En İlginç İnşaatlar Nelerdir ve Nerededir ?

0

İlginç inşaatlar demeden önce; inşaat hakkında biraz bilgi sahibi olmak gereklidir. Hangi amaçla, nasıl, hangi aşamalardan ve hangi şartlarla yapılmıştır bunca inşaat.

İnşaat 

İnşaat denildiği zaman genellikle aklımıza; yola taşmış demirler, her yerde olabilecek hafriyatlar, bir sürü kamyon, ortalıkta gezinen beyaz baretli ve sarı baretli abiler ve amcalar, beton dökmeye gelmiş olan mikser kamyonunun sağa sola dökmüş olduğu ufak beton yığınları, döküm esnasında yolu neredeyse boydan boya kapatmış olan beton pompa kamyonu, hatta ne kadar sıkıcı olsa da o çalışırken, onu izlemekten gözümüzü alamadığımız kepçe; ve bu gibi faaliyetlerin bütünü gelir. Pek tabi bununla sınırlı olmayan inşaat, aslında öyle bir sanat eseridir ki; bize, hep sabahın erken saatlerinde bizi uykumuzdan eden kalıpçı amcaların; çiviyi adeta dövdükleri çekiç seslerinden oluşan muhteşem gürültü kirliliğine sebep olan beton yığını gibi gelebilir. İnşaat beton yığınının çok daha fazlasıdır elbette. O, bir kaç kişinin gelip beyaz kireç tozu ile sınır belirlemesinden başlayan fiziksel faaliyetleri, aslında çok daha önceye dayanır.

Şöyle bir göz atarsak;

Bir yapının gerekli olması, bu yapının inşa edilecek alanının bulunması, bu alanın imarına uygunluğu ve kat izninin sorgulanması, arsanın üzerindeki hak sahibi ile pazarlık yapılması, arsanın alınması, imar durum belgesinin alınması, aplikasyon krokilerinin hazırlanması, plankotun belirlenmesi ve arsaya uygun olan projelerin çizilmesi.

(Bura da tek kalemden bahsetmiyoruz aslında. Bir bina da “mimari” başta olmak üzere, “statik, elektrik ve makine” projeleri tek tek hazırlanır. Hatta detaya indirgemek istediğimiz zaman; asansörün, havalandırmanın, su tesisatının ve ısının projesi de şarttır. Bunların tamamı makine projesi olarak tanımlansa da, projedir neticede.)

İmar Durum Belgesi Nedir ?

İnşaatın yapılacağı arsanın bağlı olduğu muhitin, sınırları içerisinde bulunduğu Belediyelerin; İmar Müdürlüklerinden temin edilmektedir. Arsa üzerinde yapabileceğiniz yapılaşmaya ait resmi bilgiler içermektedir. Yani; yapınızın kat yüksekliğini, yapının niteliğini, ön, arka ve yan arsalara olan mesafesini inşaatın hangi düzende yapılacağı, TAKS ve KAKS bilgilerini içeren ve ruhsat alınması için zorunlu olan belgedir. İmar durum belgesi olmadan inşaat ruhsatı alınamamaktadır.

TAKS: Taban Arazi Kat Sayısı anlamına gelir. Binanın yapılacağı arazinin; tabanda ne kadarlık bir kısımının kullanılacağını belirtir.

KAKS: Arsanın üzerine yapılacak olan binanın toplam kullanacağı alanı belirtir. KAKS sayısı; binanın katlar alanının toplamının, Arsanın alanına oranı ile bulunur.

İlgili Belediye’den gerekli evraklar ( İmar Müdürlüğü’ nün talep etmiş olduğu) ile yapılacak olan müracaat sonucu; gerekli harç miktarı ile ortalama 7 iş günü içerisinde alınabilir.

 

Aplikasyon Krokisi Nedir ?

