Çöl Tilkisi Erwin Rommel ve Çöl Fareleri Ordusu

0

Erwin Rommel, 1891 yılında   Ulm’un 33 km kuzeyindeki Heidenheim kentinde dünyaya gözlerini açmıştır. Babası bir öğretmen ve çok büyük bir vatanseverdir. Oğlunu da daima vatansever bir birey olarak yetiştirmiştir.

Rommel, tam 14 yaşındayken bir arkadaşıyla birlikte tam ölçekte bir planör yapmayı başarmıştır.  Bu başarısının üzerine Rommel daima mühendis olmanın hayalini kurmuştur ancak babası bu kararına onay göstermemiştir ve babasının ısrarıyla 1910 yılında 124’üncü Württemberg Piyade Alayına subay adayı olarak katılmıştır.  Bundan kısa süre sonra ise  Danzig’teki subay hazırlama okuluna gönderilmiştir.

1911’in kasım ayında okuldan mezun olmuştur ve 1912’nin ocak ayında teğmenliğe atanmıştır.

II. Dünya Savaşı öncesi tabur komutanlıklarında bulunan Rommel,  1929-1933 yılları arasında Dresden Piyade Okulunda ve 1935-1939 arasında da Potsdam Savaş Akademisinde öğretmen olarak görev yapmıştır.

Rommel‘in savaş hatıratı Piyade Hücumu (Infanterie greift an) 1937 yılında yayınlanmıştır ve bir askeri başvuru kaynağı olarak oldukça büyük bir ilgi görmüştür. Aynı zamanda Adolf Hitler tarafından da büyük bir ilgi görmesi sonucunda Rommel‘in  Hitler Gençliğinin (Hitlerjugend)  eğitiminden sorumlu komutan olması Adolf tarafından istenmiştir. Böylece Rommel, Hitler Gençliğinin eğitiminden sorumlu komutanı olmuştur.

Burada, Piyade Hücumu’nun devamı olan Tank Hücumu’nu (Panzer greift an) yazmaya başlamıştır. Ancak bir süre sonra görevden alımıştır fakat Hitler’in özel koruma taburunun (LSSAH Führer-Begleitbattalion) komutanlığına getirilmiştir.

1940 yılında Fransa’da işgalin başlamasından tam 3 ay önce  7. Panzer Tümeni’nin komutanlığına atanmıştır.  Bu tümen, çok daha sonraları “Hayalet Tümen” (Gespenster-Division) olarak bilinmiştir. .Tümen o kadar süratli ve şaşırtıcı hareket ediyordu ki Alman yüksek komutası bile zaman zaman tümenin konumunu haritalar üzerinde işaretleyemiyor, tümenle iletişim kuramamıştır. Bu aynı zamanda Rommel’in ilk zırlı birliği deneyimiydi ve ilk deneyiminden oldukça başarılı bir iz çıkartmıştır. Görevinde ne kadar yetenekli olduğunu kanıtlamayı başarmıştır ve Arras’ta, İngiliz Yurtdışı Sefer Kuvveti’nin karşı saldırısını başarılı bir şekilde püskürtmüştür. Ayrıca Meuse Nehri’ni geçen ilk birlik Rommel’in birliğiydi. 7. Panzer Tümeni Manş Denizi’ne ilk ulaşan Alman birliklerinden biriydi (10 Haziran’da) ve hayati öneme haiz Cherbourg limanını ele geçirdi (19 Haziran).

Bunca başarının sonucunda Rommel terfi ettirildi ancak Rommel’in esas hikayesi burada başlıyordu ve 5. Hafif Tümen (daha sonra 21. Panzer Tümenine dönüştürüldü) ve 15. Panzer Tümeni’nin komutanlığına atandı ki bu tümen 1941 başlarında yenik ve demoralize İtalyanlara yardım etmek için Libya’ya gönderildi ve Alman Afrika Kolordusu (Deutsches Afrika Korps) oluşturdu. Afrika, Rommel’in komutan olarak en büyük ününü kazandığı yer olmuştur.

