En iyi İntikam Türü Onlar Gibi Olmamaktır

1
18

”En iyi intikam türü onlar gibi olmamaktır.”

Bu yazımda bu aforizmadan söz etmek istiyorum. Ne kadar basit ama aynı zamanda zor bir aforizma değil mi? Çoğunluğun verdiği bir nasihat olmasına rağmen kaçımız gerçekten bunu başarabiliyoruz? Bu yazıyı yazıyorum diye hayatım boyunca ben başardım sizde yapabilirsin mesajı vermeyi falan amaçlamıyorum çünkü hayatım boyunca aralıksız bir şekilde bunu başarabilmiş değilim. Benim bunu okuyan bir çok insandan tek farkım bunu itiraf edebiliyor olmam. Ve evet ben yaptığıma göre sizde yapabilirsiniz çünkü inanın bana benim sizden ne bir eksik yanım ne de fazla bir yanım yok. Bende herkes gibi intikam hırsına büründüğüm zamanlarda ne yapacağımı şaşırdım. İnsanlar, hatalarıyla insandır. Kabul et sende yaptın. Seni ölümüne ağlatan insanlardan intikam almak için elinden geleni yaptın ya da yapmayı istedin. Dostum bu insan doğasında var. Reddedilemez. Ama bu reddedilemeyen doğal hissin önüne geçmemiz gerekiyor. Birilerinden intikam almayı içten içe büyük bir arzuyla isterken intikam almayı istediğimiz kişiye dönüşmememiz gerekiyor. 

Bir çok insan sinir olduğunda onu sinir eden kişi tarafından olumsuz düşünceler geliştirmeye başlar. Buna bende dahilim tabiki. Beni sinir eden kişiyi bazı durumlarda dünyanın en kötü insanı bile ilan edebiliyorum sakinleşene kadar. Ama artık şunu biliyorum ki dünyanın en kötü insanı ilan ettiğim kişinin yaptıklarını yaparsam ben dünyanın en iyi insanlarından birisi olmayacağım. Tam aksine bende dünyanın en kötü insanlarından birisi olacağım. Kendime şunu hatırlatıyorum. Dünyayı kötülüklerle değil iyiliklerle değiştirmek istiyorum. Burada anlatmak istediğim mesaj ben onların bana yaptığını onlara yapmadığım için dünyanın en iyi insanı olmayı başardım falan değil. Hatta inanın bana bence dünyanın en iyi insanları sıralamasına yaklaşamam bile. En azından şuan. Ama bu iyi birisi olmaya çalışmayacağımız anlamına gelmiyor. Dünyanın en iyi insanı olmaya çalışabiliriz. Dünyanın en iyi insanı olmanın en güzel tarafı nedir biliyor musunuz? Zirvenin tek kişilik olmadığıdır. Zirveyi de sizin gibi iyi insanlarla paylaşırsınız. 

Ben kimim dünyayı değiştireceğim diye soran bir kaç var gibi hissediyorum. Onlara şunu söylemek istiyorum ki maddesel dünyayı değiştirmekten söz etmiyoruz. Biz burada ruhani dünyayı değiştirip bunu maddesel dünyaya yansıtabilmekten söz ediyoruz. Var olan her şey mutlaka bir değişim yaratır. Biz sadece bunun iyi ya da kötü olup olmayacağına karar vereceğiz o kadar. Ne saçmalıyorsun der gibi bir izlenime kapıldığım için açıklıyorum hemen arkadaşlar. 

Birisiyle kavga ettiğinizi düşünün. Ona kurduğunuz cümleler onun ruhani dünyasında bir şey değiştirmez mi? Tabiki değiştirir. Kelimeler kadar güçlü bir silah var mıdır arkadaşlar? İnsanı hasta da eder iyileştirir de. İşte siz o kavgada söylediklerinizden sorumlusunuz. Orada söylenen herhangi bir cümle karşınızdaki kişinin hayatında mutlaka bir şey değiştirecektir. Bu değişim iyi mi olacak yoksa daha mı kötü bir hal alacak burasını bilemeyiz tabi. 

Dünyadaki en sinir olduğun insana saydır şimdi tamam mı? Evet senden tam olarak bunu istiyorum. Saydır dostum. Cidden durmadan saydır. Sana ihanet eden dostuna saydır. Seni aldatan sevgiline saydır. Sana kötü davranan insanlara saydır. Bu zamana kadar hayatında kötü değişikliğe sebep olan herkese ve her şeye saydır. Saydırırken ne istiyorsun? Ne istediğini söyle bana! Ne istediğini biliyorum. Bu yazıyı okurken sadece sen ve ben varız. Bu yazı çünkü. Sende okuyucusun. Yani küçük sırrımızı senden başka kimse bilmeyecek. Ben bile bilmeyeceğim. Buna güvenerek itiraf et kendine. İyi gelecek. Lütfen itiraf et. Ne istediğini biliyorum. İntikam istiyorsun! Sana ihanet eden dostuna öyle bir şey yapmak istiyorsun ki buna pişman olsun, seni aldatan sevgilinden öyle bir intikam almak istiyorsun ki köpekler gibi pişman olup sana yalvarsın ancak sen affetme istiyorsun. Canını yakan insanların canını yakmak istiyorsun. Evet bunları istiyorsun. Her insan ister. Peki yapacak mısın? İstemekten öteye gidecek misin? Canını acıtanların canını acıtacak mısın? Seni hayata küstürenleri hayata küstürecek misin? Yapacak mısın? Hadi ama dostum yap seçimini. Bunu yapıp yapmayacağını seç. Her insan ister ancak her insanın seçimleri farklıdır. Seçimlerimiz bizim kim olduğumuzu belirler isteklerimiz değil! 

