Edebiyat Dergisi “Servet-i Fünun”

2

BATI EDEBİYATI SERVET-İ FÜNUN DERGİSİ

Tanzimat Edebiyatıyla Batı edebiyatı örnek alınmaya başladı. Tanzimatçılar için Batı Fransa’ydı. Fransanın örnek alınmasıyla edebiyatımıza birçok tür geldi. Bunlardan biri romandı. Tanzimatta sanatçıların Batılılaşmayı yanlış anlamasıyla romanda teknik açıdan kusurlar oldu. Bu dönemin sanatçılarının yazdığı ilk roman ile 15. roman arasında çok fark oluştu. Örnek olarak Ahmet Mithat Efendi olayı anlatırken bir anda kesip, bilgilendirme yapıyordu. Zaman geçtikçe bu türde ustalaşılmaya başlandı. Fakat kalan bir sorun daha vardı. Oda yanlış batılılışma. Tanzimatçılara göre Fransızca konuşmak batılılaşma sayılıyordu. Tanzimat’ın sonlarına doğru gelindiğinde birçok genç Batı edebiyatı adı altında toplanmaya başladı. Bu sırada edebiyatımızın yenileşme süreci içinde ikinci büyük aşama sayılan Servet-i Fünun diğer bir adıyla Edebiyat-ı Cedide devri başladı. Tanzimat döneminde daha çok gazete sutünlarında toplanmış olan edebi çalışmalar, 1880’den sonra edebiyat dergilerinin çoğalmasıyla birkaç eser dergilerde yayımlandı. Böylece Edebiyat-ı Cedide devride dergilere kaymış oldu.

SERVET-İ FÜNUN DERGİSİ NEDİR?

Servet-i Fünun dergisi sanatçıların Batı etkisinde geliştirdikleri edebiyat hareketidir.

Muallim Naci ve Recaizade Mahmut Ekrem arasında geçen eski-yeni tartışması olan Zemzeme ve Demdeme tartışmasında yeni edebiyat kazandı. Başlarda fen bilimlerine ağırlık veren bir dergi halindeydi. Daha sonra edebi yönü ağır bastığından haftalık bir edebi dergi halini aldı. Batı edebiyatını savunan genç yetenekler bu derginin oluşmasına zemin oluşturdu.

SERVET-İ FİNUN DERGİSİNİN KURULUŞU

Servet, 1890 yılında çıkarılan bir gazetedir. 27 Mart 1891’den itibaren gazetenin edebi eki çıkmaya başladı.
Başlangıçta fen bilimlerine ağırlık veren Servet-i Finun dergisinde kısmen edebi yazılar yayımlanıyordu. Servet-i-Fünun dergisi etrafında toplanan şair ve yazarlar yeni bir edebi akımı başlattıklarından bu dergiye ” Edebiyat-ı Cedide ” adını verdiler. Ahmet İhsan Tokgöz önderliğinde oluşmuştur. 7 Şubat 1896 da Recaizade Mahmut, Ahmet İhsanla anlaşıp derginin yazı işleri müdürlüğüne Galatasaray Lisesinde öğrencisi olan Tevfik Fikret’i getirdi.

