Dört Yanlış Bir Doğruyu Götürmeli Mi ?

1

DÖRT YANLIŞ BİR DOĞRUYU GÖTÜRMELİ Mİ ?

Yıllarca çalışıp emek verirsiniz, çözmediğiniz yayınevi kalmaz. Sabah 5 ‘de uyandığınızda geç kalmış sayarsınız kendinizi, bazen yemek molasına vakit ayıramazsınız da o testi inatla bitirirsiniz.

En sevdiğiniz dizinin finalini aylar sonra izlemek zorunda kalırsınız. Kaç ağrı kesici içmişsinizdir bütün gün gözlerinizi ağrıtan kitaplar yüzünden. Belki benim gibi sizin de kalem tutan parmağınız nasır tutmuş, yara olmuş hatta şekli değişmiştir zamanla. Sonra sınavda yaptığınız dört yanlış gider o bir tanecik doğrunuza göz koyar. Hayat bu işte çift sayıların varlığına izin vermez de 5 ‘e tamamlar kendince bir şeyleri… Belki o dört yanlışın götürdüğü bir tanecik sorunuz elinizden alınmasaydı yıllardır istediğiniz mesleği yapacaktınız öyle değil mi? Belki sevdiğinizle aynı şehirde okuyabilecektiniz birileri 5’e tamamlamasaydı… Yine de o yanlışlarla ayakta kaldınız bunu unutmayın, bir sene daha emek verdiniz belki yeniden o hayalinizdeki meslek için. Yani kolay olmadı hayallerinize ulaşmak… Belki uzak kaldığınız zaman anladınız onun düşündüğünüzden daha kıymetli olduğunu, mesafeler engel değil daha güçlü bir köprü kurdu gönlünüzde…

Peki dört yanlış sadece sınavlarda mı götürdü doğruları?
Tıpkı sınavlarda olduğu gibi hayatta da bazı yanlışlar doğrularımızı götürebilir. Hatta bazen biz farkında olmadan yapar bunu. Dört yanlış bir doğruyu götürür kuralı yalnızca ÖSYM ‘ye ait değildir kısacası. Her insan bir bakıma kendi şansını kendi yaratır. Hayatımıza giren her insanın karakteri ve yaşantısı farklıdır, bir öncekinden ders alabiliriz fakat bir sonraki onun yaptığını yapacakmış gibi davranmak ön yargıları peşinden sürekler. Zamanla kimseye güvenemez , kendi sesimizde kayboluruz. Bundandır ki hayatımıza giren her insana aynı derecede güvenmeliyiz , güvenebilmeliyiz. Karşımızdaki davranışları ile o güveni zamanla ya aza indirip sonunda yok edecektir ya da bunun tam tersi olacaktır. Buna ön yargılarımızla biz karar veremeyiz. Bu demek değil ki bırakalım her hayatımıza giren güveni sonuna kadar yok etsin de yaralar açıp gitsin bir yerlerde, hep arkada kalan biz olalım … Güvendiğimiz kadar mesafe korumayı da bilmeliyiz, nasıl emin olmadığımız bir soruyu iki kere okuyup cevapladıysak o sınavda hayatta da emin olmadığımız şeylere karşı dikkatli davranmalıyız. Fakat şunu da unutmayın iki kere okuduğumuz soruyu da yanlış yaptığımız olmuştur, hayatta da bu yanılmalar olacaktır her ne kadar dikkat etseniz de. Yanlış kelimesinin kökü ” yanıl- “ fiilinden gelir zaten…
Peki hayatta her zaman yanlışların dörde tamamlanmasını mı beklemek gerek doğruyu silmek için? 

Şunu unutmayın 5 soruluk bir sınavdaysanız bu durumda elinizde hiç doğru kalmayacaktır. Biri annenizi öldürse ona “ bu ilk yanlışın olduğu için seni affediyorum” der misiniz?  İşte tam da burada yine tek sayılar tüm haşmeti ile sahneye çıkar, “bir” belki de bilmem kaç basamaklı çift doğruları yok ediverir. Anlayacağınız dört yanlış bir doğruyu götürür de dört doğru bir yanlışı götüremez bazen…

Share

1 YORUM

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here