Denis Diderot: Tek Dostum Kitaplarım,Tek Düşmanım Cahil Dostlarımdır.

”Mükemmeliyetle ilgili fikirler diğerleri gibi görelidir. Yeryüzünde her şey mükemmel olsaydı, hiçbir şey mükemmel olamazdı ve daha da kötüsü var olan hiçbir şey var olamazdı.”

 

Denis Diderot, 5 Ekim 1713 yılında Fransa’nın Champagne ilinin Langres kasabasında dünyaya gelmiştir. Didetor’un babası bir biçakçıydı ve geçimini bu yolla sağlıyorlardı. Aynı zamanda bir kız kardeşi vardı. Kız kardeşi uzun yıllarca kendisini manastıra kapatmıştır ve bunun sonucunda yaşadıklarından dolayı akli dengesini yitirmiştir. Akli dengesini yitirmenin ardından 28 yaşında vefat etmiştir.

Denis, ilk evliliğini Antoinette Champion adında bir kadınla yapmıştır. Kadın, çok fakir bir ailenin kızıdır ve Denis’in babası bu evliliğe onay vermemiştir. Ancak Denis, yine de Antoinette ile evlenmiştir. 

1755 yılında ise Sophie Volland adında bir kadınla evlilik gerçekleştirmiştir. Sophie Volland, diğer insanlara göre evde kalmış bir kadın olarak görülüyordu ancak Diderot Sophie’ye fikirlerinden bahsetmiştir ve onu çok içten bulmuştur. Bu sebeple ondan çok etkilenmiştir. 

Denis, Aydınlanma Çağı olarak adlandırdığımız çağın en önemli kişilerinden birisidir. Ayrıca, toplumu eğitmek ve geliştirmek amacıyla tasarlanmış olan ünlü Ansiklopedi’nin de baş editörü olmuştur. 

Onun sayesinde Batı Ülkeleri arasında her ne kadar çekişmeler mevcut olsa da bilgi akışı aydın düşünebilen insanlara ulaşmayı başarmıştır. 

Ansiklopedi’nin 8-18 ciltleri, 1-7 ciltlerindeki bilgiler üzerine kiliseden çok fazla tepki almıştır ve bu sebeple yasa dışı olarak basılmıştır. Filozofça Düşünceler adlı eseri ise mahkemeye konu olmuş ve yakılma kararı alınıp yakılmıştır. 

Diderot, romantizm akımının öncüsüdür ve aynı zamanda bir humanisttir. Eserlerindeki en belirgin özelliği şekil-içeriğinin yanı sıra felsefesini de içine katmasıdır. Okuyucularına daima daha çok düşünebilme olanağı sağlayıp fikirlerini aşılamıştır. 

Diderot’a göre Hristiyanlık Dini zengin kiliselerin kontrolünde olan bir endüstridir ve en büyük amaçları para kazanabilmektir. Bu sebepten dolayı hristiyanlık dinini reddetmiştir. Hristiyanlık dinini reddettikten sonra bir çok aşırı dincinin durumu kabullenememesi sonucu saldırısına maruz kalmıştır. Çünkü aşırı dinci hristiyan bir halka göre inandıkları dini terk etmek çok kötü bir davranıştır ve asla kabul edilemez. 

Diderot, 1784 yılında vefat etmiştir ve vefatının üzerine Saint-Roch Kilisesi’ne gömülmüştür. 

 

 

Bu Yazıyı Okuyanlar Bunları da Okudu . . .

Share
Web sitemizden yazı kopyalayıp, başka platformlarda yayınlamak telif suçu kapsamında cezalandırılacaktır. Web Sitemize Hoş Geldiniz.Twitter Takip Edilesi Hesaplar >> @tarihnedio , @SerhatOner24

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll Up