Dünya Çocuk Edebiyatı Masal Kitabı: Pinokyo

0

Pinokyo: Dünya Çocuk Edebiyatı Masal Kitabı

Yazarı: Carlo Collodi

Pinokyo deyince aklımıza hep burnu uzayan yalancılar gelir değil mi ? 🙂 Aslında bu masalla esprili bir deyim olarak türemiştir insanlar içinde. Sözlerinden şüphe duyduklarımıza hep “ Pinokyo gibi burnun uzadı.” diyerek yalan söylediğini ima ederiz.
Çocuklarımızı büyütürken illaki eğitici öğretici masallar anlatırız. Pinokyo da onlardan biridir. Büyüklere sevgi ve saygıyı, onların sözünden çıkmamayı, yalan söylememeyi öğretir bu masal.
Pinokyo her ne kadar bir masal kahramanı olsa da, insanlar öyle benimsemişlerdir ki zamanın birinde yaşamış, var olmuş gibidir.
Dünya Çocuk Edebiyatı’nın önemli bir eseridir. Yazarın ustalığı ve Pinokyo karakterinin özellikleri çok sevilmiş, benimsenmiş, içimizden biri olmuştur adeta.
Pinokyo dünya üzerinde Kuran ve İncil’den sonra en çok okunan kitap sıralamasında. Neden kutsal kitaplarla aynı kategoride sıralandığını düşündüğüm zaman, Pinokyo’nun aslında insanın gerçek yüzünü ortaya seren bir kitap olduğundan dolayı olduğu kanaatine vardım. Ne kadar doğru bilemem ama şurası bir gerçek ki; Pinokyo’nun yazılış amacı kesinlikle gelişi güzel bir masal, hayalen bir şeyler uydurmak değildir. Zira Pinokyo Gizemler Sanatı, gizleyerek açığa vurma sanatına ait bir masaldır.
Yazarın amacı da bir masalın içinde aslında insanların nasıl yaratıklar olduğunu vurgulamaktır ancak kimse oradaki modeli üstüne giydirmek istemez. 🙂

Hikayenin çok yumuşak bir anlatımı vardır, böylelikle her kesimin kolayca anlayabilmesi mümkündür. Bazen alaycı, bazen öğretici anlatımının ardında; içgüdülerinin esiri olan bir kukla durumundan, irade sahibi gerçek bir insana dönüşmesinin  karanlık ve acımasız hikayesi vardır ama bu hikaye ders alınması gereken bir hikayedir. Pinokyo ile özdeşleşmek istemeyiz çünkü gerçeği kabullenmek zordur. Oysa yazar, insanın iç yüzünü masal şeklinde gizleyerek dışa vurmuştur.
Pinokyo pek çok siyasetçi için kullanılan bir sıfat da olmuştur, iktidara gelmeden önce dünyayı kurtaran vaatlerde bulunur ama sonra ortadan kaybolurlar. Bazen de ressamlara konu olmuştur Pinokyo’nun düşleri.
Pinokyo’nun hayali insan olabilmektir, insanın hayali de kamil bir insan olmak olmalıdır.
Tıpkı onun bakır paralarının altına dönüşmesi gibi, insan da iyilik yapa yapa kendi kalbinin altına dönüşmesine şahit olabilir.
Bu çok önemli eserin en can alıcı cümlesi belki de şudur: “ Şunu aklına koy ! Okumak ve öğrenmek için hiç bir zaman geç değildir “

Şimdi masalı tekrar hatırlayalım.

Pinokyo Masalı
Çok eski bir zamanda küçük bir kasabada Geppetto adında ihtiyar bir oyuncakçı yaşarmış. Yaptığı tahtadan oyuncakları satarak ekmek parasını çıkarırmış. İhtiyar oyuncakçının hayatta üzüldüğü tek şey bir çocuğunun olmamasıymış. Oysa bir çocuğunun olması için neler vermezmiş ki.


