Dünyadan Kıyafet Kültürleri ve Örnekleri

1

Yeryüzünde doğduktan sonra giyinen tek canlı insan olmuştur. Giyimi bir ihtiyaç haline sokan insan, var oluşuyla örtünme gereksinimini yaşamış ve bazı unsurlara göre de bunu devam ettirmiştir.
İnsanlar çoğaldıkça da, kendi aralarında toplumlara bölünmüş ve örf adetler oluşturarak hususi özellikleri yaşamlarına katmışlardır.
Giyinme ihtiyacı ilk olarak iklim şartlarından doğmuştur. Soğuktan korunmak isteyen ilk insanlar hayvan postlarına sarınarak giyinmişlerdir. Daha sonra insan geliştikçe, öğrendikçe cinsiyet ayırımı ve statü belirleyici kıyafetleri bulmuştur. Toplumlar çoğaldıkça da moda gibi sektörlerle ihtiyacın dışında olan giyimle yaşamaya başlamıştır ancak ondan öncesi, ayrı ayrı toplum haline gelince kendilerine özgü geleneksel kıyafetler yapmışlardır.

Geleneksel kıyafet nedir ?

Her toplumun kendine ait örf ve adetleri vardır. Toplumlar çoğaldıkça birbirlerinden görsel olarak da ayrılma ihtiyacı hissetmişler ve geleneksel kıyafetler yapmışlardır. Bunları belirleyici unsurlar ise öncelikle cinsiyet, sonrasında iklim şartları, dini inançları, sosyal statüleri ve zevkleri olmuştur.
Günümüzde de devam eden bu geleneksel kıyafetleri, ülkelere göre farklılıklarıyla birlikte inceleyelim.

Geleneksel Türk Kadını Kıyafeti 

Gerçekten tarih olmuş geleneksel kıyafetlerimizin durumu aslında üzücüdür. Geçmişten günümüze kadar Türkler kıyafete çok önem vermiş bir toplum olmuştur. Dokudukları el emeği kumaşlara hep duygularını dökmüş Türklerin, Cumhuriyet dönemine kadar olan geleneksel kıyafetleri, Türk tarihi boyunca benzerlik göstermiştir. Ancak Cumhuriyetin getirdiği kılık kıyafet inkılabıyla, daha çok batı tarzı giyim ilgi görmüş, geleneksel kıyafetlerimiz, sadece özel günlerde kullanılmaya başlamıştır.
Bindallı dediğimiz geleneksel giysi, gerçekte kumaşın adıdır. Şimdilerde elbise ismi gibi kullanılan Bindallılar, kıyafet inkılabından önce kadınlarımızın günlük hayatta kullandıkları bir modeldi.. Genelde koyu renklerin üzerine sırma veya simlerle desenler işlenmiş bu kıyafet, Osmanlı döneminde en gösterişli zamanını yaşamıştır. Kadife ve atlas kumaşlara işlenerek elde edilen bu kumaşlar kadınların gözdesiydi.
Daha eski Türk kadınları ise, baş süslemelerine ayrı bir önem vermiştir. Uzun saçlılar, ince örgülerini incili kurdelelerle bağlayarak önde ve yanda zülüfler bırakmışlar ve kalpak giymişlerdir. Baş yapısına göre daha küçük yapılan kalpaklar, saçların üstüne oturtularak saçlara uygun bir tarzda kullanılmıştır. Kalpaklar, kışın kadifeden, yazın ince ipek kumaşlardan yapılmıştır. Kalpakların etrafı, zevk ve zenginlik derecesine göre çiçekler, değerli taşlar ve pırlantalı iğnelerle süslenerek, sırma ipekli örtüler kullanılmıştır.

Geleneksel pek çok sanat dalı, teknolojinin ilerlemesi, buna bağlı olarak yaşam biçimlerinin değişmesi gibi nedenlerle ya yok olmuştur ya da yok olmak üzeredir. Bindallı adını verdiğimiz işlemeli özel kumaş sanatı bunlardan biridir.

