Dişi Kurdun Emzirdiği İki Kardeş ve Roma’nın Kuruluşu

0

                          ROMA’NIN KURULUŞU HAKKINDAKİ MİTLER

Kuruluşundan sonra pek çok hanedanlık dönemine ev sahipliği yapan Roma İmparatorluğunun kuruluşu hakkında bilinen iki mit vardır. İlk mit Troya kahramanlarından Aeneas’ın bugünkü Roma’nın olduğu yerde Lavinium şehrini kurarak Remus ve Romulus’ün doğumuna neden olacak bir hanedan kurmasından bahseder.

İkinci bir mitoloji efsanesi daha vardır. Aeneas Homeros’un İlyada Destanı’nda geçen savaşta yok olan Troia’dan kurtulan tek önemli Troia kahramanıydı. Aeneas’ın kurduğu hanedanlıkta aynı soydan gelen Rhea Silvia’nın , Savaş Tanrısı Mars’ın (Yunan Mitolojisinde Savaş Tanrısı’nın adı Ares’tir.) iki çocuğu olur. Bu ikiz çocuklar dönemin hanedanlığı tarafından tehdit olarak algılanır ve Kral Amulius’un emri ile uzak bir yere bırakılıp ölüme terk edilirler. Rhea Silvia’nın aynı zamanda amcası olan Amulius yeğenini öldürtür. Remus ve Romulus’u Tanrı olan babası Mars mı korudu bilinmez ama ölüme terk edilen bu iki bebeği dişi bir kurt bulur. Ve iki kardeşi emzirir. İki kardeşi emzirip ölümden kurtaran She Wolf’un heykeli ki İtalyancada bu heykel Lupa Capitolina olarak geçer, bugün Capitoline Müzesi’nde Roma’nın kuruluşuyla ilgili diğer heykel ve eserleri arasında yer almaktadır.

Lupa Capitalina heykeli bronzdan yapılmıştır ve ilkinin MÖ. 5. yüzyılda Etrüsklüler tarafından yapıldığı bilinmektedir. Heykel ilk yapıldığında sadece bir She Wolf yani Dişi Kurt olduğu ve emzirilen Remus ve Romulus’un Rönesans Dönemi’nde eklendiği bilinmektedir. Ayrıca bu heykelin Roma’nın kuruluşunu simgeleyen bir miti desteklediği için birçok kopyasının bulunduğu da bilinmelidir.

Mitin devamına gelecek olursak daha sonra bu iki kardeşi bir çoban ailesi bulur ve büyütürler. Remus ve Romulus artık iki genç adam olmuştur ve bir gün tesadüfen dedeleri ile karşılaşırlar. Dedeleri Numitor bu iki genci tanır ve torunları olduğunu anlar ve büyükbabaları onları tahta oturtur. Ardından iki kardeş bir kent kurmak isterler ancak kentin adını kimin koyacağı ve kenti kimin yöneteceği konusunda anlaşamazlar. Bu iki kardeşi birbirine düşürür. Bir gece Remus bir rüya görür. Rüyasında altı akbaba görmüştür. Daha sonra Romulus tam on iki tane akbaba görür rüyasında. Bu rüyalar kehaneti aydınlatır niteliktedir.

Ancak bu rüyalar yine iki kardeşi birbirine düşürür. Çünkü ”İlk görülen rüyanın mı yoksa görülen kuşların çokluğu mu kabul edilmelidir?” bilinmediğinden iki kardeş boğuşmaya başlar ve Romulus, Remus’u çıkan o boğuşma sırasında öldürür.

Başka bir rivayet ise Romulus yeni kent için surlar yapmıştır ve surlar henüz alçak durumdadır. Remus alçak olan bu surlardan atlar ve sonra kardeşi Romulus onu ”Surlarımın üzerinden atlayan herkesin sonu bu olsun!” sözleriyle öldürdüğü hikayesi daha çok bilinmektedir.