 

Kısaca “yer tespiti” anlamına gelen Aplikasyon; onaylanmış olan arsa haritalarında, parseldeki köşe noktalarının zemin üzerinde belirtilmesidir. Herhangi bir projeyi zemine uygulama işlemine de “aplikasyon” ismi verilir. Arsanın bulunduğu Kadastro Müdürlüklerinden, talep edildiği takdirde yapılan zemin incelemeleri sonucunda verilir.

 

 

 

 

Plankote Nedir ?

İnşa yapılacak arazinin topografik durumunu, arazi üzerindeki kot durumlarını ve tüm detaylarını içeren, projelerin çizilmesi esnasında baz alınan bir belgedir. Harita ofislerinde Plotter çizimi ile belirli ölçeklerde hazırlanır.

 

 

 

Her safhasında ayrı bir titizlik isteyen inşaat, mimari çiziminin alınmasının ardından beton ve demir hesaplamaları yapılarak statik proje evresine geçer. Binanın kiriş, kolon detayları, merdiven ve kat planları, buralarda kullanılacak demirin ölçüleri ve miktarları, kullanılacak olan betonun dayanım sınıfı ve her kat için kullanılacak betonun miktarı belirlenir.

 

Mimari Proje Nedir?

Kısaca; yapılacak olan inşaatın iç ve dış görünümünü ele alır. Binanı dıştan görünümü, yandan görünümü ve detaylandırılması; bina içerisindeki katların ve odaların yerleşimi ve görünümü hakkında yapılan çizimdir. Her katı için ayrı çizimleri bulunur. Binanın kesitlerinin de içerisinde bulunduğu mimari proje, yapının ne amaçla kullanılacağına uygun şekilde çizilir. Binada kullanılacak olan yapı elemanları mimari projede belirtilir. Çatının nasıl olacağı, binanın dış ve iç duvarlarında hangi malzemenin kullanılacağı bura da belirtilir. Yalnızca mimar statüsünde bulunan kişiler tarafından çizilmesi istense de, günümüzde bu gibi çizimleri inşaat teknikerleri ve mühendisleri de bu çizimleri yapmaktadır. Çizimi AutoCad programı ile yapılır. Projede mimarın imzası olması yeterlidir.

 

Statik Proje Nedir ?

Hazırlanmış olan mimari projeye uygun olan hesaplanmaların yapılması safhasıdır. Mimarın yerleştirmiş olduğu kolonlara kirişler de eklenerek içeriği hesaplanır. Binanın katı, toplam alanı, temelin derinliği ve zemin etüdüne göre yapılır. Binada bulunan kolonların ölçülerine göre içeriğine gelecek olan demirlerin ölçüleri ve sayısı, tabliyelerde bulunan demirler, etriyeler, pilyeler, merdiven ızgaraları burada bulunmaktadır. Mimari proje gibi kesitlerden oluşmaktadır. Her kat için ayrı çizimler yapılmaktadır. Kolon ve kirişlere her kat için isim verilmektedir. Binanın asıl projesi mimari proje olarak görülse de asıl işi statik proje yapmaktadır. Yalnızca inşaat mühendisi tarafından hazırlanması gerekse de mimari projede olduğu gibi teknikerler tarafından da hazırlanabilmektedir. Çizimi AutoCad programı ile yapılmaktadır. Projenin ayrıca statik hesaplaması ise STA4Cad veya SAP2000 isimli programlarla yapılmaktadır.  Projede inşaat mühendisinin imzası olması yeterlidir.

 

Yukarıda belirtilmiş olduğu üzere mimari proje çıkarılırken, binanın kullanım amacı göz önünde bulundurulur. Bu eğer bir okul ise okula uygun olarak dış görünüm verilmektedir. Bazı mimarlar bu konuda aşmıştır. Öyle ki altlarına imzalarını atmış oldukları bazı projeler vardır ki insanları hayretler içerisinde bırakmaktadır. Bu binalarda da statikçilere çok iş düşse de belki de işin zor kısımını; binanın yapımında görev alan; demir, kalıp ve beton ustaları üstlenmektedir. Şimdi hep birlikte insanları hayrete düşüren ve mimarisi tam bir sanat örneği olan projelerin bazılarına göz atalım;

