Fâni Dünya

0
43

FÂNİ DÜNYA

“Hey ! Herkes beni bir dakikalığına dinleyebilir mi ?” diye Kızılay’ın ortasında ya da İstiklal Caddesi’nde bağırdığınızı düşünün. Evet sizin ne diyeceğinizi merak edenler olacaktır tabii ama bu merak seni dinliyormuş gibi yapıp sosyal medyada paylaşmaktan ya da arkadaş gruplarında dedikodu yapmaktan ileri gitmeyecektir. Neden böyle olduk biz ? Neden artık kendi çıkarlarımızdan başkasını düşünmüyoruz ? Neden koskocaman dünyanın , milyonlarca insanın içinde tek başınayız ? Neden sıkıntılarımızı paylaşıp onu azaltmak ya da mutluluğumuzu çoğaltılmak yerine kendimizi bu gerçek olmayan teknolojiye , ilk içtiğimizde iyi geldiğini düşündüğümüz ilaçlara bırakıyoruz. Evimize gelen misafirlere , “Hoş geldiniz.” demekten bile aciziz artık. Eskiden bu kadar yalnız değildik ki biz. Ne kadar güzel birbirimizin yüzüne bakıyorduk. Evet evet bu en uygun cümle sanırım. Artık birbirimizin yüzüne bile bakmıyoruz.

Birkaç gün önce yurtta o kadar sıkıldık ki – kimse birbiri ile konuşmuyordu – biraz yürüyelim dedik arkadaşımla. Arkadaşım “Ben bu dünyada yaşamak istemiyorum. Ne olur şimdi şu ışıkları yanan eve gidip biraz sohbet etsek, alt kattaki insanla üst kattaki insan birbirini tanımıyor yaa.” diye bir isyanda bulundu. Haklısın demekten ileriye gidemedim. Çünkü haklıydı. Birbirimizin yüzüne hiç bakmıyorduk.

Masalların en sonunda geçen “Sonsuza kadar mutlu yaşamışlar.” gibi bir imkanımız yok bizim. Bir gün bu dünyadan göçüp gitmeyecek miyiz ? Kim buna hayır diyebilir. Hiç kimse. E ne zaman yaşamımızın son bulacağını da bilmiyoruz, peki ne duruyoruz ? Niye ne zaman öleceğimizi bile bilmediğimiz şu dünyada hâlâ bekliyoruz? Bence bu saatten sonra artık insanların yüzlerine bakalım. Onlarla muhabbet içerisinde olalım. Hem kendimizi hem de karşımızdakini mutlu edelim. Yüzümüzdeki gülümsemeleri bir zorunluluk haline getirelim. Sonuçta dünya fâni..

You may also like

Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here