Düğünlerin Olmazsa Olmazları

1

Evet düğün deyince hemen birer tane gelin ve damadın olması gerektiğini söyleyelim zira düğün onların olmasına rağmen bahsedeceklerimizin gerisinde kalacaklar. Düğün adeta onların olmaktan çıkacaktır. Oysaki çoğu kişi bu mutluluğa şahit olmak için gelmez o düğüne. Gelinin annesi onun düğününde çeyrek takmıştır şimdi gitmezse ayıp olacaktır, efenim damadın annesi böyle şeylere çok önem verir şimdi bu düğüne gelmezlerse kendi çocukları da evlendiğinde onlar da gelmez diye bir ay önceden hazırlık yapar kendince. Bir düğün gecesi için neler yapılır, neler düşünülür, kimler nerelerden çıkar gelir… Gelin bakalım düğünlerde olmazsa olmazlarımız nelermiş:

GELİNLE DAMAT 
Öncelikle düğününde daha zayıf olmak isteyen gelin adayımız hızlandırılmış diyet ve spor programlarını uygulamaya başlar, 9 ay öncesinden özel bir gelinlik tasarlanır, her ay gidilir yapım aşamasında takip edilir. Fakat kilo alıp verme durumu nedeniyle gelinlik son haftaya kadar defalarca genişler ve daraltılır.

Damat için hava hoştur bir takım elbise onu kurtaracaktır çünkü.


DÜĞÜN DAVETİYESİ 
Bu güzel günümüzde sizleri de aramızda görmekten mutluluk duyarız …” ile biten bir düğün davetiyesi elbette düğünün daha ilk aşamalarından biridir aslında .


GELİNİN KIZ KARDEŞİ

Gelinin kız kardeşi gelinden daha heyecanlıdır, gelin 9 ay önceden hazırlanıyorsa kardeşi onu bir seneye tamamlar. Müthiş parlak elbisesi özel olarak diktirilir.

Geç kızımız ablasının düğününde takı torbasına sahip çıkmakla görevlidir.

Bülbül yuvası topuzunun üzerinde disko topu gibi parlayan simler ve bilmem kaç kiloluk makyajı ile düğünün gözdesidir.

 

 


DÜĞÜN SALONU 
Düğün salonunu ayarlamak ayrı bir derttir, tam salon beğenilir ki annelerden biri çıkıp Şennur teyzenin evine uzak buraya gelemez, Şükrü amcanların da arabası yok nasıl olacak ? “ yorumunu yapar. Adeta ayaklı bir navigasyon edasıyla tüm davetlilerin ev adreslerine yakın olacak bir salon olması için elinden geleni ardına koymaz.


DÜĞÜN ARABASI 
Gelin arabasının arkasınaevleniyoruz” yazılı kocaman yazılar damadın kardeşi ya da arkadaşları tarafından asılır, araba tüm karizmasını yitirene kadar süslenir.

Bir de düğün günü o arabanın önünü kesip para almak isteyen gençlerimiz var. Bu gençlerin bazıları çok gözü karadır, ne pahasına olursa olsun kendilerini o arabanın altına atarlar.

 


ORKESTRA 

“Gelin ve damat alkışlarınızla salona geliyor” anonsu ile insanlar kurulmuş bir oyuncak gibi alkışlamaya başlarlar.

“Oooo Ayşe hanımlar da buradaymış , gelinle damadı pistte yalnız bırakmıyoruz ! nidalarıyla salona seslenen düğün sanatçısı daima vardır…

Tüm bu olanların içinde oradan oraya koşturan misafir çocukları ve onlarla ne alıp veremediği henüz bulunamamış “ lütfen çocukları pistten alalım” anonslarını art arda yapan bir orkestra …


DÜĞÜN MÜZİKLERİ 
İlk dansını  Can’t help falling in love “ ile yapan çiftimizin düğünüAnkara’nın Bağları ile biter.

Düğünlerin olmazsa olmazlarından biri de şüphesiz ki halaylardır.

Halay deyince elbette bir de değişmez halay başı üçlüsü olur. Bunlar genellikle gelinin kankaları ya da damadın kankalarından oluşur. Halayın sonlarına doğru kendilerini kaybederler, en ünlü halk oyunları ekipleri dahi yanlarından bile geçemez.

Halayda sürekli araya girmeye çalışıp düzeni bozan halay bilmezler vardır ki inatla o iki kişinin arasına girer.
Elbette çiftetelliler de düğünlerde olmazsa olmazlar arasında.


