Eğitim Sistemimiz Hakkında

0

Eğitim Sistemimiz Hakkında:

Yukarıda görmüş olduğunuz fotoğrafta olduğu gibi,  ülkemizin gençleri eğitim sisteminden neden şikayetçi ve niçin okulda geçirdikleri zamanı gereksiz buluyorlar sorularına kendi bakış açımızdan cevaplar sunmaya çalışacağız.

Eğitimin tanımı, türleri ve öğrenme faaliyetiyle ilgili kısa bilgiler verdikten sonra yukarıda bahsettiğimiz  sorulara geçeceğiz.

Eğitim en geniş anlamı ile bireyde bireyde kendi yaşantıları yoluyla davranış değişikliği meydana getirme süreci olarak tanımlanabilir.[1) Bu tanımdan yola çıkarak şunu rahatlıkla söyleyebiliriz ki eğitim hayat boyu süren bir süreçtir. Sadece 12 yıla yada akademik kariyerinizin sonuna ulaştığınızda bile bitmez. Ancak bu sürecin farklı ortamlarda icra edilmesi, formal ve informal eğitim olmak üzere karşımıza farklı eğitim türünü çıkartır.

Formal eğitim, eğitim kurumlarının bireylerde davranış değişikliği sağlamak amacı ile bilinçli ve planlı olarak oluşturulan eğitimdir.

İnformal ise, bilinçsiz ve kasıtsız olarak  gelişigüzel, aile içinde yada usta-çırak ilişkisi ile oluşan eğitimdir. Eğitimin başarısı, öğrenenin seviyesi ve hazır bulunuşluğu ile alakaladır.

Öğrenme, bireyin çevresiyle kurmuş olduğu etkileşim sonucu zihinsel simge veya bağlantılarımızdaki uzun süreli değişikliklerdir.[2]

Aslına bakarsanız yukarıda bahsettiğimiz iki sorununda cevapları kanaatimizce aynıdır. Belirli bir eğitim felsefimizin olmayışı ve buna bağlı olarak da uzay çağı olarak kabul edilen bir yüzyılda işlevselliğini kaybetmiş öğretim tekniklerinin hala okullarımızda kullanılmasıdır. Eğitim felsefinin tanımı ve ülkemizde kullanılması gerektiğini düşündüğümüz eğitim felsefesi hakkında kısa bir bilgi vereceğiz. Eğitim felsefesi, eğitimle ilgili tüm kuram ve uygulamaları bütüncül ve  bir bakış açısıyla ele alarak değerlendiren bir disiplin olarak düşünülebilir.[3]  Bu minvalde dört temel eğitim felsefesinden en ilerici olan ama ülkemiz kültür kodlarına uyarlanarak üst düzeyde verim alınabileceğini düşündüğümüz Yeniden Kurmacılık  felsefi disiplininin kullanılması taraftarıyız. Yeniden Kurmacılık felsefesi pragmatizme dayanır. Lakin doğru olanın kişi için değil, toplum için faydalı olduğunu savunur.Yeniden kurmacılara göre okullar sadece sorunların analiz edildiği, yorumlandığı ve değerlendirildiği yerler değildir. Bu sorunlara çözüm önerilerinin üretildiği, gerektiğinde öğretmen ve öğrencilerin de eyleme geçtiği yerlerdir.[4] 17 Nisan 1940 tarihinde ülkemizde açılan köy enstitülerinin programı bu felsefeye uygun olarak hazırlandığı söylenebilir.

Sonuç olarak yukarıda verdiğimiz bilgiler ışığında hangi eğitim felsefesinin kullanırsak kullanalım,problem çözme odaklı olmayan,toplumsal faydayı gözetmeyen ve millet bilincini aşılamayan sistemler,teknikler, felsefeler kullandığımız müddetçe Gazi Kemal ATATÜRK’ün söylediği, ” Yurdumuzu dünyanın en mamur ve en medenî memleketleri seviyesine çıkaracağız. Milletimizi en geniş refah, vasıta ve kaynaklarına sahip kılacağız. Millî kültürümüzü, “muasır medeniyet” seviyesinin üstüne çıkaracağız”.  Sözü sadece bir söz olarak kalacaktır. Selam ve dua ile…

  1. Prof.Dr. Münire ERDEN ,Eğitim Bilimine Giriş, Ankara 2017, s.13
  2. Komisyon,Pedagolojik Formasyon için Öğretim ilke ve Yöntemleri,Ankara 2016, s.3
  3. Prof.Dr. Münire ERDEN ,Eğitim Bilimine Giriş, Ankara 2017,s.34
  4. Prof.Dr. Münire ERDEN ,Eğitim Bilimine Giriş, Ankara 2017,s.38

 

Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here