Bugün Gazetesi

Bugün Gazetesi Yayın Hayatının Başlangıcı

  GAZETENİN KURULUŞU VE KAYYUM KARARI Gazetenin Kuruluşu   17 Ocak 2003 yılında kurulan Bugün gazetesinin isminden... 

Başbakan Patrice Lumumba Neden Öldürüldü?

PATRICE LUMUMBA KİMDİR? 2 Temmuz 1925 tarihinde o zamanki adı ile Belçika Kongosu’nun Kasai bölgesine bağlı... 

Faruk Çelik Aslında Kimdir?

Faruk Çelik Aile ve Eğitim Hayatı: 17 Ocak 1956’da Artvin’de dünyaya gelen Faruk Çelik, çocukluk yıllarını... 

Josephine Baker Aslında Kim ?

20.yüzyılın ünlü dansçılarındandı Josephine. Gerek cesur şovlarıyla gerekse çıplaklığıyla hep olay olmuştu.... 

Ünlü Boksör

Muhammed Ali, Amerikalı Boksör

1942- MUHAMMED ALİ   Bir efsane olarak Muhammed Ali’nin ünü tüm zamanların en iyi boksörü olmasından... 

Esma-ül Hüsna ve Manaları

Kategori : Ana Sayfa, Eğitim, İnanç, Sanat - Etiketler :, , , - Tarih : 06 Aralık 2017

Share

 

Esma-ül hüsna, Allâh-u Teâlâ’nın isimleri de sıfatları gibi ezelî ve ebedîdir. Zîrâ Allâh-u Teâlâ’nın birçok ismi, Zât’ına ait bir mânâ ifade eder. Zât’ın kendisi de Zât ile kâim olan mânâlar da ezelî ve ebedî olduğundan isimler de böyledir. Bu tür isimlere “Sıfat ismi” denilir. Yani içinde belli bir sıfat mânâsı bulunduran isimlerdir. Nitekim “ ismi dışındaki isimlerin durumu böyledir.

Duaların en makbulü Allah’ın isimleriyle yapılan dualardır. Bazı alimler isimlerin zikrinin özel vakitleri ve sayısının olduğunu da söylemişlerdir fakat bunlar bazı hesaplar iledir inkar edilmesinin de kabulünün de biz zararı yoktur esas olan Cenabı Hakk’ın isimlerini zikirdir, onunla duadır.

 

Bu konuda Kur’an-ı Kerim’de de ayetler mevcuttur:

“Allah’ın güzel isimleri vardır. O halde Allah’a o güzel isimlerle dua edin.” (A’râf, 7/180);

 

“De ki: “İster Allah deyip dua edin, ister Rahman deyip dua edin; hangisi ile dua ederseniz edin, onun güzel isimleri vardır.” (İsrâ, 1 7/110)

 

Bu konuyla ilgili hadislerde mevcuttur:

“Allah Teâlâ’nın doksan dokuz ismi vardır. O isimleri kim ezberlerse (sayar, manasını anlar ve şuûruna ererse) cennete gider. Şüphesiz, Allah tektir ve tek olmayı sever.” (Buhârî, Daavât, 68).

 

Esmaül Hüsna ve Manaları:

 ALLAH: Eşi benzeri olmayan, bütün noksan sıfatlardan münezzeh tek ilah, her biri sonsuz bir hazine olan bütün isimlerini kuşatan özel ismi. İsimlerin sultanı.

ER-RAHMÂN: Dünyada bütün mahlükata merhamet eden, şefkat gösteren, ihsan eden.

ER-RAHİM:  Ahirette, müminlere sonsuz ikram, lütuf ve ihsanda bulunan.

EL-MELİK: Bütün kâinatın mutlak hükümdarı ve tek ve devamlı sahibi olan manasına gelir.

 EL KUDDÜS: Acizlik, gaflet ve hata gibi bütün eksikliklerden uzak olan tertemiz anlamına gelir.

ES-SELÂM: Yarattığı bütün kullarını selamete çıkaran ve bahtiyar kullarına cennette selam verecek olandır.

EL-MÜ’MİN: Gönüllerde iman ışığı uyandıran ve kendine yönelenleri koruyan ve gönüllerini rahatlatan anlamına gelir.

EL-MÜHEYMİN: Her şeyi görüp gözeten ve koruyan anlamına gelir.