Rommel, 1941 yılının büyük kısmını kendi organizasyonunu oluşturmak ve Tuğgeneral Richard O’Connor komutasındaki İngiliz kuvvetlerine karşı bir dizi mağlubiyet alarak dağılmış olan İtalyan birliklerini toparlamakla geçirmiştir. Ona göre her şey henüz bitmemiştir ve daha yeni başlıyordur. Rommel için  bu artık en önemli mesele konumuna gelmiştir.  Burada kendinden birkaç kat üstün olan ingiliz kuvvetlerini önüne katıp  El Alamein’e kadar kovalamasının sonucunda Rommel için Çöl Tilkisi (Desert Fox) denmeye başlamıştır ve bu Rommel’in lakabı haline gelmiştir. Bu yaptıklarından sonra Çöl Tilkisi lakabı öyle bir hal almıştır ki artık Rommel’ın adı haline gelmiştir.

Rommel’in en belirgin özelliklerinden birisi de aldatmacalar kullanıyor olmasıdır. Zekasını sonuna kadar kullanıp karşıdakinin hedefini şaşırtan yöntemler geliştirmiştir. Bunlardan bazıları şunlardır;

Tankların ve araçların arkasına çalı çırpı bağlatarak tozu dumana katmasıdır, böylece bunu gören İngilizler çok büyük bir gücün kendilerine saldırdığını sanarak geri çekilmişlerdir. Hemde öyle büyük bir güç saldırdı sanmışlardır ki geri çekilmenin tek şans olduğunu düşünmüşlerdir. Böylece Çöl tilkisi Rommel ve ordusu ingilizleri zekasıyla yenmeyi başarabilmişlerdir.

88’lik topların yarısını toprağa gömdürmüştür, ve yaklaşan İngilizlerin acı bir sürpriz ile karşılaşmalarını sağlamıştır.

Mayın dedektörlerini yanıltmak için her mayının yanına konserve kutuları gömdürmüştür.

Araçları tahtadan tank haline getirip, düşmanın şaşırması için kullanmıştır.

Başarılı bir saldırıyla İngiliz birlikleri Libya’nın dışına çıkarılmıştır ancak Mısır’a az bir mesafede saldırı tükenmiştir ve çok önemli Tobruk limanı kuşatılmış olduğu hâlde Avustralyalı general Leslie Morshead komutasındaki Müttefik kuvvetlerinin elinde kalmıştır. Müttefik Kuvvetler Komutanı General Archibald Wavell’in kuşatmayı kırmak amacıyla yaptığı iki saldırı (Brevity Harekatı ve Savaş Baltası Harekatı) başarısızlıkla sonuçlanmıştır.

Başarısızlıkla sonuçlanan bu savaş çok pahalıya malolmuştur ve Wavell’ın yerine Hindistan İngiliz Birlikleri Komutanı General Claude Auchinleck atanmıştır.,

Auchinleck, Tobruk’u kurtarmak için 18 Kasım 1941 yılında büyük bir taarruz başlatmıştır (Haçlı Harekatı) ve taarruzunda oldukça başarılı sonuçlar elde etmiştir.

7 Aralık 1941 yılında işler biraz değişir. Rommel için Crusader bir tür bozgundur. Bunun üzerine tüm birliklerine geri çekilme emri vermiştir. Alman ve İtalyan birlikleri geri çekilmektedir ve Aunchleck bu durumdaki başarısını daha da genişletebilmek adına birlikleri izlemeye karar vermiştir. Rommel’in birlikleri düzenli olarak çekilmektedir. Bunun üzerine Rammel, 20 ocak 1942  yılında birliklerini geri çevirmiştir. Bunun üzerine kendisini izleyen müttefik ordusuna karşı bir taarruz başlatmıştır.  İngiliz kuvvetleri asla böyle bir şeyi beklememişlerdir ve bu plansız saldırının karşısında afallayıp yapılabilecek tek şeyin Tobruk’a geri çekilip savunma almak olduğuna karar vermişlerdir.

24 mayıs 1942 yılında R0mmel, bir tür yıldırım savaşı taktiği kullanmıştır ve ingilizlerin Gazzala’da kanadının dışından dolanan bir çevirme harekatına girişmiştir. Bu çevirme harekatı  Bir-Hakem’deki kuvvetli birliklerini, pozisyonlarını savunamayacak duruma düşürmüştür ve karşı tarafın gücünü yarıya indirmiştir. Bu sebepten dolayı ingilizler kuşatmanın kaçınılmaz olduğunu fark edip geri çekilmek zorunda kalmışlardır.

