Çok Mu Bunaltıyoruz ?

0
Image processed by CodeCarvings Piczard ### FREE Community Edition ### on 2015-12-09 09:21:35Z | http://piczard.com | http://codecarvings.com

Eşler aralarındaki sevginin sağlıklı olup olmadığını ve sevginin doğru yönde ilerleyip ilerlemediğini yaşadıkça anlayabiliyor. Aşırı derecede sevginin de zehirleyebileceğini hiç düşündünüz mü ? Peki, eşinizin size olan sevgisi sizi boğacak ve sizi evliliğe hapsolmuş gibi hissettirdiği anlar oldu mu ? Veya önceleri hiç böyle şeyler yaşamayıp sonradan yaşayanlarınız var mı ?
Bu tip ‘sevgi’ ‘bunaltmak’ olarak bilinir, rahatsız edicidir ve maruz kalan kişiyi istemeden başka kişilere aynı şekilde davranmaya sevk eder.

Bunun kesinlikle sevgiyle ilgisi olmayıp; aksine tamamen kişinin bencil istekleriyle ilgisi vardır. Kişi eşini gerçekten sevdiğinde, hem eşi için hem de genel olarak evliliği için en iyisi neyse onu ister. Yazılarımı takip edenler bilir, sevmenin bazen kendinden vazgeçmek olduğunu bilir.
Ama bunaltacak kadar ileri gittiğinde; onun için neyin en iyi olduğunu umursamayıp, kendi isteklerine odaklanır ve onları her şeyden daha çok arzu eder. Uzun süreli evliliklerde bu durumlar sonradan yaşandıysa her iki tarafında girdiği çıkmaz gittikçe büyür. Çünkü en başlarda tanıdığı eşini arayan diğer eş bununla baş edemez olur.
Boşanmanın çok sık yaşandığı günümüzde evlilikleri sürdürmek bu kadar zorlaşmışken, sonradan çıkan etkenlerin yıkımı daha az değil, daha fazla olur. Zaten evliliğe bu tarzda davranışlarla başlandığı zaman daha ilk seneden boşanmak kaçınılmazdır.
Karşı tarafın bencil sevgisine maruz kalan kişi kullanılmışlık hissi duyar, dolayısıyla da ilişkiniz sürdürülmesi zor bir hale gelir. Bütün dikkatinizi, size olan ihtiyacında oldukça ısrarcı davranan eşinize vermek zorunda kalmak evlilikte mutsuzluğa yol açan büyük bir etkendir.
İlgi göstermek ile hayatın merkezi haline getirmek birbirine karıştırılıyor. Kimse hayatın merkezi değildir, ama ilgiyi herkes hak eder.
Bazıları, erkeğin dinen hanımıyla her istediğinde beraber olma hakkı olduğunu ileri sürebilir. Kadınlar da kendilerine tam bir sevgi ve ilgi gösterilmesinin erkeğin sorumluluğu olduğunu söylerler; ne de olsa nikâh sevgiden ibaret. Bu iki iddia da doğru ama insanlar uzun süreli mutlu evlilikler için bunların ne ifade ettiğini yanlış anlıyorlar.
Karşılıklı isteğin olmadığı bir beraberlik hiç bir sorunu çözmez, yakınlaşmak her derde çözüm değildir. Böyle anlarda anlayış göstermek kimseyi dinden çıkarmaz.
Kimse hayatın merkezi değildir. Sevgi ve ilgi göstermek tamamen bedenin değil, ruhun görevidir. Ruh bunu hissetmezse farkında olmadan tek düşüncesi ilgi göstermeyen eşi olur. Kadınlar gereksiz alınganlıklarla bunu ifade etmeye çalışırlar, erkekler ise saçma cinsel güç gösterileriyle…
Evlilikte uzun ömür diye bir şey yoktur, uzun süren emek vardır. Karşılık bulduğu sürece emekler devam eder. Asla ama asla tek taraflı fedakarlıklardan oluşan bir evlilikten bir şey beklemeyin.
Boşanmaların çoğaldığı günümüzde artık kimse emek vermek istemiyor. Zaten her şeyleri hazır olarak evlenen çiftler, ya borçların verdiği stresle ya da hayal kuracak, bekleyecek bir şeyleri olmadığı için iç huzursuzlukla birbirlerinin kusurlarıyla meşgul olmayı tercih ediyorlar.

Hayat ne karşılıksız emek için ne de sürekli hatalara odaklanmak için fazla uzun değil efendim …

Özge Güneş

Yazmak zamanı durdurmaktır ....
Özge Güneş

En Son 3 Yazısı Aşağıdadır . . . (Tüm Yazılarını Görüntüle)

Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here