Dünyadaki Ünlü Festivaller

2

Yunan kökenli bir kültür olan festival ve karnaval insanların en çok eğlendiği, mutluluğun zirvede olduğu renkli, neşeli kocaman bir dertsizliğin dünyasıdır.

Yunanların eskiden Şarap Tanrısını onurlandırmak için kitleler halinde kutlamalar yapılması geleneğiyle festivaller başlamıştır. Çeşitli eğlencelerin yapıldığı şenliklerdir.

Karnavallar ise Hıristiyanlıktan sonra Roma Katolik Kilisesi’nin uyarladığı Paskalya’nın perhiz öncesi ilk Çarşamba’ya kadar yapılan kutlamalardır.

Bu yazımızda dünyanın en ünlü festivallerini ve karnavallarını göreceğiz.

1. Rio Karnavalı

İlk Rio Karnavalı 1840’da düzenlenmiştir. 1917’de başlayan Samba furyasına rağmen o zamanlar polka ve vals tercih ediliyordu.

İlk karnavallar İtalya’da yapılmaktaydı ve genellikle kostümlere vurgu yapılırdı. Portekiz ve diğer Avrupa ülkelerine de yayılan karnavallar, Brezilya’ya da gelmişti. Brezilya karnavalının en güçlü etmeni Afrika tınılarına hakim olmasıdır.

Amerika kıtasına gelen Afrikalı kölelerin, bölgelerini şeytanlardan ve ruhlardan korumak için tüy, kemik, ot, tas gibi diğer öğelerden yaptıkları maskeler ve kostümler ile dans etmeleri Rio karnavalının doğuşuna etki etmiştir. Afrikalıları geleneklerinden gelen sembolik kıyafetler ilerde, Rio karnavalı için yapılan kostüm tasarımlarında büyük rol oynamıştır.

Samba’nın Rio Karnavalı’na gelmesi ise 1917 yılında olmuştur ve samba da Afrikalıların mirasıdır. Köleliğin kaldırılmasıyla, Afrikalıların bir çoğu bugün Brezilya’da sambanın popüler olduğu yerlere yerlemişler. Sambanın gittikçe beğenilmesiyle ise hızla samba okulları açılmaya başlanmış.
Sambanın zevki ve rekabeti büyüdükçe de Rio karnavalındaki o ünlü ve renkli erotik sambaları organize eden birim olan Associatiton of Schools of Samba City in Rio açılmıştır.

Günümüzde okullar her yıl Rio Karnavalları için büyük bir çalışmayla dans gösterileri hazırlamaktadır.

Şahsen benim en çok merak ettiğim ve gitmek istediğim bu renkli karnaval 1984’e kadar Rio’nun eski caddelerinden biri olan Marques de Sapucai Avenue’de gerçekleşirdi. Fakat zaman geçtikçe popülerliği artan Rio Karnavalı’na katılım da arttık.a caddenin her iki yanına beton yapılar inşa edilmeye başlandı ve günümüzde halen daha dansçıları, şarkıcıları ve muazzam şovları ağırlayan Sambodromo bir diğer adıyla Samba Geçidi yapıldı.

Gördüğümüz o muhteşem şovları hazırlayan her okulun 85 dakikalık performans hakları bulunmakta. Karnaval Pazarı ve Pazartesi ise bu on iki samba okulunun stadyumda şampiyonluk için yarıştığı iki gündür.

Karnaval, Paskalya öncesi perhizden, bir gün önceki salıya kadar beş gün boyunca kutlanır. Karnavalın amacı, İsa’nın Tanrı katına çıktığı gün olan Paskalya ile sona eren 40 günlük perhizden önceki son bir haftada kutlama yapmaktır. Kilisenin istediği kutlama daha çok yeme içme sınırsızlığı olsa da Rio her türlü fantezinin yaşanmasına açık büyük bir etkinlik olmuştur. Yapacak bir şey yok artık!

2. Venedik Karnavalı

Venedik Karnavalı insanların renkli kostümleri ve maskeler giyip Venedik sokaklarında gezdikleri bir şenliktir.

Bu karnavalın çıkış noktası 13. yüzyıla dayanıyor. Pek çok insanın ölümüne neden olan veba salgınından sonra hayatta kalanlar yaralarını gizlemek için uzun kıyafetler giyer ve maskeler takarlarmış. Zamanla kıyafetler ve maskeler renklenmeye başlamış ve bu gelenek bir karnavala dönüşmüş.