Geleneksel Türk Erkeği Kıyafeti 

Eski Türkler gerek göçebe hayatın ihtiyacı, gerekse hayvancılıkla uğraşmalarından dolayı Orta Asya’da daha çok deriden yapılmış rahat kıyafetleri tercih etmişlerdir. Bu kıyafet; bir iç don, üste giyilen kaftan, çapan, şapan ya da çarpıt denilen bir çeşit hırka, ceket ya da palto ve ayağa giyilen çizme ve çarıktan oluşuyordu..
Hunlara kadar böyle devam etmişler daha sonra atlı süvariler şeklini alınca pantolon zorunlu olmuştur.
Osmanlıda ise daha çok karışık dinlerde yaşam söz konusu olunca kıyafetlere dinsel özellikler katılmaya başlanmıştır. Yani kıyafetlerden, Müslüman, Hristiyan ve Yahudiler birbirinden ayrılmışlardır. Saray erkekleri için kıyafetlerinden çok başlarına taktıkları başlıklar önemliydi. Rütbe ve makam belirtisi olarak.
Saray dışındakiler ise pantolon, yelek, gömlek ve fes kullanmışlardır.
Kıyafet inkilabı ile değişikliğe uğrayan geleneksel kıyafetlerimiz, bu gün günlük hayatımızda kullanılmıyor.


Geleneksel Hindistan Kadın Kıyafeti 

Hintli kadınların muhteşem kıyafetlerinin verdiği görsel şovlarla yaptıkları dans da dünyaca ünlüdür. Belki de o güzel danslarını bu kıyafetler bu kadar ilgi çekici yapıyor.
Orta doğu ülkelerinin bazılarında da kullanılan Sari ismindeki bu kıyafet, 3.5×4 metre kumaştan olup, tek omuz dışarıda kalacak şekilde vücuda sarılarak kullanılır.
Kumaşın tarzı, rengi, işlenişi çok çeşitlilik gösterir.Her bedene göre uyum sağladığı için özel bir ölçü gerektirmeden dikilir.

 

Geleneksel Hindistan Erkeği Kıyafeti 

 

Hintli erkeklerin geleneksel kıyafetleri de oldukça şık. Genellikle beyaz ve krem rengi kullanılan bu giysiler bizdeki şalvar ve kaftanı andırıyor, ancak daha farklı olarak işlemeli olarak hazırlanıyor. Kıyafeti tamamlayan bir aksesuar olarak renkli, ince bir kumaştan şal alınıyor omuza.

 

 

 


Geleneksel Japon Kadını Kıyafeti 

İşte geyşaların kıyafeti Kimono… Üstündeki motiflerle kültürlerinin özelliklerini gösteren bu kıyafet, özel günlerde özellikle bekar kadınlar tarafından giyilir. Üst üste sarılan kumaşlar, bel kısmından “obi” adı verilen geniş bir kuşakla vücuda bağlanır ve renkler ön plana çıkar. Kolları yaklaşık yarım metre genişlikte olan bu kıyafetler oldukça şıktır. Kimono her zaman sol taraf sağ tarın üstüne gelecek şekilde giyinilir. Bizim sabahlık olarak kullandığımız üst giysisini andıran bu kıyafetler japon kültüründe çok önemli bir yere sahip. Halen kullanılan kimonolar, Japonya’yı ziyarete gelen turistlerin de ilgisini çekmekte ve kısa süreli de olsa ziyaretçiler kimonoyu gerçek anlamda giyme fırsatı bulmaktadırlar.

 

Geleneksel Japon Erkeği Kıyafeti 

Japon erkekleri kadınlardan farklı giyinmiyor, onları ayıran özellikler saç aksesuarları veya üzerlerine aldıkları çanta gibi tamamlayıcı şeyler.
Az sayıda yaşlı adam ve daha da az sayıda erkek günlük olarak kimono giymektedir. Erkekler kimonoyu daha çok evlilik törenlerinde ve çay seremonisinde giymektedirler. Kimono hem erkek hem de kadınlar tarafından kendo gibi bazı sporlarda giysi olarak da kullanmaktadır.
Profesyonel sumo güreşçileri de, ring dışında toplum önüne çıktıklarında geleneksel Japon giysileri giymeleri gerektiği için genellikle kimono giymektedirler.
Japonya’da kimonoya benzeyen diğer bir giyecek ise Yukata‘dır. Yukata pamuklu, basit, yazları festivallerde ya da evlerde bornoz gibi giyilen giyeceklerdir. Genellikle yukatayla beraber getalar giyilmektedir. Günümüzde renkli renkli yukatalar yaz şenliklerinde birçok erkeğin giysileri olmaya devam etmektedir…


