Çocuk İstismarı

0

Çocuk Hakları Sözleşmesinin 1. maddesinde; çocuğa uygulanabilecek olan kanuna göre daha erken yaşta reşit olma durumu hariç on sekiz yaşına kadar her insan çocuk sayılır.“ TCK md. 103 “15 yaşını bitirmiş olup da 18 yaşını tamamlamamış” olan çocuklara karşı rızalarıyla işlenen cinsel davranışları cinsel istismar suçu kapsamına almamış ve bu kategorideki çocukların rızalarına önem vermişken, “15 yaşını tamamlamamış” çocuklara yapılan her türlü cinsel davranışı rızaları olsa bile çocukların cinsel istismarı suçu kapsamına almıştır. Bu nedenle, 15 yaşını tamamlamamış çocukların cinsel istismara rıza göstermesi failin cezalandırılmasını engellemez.“

“Çocuk istismarı ve ihmali, anne, baba ya da bakıcı gibi bir erişkin tarafından çocuğa yöneltilen, toplumsal kurallar ve profesyonel kişilerce uygunsuz ya da hasar verici olarak nitelendirilen, çocuğun gelişimini engelleyen ya da kısıtlayan eylem ve eylemsizliklerin tümüdür. Bu eylem ya da eylemsizliklerin sonucu olarak çocuğun fiziksel, ruhsal, cinsel ya da sosyal açıdan zarar görmesi, sağlık ve güvenliğinin tehlikeye girmesi söz konusudur.”

Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre: Türkiye’de 2014 yılında bin 377’si erkek,9 bin 718’i kız çocuğu olmak üzere 11bin 95 çocuk cinsel suçlara maruz kaldı. Cinsel suçlara maruz kalan çocukların yüzde 57,6’sını 15-17 yaş grubu, yüzde 24,9’unu 12-14 yaş grubu, yüzde 18,5’ini ise 11 yaş ve altındakiler oluşturdu. Yine bu verilerine göre: aile içi istismar %1.4 civarındadır. Maalesef gün geçtikçe bu oran büyümektedir.

Çok fazla geçmişe gitmeden yakın tarihimizde olan olaylar ise;

Karaman Ensar Vakfı’nda 9 ve 10 yaşlarında 45 erkek çocuğa tecavüz edildi.

Van’da önce cinsel taciz sonra fiziksel şiddete maruz bırakılan 38 günlük bebek öldü.

İzmir’in Dikili İlçesi’nde Süleymancılara ait bir yurtta 9 erkek öğrenciye cinsel istismarda bulunuldu.

Metro Turizm’de muavin, 10 yaşındaki kız çocuğuna cinsel taciz girişiminde bulundu.

Adana’da sokak düğünü sırasında düğün sahibinin evinde uyuyan 3 yaşındaki kız çocuğuna cinsel istismarda bulunuldu.

Ve daha yüzlerce bitmek bilmeyen akıl ve ahlak dışı bu olaylara her gün bir yenisi eklenmeye devam ediyor. Devlet tarafından çocuk istismarına ciddi bir önlem alınmadığından dolayı olayın ciddiyeti her geçen gün artıyor. İlginç olan yanı ise ceviz kabuğunu doldurmayacak konular için sokaklara dökülen toplum, böylesi ciddi bir konuda “Allah kimsenin başına vermesin” demekle yetiniyor. Medya ise hükümet propagandası yapmaktan haber başlığı açamıyor.  Toplum, duyarsız hayatına devam ettiği sürece her insanın başına gelme olasılığı gün geçtikçe artmaya devam edecektir. Bir virüs gibi çoğalan pedofili, ciddi bir önlem alınmadığı halinde tehlikeli boyutlara ulaşacaktır. Pedofilinin artmasının sebepleri arasında uygun olmayan, konularında meşrulaştırmaya çalışan dizi ve sinema filmi, dinle bağdaşmayan tarikat ve cemaat liderlerinin kasti olarak topluma ve müritlerine dayatmaya çalışarak yanlış bilgilerle toplumu zehirlemekte ve bunun yanında halkın tepkisizliği de bu problemin başını çekmektedir.

Bu konu ile ilgili alınmak istenen önlemler ise;

Tecavüz ve tacizcilere kimyasal hadım düşüncesi,

Toplum tarafından devlete kabullendirilmeye çalışılan idam,

TCK’nın ceza oranlarını arttırarak suçluları caydırma, ….. vs.

Oysa ki, Türkiye Cumhuriyeti devletinin bu düşünceleri ise istismarcıları caydıracağı gerçeğini yansıtmıyor. Böyle bir şey mümkün olsaydı, bugün Orta Doğu’ya baktığımızda birçok caydırıcı ceza yöntemini görebiliyoruz. Peki, neden bu sorunu çözmüyor, suç oranları azalmıyor? Çünkü, temelinde ahlak problemi olan herhangi bir toplumunun sorununu idam ile işkence ile çözülmesi mümkün olmaz, aksine bastırılmış bir toplumun suç işleme olasılığını arttırarak suç oranlarının çoğalmasına sebep olunur. Çözüm ise sadece eğitim ile çözülebilir. Eğitim ise kurumlara bağlı, gelişime açık, eğitim ilkelerine bağlı kişiler öncülüğünde çözülebilir. Çözüm yalnızca adı “Sistem” olmaktan öteye geçemeyen eğitim sistemini değiştirmek ve okul öncesi eğitimine gereken değeri vermekle olur. Zaman ilerledikçe artan bu virüs daha tehlikeli boyutlara ulaşmadan farkındalık artırılmalı ve gereken iyileştirici önlemler alınmalıdır. Unutmayınız ki: Çocuklar bir ülkenin geleceğe açılan kapısıdır.

“Çocukların, nasihatten çok iyi örneğe ihtiyaçları vardır.”

Joseph Joubert

İsmet Özsoy

Doğru neyse tarafım odur.
İsmet Özsoy

En Son 3 Yazısı Aşağıdadır . . . (Tüm Yazılarını Görüntüle)

Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here