Rommel’in bu saldırısı sonucunda Tobruk, kuşatılmıştır vce Afrika Kuvvetleriyle Mısır arasındaki tek engel olarak kalmıştır.

1942 yılının ocak ayında Rommel’ın da talimatıyla el atından İtalyan Kuzey Afrika Baş Komutanlığı’na doğru sinsice  ‘Rommel çekilmeye hazırlanıyor’ haberi yayılmaya başlamıştır. İtalyan komutanlar ve kurmay subayları bu haberi duymuş ve büyük bir şaşkınlık geçirmişlerdir.

Bu haber 18 ocak tarihinde Kahire’ye ulaşmış ve İngiliz Baş komutanı Auchinleck tarafından duyulmuştur ancak Auchinleck için bu haber hiç inandırıcı değildir. Bu sebepten dolayı bu habere çok fazla inanmamıştır. Bu sebepten dolayı çok ısrarcı bir şekilde Londra’dan bilgi istiyordu ve Auchinleck ile birlikte herkes Berlin’in ne bildiğini öğrenmek istiyordu. Durum öyle bir hal almıştı ki ajanlar çok ufak bir bilgiyi bile havada kapabilmek için adeta yarışıyorlardı.

Bu merakların sonucunda Rommel, 21 ocak günü beklenen emri ordusuna dağıtmıştır. Taarruza geçme emri dağıtılmıştı ve bu taarruzun amacı düşmanı imha etmekti.

Rommel ve ordusu 21 ocak 1942 günü harekete geçmişlerdi ve Merselbrega’daki İngiliz İleri Karakolları saat 08.30’da Alman tanklarının  en yüksek hızıyla kendilerine doğru geldiğini görünce şaşkınlıktan ne yapacağını şaşırmışlardır.

21 Haziran 1942 tarihinde ise hızlı ve başarılı bir kombine saldırı ile Tobruk, 33.000 askerle birlikte teslim olmuştur.

Daha önce sadece Singapur’un düşüşünde bu büyüklükte bir İngiliz askeri birliği teslim olmuştur. Yani bu teslimiyet tarihte ikinci defa Rommel sayesinde yaşanmıştır. Müttefikler söylenecek hiçbir söz yapılacak hiçbir eylem kalmaksızın yenilmişlerdir ve haftalar içinde Mısır’a kadar acilen çekilmek zorunda kalmışlardır.

Rommel ve ordusu artık ingilizler arasında çöl fareleri olarak anılmaya başlanmıştır. Çok daha sonraları da orduyu tarif etmek için ”çöl fareleri” (Desert rats) terimi kullanılmıştır. Bu sayede anılmasına sebep olan yöntemleri ve başarıları bir efsane haline gelmesine sebep olmuştur ve Çöl Tilkisi lakabının kalıcılığını sağlamıştır.

Rommel, Kahire’ye 90 km mesafedeki El-Alameyn’e kadar saldırmaya devam etmiştir ancak El-Alameyn’de saldırılarını kesmek zorunda kalmıştır.  Birinci El-Alameyn Savaşı, bazı problemler ve müttefiklerin inşa ettiği mevziler nedeniyle başarısızlıkla sonuçlanmıştır.

17 Haziran 1944’te Rommel’in makam aracı Kraliyet Hava Kuvvetlerine ait bir Spitfire tarafından saldırıya uğramıştır ve Rommel başından ciddi yaralar almıştır. 20 Temmuzdaki başarısız Hitler suikastı sonrasında Wehrmacht (Alman Ordusu) içinde sıkı bir soruşturma başlatılmıştır. Soruşturmalar sonucunda Rommel ve en yakın yardımcılarının komplo ile bağlantılı olduğu düşünülmüştür.  Aynı zamanda yerel Nazi görevlileri de Rommel’in hastanedeyken Nazi liderliğini aşırı bir şekilde eleştirdiğini rapor etmiştir. Bormann, Rommel’in harekete dahil olduğundan emindir, Goebbels ise emin olamamıştır. Rommel’in gerçekte suikast girişimiyle ne kadar bağlantılı olduğu hala kesinleşmiş değildir. Ancak Hitler bunu duyunca başından vurulmuşa dönmüştür ve Alman halkının en sevdiği generalin ölmesi gerektiğine karar verilmiştir. Ailesine iki yol sunulmuştur. Ya Onurlu bir asker ölmüş gibi davranılıp bir tören düzenlenecektir ve ailesine asla dokunulmayacaktır. ya da mahkeme önüne çıkarılıp yargılanacaktır. O sıralarda Rommel, kafatasında, şakaklarında ve elmacık kemiklerinde derin çatlaklar, sol gözünde ağır bir yara, başı mermi parçalarıyla delik deşik, Bernay’daki Sahra hastanesinde tedavi görüyordu. Müttefikler ilerleyince ele geçmemesi için hemen St. Germain’e nakledilmiştir. Oradan da 8 Ağustos’ta, Ulm yakınlarında Herrlingen’deki evine götürülmüştür. Eski Kurmay Başkanı General Hans Speidel’in kendisini Herrlingen’de ziyaret ettiğinin ertesi günü yani 7 Eylül’de yakalanınca Rommel başına geleceklerini o zaman anlamıştır.