 


The Piano House (Piyano Ev) / ÇİN

Piyanodan ev mi olur demeyin. Çünkü hemen girişinde sizi devasa büyüklükte ki camdan bir viyolonsel bekliyor olacak. Çin’ in An-Hui şehrinin Huainan bölgesinde bulunan sanat eseri niteliğinde bir binadır. Heaveni Teknoloji Üniversitesi’ nde eğitim gören bir grup mimarlık öğrencisi tarafından önce kağıda dökülen proje, ardından hayata geçiriliyor. 2007 yılında hayata geçirilen bina için, gerçeklik uyandırması amacı ile; piyano kısımında sadece siyah ve beyaz camlar kullanılmıştır. Viyolonsel yapımında ise mukavemeti arttırılmış camlar kullanılmıştır. Binanın giriş kapısının olduğu ve tamamen şeffaf olan viyolonsel giriş yaparak; merdivenler aracılığı ile piyano bölümüne geçiş yapılıyor. Binanın zeminle bağlantısı da piyanonun ayakları ile sağlanıyor. Piyano bölümünün alt katında iki ayrı konser salonu bulunurken; üst katlarda bulunan müzik odaları ise yerel okullarda okuyan öğrenciler için uygulamalı ders verilen odalar olarak kullanılmaktadır. Binanın üzerinde bulunan çizgisel floresan ışıklandırmaları ile gece viyonsel ve piyanonun görselleri betimleniyor. Çin’ in en romantik binası olarak da bilinen The Piano House; müzik öğrencileri, konser ve toplantılar haricinde turist akınına da uğruyor.

 

 

  Tırtıl Umumi Tuvalet / YENİ ZELANDA

 

Uzun süreli yolculuklarda, bilmediğimiz farklı bir şehirde ve hatta bildiğimiz şehirlerde bile, kendi elimizde olmadan gelen tuvalet ihtiyacı için temiz bir tuvalet ararız. Bu hemen hemen hepimizin başına gelmiştir. Fakat bu anlarda ortalıkta bir umumi tuvalet belirmez ve aramaya başlarız. Yeri gelir sorar en olmadı bir cami minaresi ararız. Fakat Yeni Zelanda’ ya giderseniz ve eğer Wellington şehrindeyseniz böyle bir arayış içine girmenize gerek kalmayacaktır. Çünkü Wellington’ da buluna ilginç umumi tuvalet size “Ben buradayım” diyecektir. Mimarların bizi hayranlıklar içerisinde bıraktığı bir diğer inşaatımız ise Wellington’ da bulunan umumi tuvalettir. Stüdyo Pasifik tarafından tasarlanan tuvalet iki tırtılın yukarı doğru kalkmış bir şeklini andırıyor.

 

 

Wonderworks/ ABD

İlk bakışta Amerika’ da çıkan bir Tsunami ile temelinden sökülmüş ve başka bir binanın üzerine devrilmiş görüntüsü görünse de işin aslı tam olarak öyle değildir. Orlando kentinde Mimar Terry Nicholson tarafından tasarlanmış olan yapı; Güzel Sanatlar Müzesi olarak hizmet vermektedir. Yapısal olarak nasılsa içi de yapısı gibi ters olan binaya girişler tamamen ücretsizdir. Görünüşü ve içeriği ile yerli ve yabancı turistler için odak noktası olan müze, hem eski sihirbaz malzemelerinin müzesi olarak hizmet veriyor hem de yapılacak olan sihirbaz gösterilerinin biletlerinin satış noktası olarak hizmet veriyor. Yaklaşık 3000 metrekarelik bir alanda kurulu olan yapı toplamda 25 metre uzunluğa sahip. İçerisinde bazı bilimsel deneylerin eğlenceli hali de bulunan yapı; Amerika’ nın en dikkat çekici binalarından.

