Comandante Che Devrim Adına Gidiyor.

0

3 Ekim’inde Castro, Guevara‘nın birkaç ay önce kendisine yazdığı tarihsiz mektubu açıkladı. Bu mektupta Guevara Küba devrimine bağlılığını tekrarlıyor ancak devrim yolunda yabancı topraklarda savaşmak için Küba’dan ayrılma niyetini bildiriyordu. Mektubunda “dünyadaki diğer uluslar benim basit emeğime çağrı yaptılar” diyerek, “yeni savaş alanlarında” gerilla olarak savaşmak için ayrılmaya karar verdiğini belirtiyordu. Aynı zamanda hükümet, parti ve ordu içindeki tüm görevlerinden istifa ettiğini ve ona devrim için yaptıklarını takdir amacıyla verilmiş olan Küba vatandaşlığından vazgeçtiğini de ekliyordu.

Dört yabancı gazeteciyle 1 Kasımda yaptığı görüşme sırasında Castro, Guevara‘nın nerede olduğunu bildiğini ama açıklamayacağını belirterek, eski yoldaşının öldüğüne dair söylentileri reddetti ve Guevara’nın sağlığının çok iyi olduğunu ekledi. Castro’nun sözlerine rağmen 1965’in sonunda Guevara’nın akıbeti bir gizem olarak kaldı, hareketleri ve nerede olduğu iki yıl boyunca özenle saklanan bir sır oldu.

Che Guevara‘dan Fidel Castro’ya Mektup:

Fidel, Dünyanın başka ülkeleri benim mütevazi çabalarımın yardımını istiyor. Ben senin Küba’ya olan sorumluluğunun sana imkan vermediği şeyi yapabilirim. Ayrılmamızın zamanı geldi. Bunu acı ve sevincin karışımıyla yaptığım bilinsin; burada benim kurucu umutlarımın en safını ve sevdiklerim arasında en sevgili olanı bırakıyorum ve beni evladı gibi kabul eden bir halkı bırakıyorum. Bu, benim ruhumdan bir parça koparmaktır. Yeni savaş alanlarında bana vermiş olduğun inancı, halkımın devrimci ruhunu, görevlerin en kutsalı olan nerde olursa olsun emperyalizme karşı mücadele etme görevini yerine getirme duygusunu taşıyacağım. Başka gökler altında son saatim geldiğinde benim son düşüncem bu halk ve özellikle sen olacaksın. Öğrettiklerin için ve eylemlerimin en son sonuçlarına dek sadık olmaya çalışacağım, örneğinin sana teşekkür ettiğimi, Devrimimizin dış politikası ile her zaman özdeşleştiğimi ve buna devam edeceğimi, sonumun geldiği herhangi bir yerde Kübalı devrimci olmanın sorumluluğunu duyacağımı ve öyle davranacağımı, çocuklarıma ve karıma maddi hiçbir şey bırakmadığımı ve bundan üzüntü duymadığımı, aksine sevindiğimi, onlar için hiçbir şey istemediğimi çünkü devletin onlara yaşama ve eğitim görmeleri için gereken her şeyi vereceğini biliyorum.

Her zaman zafere kadar!

YA VATAN YA ÖLÜM !

 

Video Hemen Altında Tıklayarak İzleyebilirsiniz.

Che’nin Fidel’e Veda Mektubu (Fidel Castro Okuyor, 3 Ekim 1965, Havana Devrim Meydanı)  

Che Guevara sıradışı bir devrimciydi ona göre devrim her yerde ve sadece Küba’da bağlı değil bütün Latin Amerika’da ve Dünya’da devrimin olduğu her yere giden ve devrimi sonuna kadar benimsemiş bir kahramandır.

Ardından ki bu iki yıl sonradır Kongo’da görülmektedir burada devrim için hazırlanmakta ve planlar yapmaktaydı. Ama buna karşılık askerler hatları kesiyor ve telsizini dinliyordu. Che asker değildi fakat bir askerden zekası fazla ve oldukça dehaydı. O Comandante Che Guevara’ydı. Kongo’da devrim başarısız olmuştu fakat Comandante Che devrimden vazgeçmiyordu hatta bütün gerillaları gönderip tek başına kalmayı bile düşünmüş ama Fidel Castro buna izin verdirmemişti iki memur Guevara’yı ikna edip birlikte Kongo’dan kaçtılar.

Ve Comandante Che’nin Ölümsüzleştiği Bolivya’ya gelirsek burada gerekli destek bir türlü verilemedi ve Comandante ne kadar devrim istesede yüreği tıpkı bizimkiler gibi devrim ateşiyle yansa da kader buna izin vermiyordu. Bolivya’ya değinip burada Comandante Che Guevara’nın ölümü hakkında kısa bir bilgi verecek olursam bir muhbir Guevara’nın gerilla kampının yerini Bolivya Özel Harekât Birliği’ne bildirdi. 8 Ekim’de kamp kuşatıldı ve Guevara Simeón Cuba Sarabia ile birlikte Quebrada del Yuro kanyonunda devriye gezerken yakalandı. Ayaklarından yaralandıktan ve silahı bir mermiyle harap edildikten sonra teslim oldu. Ama öyle kolay öldürememişlerdi karşılarında Devrimin temeli ve gururu Che Guevara vardı.Celladı, Bolivya ordusunda çavuş olan ve Guevara’yı vurması kura sonucu saptanan Mario Terán’dır. Che Guevara’nın son sözleri şöyle olmuştur: “Buraya beni öldürmeye geldiğini biliyorum. Vur beni korkak, yalnızca bir adam öldürmüş olacaksın. Bazı kaynaklar çavuş Mario Terán’ın infaz esnasında aşırı heyecanlanması nedeniyle bilinçli bir şekilde ateş edemediğini ve Che’yi sadece yaraladığını, onu öldüren merminin kim tarafından ateşlendiğinin bilinmediğini belirtirler. Çarpışmada öldüğü izlenimi vermek ve yüzünden isabet almayarak tanınmasını kolaylaştırmak için ayaklarına defalarca ateş edilmiştir. Cesedi bir helikopterin iniş takımlarına sıkıca bağlanmış ve yakınlardaki Vallegrande’ye götürülmüştür. Buradaki bir hastanede cesedi bir küvetin içinde basına gösterilmiştir. Bu sırada çekilen fotoğraflar San Ernesto de La Higuera ve El Cristico de Vallegrande’nin doğmasına sebep olmuştur. Askerî bir doktor tarafından elleri kesildikten sonra Bolivya Ordusu subayları tarafından bilinmeyen bir yere götürülmüş, cesedinin gömüldüğü mü yakıldığı mı sorusu cevapsız kalmıştır.

15 Ekim’de Castro, Guevara’nın öldüğünü kabul eder ve tüm Küba’da üç günlük yas ilan eder. Guevara’nın ölümü Latin Amerika’daki ve üçüncü dünya ülkelerindeki sosyalist devrimci hareketlere indirilmiş ağır bir darbe olarak kabul edilir.

 

Son olarak değinmeliyim ki ;

Comandante Che Guevara sıradışı bir karakter ve onun devrim için yaptıkları ve şuan bize bize kattıkları ile bir kişi değil bir fikirdir. Benim gibi bütün devrimci yoldaşların Che Guevara‘yı bilmesi ve sahiplenmesi fikirlerini benimsemesi gerekir. Bu satırları yazarken duygulandıran ve Comandante denilince Che diye haykırmak geliyor içimden. Comandante Che Guevara‘yı varolan devrimci gücümle selamlıyor ve anıyorum.  HASTA SİEMPRE  COMANDANTE CHE GUEVARA!

Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here