Bir süre sonra Hitler’in karargahından iki general 14 Ekim 1944 günü öğleden sonra Rommel’in evine gelmişlerdi. Bu sırada evin etrafı beş zırhlı otomobille takviyeli SS kuvvetlerince çevrilmiş bulunuyordu. Gelen generallerinden biri Wilhelm Burgdorf idi. Yanındaki yardımcısı da Ordu Personel Dairesinde çalışan Ernst Maisel adında bir generaldi. Rommel’e haber göndererek, kendisine bundan sonra verilecek görevi görüşmek üzere bizzat Hitler tarafından gönderildiklerini bildirmişlerdi. Bu olayla ilgili olarak Wilhelm Keitel Nürnberg’teki yargılanması sırasında Burgdorf’a yanına bir zehir almasını, gerekirse zehiri Rommel’e vermesini söyledim demiştir. Burgdorf ile Meisel’in, Rommel’e yeni verilecek görevi görüşmek için gelmedikleri hemen anlaşılmıştır. Feld-Mareşal Rommel ile yalnız başlarına görüşmek istemişlerdir. Sonra Rommel’le birlikte çalışma odasına çekilmişlerdir.

Kaynaklar Rommel’in ölüm anını böyle anlatıyorlar;

”Rommel Afrika’da kullandığı deri ceketini giydi ve eline Feld-Mareşallik asasını aldı. İki generalle birlikte otomobile bindi. Araba bir ormanın kenarında üç kilometre gitti. Sonra durdu. General Maisel ile SS şoför otomobilden atladılar. Rommel ile General Burgdorf’u arkada yalnız bıraktılar. İki adam bir dakika sonra otomobile döndüler. Rommel arabanın arkasında kendisini salıvermişti. Ölmüştü. Rommel’in karısıyla vedalaşmasından on beş dakika sonra beklenen telefon geldi: Başhekim, iki generalin Rommel’in cesedini getirdiklerini, belki de kafatasındaki çatlaklardan ötürü beyin kanamasından ölmüş olabileceğini söyledi. Burgdorf otopsi yapılmamasını emretmişti. Cesede dokunmayın, Berlin’de her şey hazır diye bağırmıştı. Berlin’de her şey hazırdı.

Walter Model, Feld-Mareşal Rommel’in 17 Temmuz’da almış olduğu yaralardan öldüğünü bir günlük emirle bildirdi ve ulusumuzun en büyük komutanlarından birini kaybettik dedi.

Hitler de Rommel’in karısına bir telgraf çekti. Telgrafta: Kocanızın ölümüyle uğradığınız büyük felaket karşısında duyduğum içten yakınlığı lütfen kabul ediniz. Rommel’in adı Kuzey Afrika’daki kahramanca savaşlardan hiçbir zaman ayrılmayacaktır Hermann Göring’de gönderdiği telgrafla sessiz acısını bildiriyordu.

Hitler millî bir cenaze töreni yapılmasını emretti ve Rommel’in onurlu bir şekilde askeri törenle gömülmesine izin verildi.

Savaş sonrasında Rommel’in anıları Rommel Belgeleri adıyla yayımlandı. Adına ve kariyerine adanmış bir müze olan tek 3. Reich üyesi odur. 1960’ta bir Alman savaş gemisine adı verildi.”

Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here