 

 

Sepet Ev / ABD

Bazı markalar ürünlerinde ilginç tasarımlar gerçekleştirerek insanların dikkatlerini çekmeye çalışırlar. Temelinde pazar ve müşteri algısı olan bu yenilikler artık alışılmış durumlara gelse de; Amerika’ da bulunan Dünya’ ca ünlü bir sepet fabrikası, yeniliğin sınırlarını zorlayarak; yeniliğini binasına yansıtmıştır. Evet sepet görünümünde bir ev tasarlamışlardır. Amerika’ nın Ohio eyaletinde bulunan Sepet Ev; Longaberger’ in patronu Dave Longaberger tarafından tasarımı açıklandığında, dinleyen herkes bunun  aslında bir şaka olduğunu zannetse de, Longaberger firması 17 Aralık 1997 tarihinde binanın kurdelesini kestiği zaman, ne kadar ciddi oldukları anlaşılmıştır. Bu tasarımla prestijlerini ciddi anlamda ortaya koyan Longaberger; tasarımı ile sayısız ödülün de sahibi olmuştur.

Toplamda 7 kat üzerinde bulunan, zamanın modern binası, neredeyse tamamen çelikten oluşmuştur. Yaklaşık 9000 ton ağırlığında olduğu düşünülen bu bina; 180 bin metrekarelik alana sahiptir. Sepetin sapı niteliğinde bulunan tasarım ise; kış aylarında donma ihtimaline karşı, ısıtılabilir bir biçimde tasarlanmıştır. 2016 yılında tamamen boşaltılan bina; Longaberger firmasının içerisine girmiş olduğu mali sıkıntılar sebebiyle satışa çıkartılmıştır.

 

 

Dancing House (Dans Eden Ev) / ÇEK CUMHURİYETİ

“Böyle bir bina olur mu ?”, çünkü var! Mühendis ve mimarların tasarımlarına akıl sır ermiyor artık. Sepetten iş yerleri, piyanodan okullar ve  ters dönmüş binalar. Bu ise dans eden bir bina. İlk bakışta; tam düşecekken tutunmuş hissi verse de, tam kıvrak dansı ile insanları etkilerken donmuş bir şekildedir. Hatta öyle ki yerel halk bile bu binaya Fred ve Ginger ismini takmıştır. (Ünlü dansçılar).

Prag’ da bulunan ve ofis maksadı ile yapılmış olan bu bina; 1997 tarihinde, Frank Gehry ve Vlada Milunic tarafından inşaa edilmiştir. Prag’ da gerçekleşen Kadife Devrimi sonucunda önü açılan Mimar Vlada Milunic, modern yapı olarak böyle bir bina tasarlamaya karar vermiş ve yapmış olduğu çizimleri yine o dönemin ünlü modern mimarı Frank Gehry’ ye göstermiştir. Gehry ise tereddüt etmeden bu projeyi kabul etmiştir. Başarıları hiç göz ardı edilmemesi gereken bir ekip ile 4 yılda tamamlamışlardır binayı. Dış cephesi genellikle camdan oluşan bina, en üst katı haricinde; ofis olarak kullanılmaktadır. Uluslararası firmaların ofis olarak kullandıkları katın haricinde olan son kat ise; “Celeste” isminde bir restauranttır. Prag’ da nadir rastlanan ve modern mimar anlamında tek sayılabilecek olan bu yapıt; şehre ilk gelenlerin hemen dikkatini çekmektedir.

 

 

Kansas Halk Kütüphanesi / AMERİKA

2000′ li yılların başından itibaren hızla gelişen teknoloji ile birlikte; kitap okuma, gazete veya dergi okuma ve kütüphaneye gitme oranı bir hayli düşüş yaşamıştır. Özellikle günümüzde bu durum ileride muhtemelen ciddi sorunlara yol açacak olsa da sosyal medya aracılığı ile yapılan ilan ve reklamlar haricinde fazla bir adım atılmamıştır. Amerika’ da bulunan  Kansas kenti ise bu durumun değişmesi adına öyle bir adım atmıştır ki; bunu görenlerin gitmemeleri için muhakkak deli olmaları gerekmektedir.