Daha sonra Romulus kente Roma adını verir ve nüfusun hızla gelişebilmesi için yurtsuzlara,herhangi bir sebepten dolayı yurtlarından kaçanlara sığınma izni verir.Böylece kentin nüfusu artar. Ancak sığınan kişilerin güvensizlik teşkil etmesinden dolayı kimse onlara kızlarını gelin vermek istemez. Bu yüzden Romulus bir festival düzenler ve komşuları olan Sabine halkını davet eder. Bu festivale gelen kadınları kaçırır ve bir savaş çıkar. Ancak Sabine kadınları sayesinde Sabine’nin erkekleri Roma’yı ele geçiremez ve barış antlaşması yapılır. İki kent de Romulus ve Sabine Kralı Titus Tatius’un egemenliği altında birleşirler. Daha sonra erken bir vakitte gerçekleşen Tatius’un ölümü, Romulus’u tek kral yapmaya vesile olur.

Uzun ve başarılı bir hüküm sürdükten sonra Romulus’un nasıl öldüğü pek bilinmez ve bir çok romalı onun tanrıya dönüştüğüne inanıyordu ve ona taptılar. Romalılar onu tanrı Quirinus olarak kabul eder.

                                                     ROMA CUMHURİYET DÖNEMİ

 

 M.Ö. 753-509 yılına kadar Roma Krallık Dönemi Etrüsk Monarşisi tarafından yönetildi. Daha sonra  M.Ö. 509 yılında Etrüsk krallarının kovulmasıyla birlikte Roma yönetiminde köklü değişiklikler oldu. Roma Cumhuriyet haline geldi. Bu süreç M.Ö. 27 yılına kadar sürdü. M.Ö 44 yılında Julius Caesar’ın öldürülmesinden  sonra ülke karıştı ve iç savaş meydana geldi. Caesar Roma sikkeleri üzerine kendi büstünü resmettiren ilk kişi olarak tarihe geçer.

 

                                                            ROMA İMPARATORLUĞU

 

Erken İmparatorluk Dönemi (M.Ö 27-M.S.68)

 

M.Ö. 27 ve M.S. 14 yıllarında Roma yönetine imparatorluk olarak devam eder. M.Ö. 27 yılında Octavian Augustus adını alır.Caeasar öldürüldüğünde Augustus henüz dokuz yaşındaydı. İç savaştan sonra nihayet bir düzen sağlandı ve Augustus döneminde Roma İmparatorluğu neredeyse en parlak dönemini yaşadı. Öyle ki adına birçok tapınak ve sunak yapıldı. İmparatorluk dönemi hem sanatı hem de mimariyi etkileyen eserler bıraktı. Augustus’tan sonra Julio-Claudian Hanedanı başa geçti. M.S.14 yılında başa geçen bu hanedanlık M.S 68 yılına kadar hüküm sürdü.

 

Yüksek İmparatorluk Dönemi (69-138)

 

Bu dönemde ilk olarak Flavian Hanedanlığı’ndan (69-98) Vespasian imparatordu.Flavian Hanedanı 98 yılına kadar hüküm sürdü ve daha sonra Trajan Hanedanlığı başa geçti. Trajan Hanedanı da 117 yılına kadar imparatorluğun başındaydı. Bu iki hanedanlığın hüküm sürmesinden sonra Yüksek İmparatorluk Döneminde son olarak Hadrian  başa geçti ve o da 138 yılına kadar hüküm sürdü.

 

(Vespasian)

Hadrian’dan sonra imparatorluk birçok hanedan ve imparator daha tahta geçti. 235 yılından 284 yılına kadar imparatorluğu Asker İmparatorlar yönetti. Bu süreçte üçüncü yüzyıl krizi ve iç savaş yaşandı. 284 yılında Diokletianus, Tetrarşi yani başka bir deyişle dört imparatorluk dönemini kurdu (M.S 293). Son olarak 307 yılında tahta Konstantin geçti ve onun döneminde Hristiyanlık tanındı. Konstantin dönemi 337 yılına kadar devam etti. Edict of Milan yani Hristiyanlığın Tanınması 313 yılındadır.

Hava Özkaran

9 Nisan 1997 doğumlu.Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü 3.sınıf öğrencisidir.
Hava Özkaran
Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here