Darbeciler Arasında Bir İç Hesaplaşma: 14’lerin Sürülmesi…

0

DARBECİLER ARASINDA BİR İÇ HESAPLAŞMA: 14’LERİN SÜRÜLMESİ…

27 Mayıs 1960… Türkiye Cumhuriyeti’nin karşılaştığı ilk darbe. Daha sonra yapılacak darbelerin, darbe teşebbüslerin başlangıcı. Bugün işleyeceğimiz konu ise darbeden sonra yönetime el koyan Milli Birlik Komitesi’nin darbeye katılan 14 subayı yurt dışı elçiliklerine görevli olarak göndermesi. Bir başka deyişle tarihte 14’ler olarak da bilinen bu subayların yurt dışına sürgün edilmesi.
Birden fazla kaynaktan bu konuda bilgi edinmek mümkündür. Öncelikle bu 14 subayı sayalım. Fazıl AKKOYUNLU, Rıfat BAYKAL, Ahmet ER, Orhan ERKANLI, Numan ESİN, Orhan KABİBAY, Mustafa KAPLAN, Muzaffer KARAN, Münir KÖSEOĞLU, Muzaffer ÖZDAĞ, İrfan SOLMAZER, Şefik SOYYÜCE, Dündar TAŞER, Alparslan TÜRKEŞ. Şüphesiz ki bu isimler arasında en dikkat çeken isim Alparslan TÜRKEŞ’tir. Alparslan TÜRKEŞ yalnızca ileryen yaşantısında siyasete atılıp CKMP ve sonrasında MHP partilerini kurması ile değil, darbede aldığı rol ve görevleriyle 1960 darbesinin ve 14’ler olarak anılan subayların en dikkat çekenidir. Bilindiği üzere Alparslan TÜRKEŞ radyodan halka darbe bildirisini okuyan subaydır. Darbenin görev alan subaylarından biridir. Bu bilgilere de kendisinin yazmış olduğu hatıratlarından ulaşabiliriz.
Gelelim bu 14’ler olarak adlandırılan subayların neden MBK’dan uzaklaştırıldığına. Darbeden sonra Cemal Gürsel darbeyi yapan subayların görüşmeleri ve anlaşmaları sonrasında MBK Başkanlığı’na getirildi. Buraya kadar Cemal MADANOĞLU ve Alparslan TÜRKEŞ arasında iktidar savaşı olsa da MBK içinde bir bölünme olmadan, her şey yolunda gidiyordu. Ne zaman ki MBK üyesi subaylar arasında fikir ayrılıkları başladı, o zaman MBK’da bölünmeler baş gösterdi. Bu bölünmenin temel noktası MBK’nın ne zaman iktidarı sivillere terkedeceğine yönelik olan tartışmaydı. Bu tartışmanın iki tarafı vardı. Cemal MADANOĞLU’nun başını çektiği grup MBK’nın iktidarı bir an önce sivillere devretmesi gerektiğini savunmuştur. Alparslan TÜRKEŞ’in başını çektiği grup ise gerekli reformların yapılmasını ve daha sonra iktidarın sivillere devredilmesini savunuyordu. Zaman geçtikçe bu çatışma büyüdü ve Cemal GÜRSEL, Cemal MADANOĞLU’nun başını çektiği gruptan yana oldu. Daha sonrasında ise bir sabah 14’ler olarak anılan subayların evlerini MBK’nın görevlendirdiği askerler çevirmişlerdi. MBK Başkanı Cemal GÜRSEL’in imzasını taşıyan, 14’ler olarak anılan subayların sürüldüğünü bildiren mektuplar ilgililerine ulaştırılmıştı. Bu mektuplar üzerine iligili subaylar ordudan emekli edilip yurtdışına elçiliklere atanmışlardır. Fakat bu sürgün edilmeler nu iki grup arasındaki fikir farklılıklarını bitirmeye yetmemiştir. Bunu, Alparslan TÜRKEŞ’in 7 Eylül 1961 tarihinde sürgün olduğu Yeni Delhi’de Cemal GÜRSEL’e hitaben yazdığı mektuptan anlayabliriz. Mektupta Alparslan TÜRKEŞ alınan idam kararlarına karşı olduğunu bildirmiş ve mektubunu şu sözlerle tamamlamıştır. “… Aksi hâlde, millet ve tarih önünde sorumlu olacağınızı hatırlatırım. Saygılarımla.”

Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here