EL-AZİZ: İzzet sahibi, her daim galip olan, mağlup olmasına imkan olmayan anlamına gelir.

EL-CEBBAR: Azamet ve kudret sahibi, dilediğini zorla yaptırabilecek güçte olan ve tüm eksikleri tamamlayan anlamına gelir.

EL-MÜTEKEBBİR: Büyüklükte eşi, benzeri olmayan, her işte ve yaşanan her hadisede büyüklüğünü gösteren anlamlarına gelir.

EL-HÂLIK: Tüm varlığı ve kâinatı yoktan var eden yaratan anlamına gelir.

EL-BÂRİ: Her şeyi birbirine uygun halde ve kusursuz  yaratan anlamına gelir.

EL-MUSAVVİR: Tasvir eden, varlıklara şekil veren anlamına gelir.

EL-GAFFÂR: Günahları örten, mağfireti pek çok olan anlamına gelir.

EL-KAHHÂR: Galip ve hakim olan, istediğini istediği anda yapandır.

EL-VEHHÂB: Karşılıksız hibeler veren, çok fazla ihsan eden.

ER-REZZÂK: Bütün mahlükatın rızkını veren ve ihtiyacını karşılayan.

EL-FETTÂH: Zorlukları açan ve kolaylaştıran.

EL-ALİM: Gizli açık, geçmiş, gelecek, her şeyi en ince detaylarına kadar bilen.

EL-KÂBID: Dilediğine darlık veren, sıkan, daraltan.

EL BASİ: Dilediğine bolluk veren, açan, genişleten, ferahlatan.

EL-HAFIZ: Dereceleri alçaltan.

ER-RAFİ: Şeref verip yükselten.

EL-MUİZ: Dilediğini aziz eden, izzet veren.

EL-MUZİLL: Dilediğini zillete düşüren.

ES-SEMİ: Her şeyi işiten.

EL-BASİR: Gizli açık, her şeyi en iyi gören.

EL-HAKEM: Mutlak hakim, hakkı batıldan ayıran. Hikmetle hükmeden.

EL-ADL: Mutlak adil, çok adaletli.

EL-LÂTİF: Lütuf ve ihsan sahibi olan. Bütün incelikleri bilen.

EL-HABİR: Olmuş olacak her şeyden haberdar.

EL-HALİM: Cezada, acele etmeyen, yumuşak davranan.

El AZİM: Çok azametli.

EL-GAFUR: Affı, mağfireti çok olan.

EŞ-ŞEKÜR: İyiliklere daha iyisi ile karşılık veren.

EL-ALİYY: Yüceler yücesi, çok yüce.

EL-KEBİR: Büyüklükte benzeri yok, pek büyük.

EL-HAFİYZ: Yapılan işleri bütün tafsilatıyla tutan, koruyan, koruyucu olan.

EL-MUKİT: Her yaratılmışın rızkını, gıdasını veren, tayin eden.

EL HASİB: Kulların hesabını en iyi gören.

EL-CELİL: Celal ve azamet sahibi.

EL-KERİM: Keremi, lütuf ve ihsanı bol, karşılıksız veren, çok ikram eden.

ER-RAKİB: Her varlığı, her işi her an görüp, gözeten, kontrolü altında tutan.

EL-MUCİB: Dua edenlerin isteklerini veren.

EL-VASİU: Rahmet, kudret ve ilmi ile her şeyi ihata eden (kuşatan).

El-HAKİM: Tüm işleri hikmetli olan.

EL VEDUD: Kullarını en fazla seven, sevilmeye en layık olan.

EL-MECİD: Her türlü övgüye layık bulunan.

EL-BÂIS:   Ölüleri dirilten ve kabirlerinden çıkaran.

EŞ-ŞEHİD: Her yerde hazır ve nazır olan.

EL-HAKK: Varlığı hiç değişmeden duran. Var olan, hakkı ortaya çıkaran.

EL-VEKİL: Tevekkül edenlerin işlerini en iyi şekilde neticelendiren.

EL-KAVİYY: Kudreti en üstün ve hiç azalmaz.

EL-METİN: Kuvvet ve kudret kaynağı, çok güçlü.

EL-VELİYY: İnananların dostu, onları sevip yardım eden.