YAPTIM. 

Bir dakika, ben eski sevgilimin canını yaktım. Ben başkalarının canını yaktım. Ben beni hayata küstürenleri hayata küstürdüm. Bir dakika, ne yapmış olursa olsun yaşadığım onca zorlu dönemlerini birisinin yaşamasına sebep mi oldum yani? Ben, benim yüzümden insanların hayata küsmesini mi sağladım? Peki şimdi dünyanın en kötü insanı kim? O mu yoksa ben mi? Önemli değil. Çünkü hangimiz daha kötü olursak olalım net bir gerçek vardır ki ikimizde en kötülerdeniz. İkimizde en kötüyüz, hangimizin bir adım daha kötü olduğu neden önemli olsun ki! En kötüyüz işte, sadece o kadar! Ve bizi en kötüler yapan eylemlerimizden çok daha korkunç bir sebep var. En kötüleriyiz çünkü  kötülüğü seçtik. Kötülük her zaman seçim değildir ancak bu durumda bir seçimdi. Ve biz kötü olmayı seçtik. 

YAPMADIM. 

Evet o beni aldattı, o benim canımı yaktı, o beni hayata küstürdü. Ama yapamam. Anlamıyor musun? İntikam almak bana göre değil. Ağlayarak geçirdiğim geceleri düşündüm. Ölmek istediğim zamanları düşündüm. Yaşadıklarımı düşündüm. Evet o yaptı. Evet onun yüreği kendisi tarafından birisinin bunları yaşamasına sebep olmayı kaldırdı. Ama ben? Benim yaşadığım bu koca ve zorlu acıları bir başkasının benim yüzümden yaşamasını kaldırabilir miyim? Yapabilir miyim? Asla. Onu çok düşündüğüm için mi? Hiç sanmıyorum. Çünkü o kadar canım yandı ki kişisel olarak onu düşüneceğimi sanmıyorum. Ama evrensel olarak onu düşünebilirim. Onu adıyla değil de herhangi bir insan olarak düşünebilirim. Bir insanın bu kadar kötü bir acıyı yaşaması için hiçbir geçerli sebebi olmayacağına inanabilirim. Bu kadar büyük acıları kimse hak etmez çünkü. Başkasının yaşamasına asla vesile olamam. Olmayacağım. Olmamayı seçiyorum. Hissettiğim acı yüzünden olmayı istiyorum ama yine de bunu yapmayacağım. Nefret ettiğim insandan nefret ederken nefret ettiğim kişiye dönüşürsem aynada kendi yüzüme nasıl bakarım? Geri kalan hayatımı ondan hiçbir farkım olmadığı gerçeğiyle nasıl yaşarım? Yapmayacağım. Onun gibi birisine asla dönüşmeyeceğim. Onun en büyük acısı dünyada sadece onun gibi insanların olmadığını fark etmesi olacaktır.  Bir gün iyi yönde seçim yapabilen insanların olduğunu da fark edecek. Bir gün çocuklarına ya da küçüklerine benim şuan yapmayı seçtiğim yolu nasihat olarak söyleyecek. Tamam belki genç iken umurunda olmayacak, yetişkin iken ya da başka bir zaman. Ama bu nasihati birilerine verdiğinde olsun ya da olmasın öyle bir zaman gelecek ki yapmamayı seçen ve kendisi arasındaki farkı düşünüp kahrolacak. 

ONLAR KENDİLERİ GİBİ ÇOCUKLAR DEĞİL, YAPMAMAYI SEÇENLER GİBİ ÇOCUKLAR İSTEYECEKLER.

Siz onların her zaman istedikleri insanlar olacaksınız. Sizi sürekli anmak zorunda kalacaklar. Birisine nasihat verirken, sorun çözerken, çocukları eğitirken, birilerine bir şeyler öğretirken daima sizin yapmamayı seçtiğiniz yol üzerinden gidecekler. Ancak unutmayın ki kendileri sizin yolunuzu hiçbir zaman seçmeyi düşünmediklerini yalnız kaldıklarında hatırlayıp kahrolacaklar. 

İşte bu yüzden en büyük intikam onlar gibi olmamaktır. 

You may also like

Share

1 YORUM

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here