yaşından sonra kadınlara olan ilgisi artmıştır. Utangaçlığının farkında olup bu durumu yenebilmek için kendine bir çözüm bulmuştur ve Bronx Botanik Park’a gidip bir ay içinde yaklaşık 100 kadınla konuşmuştur. Bu şekilde kadınlara olan utangançlığının son bulmasını sağlamıştır. 

Ellis, Karyl adında oyuncu bir kadınla tanışmıştır. Karyl, çekici bir kadındır ancak bazı zamanlar ihmalkar, bazı zamanlar ise çok fazla ilgili olabiliyordur. 

Ellis, 1939 yılında evliliğe adım atmıştır ancak 0 gece bir güven problemi yaşamışlardır ve bu sebepten dolayı boşanma kararı almıştır. Fakat boşanma kararına rağmen bir sene beraber yaşamayı sürdürmüşlerdir. 

Daha sonra Gerthrude adında bir kadınla tanışmıştır ve bayan Gethrude ile olan ilişkileri hakkında “Tüm insanlık tarihinin en romantik 4 yılıydı.” demiştir. Fakat, Gethrude çok sosyal bir kadındır ve Ellis’in kendi çalışma odası olması fikrine daima karşı çıkmıştır. Bu sebeple Ellis, Gethrude ile evlenmekten vazgeçmiştir. 

Daha sonraları ise Rhoda adında  dansçı bir kadınla tanışmıştır.  İlişkilerinin başında çift daima kendi işleriyle meşgul olmaya alışmıştır ve birbirlerinden çok fazla ilgi beklememişlerdir. Ancak Rhoda, bir gün ayağını sakatlamıştır ve bu sakatlanmanın sonucunda Ellis’ten daha fazla ilgi beklemiştir. 1956 yılında evlenmişlerdir ancak evlendikten iki yıl sonra boşanmışlardır. Boşandıktan sonra Rhoda, Ellis’in enstitüsünde aktif bir şekilde çalışmaya devam etmiştir ve çalışma grupları düzenlemiştir. 

1964 yılında Ellis,  Janet Wolfe adında bir kadınla tanışmıştır. Ancak Janet, daha önce ayrıldığı eşleri gibi değildir. Janet Wolfe, Ellis’e göre çekici bir bayan değildir ve hisleri konusunda çok katıdır. Ancak Ellis, ilişkileri konusunda duygularının sağlam olduğunu belirtmiştir. Ellis, Wolfe hakkında “Kaliteli zaman geçirebildiğim önemli bir insandı” diye bahsetmiştir.  Wolfe, Ellis’in enstitüyü kurmasına büyük yardımlarda bulunmuştur. Ellis ve Wolfe çocuk sahibi olmama konusunda aynı fikirdelerdir. Ellis çocuk istememesinin sebebini çocuğa ayıracak iyi bir vaktinin olmaması, işine öncelik vermesi ile açıklamıştır. Ellis, kendisi için hayattaki önceliklerini önce iş sonra kendisi sonra hayatındaki kadın şeklinde sıralamıştır.

Ellis, Janet Wolfe ile 1966 yılında evlenmiş ve 2003 yılına kadar 37 yıl evli kalmıştır. 

En sonuncu eşi Debbie 10-12 yaşlarındayken psikolog olan halasının kütüphanesinden bulduğu Albert Ellis’in kitaplarını okumaya başlamıştır. Debbie, içten içe Albert’a hayranlık beslemeye başlamıştır. Melbourne Üniversitesi’nde okurken Ellis’in derslerine katılmış, psikolog olarak lisansını tamamlayıp ADDT üzerine çalışmaya başlamıştır. Ellis ile 15 yıl sonra APA’nın konferansında karşılaşmışlardır. Ellis ile Debbie’nin yakın arkadaşlıkları böyle başlamış ve düzenli olarak görüşmüşlerdir. Birkaç yıl sonra da romantik bir ilişkiye başlamışlardır. En sonunda da psikolog Debbie Joffe ile evlenmiştir. ölümüne kadar evli kalmışlardır. 

Albert Ellis, 24 Temmuz 2007  tarihinde New York’ta aramızdan ayrılmıştır. 

 

You may also like

Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here