Tevfik Fikret yazı işleri müdürlüğüne geldikten sonra dergi tam bir edebiyat ve sanat dergisi halini aldı. Kısa bir süre sonra da haftalık dergi haline geldi. O sırada farklı dergilerde yazı yazan şair ve yazarlar Recaizade Mahmut’un tarafını tutarak bu dergide çığır aştılar. Servet-i Fünuncular yaş ortalaması 25 civarında olan genç yeteneklerden oluşuyordu. Bu genç sanatçılar Fransızca biliyor, ve Fransızca’dan çeviriler yapıyorlardı. Derginin etrafında toplanan gençler büyük bir sanat aşkına sahipti. Onlarda Türk edebiyatını batılılaştırmaya çalışan Tanzimatçılar gibi Fransız edebiyatını yakından takip ediyorlardı. Daha sonra dergiye Cenap Şehabettin, Halit Ziya, Ali Ekrem, Celal Sahir, Ahmet Reşit, Süleyman Naif, Ahmet Şuayp, Hüseyin Cahit, Hüseyin Suat gibi isimler derginin kadrosuna dahil oldu. Edebiyat-ı Cedide topluluğu 2. Abdalhamit’in baskıcı döneminde oluşmuştur. Bu yüzden toplululuğun sanatçılarında karamsarlık hakimdir. Ve yine bu yüzden eserlerde toplumsal konulardan uzak bireysel konular işlenmiştir. Bu dönemde 2. Abdülhamit’in baskıcı ve sansürcü rejimine karşı içe yönelme olmuştur. Sanatçılar kişisel konular olan aşk, tabiat güzelliği, hayal kırıklığını, üzüntüyü konularda anlatmışlardır. Kesinlikle toplumsal konulara değinilmemiştir. Bu yüzden sanat için sanat anlayışı altında eserler oluşturmuşlardır. Yinede bu dönemde başarılı eserler verildi.

Fransız edebiyatı her şeyiyle örnek alındığından dilimize ” sone, terza-rima ve triyole ” gibi nazım biçimleri geçti. Şiirde önemli temsilciler Tevfik Fikret ve Cenap Şehabettindir.

Romanda en önemli isimler ise Halit Ziya Uşakligil ve Mehmet Rauftur. İlk realist roman olan Araba Sevdası ve Halit ziya Uşakligil’in yazdığı Aşk-ı Memnu bu dönemde yazıldı. Bütün bunların yanı sıra Servet-i Finuncular kendilerine özel bir dil oluşturmuşlardı. Servet-i Fünunca da denilen bu dil Arapça ve Fransızca kelimelerin karışımlarından ve farklı isim tamlamalarından oluşmaktadır. Nerede en kuytu köşede olan sözcükler seçilmiştir. Dili en ağır olan sanatçı şüphesiz ki Cenap Şehabettin’dir.

Servet-i Fünuncular Fransız edebiyatına aşırı bağlılıkları, hayal dünyası ve halktan ayrı bir dil konuşmaları birçok itirazlara yol açtı. Dağınık ve plansız çalışmalarına rağmen eski edebiyatı savunanlar hala ayaktaydı. Tanzimat’ın yazar ve şairlerine olduğu gibi Servet-i Fünunculara karşı da direniyorlardı. Servet-i Finunculara en ağır darbeyi Ahmet Mithat yaptı. Servet-i Finuncuların konuşma dilinden uzaklaşma gösterdikleri aşırılıktan hoşlanmayarak sabah gazetesinde ” Dekadanlar ” makalesini yayımladı. Bu kelime ” geriye giden gerileyen ” anlamına gelir. 3 yıl geçtikten sonra servet-i Fünuncular eski edebiyatı tutanlara karşı zaferini aldı. Ahmet Mithat bile 4 Aralık 1898′ de yayımladığı ” Teslim-i Hakikat ” makalesinde Servet-i Fünuncuların büyük bir ilerleme içinde olduğunu kabul etti.

SERVET-İ FÜNUN DÖNEMİNDE ÖĞRETİCİ METİNLER

🔹ANI
🔹EDEBİ TENKİT (ELEŞTİRİ)
🔹GEZİ YAZISI

SERVET-İ FÜNUN DÖNEMİNDE ANLATMAYA BAĞLI EDEBİ METİNLER

🔹HİKAYE
🔹ROMAN

COŞKU VE HEYECANI DİLE GETİREN METİNLER

🔹ŞİİR

SERVET-İ FÜNUN SANATÇILARI

🔹 TEVFİK FİKRET
🔹 AHMET HİKMET MÜFTÜOĞLU
🔹 CENAP ŞAHABETTİN
🔹 AHMET ŞUAYP
🔹 HÜSEYİN CAHİT YALÇIN
🔹 AHMET İHSAN TOKGÖZ
🔹 MEHMET RAUF
🔹 HALİT ZİYA UŞAKLIGİL

SERVET-İ FÜNUN NEDİR?

