Dinlemeyi Öğrenmek

0
13

  Dudaklarımızdan dökülenlerle yollar çiziyoruz hayatımıza. Peki ya duyduklarımızla? Dinlemeyi öğrenmeden konuşmanın bir önemi yoktur aslında. Anlaşılmak için önce anlamak gerekir.

    Anlatabilmek için önce dinlemek gerekir.

    Hiçbir davranışın bir amacı yoktur aslında, yapmak istediğin için yaparsın. Gülmek istersen dudağının iki yanına birer kıvrım getirirsin ve biter. Ağlamak istersen göz pınarlarının çeşmesini açarsın ve gözyaşların yağmur olur. Kızmak istersin; iki kaşının ortasına bir kavis verirsin ve işte artık kızgınsındır. Tanrının sana verdiği sıfat gün içinde şekilden şekle girer sadece sen istediğin için. Yüzünde ki kıvrım ve kasları oynatarak insanlara anlatmak istediğini desteklersin. Ama unutursun ki anlatabilmek için önce dinlemek gerekir. Bu bahsettiğim kuşların sesini ya da sokaktan gelen herhangi bir gürültüyü dinlemek değildir. İnsanların ellerinin ne dediğini dinlemelisin önce. Beş parmağın eklemler aracılığı ile birleştiği bir dokudur el. Kimi zaman yumruk olur, kimi zaman ayrılığın ardından amaçsızca sağa sola sallanır. Bazen güç gösterisi yapmak için iç içe geçer. Kimi zaman gerginlikten anlamsız bir ritim tutturur masaların üzerinde. Tırnakları uzundur kimi elin, kiminki çok kısa. Parmakları nasırlıdır bazısının, bazısının pamuk gibi. Konuşan elleri dinlemeyi öğrenmelisin önce. Kulakların dilin döktüğü kelimeleri karşılarken, gözlerinde elleri dinlemeli. Gözleri dinlemeyi öğrenmelisin. Bir gök kuşağının nadide eserleri gibidir insan gözü. Belirli renklerin bir araya gelip ışığı kırarak görüntüyü beyne ilettiği minik yaşam formudur göz. Her göz bir hayatı barındırır içinde. Yaşamda ki eksikleri, fazlaları, unutulanları saklar gözler. Bazıları parlar sevinçle, kimisi boncuk boncuktur ayrılığın hazmı ile. Donuk bakar bazı gözler, hissiz. Dinleyemezsin onları, saklamakta usta olmuştur anlatmak istediğini. Dudakları dinlemelisin. Ufak bir sözle kenarı yukarıya kıvrılan dudaklar. Ses tellerini koparırcasına kelimeleri ağzından fırlatan dudaklar. Kalbinin acısının kenarlarını aşağıya çektiği dudaklar. Gülmeyi unutup düz bir çizgi halinde kalan dudaklar.

   Dinlemeyi öğrendiğinde anlatabilirsin demek. Dinlemeyi öğrenemeyeceğin tek şey yüzdür. Çünkü ne kadar dikkatli bakarsan bak her zaman bir maskeye bakarsın. Hayat kocaman bir maskeli balodur. Ve sen her kim olursan ol maskeni takmaz isen yüreğin paramparça olur.

 

Bir maske yüzün, bazen biraz hüzün. Dedim ya bir maske yüzün, gerçek seni göremedikçe körüm.

Bir Yazar. 

 

     

You may also like

Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here