Bir gün yeni bir oyuncak yapmak için ormana gidip odun aramaya başlamış. Aradığı gibi bir odun bulmuş.
Evinin yolunu tutmuş, masanın üzerine koymuş odunları. Başlamış yontmaya. Geppetto odunu yonttukça odundan “ah ah!” diye sesler geliyormuş.
Geppetto usta: “Nereden geliyor bu ses?” diye düşünmüş. “Herhalde bana öyle geldi” diye içinden geçirmiş. Geppetto usta en sonunda kuklayı bitirmiş. Onu sandalyenin üzerine oturtmuş.
Ortalığı temizlemeye başlamış. O ortalığı temizlerken, “Merhaba” diye bir ses duymuş. Sesin nereden geldiğini anlayamayan haşlı oyuncakçı etrafına bakınmaya başlamış ama kimsecikler yokmuş.
Birden bire az önce bitirdiği kukla ortalıkta dans etmeye başlamış. Olanları gören Geppetto ustanın şaşkınlıktan gözleri kocaman kocaman olmuş.
”Aman Allah’ım! Bu kukla canlı. Tam da benim istediğim gibi bir çocuk.” diye sevinmiş. ”Sen gerçek bir çocuk gibisin. Senin adın Pinokyo olsun”, demiş.
Artık Geppetto ustanın hiç canı sıkılmıyor, günlerini Pinokyo ile ilgilenerek geçiriyormuş. Bir süre sonra Pinokyo’nun okula gitmesi gerektiğini düşünmüş. Ancak Pinokyo’nun ne defteri varmış ne kalemi. Geppetto ustada da hiç para olmadığından paltosunu satarak, aldığı parayı Pinokyo’ya vermiş.
”Al oğlum bu parayla kendine defter kalem al. Güzelce okuluna git”, demiş. Pinokyo parayı avucuna almış yola koyulmuş. Neşe içinde yürüyormuş.
Bu arada yolun başındaki kalabalık dikkatini çekmiş. Kalabalığın önünde kocaman renkli bir çadır duruyormuş. Pinokyo çadırın içerisinde ne olduğunu merak edip, kalabalığın arasından geçip çadıra girmek istemiş. Ancak girmek için para isteyen palyaço onu durdurmuş. Pinokyo içeride olanları çok merak ettiğinden, Geppetto ustanın okula gitmesi için verdiği parayı uzatmış. İçeriye girince çadırın ortasına kurulan sahnede oynayan kuklaları görmüş. Tabi oradakiler de Pinoko’yu görmüşler.


Sirk sahibi ipleri olmadan hareket eden bir kuklanın kendisi için çok kazanç getireceğini düşünerek Pinokyo’yu hemen kafese kapatmış.

Pinokyo başına gelenlerin kendi suçu olduğunu, Geppetto ustanın sözünü dinleyip okula gitse bunların hiçbirinin olmayacağını düşünerek, ağlamaya başlamış.


Pinokyonun pişman olduğunu gören iyilik perisi hemen onun yanına giderek;
”Babanın sözünden çıkmamalıydın! Ama pişman olduğunu görüyorum. Bunun için seni kurtaracağım. Ama bir daha yaramazlık yapma! Bu da sirke verdiğin para. Onu sakın boş yere harcama”, diyerek Pinokyo’yu kurtarmış.
Sevinç içinde yoluna devam eden Pinokyo, yolda kurnaz tilki ve arkadaşı kediye rastlamış
”Hayrola Pinokyo? Böyle neşeli neşeli nereye gidiyorsun?” diye sormuşlar. Pinokyo da:
”Kendime defter kalem alıp okula gideceğim”, demiş kurnaz tilki. ”Defter, kalem alacak paran var mı?” diye sormuş. Pinokyo, babasının verdiği paraları göstermiş. Paraları gören kurnaz tilki ve kedi bir oyun oynayıp bu paraları almaya karar vermişler. Pinokyo’ya;

”Okula gidip de ne yapacaksın? Bizim dediklerimizi yaparsan zengin olursun. Sen o paraları bize ver, biz de götürüp sihirli tarlaya ekelim. Senin de bir para ağacın olur, ihtiyacın oldukça orada para alırsın”, demişler.
Pinokyo söylenenlere inanmış elindeki paraları kurnaz tilkiye teslim etmiş. Paraları alan kurnaz tilki ve kedi hemen oradan uzaklaşmışlar. Tek başına kalan Pinokyo’nun yanında iyilik perisi yine gelmiş , Pinokyo’ya:
”Defter kalem aldın mı Pinokyo?”, diye sormuş. Oysa peri paraları kurnaz tilkiye kaptırdığını biliyormuş.” Sakın yalan söyleme yoksa seni cezalandırırım”, diye uyarmış. Pinokyo uyarıya aldırmadan yalan söylemiş.


”Defter, kalem aldım. Onları okula bıraktım”, deyince yalan söylediğinden dolayı burnu uzamaya başlamış. Peri, Pinokyo’nun doğru söylemesi gerektiğini söyledikçe, Pinokyo başka yalanlar uyduruyor, burnu da uzadıkça uzuyormuş. Artık öyle bir hale gelmiş ki kafasını hiç bir tarafa çeviremez olmuş. En sonunda yaptığı hatayı anlamış, işin doğrusunu periye anlatmış, peri de akıllanan Pinokyo’nun burnunu eski haline döndürmüş. Bir sihir yaparak kurnaz tilkiye kaptırdığı paraların, Pinokyo’nun eline geri gelmesini sağlamış. Pinokyo’ya;
”Bu paraları harcama, doğru okuluna git,” diyerek ortadan kaybolmuş.

Pinokyo paralar elinde yine şarkı söyleyerek yürümeye başlamış. Tenha bir yerden geçerken birisinin yüksek sesle güldüğünü işitmiş. Aynı anda karşısına kendisini hapseden sirk sahibi çıkıvermiş.
”Gel bakalım buraya seni yaramaz. Geçen sefer elimden nasıl kaçtın bilmiyorum ama şimdi senin cezanı vereceğim”, diyerek Pinokyo’yu kollarından tuttuğu gibi denize atıvermiş.
Pinokyo denize düşünce, suyun üzerinde kalmış. Dibe batmıyormuş. Suyun üzerinde böyle batmadan kalmak Pinokyo’nun hoşuna gitmiş.
Kollarıyla bacaklarını oynatarak yüzmeye başlamış. Kıyıya doğru yüzerken birden ne olduysa Pinokyo’yu kocaman bir balık yutmuş.