Batı edebiyatı çerçevesinde gelişen bu dergin adı olan Servet-i Fünun ilk başta fen dergisi olduğundan ” Fenlerin Zenginliği ” anlamı taşır. Diğer bir adı olan Edebiyat-ı Cedide yeni edebiyata geçiş yaptıklarını temsil eder. Bu ismin anlamı ise yeni edebiyattır.

DERGİNİN KAPATILMASI

Hüseyin Cahit’in Fransız yazar P. Lacombe’dan çevirdiği “Edebiyat ve Hukuk” yazısında 1789 Fransız Devrimi adının geçmesi, sansür kurulu tarafından derginin kapatılmasına yol açtı. Çünkü Fransız ihtilalinde konu olan özgürlük, bağımsızlık gibi kavramların halk tarafından bilmesini istemiyorlardı.

AHMET İHSAN TOKGÖZ KİMDİR?

Servet-i Finun dergisinin sahibi olan Ahmet İhsan Tokgöz Erzurum’da dünyaya gelmiştir. İlk ve ortaöğrenimini babasının memuriyeti dolayısıyla İşkodra ve Şam’da tamamladı.
1887 yılında mülkiyeden mezun oldu. Bir dönem Hariciye Tercüme Kaleminde ve tophane tercümanlığında çalıştı. Yayıncılığa Şafak ve Umran dergileriyle başladı. 1890’da Alem matbaasını kurdu ve bir yıl sonra 27 Mart 1891’de Servet-i Fünun’un ilk sayısını çıkardı. Meşrutiyet ve Cumhuriyet döneminin önemli yayıncıları arasındadır. Bir süre futbol ve spor yazarlığı yapan Ahmet İhsan Türkiye Milli Olimpiyat Komitesinin ilk başkanı olmuştur. Sanatçının Avrupa’da Ne Gördüm adlı eseri dergisinde kullanabileceği yeni resmi baskı tekniklerini incelemek amacıyla 1895’te çıktığı Avrupa yolculuğunu konu alır. Avrupalıları kendi ortamlarında görerek nasıl çalıştıklarını ve gezi izlenimlerini yol masraflarını ödemek için, dönüşünde Servet-i Fünun dergisinde yayımlayacaktı. Yazdığı bu eser kısa süre sonra kitaplaştırıldı. 28 Mart 1940 tarihinde 50. yıldönümünün sayısı çıkan değeri Ahmet İhsanın ölümüne kadar toplam 2275 sayı ile Türk yayıncılığında en uzun yaşayan dergi niteliğini kazandı.

27 Aralık 1942’de hayatını kaybetti.

ESERLERİ

🔹AVRUPADA NELER GÖRDÜM: 1891 yılında Servet-i Finun dengisinin yayıncısı olan Ahmet İhsan Tokgöz tarafından yazılmıştır. 580 sayfalık ilk resimli Osmanlı/ Türk Avrupa Seyahatnamesidir. Eserin orjinali dili Osmanlıcadır.

🔹 MATBUAT HATIRALARIM: Bu kitapta Ahmet İhsan Tokgöz’ün 1888 yılı ile 1914 yılları arasındaki döneme ait anılarının toplandığı eserdir.
Kitabın ilk baskısı Haziran 1993 yılında basılmıştır.

🔹 HAVER
🔹ÜLFET
🔹 HARAŞO

Share
Web sitemizden yazı kopyalayıp, başka platformlarda yayınlamak telif suçu kapsamında cezalandırılacaktır. Web Sitemize Hoş Geldiniz.Twitter Takip Edilesi Hesaplar >> @tarihnedio , @SerhatOner24

2 YORUMLAR

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here