EL-HAMİD: Her türlü hamd ve senaya layık olan.

EL-MUHSİ: Yarattığı ve yaratacağı bütün varlıkların sayısını bilen.

EL-MÜBDİ: Örneksiz olarak yaratan.

EL-MUİD: Yarattıklarını yok edip, sonra tekrar diriltecek olan.

EL-MUHYİ: İhya eden, dirilten, can veren.

EL-MUMİT: Ölümü yaratan, her canlıya ölümü tattıran.

EL-HAYY: Ezeli ve ebedi hayat sahibi.

EL-: Varlıkları diri tutan, zatı ile kaim olan.

EL-VACİD: Kendisinden hiçbir şey gizli kalmayan, istediğini, istediği vakit bulan.

EL-MACİD: Kadri ve şanı büyük, keremi, ihsanı bol olan.

EL-VAHİD: Zat, sıfat ve fiillerinde benzeri ve ortağı olmayan, tek olan.

ES-SAMED: Hiçbir şeye ihtiyacı olmayan, herkesin muhtaç olduğu.

EL-KADİR: Dilediğini dilediği gibi yaratmaya gücü yeten.

EL-MUKTEDİR: Dilediği gibi tasarruf eden, her şeyi kolayca yaratan kudret sahibi.

EL-MUKADDİM: Dilediğini, öne alan, yükselten.

EL-MUAHHİR: Dilediğini sona alan, erteleyen, alçaltan.

EL-EVVEL: Ezeli olan, varlığının başlangıcı olmayan.

EL-AHİR: Ebedi olan, varlığının sonu olmayan.

EZ-ZAHİR: Aşikar olan, Varlığı açık, aşikar olan, kesin delillerle bilinen.

EL-MÜTEALİ: Noksanlıklardan münezzeh.

EL-BATIN: Her şeyden gizli.

EL-VÂLİ: Bütün kainatı idare eden.

EL-BERR: Nimetler bahşeden, iyilik ve ihsanı bol, iyilik ve ihsan kaynağı.

ET-TEVVAB: Tevbeleri kabul eden, günahları bağışlayan.

EL-MÜNTEKİM: Zalimlerin, suçluların cezalarını veren, İntikam alan.

EL-AFÜVV: Affı çok olan, günahları affetmeyi seven.

ER-RAUF: Lütufkar ve esirgeyen, çok merhametli, pek şefkatli.

MALİKÜL MÜLK: Mülkün ve varlığın sahibi.

ZÜLCELALİ VEL İKRAM: Fazl ve kerem; Celal, azamet ve pek büyük ikram sahibi.

EL MUKSİT: Bütün işlerini birbirine uygun yapan.

EL CAMİ: Toplama özelliği olan. Mahşerde mahlukatı bir araya toplayacak olan.

EL GANİYY: Her türlü zenginlik sahibi, ihtiyacı olmayan.

EL MUGNİ: Müstağni kılan, ihtiyaç gideren, zengin eden.

EL MANİ: Dilemediği şeye mani olan, işin olmasına izin vermeyen.

ED-DARR: Elem verecek şeyleri yaratan.

EN-NAFİ: Faydalı şeyler yaratan.

EN-NUR: Alemleri nurlandıran, dilediğine nur veren (Nur ışık kaynağı değildir kaynaktan aldığını yansıtan ışıktır Allah’ın nuruyla nurlanmak bu ismin tecellisi iledir.).

EL-HADİ: Hidayet veren.

EL-BEDİ: Âlemleri yoktan var eden.

EL-BAKİ: Varlığının sonu olmayan, eşi ve benzeri olmayan güzellik sahibi, eşsiz yaratan.

EL-VARİS: Hakiki malik, her şeyin asıl sahibi olan.

ER-RAŞİD: Nizam ve hikmetli işleri yerine getiren, irşada muhtaç olmayan, doğru yolu gösteren.

ES-SABUR: Çok sabırlı, ceza vermede acele etmeyen.

 

 

 

Yararlanılan kaynaklar:

Îmân-İslâm İlmihâli – Ahmet Mahmut Ünlü

Esmaü’l Hüsna / İsmail Kılınç

Bu Yazıyı Okuyanlar Bunları da Okudu . . .

Share
Yorum Yaz
Ad Soyad :
E-mail :
Yorum :

Share