Missouri’ de bulunan yaklaşık bir asırlık eğitim binası; Kansas Kütüphanesi’ ne çevrilince; ortaya çok anlamlı bir görüntü çıktı diyebiliriz. Dünya’ nın en sıra dışı binalarından kabul edilen bu bina, dış cephesinde bulunan “raflardaki kitaplar” görüntüsü ile tam bir kütüphanedir. Nitekim bir beton yığını olarak da kullanabilirlerdi kütüphaneyi fakat bu şekilde ayrı bir dikkat çektiler. 2004 yılında tamamlanan binanın; merkez binası haricinde 9 adet şubesi bulunmaktadır. Bu sistemle birlikte yaklaşık iki milyon insana hizmet veren bu bina toplamda 50 Milyon $ gibi bir rakama mal olmuştur. Arşivlerinde ise müziklerden videolara, kitaplardan çeşitli ilgi uyandırıcı görsellere kadar tahminen 2,5 milyon malzeme bulunmaktadır. Yalnızca kütüphane olarak kullanılmayan bu bina; kitap sergileri, resim sergileri ve çeşitli eğlenceli aktiviteler için de kullanılmaktadır.

 

Kijk – Kubus (Kübik Evler) / HOLLANDA 

Bir mimarın penceresinden olaylara bakma fikri basit olarak görünebilir. Fakat mimarı mimar yapan da budur aslında. Birçoğumuzdan farklı görmesi ve düşünmesi. Olayları farklı yorumlaması; basiti zora çıkarıp, zoru basite indirgemesi. Bir tanesini bir ağaç hepsini birlikte ise bir orman olarak düşünmüş mimar Piet Bloom.

Piet Bloom, bu evlerden 1970 yılında Helmond bölgesinde bir kaç adet yapınca; dikkatleri üzerine toplamayı başarmış. Rotterdam ise engelli köprüsünün üzerine ev inşa etmesini isteyince; kübik evleri buraya yerleştirmeyi düşünmüş. 1977 yılında yapımına başlayan kübik evlerden; toplamda 55 adet yapılması öngörülse de 40 adet yapılmıştır. İlginç olan kısmı ise; şekil olarak altıgendir ve 45 derecelik bir açıyla durmaktadır. Evin iç dizaynı ise oldukça şaşırtıcı. Her biri üç kattan oluşan bu evlerin alt katları salon şeklinde tasarlanmış. Salonda var olan pencere; açıdan dolayı aşağıyı göstermekte. Orta katta yatak odası ve banyo bulunurken, en üst katta ise oturma odası ve isterseniz ekstra bir yatak odası da mevcut. En üst katın çatı dizaynı piramit şeklinde olduğundan dolayı; üç taraflı bir pencere ile Rotterdam manzarası seyredilebiliyor. Ziyaretçilerden dolayı bazı evlerin giriş katları dükkan haline çevrilmiş ve bazılarının altında ise depolar bulunmakta. Haftanın her günü ziyarete açık olan “kübik evler” yerli ve yabancı turistlerin ilgi odağı olmuş durumda.

 

 

The Crooked House (Bükük Ev) / POLONYA

Photoshopa maruz kalmış ev gördünüz mü hiç. Ama gerçeği. Sanki bir kişi başından, diğeri de altından tutarak çevirmişler biraz ve evi bükmüşler gibi. İşin aslı tam olarak öyle olmasa da; bu mühendislik ve mimari harika ise Polonya’ nın Sopot kentinde. Ön yüzü garip olan bu binanın arkasına ise; restoranlar, kafeler ve alışveriş yapmak için mağazalar kondurmuşlar. Polonya’ nın önde gelen mimari firması Szotynscy ve Zaleski tarafından tasarlanan bu ilginç bina;  bir yıl içerisinde tamamlanmış. 2003 tarihinde bitirilen proje; Polonya halkının hayranlığını gizleyemeyeceği kadar muazzam.  Bu evin mimarisi ile alakalı bir ince detay daha var ki; proje oluşturulurken, ünlü yerel ressam ve illüstratör; Per Dahlberg ve Jan Marcin Szancer ‘ in yardımlarına ve çizimlerine de başvurulmuştur. Kısaca bir bina düşünün; Mimari, illüzyonal ve statiksel. İmkansız tabirinin somut örneklerinden olabilecek bir yapıt.