 

Geleneksel Suudi Arabistan Kadın Kıyafeti 

Suudi Arabistanın kadınlarının giydiği yerel kıyafetin ismi ‘Abaya’ dır.
Rengi siyah olup ince kumaştan pardösü şeklindedir. Genellikle parlak taşlarla ve işlemelerle süslenen bu modelin aynı kumaştan ‘tarha’ isminde başörtüsü vardır.
Kadınlar dışarı çıkarken bu kıyafeti giymek zorundalardır. İslami kurallara ve iklim şartlarına göre hazırlanmış abayaları tamamlayan, isteğe göre takılan peçe eşliğinde, arap kadınlarının hala kullandıkları giysidir.

 

 

Geleneksel Suudi Arabistan Erkek Kıyafeti 

Aslında Arap kıyafetleri batılı işgaller sonrasında çok farklılıklara uğramıştır.. Ancak günümüz Arabistan’ında hala kullanılan, hatta her gün kullanılan erkek kıyafeti, uzun bir elbiseyi andırır. Rengi beyaz olup, ince kumaşlardan yapılmaktadır . ‘Top’ ismi verilen bu uzun kıyafetin içine yine ince kumaştan, hem içi göstermesin hem de serin tutsun diye beyaz içlik giyilir. ‘Kefiye’ ismi verilen başörtüsünün üzerinde, ‘agel’ adında siyah bir halka durmaktadır.

 

 


Geleneksel İskoçya Erkek Kıyafeti 

İskoç erkeklerinin kıyafetinin ismi kilt. İlk akla gelen şey her ne kadar İskoç erkeklerin giydiği etekler olsa da işin aslı öyle değilmiş. Kilt birkaç parça giysi ve eşyanın tamamına verilen isim. Bu kombini oluşturanlar; ekose etek omza atılan şal tarzı bir parça, diz altına kadar gelen süslemeli çoraplar, siyah ayakkabılar ve küçük çantalardır.
Giysinin farklı desenlerine ‘tartan ‘adı verilmektedir.
İskoçlar kilte, İskoç eteği denmesinden nefret ediyorlar ve bunu ağır bir hakaret olarak görüyorlarmış.
Şimdi ben bu kıyafeti görünce İskoç kadınları ne giyer hiç değinmeden, başka bir ülkeye geçeyim dedim. Sizin de olur da yolunuz oralara düşerse unutmayın sakın hakaret olarak algıladıklarını.


Geleneksel Eskimo Kıyafetleri

Eskimolar Sibirya’nın doğusu, Alaska ve Kuzey Kanada da yaşamaktadırlar. İklim çok soğuk olduğu için kıyafetleri soğuktan koruyan kalın derilerden oluşmaktadır.
Eskimolar eskiden avladıkları hayvanların postlarından ve derilerinden yaptıkları giysileri giyerlermiş. Ancak günümüzde onlar da soğuğa dayanıklı hazır giysiler giyiyorlar.
Kıyafetler en önce iklim şartlarına göre özellik kazanıyor dediğimize göre, onların kıyafetleri de, bu kalın giysiler.


Geleneksel Azerbaycan Kadın Kıyafeti 

Azerbaycan ve Kafkasya kültürlerinin baskın hali kıyafetlerinde de göze çarpmaktadır.
Grift nakışlarla süslü elbiseleri, zarif kesimleriyle, kadının belini ortaya çıkaran özelliktedir.
Bu kıyafetler genelde ipek kumaştan yapılmış kadınlar için uzun işlemeli etekler üzerine ipek gömlek, kolları ve üzeri işlemeli cepken yelekler ve kafalara takılan boncuklu ya da işlemeli başlıklardan oluşmaktadır. Aynı Hintli danslarında olduğu gibi, Azerbaycan halk oyunlarında da bir bütünlük sağlayan zarif kıyafetleri ile Azeri kadınları pek bir hoştur efendim…

Geleneksel Azerbaycan Erkek Kıyafeti 

Erkekler ise aynı şekilde ipekten gömlekleri, bol pantolonları, işlemeli uzun cepkenleri ve kafalarına taktıkları fes ya da başlık ile yöresel kıyafetleri içinde oldukça karizmatik görünmektedirler.


