Firdevsi’nin Şehnamesi

0

FİRDEVSİ-ŞEHNAME

Firdevsi’nin ünlü Şehname’sini inceleyeceğiz bu yazıda. Tabi ki her eser incelemesinde olduğu gibi önce eseri oluşturan sanatçının hayatına, edebi kişiliğine, zihniyetine bakmak gerektiğini düşünüyorum bu yüzden Firdevsi hakkında kısa bir bilgilendirmeyle başlamak istiyorum yazıma.

FİRDEVSİ

Firdevsi, İran’ın Tus iline bağlı Taberan’da doğup, Tus ilinde ölmüştür. Yoksul bir ailede büyümüş, geçim sıkıntısı çekmiş, üzüntülü günler geçirmiştir bunu da şiirlerine fazlasıyla aksettirmiştir. Şiire yaklaşımı çocukluğunda dinlediği halk şiirleriyle başlamıştır. İslam Edebiyatı’nda Destan türünün kurucusudur. İran Edebiyatı’nın en önemli ismidir. Başka ülkelerin edebiyatını öğrenmek için de bir çok ülke gezmiştir. Irak’ta bulunduğu sürede Yusuf ile Züleyha mesnevisini yazmıştır.

   Eseleri  iki açıdan önem taşır Firdevsi’nin ;

   1. Edebiyat Açısından : Eserlerinde bireysel bağımsızlık görüşünü anlatır. İran Edebiyatı’na destanla birlikte getirdiği yenilik, İran ulusunda bağımsızlık bilincinin uyanmasına yarayacak düşüncelerini destansı söylencelerle değil bizzat yaşanmışlıklarla vermiş olmasıdır. Şiir dili sağlam, söyleyişi akıcı, anlam bütünlüğü olan ve olayların birbirine bağlı olduğu eserler verir.

   2. Uygarlık Tarihi Açısından :  Yeni bir inancın çevresinde toplanan güçlerin saldırısına uğrayan eski bir uygarlığın savunucusu olarak ortaya çıkar. Savunmasını somut örneklerle verir.

YAŞAMA BAKIŞI VE İNSAN ANLAYIŞI

Firdevsi’nin yaşam anlayışının temelinde iyimserlik vardır. Ona göre insan mutlu olmak için vardır; mutluluk da acılara, üzüntülere kapılmamakla sağlanır. Özür erdemdir, erdem ise doğruluk ve insanlık demektir. Bu terimlere şiirlerinde oldukça yer vermiştir.

Firdevsiye göre insan yeryüzünde gelip geçici bir varlıktır. Tüm varlıklar gibi insanında bir sonu vardır. Yaşam; başlangıcı doğum, sonu ölüm olan iki çizginin arasındaki süredir.

ŞEHNAME

Şehname Nedir?

Şehname doğu hükümdarlarının hayatlarını, savaşlarını, savaşlardaki başarılarını, kahramanlıklarını abartılı bir üslup ile manzum şekilde dile getirilen eserlerdir. Birçok Osmanlı, Arap İran hükümdarları kendi adlarına şehname yazdırmışlardır. Bu yüzden doğu saraylarında şehname yazmak resmi bir görev haline gelmiştir.

FİRDEVSİ’NİN ŞEHNAMESİ

Şehnameler arasında ilk akla gelen Firdevsi’nin şehnamesidir. Firdevsi Şehnamesi’ni kızının çeyizini düzebilmek için Gazne İmparatoru Mahmut’a her beyti bir dirhem altın karşılığında yazmıştır.

Firdevsi Şehname’yi  940-1020 yılları arasında kaleme almış ve toplam 60 bin beyitten oluşturmuştur ve mesnevi tarzında yazmıştır. Eserine ”Bununla İran’ı yeniden diriltirim.” diyerek ne kadar değerli olduğunu vurgulamıştır. Şehname tarih öncesi zamanlardan başlayıp, Sasani İmparatorluğu’nun son demlerine kadar olan İran olaylarını anlatır. Şehname bir milletin ilk insandan, kitabın yazıldığı tarihe kadar olan serüvenini anlatır. Şehname genel olarak; İran milletinin eşsiz yiğitliğini, insanlığı yönetmek için doğmuşluğunu, yeryüzünün gerçek sahibinin İranlılar olduğunu, İran’ın her şeyden üstün olduğunu anlatmak amacıyla yazılmıştır.

İran’nın mitolojik, kahramanlık ve tarihi dönemlerini Şehname’ye aktarırken tabi ki bağımsızlık hareketlerinin de etkisinde kalmıştır şair. Onun yaşadığı dönemlerde kendilerini İranlılar’dan üstün gören bazı Arap Irkçıları  Firdevsi’yi oldukça etkilemiştir ve bunlarda Şehname’ye konu olmuştur.

Ayrıca Farsçanın sözlüğü kabul edilen Şehname sadece bir hikaye kitabı da değildir. Çünkü eser de İran’ın tarihsel ve efsanevi gelenekleri, İslami döneme kadar olan tüm olayları ve zihniyeti de anlatılmıştır. Felsefi ve ahlaki konulara da değinilmiştir. Tüm bu tarihsel içeriğinin yanında mitolojik aktarımlar ve kahramanlıklar dikkat çeken Şehname’nın asıl amacı bu değildi. İran’ı rivayetlerle yazmak istediği için eser bu şekilde ortaya çıkmıştır.Tüm bu açılardan Şehname hem tarihsel bir manzume hem de kahramanlık destanlarına yer veren bir derleme olarak kabul edilmelidir.

Şehname bir yandan da yenilgi ve arzulara ulaşamama sonucu oluşmuştur. Samanilerin tarihten çekilmesiyle aynı döneme denk gelen Araplar karşısında bir kaç yüzyıllık yenilgi ile şekillenen süreç, İran tarihinde olumsuz bir dönemin başlaması, gerçek tarih alanında istenmeyen gelişmelerin ve güç yetersizliği ortaya çıkması rivayetlere ve hayallerdeki tarihe ihtiyacı daha da artırmıştır. Firdevsi’de zamanın hoşa gitmeyen gelişmelerini yaşayan birisi olunca geçmişin zafer dolu günlerinin özlemiyle hayallerine kelime yükleyerek bu eseri ortaya koymuş.

Şehname’de Rüstem-Zal, Cem, Simurg, Dahhak, Bieni Keykavus, Sam gibi destan kahramanları ve bunlarla ilgili olarak Bijen’in ve Şahgerd’in Kuyusu, Cemşit-i Hurşit’in şarabı, Feridun Dahhak, Hürmüz Behram, GAVE, Cellat, Nevruz, Hamel, koç burcu, baharın gelişi, Keykavus’un hilesi, Zülkarneyn, Zerdüştlük, ateşe tapmak, Güneş ve diğer yıldızlarla ilgili farisi öğeler, astronomiye dair konular, adı gecen hükümdarların kahramanlıkları, tahta çıkışları tüm bu olay ve terimlerin hepsi anlatılır, incelenir.

Divan şiirleri Şehname’den fazlasıyla etkilenmişlerdir. Şehnameyi nazım ve nesir olarak Türkçe’ye çevirmişlerdir. Şehnamedeki öyküler birçok esere ilham kaynağı olmuştur.

   EL YAZMASI RESİM ÖRNEKLERİ

 

 

 

 

 

 

 

 

Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here