Doğum Günün Kutlu Olsun Üstinsan Nietzsche

0
15 Ekim, 1844 yılında Alman bir papaz ailesi için her zamankinden daha önemliydi. Çünkü yıllar sonra Alman filozof diye adından yüzyıllarca söz ettirecek oğulları Friedrich Wilhelm Nietzsche, Prusya Devleti’nde, Lützen’de dünyaya gelmişti.
15 Ekim, 1844 yılında Alman bir papaz ailesi için her zamankinden daha önemliydi. Çünkü yıllar sonra Alman filozof diye adından yüzyıllarca söz ettirecek oğulları Friedrich Wilhelm Nietzsche, Prusya Devleti’nde, Lützen’de dünyaya gelmişti.

, yılında bir papaz ailesi için her zamankinden daha önemliydi. Çünkü yıllar sonra filozof diye adından yüzyıllarca söz ettirecek oğulları Friedrich Wilhelm Nietzsche, Prusya Devleti’nde, Lützen’de dünyaya gelmişti.

 

Nitzsche Kimdir?

Filolog, filozof, kültür eleştirmeni, şair ve besteci olarak tarif edilen, Nietzsche din, ahlak, modern kültür, felsefe ve bilim üzerine metafor, ironi ve aforizma dolu bir üslupla eleştirel yazılar yazmış olduğu bilgisiyle kayıtlara geçen Alman Felsefecidir.

 

Hayatına Kısa Bir Bakış

Prusya kralı IV. Friedrich Wilhelm’in yaş gününde doğduğu için bu isimle edildi. Dedesi gibi papaz olan babasının kaybından sonra annesi anneannesi, kardeşi, teyzeleri ile yaşadı. On dokuz yaşındayken, ailesinin planladığı bir gelecekle, papaz olabilmek için Üniversitesinde ilâhiyat ve klasik filoloji öğrenimine başladı. Fakat kendi tercihi olmayan bu bölümden Nietzsche razı değildi. Üniversitede, çekingenliği gitmişti artık; tam aksi bir karakter olmuştu. Okuduğu yazarlardan da çok etkilenmişti. Tanrı’nın öldüğünü savunuyordu. Tatil için geldiği bir gün ailesine papaz olmak istemediğini söyledi.

 

Nietzsche’nin Felsefesi

Nihilizm ile de anılan Nietzsche, “übermensch” yani “üstinsan” kavramının yaratıcısı.

İnsanı hayvan ve üstinsan arasında bir köprü olarak gördü.

İnsanın eksiklerinden arınarak yaşamasının daha iyi bir dünya yaratacağını düşündü.

Şimdi baktığımızda, çoğu ve okur tarafından kendisi de fikirleri ve savunma tarzıyla bir üstinsandır.

 

Hatalığı, Ölümü ve Nazi ile Alınma Sebebi

Aşırı çalışma, yalnızlık çektiği acılar ile birlikte frenginin “beyin felcine” neden olan üçüncü evresi onu yatağa bağımlı hale getirdi. Bir hastanede kısa süreli yattıktan sonra annesinin refakatına verildi. Artık zamanının çoğunu kasılıp kalır bir durumda geçiriyordu.

Annesi 1897’de öldüğünde bakımını kız kardeşi Elisabeth Nietzsche üstlendi. Üç yıl sonra, 25 Ağustos 1900’de Nietzsche öldü. Editörlüğünü de yapan kız kardeşi, anti semitist kocasının etkisiyle Nietzsche’nin eserlerine eklemeler yaptı. Nazilere yaranan çalışmalar çalıştı. Naziler de Nietzsche’nin üst insan fikrini kendilerince kullandılar. Onun bir aziz gibi görünmekle ilgili karşıt görüşüne rağmen, onu bir aziz gibi görüyorlardı.

Halbuki Nietzsche yaşamında şöyle demişti: 

“Günün birinde beni aziz ilân etmelerinden çok korkuyorum… Ben aziz biri olmak istemiyorum, öyle olmaktansa, soytarı olmayı yeğlerim…”

 

 

Nietzsche’den Bazı Alıntılar 

*Gerçekten kül olmadan kendinizi nasıl yenileyebilirsiniz

*İçine doldurulacak çok şey olduğu zaman, günün yüzlerce cebi vardır.