Bir diğer hikayeye göre zengin ve fakir arasındaki farklıları kapatmak için çıkmış bu karnaval.

Her ne amaçla çıktıysa ortaya çok güzel ve renkli bir karnaval çıkmış. Rönesans tablosu gibi derler ya. Aynen öyle!

3. İspanya

Her yıl Ağustos ayının son Çarşamba günü kutlanan bu festivalin çıkış tarihi ya da amacı belli değil. Denildiğine göre sevilmeyen bir belediye başkanına domates fırlatırken ortaya çıkmış. Bir diğer söylentiye göre ise bir grup gencin başlattığı bir eğlence türü.

Festival bir hafta boyunca dans gösterilerile, konserlerle, eğlencelerle geçiyor. Domates Savaşı’nın başlayacağı günden bir gün önce ise geleneksel olarak paella yeme yarışması düzenleniyor.

Yüzbinlerce domates tırlarla alana getiriliyor. Domates yarışı bir saat sürüyor ve her yer kırmızıya boyanıyor. Yarışın bitmesine yakın su torbaları atılmaya başlanıyor. Şehir baştan aşağıya yıkanıyor ve temizleniyor. Savaşa katılanlar ise ya nehre girip yıkanıyor ya da hortumla üzerilerine su tutuluyor.

Siz ne dersiniz buna ama bu eğlence israftan başka bir şey değil gibi benim gözümde. Özellikle de dünyada o kadar açlık çeken insan varken!

4. Holi Festivali

Hindistan’ın kendisi gibi renkli festivali. Benim gözümde kesinlikle katılmak gereken en güzel ikinci festivallerden.

Baharın gelişini kutlamak amaçlı ortaya çıkan bu festivalde insanlar, rengarenk toprak topları önce yüzlerine sürüyor sonra da birbirlerinin vücutlarına atıyorlar. Renklerin Festivali anlamındaki Holi, yeniden doğuşu temsil ediyor.

Bu festivalin çıkışı bir efsaneye dayanıyor. Efsaneye göre kötülüklerin kralı Hiranyakaşipu, Hinduların Tanrısı Brhama tarafından ölümsüzlüke ödüllendirilir. Kötülüklerim kralı neden ödül alıyor onu da anlayamadım ama neyse. Kötülüklerin kralı olduğu için Hiranyakaşipu, zamanla herkesin kendisine köle olmasını ister. Buna itiraz eden oğlu Prablah, babasına itaat etmeyeceğini söyler. Oğluna sinir olan Hiranyakaşipu, onu öldürmeye çalışsa da oğlanı Tanrı Vishnu kurtarır.

Bir plan yapan Hiranyakaşipu, oğlunu ablasının kucağında uyurken yakmayı planlar. Koskoca oğlan niye ablasının kucağında uyuyorsa artık! Neyse.. Oğlanın ablası Holika’nın üzerindeki şal ateş geçirmemektedir. Bu sebeple ablası, kardeşini kurtarmak için şalı ona verir. Oğlan kurtulsa da Holika maalesef ölür. Vishnu bunun üzerine Hiranyakaşipu’yu öldürür. Demek ki ölümsüz değilmiş!

İyinin kötülüğü yenmesini simgeleyen Holika’dan esinlenerek Holi derler festivale.

Festivalden bir gün önce insanlar ateş yakmak için odun ve tahta toplarlar. Şeytanı temsil eden bir kukla küfürler edilerek yakılır. Ateşten bir parça da insanlar alır ve evlerine götürürler. Bu ateşin bedenlerini ve evlerini kötülükten arındırdığına inanırlar.

İkinci günü ise kırmızı, sarı, mor, pembe her renk sokakları gökkuşağı gibi boyamaya başlar. Bu renkler savaşının da bir hikayesi var.

Efsaneye göre, Hint Tanrısı Krishna, arkadaşı Radha’yj çok kıskanıyormuş. Çünkü kendisinin koyu bir teni varken, onun teni rengarenkmiş. Öyle üzülüyormuş ki annesi Yashoda’ya yanmış. Tanrılar da dertli olurmuş demek ki! Annesi de ona yüzünü Radha gibi renkli boyalarla boyamasını önermiş. Krishna’da bu fikri çok sevmiş ve kabul etmiş.