 

 

Torre Galatea Kulesi / İSPANYA

“Leyleklerin bizi getirdiği” beyaz yalanını hepimiz hatırlarız ebeveynlerimizden. Fakat şaşırdığımız konu şudur; ” Bacadan mı getirdi?, Pencereden mi yoksa kapıyı mı çaldı?” Bunun cevabını bilmiyoruz ama; İspanya’ da bebekler tam olgunlaşsın giye Torre Galatea Kulesi’ nin tepesine bırakılıyor galiba.  🙂

İspanya’ nın Figueras kentinde bulunan bu yapıt; ilk bakıldığı zaman, duvarlarının ve kulesinin üzerinde dev yumurtalar ile selamlıyor bizi. Şu an da “Salvador Dali” müzesi olarak hizmet veren Torre Galatea; ismini ünlü ressamın eşinden almaktadır. Daha önceden ölene dek bu evde yaşayan Dali; şu anda bile bu müzenin altında, herkes tarafından bilinmeyen bir yerlerde yatıyor. (Kabri)

 

 

İl Özel İdaresi Binası (Sarı Bina) / KAHRAMANMARAŞ / TÜRKİYE

İlginç mimari binaları yazıyorsak eğer; ülkemize de bir yer açmak lazım. İlginçliği ve saçmalığı birbiri ile yarışan ve yerel halk tarafından pek hoş bakılmayan bu tasarımımız ise Kahramanmaraş kentinden. İlk gördüğüm anda anlatıldığı gibi bir hava bırakmıştı bende. Askerlik hizmetimi yaptığım Kahramanmaraş şehrinde; şehrin simgelerinden biri olan ve yerel halk tarafından Sarı Bina ismi verilmiş olan bu bina; Google’ a  “Dünya’ nın en saçma binası” cümlesi şeklinde arattırdığımız takdirde; görseller bölümünde karşınıza çıkacaktır.

 

 

 

(https://www.google.com.tr/searchq=d%C3%BCnyan%C4%B1n+en+sa%C3%A7ma+binas%C4%B1&source=lnms&tbm=isch&sa=X&ved=0ahUKEwi36tr-mY3ZAhXRJSwKHdn3CfIQ_AUICigB&biw=1366&bih=613)

 

Bina bana göre saçma olduğu kadar ilgi çekici. Özel İdare Hizmet Binası olarak yapılmaya başlanmış olsa da ;hangi ihtiyacını karşıladığı bilinmiyor. Binanın çoğunluk kısmı dış çevresinde bulunan çelik kolonlar sayesinde kullanılamıyor zaten. İçerisinde ise koridor şeklinde; binanın çevre hizasında, dükkanlar mevcut. Binanın orta kısmı ise, yine boş.

Kahramanmaraş’ ın en işlek caddesi olan Trabzon caddesinin, Kıbrıs Meydanı’ na çıkan noktasında bulunan bu ilginç bina; satılığa çıkarıldığı dönemlerde bile ciddi bir alıcı bulamamış. Tasarımın sahibi olan mimar legolardan ilham almış olacak ki; böyle bir proje ortaya çıkmış. Yıkımı söz konusu olduğu zamanlar da ise maliyet hesabı göz önünde bulundurularak bu işlemden de vazgeçilmiş.  Toplamda 19 katı bulunan “Sarı Bina” 1994 yılından beri faaliyette bulunuyor. Kahramanmaraş’ a yolunuz düşerse eğer; bu binayı arama zahmetine girmeyin, çünkü bina size şehir merkezinden göz kırpacaktır.

 

 

Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here