*Sahip olunması zorunlu tek şey var: Ya yaradılıştan ince bir ruhtur bu, ya da bilim ve sanatlar tarafından inceltilmiş bir ruh…

*İnsan, diğer insanlardan hiçbir şey istememeye, onlara hep vermeye alıştığı zaman, elinde olmadan soylu davranır.

*Aşk ve nefret kör değillerdir; ama kendileriyle birlikte taşıdıkları ateş yüzünden kör olmuşlardır

*Acıların bölüşülmesi değil, sevinçlerin bölüşülmesidir dostluğu yaratan

*Ruh arayanda, hiç ruh yoktur.

*Eylem ve vicdan genellikle uyuşmazlar. Eylem, ağaçtan ham meyveleri toplamak isterken, vicdan onları gereğinden çok olgunlaşmaya bırakır, ta ki yere dökülüp ezilinceye kadar.

*Alev, başka şeyleri aydınlattığı kadar aydınlatmaz kendini. Bilge de böyledir.

*Bir kurbanın yoldaşı o kurbandan daha çok acı çeker.

*Kendinden hiç söz etmemek çok soylu bir ikiyüzlülüktür.

*Doğa bize aldırmadığından, doğanın ortasında kendimizi öyle rahat hissederiz ki

*Güçlü bir umut, yaşam için, ortaya çıkmış herhangi bir tek gerçek mutluluktan çok daha büyük bir uyarıcıdır.

*Müzik olmadan, hayat hata olurdu.

*Bana yalan söylediğine üzülmedim, bundan sonra sana inanamayacağıma üzüldüm.

*Yaşamak için bir “neden”i olan, neredeyse tüm “nasıl”ları kaldırabilir.

Korku ahlakın anasıdır.

*Ve dans ederken görülenler deli sanıldı müziği duyamayanlar tarafından.

*Aşkta her zaman biraz delilik vardır. Ama delilikte de her zaman biraz mantık vardır

*Bize göre içine kapalı bir sanatçı pek de iyi sayılmaz. Sanatın her türlü aşamasında, içine kapananın başarısını “Ben”den çözülmede buluruz, her bireysel istencin, dileğin burada susması gerekir. Biz, varlığa yönelik bir tutum olmadan, ilgi duyulan salt bir görüşe bağlanmadan, gerçek, güvenilir bir sanat ürününün bulunabileceğine inanamayız.

 

Nietzsche’nin Eserleri:
Ders notları ve yayınlanmamış çalışmaları
Müziğin Ruhundan Tragedya’nın Doğuşu
Çağa Aykırı Düşünceler
David Strauss: der Bekenner und der Schriftsteller, 1873 (David Strauss Eleştirisi)
Vom Nutzen und Nachteil der Historie für das Leben, 1874 (Tarihin Yaşamımıza Etkisi)
Schopenhauer als Erzieher, 1874 (Eğitmen Olarak Schopenhauer)
Richard Wagner Bayreuth’da, 1876
İnsanca, Pek İnsanca
Böyle Buyurdu Zerdüşt
İyinin ve Kötünün Ötesinde
Tan Kızılığı
Şen Bilim (La Gaya Scienza)
Ahlakın Soykütüğü Üzerine
Homeros ve Klasik Dilbilim
Schopenhauer’ci Felsefe ve Uygarlığı
Yunanların Trajik Çağında Felsefe
Zerdüşt Şiirine Eklemeler[1]
Ecce Homo
Mektuplar

Bu Yazıyı Okuyanlar Bunları da Okudu . . .

Share
Web sitemizden yazı kopyalayıp, başka platformlarda yayınlamak telif suçu kapsamında cezalandırılacaktır. Web Sitemize Hoş Geldiniz.Twitter Takip Edilesi Hesaplar >> @tarihnedio , @SerhatOner24

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here