TEYZELER VE AMCALAR 
Bir de gelinin ve damadın annesinin kıyafetleri tüm misafirler tarafından özellikle incelenir, kimi teyzeler kendi çocuklarının düğününde ne giyeceklerini bu kıyafetler üzerinden kafasında şekillendirirken tüm çocukları evlenmiş olanlar ise eleştirir de eleştirir illa ki bir kusur bulur.

Pullu halay mendilleri ve onları el altından dağıtan bir teyzemiz her düğünde mevcuttur.

Tek başına pistte çiftetelli oynayarak kendinden geçen Hatice teyzeye buradan güçlü bir alkış gönderiyor, yüreğinden öpüyorum.

Oturduğu yerden hiç kalkmayıp oynamayı da ihmal etmeyen teyzeler,
Oyun havalarında genç kızlara taş çıkaracak yaş yetmiş iş bitmemiş amcalar,
Gözüne oğlu için kız kestirenler ve bekarlara darısı senin başına diyerek bıktıran bir grup teyze elbette her düğünde olmazsa olmazlar arasındadır.

Masada çantalara göz kulak olması için düğünün sonuna kadar kıpırdatılmayan nineye de selam olsun.

Düğünün heyecanına kapılıp cebindeki paraları pistte oynayanların üzerine atan damadın ya da gelinin amcası ve o paraları toplayan çocuklar bu da yetmezmiş gibi çocukların ellerinden paraları alan orkestra …

Davulcunun önünde bütün maharetlerini gösteren gelinin dayısı.

Oturduğu yerden tüm radarları açıp takı töreninde kimin ne taktığını inceleyen bir grup teyze hangi düğünde yok?


KAMERAMAN VE FOTOĞRAFÇI 
Kameranın tüm masaları çekmesi ile yemek yiyenlerin o birkaç saniyede elindekini bırakıp kameraya boş boş bakması, kamera kendisinden uzaklaşır uzaklaşmaz yemeğe devam etmesi hala sosyologlar tarafından araştırılıyor…

Girişte herkesin fotoğrafını samimiyeti ile çekmiş, düğün sonunda kapının girişinde hazır bekleyen bir fotoğrafçı ve üzerinde Süleyman photography “ gibi bir yazının bulunduğu fotoğraflar.


GENÇ MİSAFİRLER 
Salona girdiği andan itibaren düğün sonuna kadar elindeki özçekim çubuğu ile milyonlarca fotoğraf çeken bir genç kızımız vardır. Çeşitli dileklerini bu fotoğrafların altında hashtagler ile sunar.

Piste zorla çıkarılıp sonra bir türlü oturtulamayan genç kızlarımız …

Bir de hayırlı olsun temennisinde bulunurken içten içe “ Bu da evlendi bana yazıklar olsun” diyerek mutluluğu çekemeyen birkaç genç kızımız,

Girişte jilet gibi takım elbiseleri çekmiş damadın arkadaşlarının düğün sonunda kravatı kafasına takıp gömleğin yalnızca birkaç düğmesi kapalı kalmış bir halde yarı sarhoş yarı ayık oynaması da adettendir. O kravat kesinlikle düğün sonunda kafada olmak zorundadır.


KENDİNİ SOYUTLAYAN MİSAFİRLER 
Kendini müziğe kaptırıp gelinliğin üzerine basan birtakım misafirler …
Bir iki masa piste çıkmak yerine kendi çapında aralarda oynar, onlar sanki başka bir düğünün davetlileridir . Kim bilir belki de hayat onlara daha güzeldir.


İKRAMLAR 
Masaların üzerinde karışık çerez tabakları , limonatalar ve devasa düğün pastasının üzerindeki tozları görünce maket olduğunu anlayıp hayal kırıklığına uğrayan çocuklar…


GARSONLAR 
Pastayı kesmek için bıçağı para almadan vermemekte ısrarlı bir garsonun olmadığı düğün olur mu hiç ?


MASALARIN ÜZERİNDE UYUYAN ÇOCUKLAR
Tüm gürültüye rağmen mışıl mışıl uyuyan bebeklerimiz de düğünün en güzel parçası.


DÜĞÜN SONU
Topuklu şık bir ayakkabıyla başlamış düğünün babetler ile bitmesi de bir gelenek haline gelmiş durumda.

Elbette son olarak düğün bitiminde arabası olanların servis şoförlüğü yapması …

Ne diyelim onlar ermiş murâdına biz çıkalım kerevetine, darısı tüm bekarlara olsun …

Share

1 YORUM

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here