Çizginin Şairi Ali Ulvi Ersoy

0

 

Çizginin Şairi Ali Ulvi Ersoy – Türk Karikatürist

1924 yılında İstanbul, Üsküdar”da doğdu. Balıkesir Öğretmen Okulu ve Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü Resim Bölümünde eğitim gördü. İlk eserlerinde imza olarak kullandığı Ali Ulvi adıyla tanınır.

Ali Ulvi Ersoy’un kendi cümleleri ile mizah, geçmişi, geleceği ile zaman içindeki halkın ortak sağduyusunun öncüsü olarak “gülünç” olmaktan kurtarır toplumunu. Yönetici ile yönetilenin amaçta ve araçta birlik olmasını sağlayan çağdaş toplumun ön koşullarını hazırlar ve bu işlevini büyük bir alçak gönüllülükle gülümseyerek yerine getirir.

İlk karikatürü Mehmet Faruk Gürtunca’nın çıkardığı “Çocuk Sesi” dergisinde yayınlandı. Sonra Cemal Nadir’in öğrencisi olarak “Arkadaş” dergisinde ve “Kahkaha”, “Mizah”, “Karikatür” dergilerinde çizerlik yaptı.
Cumhuriyet gazetesinde günlük karikatürler çizmeye başladı. Sonra Amerikaya giden Ersoy, Amerika”da “Twenty Century Fox” film şirketinde, “Schlaifer”, “Field Stone” stüdyolarında film afişleri ressamlığı yaptı. New Yorker, Saturday Evening Post, Look, Esquire, Punch ve Times Book Section”da karikatürleri yayınlandı.

Sonra tekrar Türkiye’ye döndü. Büyük gazetelerden teklifler alan Ersoy,  “Cumhuriyet dışında benim mizah anlayışıma uyacak gazete göremiyorum” diyerek bu tekliflerin hepsini geri çevirdi ve Cumhuriyet gazetesinde tekrar çalışmaya başladı. 1960 sonrası gazeteciliğin yanı sıra canlandırma, reel film çalışmaları ve “Piri Reis’in Amerika Haritası” filmini yaptı. İstanbul Üniversitesi Psikiyatri Kliniği için belgesel ve yarı belgesel filmler hazırladı. Yalçın Çetin ve Tonguç Yaşar”la “Evliya Çelebi” adlı iki çizgi film gerçekleştirdi.

Ali Ulvi Ersoy, her konudaki kitabı okuyan; biyoloji, atom fiziği, felsefe, ekonomi, tarih, din, sosyoloji, sanat ile ilgili birlerini bulunca münazara yapabilen biriydi. “Karikatür sanatçısının bu konuları çok iyi bilmesi gerekir” derdi.

Çoğu kişi anatomisi bozuk tipleri dergi ve gazetelerde görünce, karikatür çizmenin ne kadar basit olduğunu düşünebilir. Fakat çok zordur, kelimelerle sayfalarca anlatabileceğin şeyleri çizime dökmek. Çizimle aklındakileri anlatabilmek ve mizaha dökebilmek.  O yüzdendir beklide ülkemizde karikatür çizenlerin sayısının 5000’de kalması.

 

Resimdeki karikatür hakkında ne düşünüyorsunuz?

Ali Ulvi Ersoy’un kum saati ile ilgili bir karikatürü yayınlanmıştı. Bu karikatürden yola çıkarak Melih Cevdet Anday Cumhuriyet gazetesinde bir yazı yazdı.  Yazı; hem Ali Ulvi’nin karikatürünü çözümlemeye çalışıyor, hem de devekuşu ile kum arasındaki ilişkinin ne anlama geldiğini anlatmaya çalışıyordu.

“Çölde zamansızlığı simgeleyen kum, bir tuhaf ölçeğin buyruğunda zamanın ta kendisi olup çıkıyor ve şimdiye değin boş yere alay edilen, ne kuş ne deve, bir hayvan, kumun bu baş döndürücü nitelik değiştirmesi karşısında, varlığının gerçek özünü yitiriyor…
…Gözümüzün önünde pek açıkça olanı biteni göremeyiz biz, çünkü kum fırtınası gibidir olaylar, yüzümüzü örter. Sanatçı onları zamanın hunisine koydu mu, gözümüz açılır. Abartma değil, indirgeme. Karikatür bu indirgemeyi en iyi başaran sanattır bence.”  …

Kısa bir alıntı yaptığım bu makalenin tamamı 4.5 normal kitap sayfası sürmektedir. Ali Ulvi, Melih Cevdet”in 4.5 sayfada anlattığı konuyu, karikatürle yarım sayfaya sığdırabilmiştir.

 

Günümüzde karikatürü ikiye ayırarak değerlendirmek doğru olur.

İlki; yazısı bol, abartılı, eğlenceye yönelik, kalıcılığı olmayan mizah dergilerinde örnekleri çok olan tür; ikincisi; yazısız, fazla abartmayan, güldürmekten çok düşündürmeye yönelik çizilen, uzun ömürlü “sanat karikatürü” diyebileceğimiz tür. Buna kimileri “humoristik desen”, kimileri de “grafik mizah” adını vermektedir.

Ali Ulvi Ersoy daha çok ikinci türden karikatür çizen bir sanatçıydı. Çizginin şairi olarak bilinen Ali Ulvi Ersoy, çizgilerden şiirler yazıyordu.

 

 

 

Yaptığı işi “Karikatür; bir grafik sanatıdır. İtinalı çizgi ister, iyi bir kurgu ister” “Benim yapmak istediğim, karikatüre kalıcı bir şey yüklemek. Yani mizah ve resim sanatının getirdiği ilkelerle geleceğe kalacak bir mizah yapmak…” diye anlatırmış.

1996 yılında Karikatür Vakfı, onu “Yılın Karikatürcüsü” seçti ve bir kitabını yayınladı. Karikatürcüler Derneği Başkanı Metin Peker, Ali Ulvi’yi Az çizgi, çok anlatımla ulusal ve uluslararası birçok olayı çizgisiyle mizaha dönüştürüyordu. Onun en önemli özelliklerinden biri antifaşist, antiemperyalist olmasıydı. Çizgilerinde bu konuları sıklıkla görürüz” sözleriyle ifade ederken, karikatürist Tonguç Yaşar da “Demokrasi tarihimizin en iyi siyasal karikatür çizeridir. O her bakımdan mükemmel bir sanatıçıdır” diyor.

 

Yurtiçi ve yurtdışında katıldığı yarışmalardan çeşitli karikatür ödülleri kazanan Ali Ulvi Ersoy 30 Ocak 1998 tarihinde İstanbul’da öldü.

Share

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here