Geleneksel Meksika Kıyafeti 

Meksika deyince aklımıza hemen o kocaman yuvarlak şapkalar geliyor değil mi ? Meksikanın yöresel kıyafeti daha çok erkekler üzerinde farkediliyor. Meksika’nın kıyafetleri için çiçek gibi desek yanılmış olmayız. Her rengin bulunduğu yöresel kıyafetleri ile biraz yerli unsurları, biraz Avrupa unsurlarını karıştırmışlardır. Genel olarak elyaf pamuk, yün ve ipekten oluşan kumaşlar tercih etseler de, Meksika deyince Sombrero ismindeki şapkaları düşünüyoruz. Ayrıca Guayebera adı verilen gömlek en meşhur kıyafetleri olmaktadır  Beyaz renkte olup oldukça serin tutma özelliğinden dolayı çok tercih edilmektedir.


Osmanlı İmparatorluğunda Kıyafet 

Bu kadar dünya ülkesinin kıyafetlerini anlatmaya çalışırken, Osmanlılarda kıyafet konusuna, neden Türk kıyafetleri içinde yer vermeyip ayrı bir madde yaptığımı merak edenler için söyleyeyim ki; Osmanlı çok din ve kültürlerden oluşan kocaman bir imparatorluktu. Bu nedenle Türk kültürü bazı değişikliğe uğramış, inançlar doğrultusunda kıyafetlerde farklılıklar gözlenmiştir.
Şimdi biraz bakalım bu değişiklikler neymiş.

Osmanlıların kıyafetlerinde, nakkaşlar tarafından yapılan minyatürlerde, surnamelerde ve yabancıların siparişi üzerine hazırlanan albümlerde görüleceği üzere bir renk cümbüşünün yaşandığı şalvar, iç gömleği, entari, kaftan, hırka, sarık, külah, tülbent, ferace, şal gibi birçok şey kullanılmıştır..
1554’den 1562’ye kadar Avusturya’nın İstanbul elçisi olarak görev yapan Ogier Ghiselin de Busbecq, Türklerin daha çok yeşil rengini tercih ettiklerini ve kıyafetlerinde bir sadelik olduğuna dikkat çekmiştir.

Osmanlılarda Müslümanlar açısından yeşil ile birlikte önem verilen diğer bir renk ise beyaz olmuştur. Hıristiyan ve Yahudiler başta olmak Müslüman olmayanların kıyafetleri de birbirinden farklı tutulmuş, divandan çıkan kurallarla belirlenmiştir.
Her kısımın değişik şekillerde belirlenmiş kıyafetleri olmuştur. Bunun dışına çıkanlar uyarılmış veya cezalandırılmıştır.
Başta Yeniçeriler olmak üzere Osmanlı ordusunun her bölümünde kendine özgü askeri üniforma, başlık ve kıyafet kullanılmıştır. Osmanlılarda ayakkabılar da rengine göre farklılık göstermekte olup, subaylar sarı, erler kırmızı, ulema ise mavi renkte ayakkabılar giymişlerdir.


16. yüzyıl başlarından itibaren kadınlar sokak kıyafeti olarak ferace, yaşmak ve peçeyi kullanmışlardır. Kışın yünlü, yazın ipekli kumaşlardan yapılan feraceler kolları ve bedeni bol, önden açık ve yere kadar inen bir giysi türüydü.
18. yüzyılda kadınların iç elbiseleri, saten veya altın işlemeli brokar kumaştan, önü açık, ilik ve düğmeli yapılmıştır. Elbiselerin kolları bileklerde daralmaktadır. Belin altından beli sıkmadan bağlanan, üzeri işlemeli kadife, saten, deri veya kaşmirden yapılmış bir kuşak vardır.

Ancak her şey gibi Osmanlılarda da zamanla başta saray olmak üzere, zengin ailelerden başlayarak halka doğru bir değişim içine giren gösteren kılık-kıyafetler 18. yüzyıldan sonra Avrupa etkisine girmiştir.

Dışımıza giydiğimiz elbiseler her ne olursa olsun, içimizi giydirdiğimiz kıyafetlerle yaşıyoruz unutmayın ! Sıkı giyinin efendim….

Özge Güneş

Yazmak zamanı durdurmaktır ....
Özge Güneş

En Son 3 Yazısı Aşağıdadır . . . (Tüm Yazılarını Görüntüle)

Share

1 YORUM

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here