Festivalde kullanılan her rengin bir anlamı var.

Sarı: Dindarlık
Yeşil: Canlılık, enerji
Kırmızı: Masumiyet
Mavi: Sakinlik ve ağırbaşlılık

5. Festivali

Gelelim günüzümüzün festivallerinden birine. Dünyanın en büyük müzik festivali Coachella özellikle festivale katılan ünlüler ile dikkatleri üzerine çekiyor.

Öyleki ünlülerin festivalde giydikleri günlerce konuşuluyor. Eh tabii çeşitli kostümler giyenler de mevcut.

Festivalin en konuşulan özelliklerinden birisi de yiyecek standlarıymış. Denilene göre Coachella’da satılan dondurmalar, donutlar ve peynirli patates kızartmaları tadından yenmiyormuş.

Festival Amerika’nın Kaliforniya eyaletinde Nisan ayında gerçekleşiyor. Ne diyelim ki! Paranın gözü kör olsun! Umarız biz de gidebiliriz. Gidebilenler ise bizim yerimize de eğlensinler.

6. Mardi Grass

Fransız kökenli bu kutlama da Büyük Perhiz’den önce gerçekleşiyor. Ama Büyük Perhiz’de önce ne var ne yoksa yiyip mideye gömmek.

En renkli festivallerden biri olan Mardi Grass’da katılımcılar rengarenk kıyafetler giyerler ve birbirlerine boncuklar, kolyeler dağıtırlar. Amaç ne bilmiyoruz ama gelenek böyle. E tabii o sırada şarkılar, konserler, eğlenceler gırla ilerliyor.

7. Oktoberfest

Bavyera ve Almanya’da kutlanan ve diğer adıyla Ekim Festivali diye bilinen bu festivalde biralar ünlü olsa da aslında sanıldığından farklı olarak bira festivali değil bir aşk festivali.

Nasıl oluyor o diyorsanız anlatayım. Bu festivalin başlangıç tarihi 1810. Bavyera Prensi Ludwing ve eş Saksonya-Hildburghausen Prensesi Therese’nşn evliliklerini kutlama yıl dönümü. Artık nasıl bir aşksa kraliyet ailesi bu evliliği asırlara taşınacak denli büyük bir festivalle kutlamış. E tabii orası Almanya olduğu için çeşmelerden şarap yerine altın sarısı bira akıtmışlar.

Günümüze genelde bira ağırlıklı bir festival olsa da aslında olayı bu değil. Altın sarısı bu festivali şahsen bira içemeyen ben tercih etmesem de birayı seven grubun hayali bir festival olduğundan hiç şüphem yok. ?

8. Albuquerque Uluslararası Balon Festivali

Her yıl ekim ayında düzenlenen sıcak hava balonu festivalidir. 9 gün süren bu festivalde 750’ye yakın rengarenk balonlar gökyüzüne bırakılıyor. Amerika’nın New Mexico Albuquerque yakınlarında yapıldığı için adını almıştır.

9. Çin Harbin Buz Festivali

Çin’in en soğuk eyaletlerinden Harbin’de kutlanan bu festival, Çinli balıkçıların yaktıkları mumların sönmesine engel olmak amaçlı buzu oynamalarıyla ortaya çıkmış bir gelenektir.

İlk kez 1963 yılında yapılan bu festival dünyanın en önemli kış festivallerinden birisidir. Biz de beğendik pek doğrusu!

10. Dia De Los Muertos / Ölülerin Günü

Aztek kökenli olan bu kültür Latin Amerika’nın özellikle de Meksikalıların devam ettirdiği bir gelenek.

İnanışına göre, ölülerin ruhları sevdiklerini ziyarete gelirmiş. Ölüleri mutlu etmek için mezarlarını temizleyip, süsleyen insanlar aynı zamanda çeşitli kostümler de giyiyor ve ortaya böyle renkli bir görüntü çıkıyor.

 

Yazının devamını okumak için tıklayınız.

Bu Yazıyı Okuyanlar Bunları da Okudu . . .

Share
Web sitemizden yazı kopyalayıp, başka platformlarda yayınlamak telif suçu kapsamında cezalandırılacaktır. Web Sitemize Hoş Geldiniz.Twitter Takip Edilesi Hesaplar >> @tarihnedio , @SerhatOner24

2 YORUMLAR

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here