Doğruluk Sorunu

0
9

Doğru söylemek ve her an, her durum da doğruyu söylemek arasında bir uçurum vardır. Her ne kadar birbirlerine çok yakınmış gibi gözükse de aslında ince bir çizgiyle ayrılılarlar.

 

İnsanların yalan söylemesi kadar başka bir acizlik konumu yoktur. Kişi kendini olmak istediği fakat olmadığı şekilde konumlandırır. Acınası bir çerçeveye girer hal bu olunca.

Birde şu unsur vardır; insanların yüzüne bir şeyler söylemeye cesareti yoktur ama arkasından tonla laf söyler. Buda bir yalan şeklidir.

Güçsüzlük, acizlik, karektersizliktir. Bir, iki de söylerken arkasından kendi katar. Boylu boyuna yalan silsilesi oluşur. Bu yüzden ben bu davranışı da yalan olarak nitelendiriyorum.

 

Bazen bizim her bileğimiz şey doğru olmaya bilir. Gördüğümüz her ne ise yanlışta algılayabiliriz. Kişiler gerçeği somut gerçeklerle desteklemesi gerekir.

 

 

Sizi bir masal anlatarak açıklamak isterim.

Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde; pireler berber, develer tellal iken, ben anamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken, Kaf dağının ardın da mutlu bir çift yaşarmış.

Öyle mutlular, öyle mutlularmış ki herkes onlar gibi yaşamayı arzularmış. Derken hain, kötü, çirkin cadı köye çıkagelmiş.

Bu mutlu olan çiftin sevgi dolu hallerini görüp kıskanmış, onlara bir büyü yapmış. Kadına, eşi bir yalan söylerse birbirlerini sonsuza kadar unutacaklarmış.

Cadı zaman zaman köye gelir mutlu çifte hala bir şey olmadığını izlermiş. Yalan söylemeleri için türlü oyunlar çevirirmiş. Her denemesinde başarısız olmuş. 

Gel zaman, git zaman çiftin bir türlü çoçuğu olmuyormuş. Gitmedikleri yer ,aramadıkları  derman kalmamış ancak nafile.Evlat özlemiyle yanan kadının bir türlü bebeği olmuyormuş. Aileler de bebek için yanıp tutuşuyormuş. Kadın bu duruma çok üzülüyormuş.

Ailesinin eşine kötü davranmasına adamın gönlü el vermemiş. Anne ve babasına “Kusurlu olan benim, eşimi suçlamaktan vazgeçin.”demiş.

Bu tartışmanın üzerine kadın içeri girivermiş.

”Ne oluyor burada? Herkes neden bağırıyor?”

”Kocan  çocuğunuzun olmamasının nedenin kendi olduğunu söylüyor, kusur ondaymış.”

”Sorun sende mi?”

Adamcağız ne cevap vereceğini bilememiş. Doğruyu söylese bir dert, yalan söylese bir dert.En sonun da başını olumlu anlamda sallamış.

Cadının büyüsü tutmuş çift birbirini unutmuş. Mutluluklarına cadının büyüsü yüzünden gölge düşmüş.

 

İnsanlar bazen kalp kırmamak için susar nerede ne konuşmaları gerektiğini kestirmeye çalışırlar. Bu durum kişinin bazen iyiliğine, bazen kötülüğüne sonuç verir. İnsan bu ya beşer şaşar, olmayacak ne varsa olur. Bazen susup, bazen doğru söylemek insanın kaderini değiştirir.

 

“Söz gümüşse sükut altındır” diyen Atalarımız ne de güzel söylemiş.

You may also like

Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here