Geppetto usta eve gelmeyen Pinokyo’yu çok merak etmiş. Yola çıkmış aramak için. En sonunda Pinokyo’nun denize atıldığı yere varmış. Buradaki balıkçılara oğlunu görüp görmediklerini sormuş. Balıkçılar da sirk sahibinin, Pinokyo’yu denize attığını gördüklerini söylemişler.
Geppetto usta balıkçılardan birisine, kayığıyla denize açılıp oğlunu bulmaya yardım etmesini istemiş.

Birlikte kayığa binip denize açılmışlar. Kayık bir süre yol aldıktan sonra şiddetli bir rüzgar çıkmış. Büyüyen dalgalara kayık daha fazla dayanamamış, birdenbire devrilivermiş. Balıkçıyla Geppetto usta kendilerini bir anda dalgaların arasında buluvermişler.
Geppetto usta hem yaşlı olduğundan hem de yüzmeyi bilmediğinden denizin dibine doğru batmaya başlamış. Bu sırada Pinokyo’yu yutan balık, Geppetto ustayı da yutmuş. Balığın midesinde ağlayan bir çocuğun sesini duymuş. Bu sesi hemen tanımış. Bu, oğlu Pinokyo’nun sesiymiş. Geppetto usta oğlunu bulduğu için çok sevinmiş. Pinokyo’ya:
”Pinokyo, oğlum ben baban, Geppetto. Hayatta olduğuna çok sevindim.” Pinokyo gözyaşları içerisinde boynuna sarılmış.
”Senin sözünü dinlemediğim için çok özür dilerim babacığım, beni affet bir daha sözünden hiç çıkmayacağım, diyerek ağlamış.
Pinokyo’nun gerçekten de pişman olduğunu gören peri kızı onları kurtarmaya karar vermiş. Geppetto ustayla, Pinokyo’yu balığın midesinden çıkarıp karaya çıkartmış. Kurtulduklarına çok sevinen Pinokyo, babasının elinden tuttuğu gibi evlerinin yolunu tutmuşlar.

Pinokyo o günden sonra o kadar akıllı bir çocuk olmuş ki babasının sözünden hiç çıkmamış. Peri kızı da Pinokyo’nun çok iyi bir çocuk olduğunu görüp onu ödüllendirmeye karar vermiş. Pinokyo’ya bir sihir yapıp onu insan yapmış. Banası o kadar sevinmiş ki, artık onunda gerçek bir çocuğu olmuş ve çok mutlu yaşamışlar.

Pinokyo masalının ana fikri, büyüklerin sözünden çıkmamamız ve başımıza gelenlerden ders almamız gerektiğidir.

 

Pinokyo Film Oldu

İlk olarak 1940 yılında animasyon çizgi film olarak sinemada yer alan Pinokyo bir Walt Disney yapımıdır. Filmin kalitesi bu günkü animasyonlarda bile yoktur neredeyse .

Daha sonra 2002 yılında beyaz perdeye uyarlanan Pinokyo, animasyon hali kadar ses getirememiştir.

Filmin Karakterleri
Pinokyo: Roberto Benigni
Mavi saçlı peri: Nicoletta Braschi
Candlewick: Kim Rossi Stuart
Geppetto: Carlo Giuffre
Konuşan Çekirge: Peppe Barla
Tilki: Bruna Arena
Kedi: Max Cawallari

2015 yılında ise yeniden bir animasyon film olarak çekime alınan Pinokyo, tekrar izleyiciyle buluştu. Çocuk masallarının en sevilenlerinden biri olan Pinokyo’nun bu yarı animasyon versiyonunda çekimleri ülkemizde Kuşadası’nda gerçekleştirilen filmin Türkçe dublaj kadrosunda ise Alp Kırşan ve Cemre Kemer yer alıyor.

Carlo Collodi kimdir ?
Asıl adı Carlo Lorenzini olan İtalyan yazar, Floransa doğumludur. Collodi takma ismini kullanarak ün yapmıştır Pinokyo’yu aslında büyükler için yazmış ancak çocuk edebiyatında dikkatleri çekerek yer almıştır. Pinokyo’nun çizimlerini de kendisi yapan yazar, yaşadığı dönemdeki rezilliklerden usandığı için, Pinokyo’yu yaratarak bir bakıma dikkat çekmek istemiştir.

Pinokyonun başarısını sağlığında görememiş Collodi, çocuk edebiyatına da aslında oldukça uzaktır. 1892 yılında bir ingiliz yayınevinin Pinokyo’yu İngilizce’ye çevirmesiyle, kitap bugünkü ününü kazanmıştır.

 

Özge Güneş

Yazmak zamanı durdurmaktır ....
Özge Güneş

En Son 3 Yazısı Aşağıdadır . . . (Tüm Yazılarını Görüntüle)

Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here